Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.

فَاَعْقَبَهُمْ نِفَاقًا فِي قُلُوبِهِمْ اِلٰى يَوْمِ يَلْقَوْنَهُ بِمَا اَخْلَفُوا اللّٰهَ مَا وَعَدُوهُ وَبِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ

fe eǎ'ḳabehum nifāḳan fī ḳulūbihim ilā yevmi yelḳavnehu bimā eḣlefū (a)llahe mā veǎdūhu ve bi mā kānū yekƶibūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاَعْقَبَهُمْfe eǎ'ḳabehumع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.sokmuştur
2نِفَاقًاnifāḳanن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.iki yüzlülük
3فِيiçine
4قُلُوبِهِمْḳulūbihimق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulponların kalblerine
5اِلٰىilākadar
6يَوْمِyevmiي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigüne
7يَلْقَوْنَهُyelḳavnehuل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.kendisiyle karşılaşacakları
8بِمَاbimādolayı
9اَخْلَفُواeḣlefūخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekdöndüklerinden
10اللّٰهَ(a)llaheAllah
11مَاnedeniyle
12وَعَدُوهُveǎdūhuو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)verdikleri sözden
13وَبِمَاve bi māve dolayı
14كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduklarından
15يَكْذِبُونَyekƶibūneك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalan söylüyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Böylece de Allah'a ettikleri vaadi tutmadıklarından ve yalan söylediklerinden dolayı kendisine kavuşacakları güne dek yüreklerine münâfıklığı ilka etti.

Abdulkadir Gölpınarlı

Böylece de Allahʼa ettikleri vaadi tutmadıklarından ve yalan söylediklerinden dolayı kendisine kavuşacakları güne dek yüreklerine münâfıklığı ilka etti.

Adem Uğur

Nihayet, Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifak (iki yüzlülük) soktu.

Ahmed Hulusi

Allah'a sözlerini tutmamaları, yalancı olmaları; O'na kavuşacakları sürece kadar (Allah'ın), bilinçlerinde ikiyüzlülüğü yaşatmasına yol açtı!

Ahmet Tekin

Allah’a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylemeye devam ettiklerinden dolayı, Allah, kendi huzuruna çıkacakları güne kadar onların kafalarına, kalplerine nifâk, ikiyüzlülük soktu.

Ahmet Varol

O da, Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeleri sebebiyle kendisine kavuşacakları güne kadar kalplerine bir nifak koydu.

Ali Bulaç

Böylece O da, Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, kalplerinde nifakı (sonuçta köklü bir duygu olarak) yerleşik kıldı.

Ali Fikri Yavuz

Nihayet Allah’a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söylemeği âdet edindikleri için, Allah da bu işlerinin sonunu, kalblerinde kıyamet gününe kadar devam edecek bir nifaka çeviriverdi.

Ali Rıza Safa

Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için, O'nunla karşılaşacakları güne dek, onların yüreklerine ikiyüzlülük yerleştirmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine iki yüzlülük sokmuştur.

Bekir Sadak

Allah'a verdikleri sozden caydiklari ve yalanci olduklari icin O'nunla karsilasacaklari gune kadar Allah kalblerine nifak soktu.

Celal Yıldırım

Allah'a karşı verdikleri sözü yerine getirmedikleri, va'dlerini tutmadıkları ve yalan söyledikleri için Allah da kendisine kavuşacakları güne kadar, yaptıklarını kendi kalblerinde nifaka çeviriverdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bunun üzerine Allah da kendisine verdikleri sözden caydıkları ve hep yalan söyledikleri için, kendi huzuruna çıkacakları güne kadar yüreklerine münafıklığı yerleştirdi.

Diyanet İşleri

Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için O'nunla karşılaşacakları güne kadar Allah kalblerine nifak soktu.

