Tevbe Suresi 31. Ayet — Elfaz
(Yahudiler) Allah'ı bırakıp, hahamlarını; (hıristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır.
1اِتَّخَذُٓواitteḣaƶūedindilerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek
2اَحْبَارَهُمْeHbārahumhahamlarınıİsim+Zamirح ب رGüzelleştirmek, keyif vermek, neşeli olmak, birini neşelendirmek. Habbara: Mürekkep koymak - Bir şeyi güzelleştirmek, süslemek veya bezemek, açık hale getirmek, birine mutluluk, neşe veya sevinç vermek, bir kişiye saygıyla davranmak, (dövmeden sonra derinin) işaretlenmesi veya yaralanması, bir şeyi iyi yapmak.
3وَرُهْبَانَهُمْve ruhbānehumve rahipleriniBağlaç+İsim+Zamirر ه بKorkmak, çekinmek, dehşete düşmek, ürkmek, sakınmak, korkuya kapılmak, kaçınmak
4اَرْبَابًاerbābenrablerİsimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyük
5مِنْminHarf-i Cer
7اللّٰهِ(a)llahiAllah'tanLafza-i Celal
8وَالْمَسِيحَve l-mesīHave Mesih'i deBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+Özel İsim
10مَرْيَمَmeryemeMeryemÖzel İsim
11وَمَاve māBağlaç+Harf-i Nefi
12اُمِرُٓواumirūoysa emredilmemiştiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak
13اِلَّاillādışındaHasr Edatı
14لِيَعْبُدُواli yeǎ'budūibadet etmeleriTa'lil (Sebep) Edatı+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek
17لَاlāyokturHarf-i Nefi
19اِلَّاillābaşkaHasr Edatı
20هُوَhuveO'ndanZamir
21سُبْحَانَهُsubHānehuO münezzehtirİsim+Zamirس ب حYüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmek
22عَمَّاǎmmāşeylerdenHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
23يُشْرِكُونَyuşrikūneortak koştuklarıMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.