Diyanet Vakfi

Nihayet, Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifak (iki yüzlülük) soktu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için, O da bu yaptıklarının sonucunu kıyamet gününe kadar yüreklerinde sürüp gidecek bir münafıklığa çevirdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söylemeyi adet edindikleri için o da bu yaptıklarının akibetini kalplerinde kıyamete kadar sürecek bir nifaka çevirdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allaha verdikleri va'di tutmadıkları ve yalan söylemeği adet edindikleri için o da bu fi'llerinin akıbetini kalblerinde kıyamet gününe kadar sürecek bir nifaka kalb ediverdi

Erhan Aktaş

Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, Kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak soktu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, Kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak soktu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, Kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak soktu.

Fizilal-il Kuran

Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalan söyledikler gerekçesiyle Allah, karşısına çıkacakları güne kadar kalplerine münafıklığı yerleştirdi.

Gültekin Onan

Böylece O da, Tanrı'ya verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, kalplerinde nifakı [sonuçta köklü bir duygu olarak] yerleşik kıldı.

Hamdi Döndüren

Bu yüzden Allah, kendisine verdikleri sözden dönmelerinden ve yalan söylemelerinden dolayı, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, onların kalplerine ikiyüzlülük sokmuştur.

Hasan Basri Çantay

Nihayet, Allaha va'd etdiklerini tutmadıkları, yalan söyledikleri için O da (bu fiillerinin) akıbetini kalblerinde, kendisinin huzuruna çıkacakları güne kadar (sürecek), bir nifak yapdı.

Hasib Asutay

Allah'a verdikleri sözden döndükleri ve yalan söyledikleri için O da, kendisiyle karşılaşacağı güne kadar onların kalplerine bir nifak soktu.

Hayrat Neşriyat

İşte Allah’a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyegelmeleri sebebiyle,(Allah da) âkıbetlerini, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar kalblerinde (devâm edecek) bir nifak yaptı.

İbni Kesir

Allah'a verdikleri vaadi tutmadıkları ve yalanı adet edindikleri için, kendisinin huzuruna çıkacakları güne kadar Allah kalblerine nifak soktu.

Mehmet Okuyan

Sonunda, Allah’a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı, (Allah) kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifakı (ikiyüzlülüğü) yerleştirmiştir.

Muhammed Esed

Bunun üzerine Allah da, kendisiyle karşılaşacakları Güne kadar içlerinde taşıyacakları bir nifakı sokar onların yüreklerine. Bu, onların, Allaha verdikleri sözü yerine getirmekten geri durmaları ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmeleri yüzündendir.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine O da, Zatıyla karşılaşacakları güne kadar kalplerinde (taşıyacakları) bir nifakı başlarına sarar. Bu, onların Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmeleri yüzündendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık Allah Teâlâ'ya vaadettikleri şeyde O'na muhalefet ettikleri için ve yalan söyler oldukları için O da onların bu hareketlerinin akibetini ona mülâki olacakları güne kadar onların kalplerinde bir nifaka döndürdü.

Ömer Öngüt

Allah'a verdikleri sözden döndükleri ve yalan söyledikleri için, Allah kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifak sokmuştur.

Suat Yıldırım

Allah’a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeyi âdet edinmeleri sebebiyle,Allah da bu işlerinin neticesini, kalplerinde kıyamet gününe kadar sürecek bir münafıklık kıldı.

Süleyman Ateş

Kendisine verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalblerine iki yüzlülük sokmuştur.

Süleymaniye Vakfı

Verdikleri sözü tutmamalarının ve yalan söylemelerinin cezası olarak Allah da kendisiyle yüzleşecekleri güne kadar kalplerine münafıklık yerleştirdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah da onları, kendine kavuşacakları güne kadar içlerinde kalacak bir münafıklıkla cezalandırdı. Bunun sebebi ona verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeleridir.

Şaban Piriş

Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için, O'nunla karşılaşacakları güne kadar Allah onların kalplerinde bir nifak ile cezalandırdı.

Tefhim-ul Kuran

Böylece O da, Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, kalplerinde nifakı (sonuçta köklü bir duygu olarak) yerleşik kıldı.

Ümit Şimşek

Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyip durmaları yüzünden, Allah da onların bu yaptıklarının sonucunu, kendisine kavuşuncaya kadar kalplerinde kalacak bir münafıklığa çevirdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet Allah, kendisine verdikleri söze ters düştüklerinden, yalana sapıp durduklarından, huzuruna çıkacakları güne kadar onların kalplerine ikiyüzlülük yerleştirdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allaha verdikləri vədə xilaf çıxdıqlarına və yalan söylədiklərinə görə Allah da onların qəlblərinə Onunla qarşılaşacaqları günədək nifaq saldı.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allaha) verdikləri vəʼdə xilaf çıxdıqlarına, yalan danışdıqlarına görə Allah da onların ürəyinə qarşılaşacaqları günə (qiyamət gününə) qədər (davam edəcək) nifaq saldı.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Deswegen ließ Er Heuchelei in ihren Herzen aufkommen bis zum Tag, an dem sie Ihm im Jenseits begegnen werden, weil sie Gott gegenüber ihr Versprechen brachen und unentwegt gelogen haben.

Almanca — Der Edle Quran

So setzte Er als Folge davon in ihre Herzen Heuchelei bis zum Tag, an dem sie Ihm begegnen werden, dafür, daß sie gegenüber Allah brachen, was sie Ihm versprochen hatten, und daß sie zu lügen pflegten.

Almanca — M. A. Rassoul

Zur Vergeltung pflanzte Er Heuchelei in ihre Herzen.(Sie währt) bis zu dem Tage, an dem sie Ihm begegnen werden, weil sie Allah nicht gehalten haben, was sie Ihm versprochen hatten, und weil sie gelogen hatten.

Almanca — Muhammad Zaidan

So hat ER in ihre Herzen Nifaq einziehen lassen - bis zu dem Tag, an dem sie Ihm begegnen werden -, weil sie ALLAH gegenüber das verletzten, was sie Ihm versprachen, und wegen dem, was sie zu lügen pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

By consequence did Allah make hypocrisy go in pursuit of their hearts and overtake their will, their senses and their feelings until the Day they be in His presence and assemble before Him. This is in the train of their wickedness, featured in their disregard of the vows, pledged to Allah, and in their intentional assertion of what is false.

Abdul Haleem

Because they broke their promise to God, because of all the lies they told, He made hypocrisy settle in their hearts until the Day they meet Him.

Abdullah Yusuf Ali

So He hath put as a consequence hypocrisy into their hearts, (to last) till the Day, whereon they shall meet Him: because they broke their covenant with Allah, and because they lied (again and again).

Abul A'la Maududi

[9:77] So He caused hypocrisy to take root in their hearts and to remain therein until the Day they meet Him because they broke their promise with Allah and because they lied.

Aisha Bewley

so He has punished them by putting hypocrisy in their hearts until the day they meet Him because they failed Allah in what they promised Him and because they lied.

Al-Hilali & Khan

So He punished them by putting hypocrisy into their hearts till the Day whereon they shall meet Him, because they broke that (covenant with Allâh) which they had promised to Him and because they used to tell lies.

Ali Quli Qarai

So He caused hypocrisy to ensue in their hearts until the day they will encounter Him, because of their going back on what they had promised Allah and because of the lies they used to tell.

Amatul Rahman Omar

Consequently He has punished them by infesting their hearts with hypocrisy lasting till the day they shall meet Him. (This was) because they broke their word to Allâh which they had given Him and because they indulged in lies.

Arthur John Arberry

So as a consequence He put hypocrisy into their hearts, until the day they meet Him, for that they failed God in that they promised Him and they were liars.

Bijan Moeinian

As a result of their lies, and reneging their pledges, God has planted the [disease of] hypocrisy so deep in their heart that it will follow them till the Day that they have to meet their Lord.

E. Henry Palmer

So He caused hypocrisy to pursue them in their hearts unto the day when they shall meet Him, - for that they did fail God in what they promised Him, and for that they were liars!

Edip-Layth

Thus, they ended up with hypocrisy in hearts until the day they meet Him; that is for breaking what they promised to God, and for what they were lying.

George Sale

Wherefore He hath caused hypocrisy to succeed in their hearts, until the day whereon they shall meet Him; for that they failed to perform unto God that which they had promised Him, and for that they prevaricated.

Hamid S. Aziz

So He caused hypocrisy to pursue them in their heart unto the day when they shall meet Him, for they did break their promises to Allah and because they lied.

Mahmoud Ghali

So He has made the consequence (to be) hypocrisy in their hearts until the Day they meet Him for that they failed Allah in what they promised Him and for that they were often lying. .

Marmaduke Pickthall

So He hath made the consequence (to be) hypocrisy in their hearts until the day when they shall meet Him, because they broke their word to Allah that they promised Him, and because they lied.

Mohamed Ahmed - Samira

As a consequence of breaking their promise made to God, and telling lies, he filled their hearts with hypocrisy which will last till the day they come before Him.

Muhammad Asad

whereupon He causes hypocrisy to take root in their hearts, [therein to remain] until the Day on which they shall meet Him" - because they have failed to fulfil the vow which they had made unto God, and because they were wont to lie.

Mustafa Khattab

So He caused hypocrisy to plague their hearts until the Day they will meet Him, for breaking their promise to Allah and for their lies.

Progressive Muslims

Thus, hypocrisy followed in their hearts until the Day they meet Him; that is for breaking what they promised God, and for what they were lying.

Sahih International

So He penalized them with hypocrisy in their hearts until the Day they will meet Him - because they failed Allah in what they promised Him and because they [habitually] used to lie.

Sam Gerrans

And He requited them with wavering in their hearts to the day they meet Him, because they broke to God what they promised Him, and because they lied.

Shabbir Ahmed

Allah's Law instilled hypocrisy in their hearts till the Day they meet Him (until their demise). This is because they broke their word to Allah that they promised Him, and because they lied again and again.

Syed Vickar Ahamed

So He punished them with hypocrisy in their hearts, till the Day when they shall meet Him: Because they broke their promise with Allah, (and) what they had promised to Him and because they lied (again and again).

Taqi Usmani

So Allah, in turn, put hypocrisy in their hearts till the day they shall meet Him, because they broke their promise with Allah, and because they have been telling lies.

The Monotheist Group

Thus, hypocrisy follows in their hearts until the Day they meet Him; that is for breaking what they promised God, and for what they were lying.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il a donc suscité lʹhypocrisie dans leurs cœurs, et cela jusquʹau jour où ils Le rencontreront, pour avoir violé ce quʹils avaient promis à Allah et pour avoir menti.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Êdî ji ber ku peymana xwe bi cih neanîn û ji ber ku derew kirin, Xwedê heta roja ku ew bêne huzûra wî, nifaq (durûtî) xiste dilên wan.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Hij liet als gevolg huichelarij in hun harten komen tot aan de dag waarop zij Hem zullen ontmoeten, omdat zij wat zij God toegezegd hadden niet zijn nagekomen en omdat zij logen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daarom liet God huichelarij in hunne harten opvolgen, tot den dag dat zij voor hem zullen verschijnen, om rekenschap te geven van hunne schending der beloften, die zij Gode hebben gedaan, en omdat zij bedriegelijk hebben gehandeld.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Он упрочил им лицемерие в их сердцах до дня, когда они встретят Его [до Дня Суда], за то, что они нарушили пред Аллахом то, что обещали (в своей душе), и за то, что они лгали (что являются верующими).

Rusça — Osmanov

За то, что мунафики нарушили данное Аллаху обещание, за то, что они лгали, Он вселил в их сердца лицемерие до того самого дня, когда они предстанут перед ним.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och då låter Han följden bli att hyckleriet slår djupa rötter i deras hjärtan (och får växa) intill den Dag då de skall möta Honom, detta därför att de bröt sitt löfte till Gud och inte upphörde med sina lögner.