Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.

تَعْرِفُ فِي وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ النَّعِيمِ

teǎ'rifu fī vucūhihim neDrate n-neǐymi

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Tanırsın onları, yüzlerinde cennetin parlaklığı var.

Abdulkadir Gölpınarlı

Tanırsın onları, yüzlerinde cennetin parlaklığı var.

Adem Uğur

Onların yüzünde nimetlerin sevincini görürsün.

Ahmed Hulusi

Yüzlerinde, o nimetlerin parıltısını tanırsın.

Ahmet Tekin

Yüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün.

Ahmet Varol

Nimetlerin parıltısını yüzlerinde görürsün.

Ali Bulaç

Nimetin parıltılı sevincini sen onların yüzlerinde tanırsın.

Ali Fikri Yavuz

Öyle ki, nimetlenmelerinin zevkini yüzlerinden tanırsın.

Ali Rıza Safa

Onların yüzünde, nimetlerin parıltısını görürsün.

Bayraktar Bayraklı

Onların yüzlerinde nimetin mutluluğunu hissedersin.

Bekir Sadak

Onlari, yuzlerindeki nimet piriltisindan tanirsin.

Celal Yıldırım

Yüzlerinde nimetin içinde bulunmanın pırıltısını tanırsın.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İlâhî lutufların sevincini yüzlerinden okursun.

Diyanet İşleri

Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.

Diyanet İşleri (eski)

Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.

Diyanet Vakfi

Onların yüzünde nimetlerin sevincini görürsün.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yüzlerinde nimet ve mutluluğun parıltısını tanırsın.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yüzlerinde naimin revnakını tanırsın

Erhan Aktaş

Nimetlerin sevincini yüzlerinden anlarsın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nimetlerin sevincini yüzlerinden anlarsın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ni'metlerin sevincini yüzlerinden anlarsın.

Fizilal-il Kuran

Yüzlerinde cennetin aydınlığını görürsün.

Gültekin Onan

Nimetin parıltılı sevincini sen onların yüzlerinde tanırsın.

Hamdi Döndüren

Sen onların yüzlerinde nimetin parıltısını görürsün!

Hasan Basri Çantay

Öyle ki sen o ni'metin (herdem taze) güzelliğini yüzlerinde (görünce) tanırsın.

Hasib Asutay

Onların yüzünde nimetlerin sevincini görürsün.

Hayrat Neşriyat

Yüzlerinde, ni'metlenmiş olmanın (sevinç ve) parıltısını tanırsın!

İbni Kesir

Sen, o nimetin güzelliğini yüzlerinden tanırsın.

Mehmet Okuyan

Nimetin parıltısını yüzlerinde sezersin (görürsün).

Muhammed Esed

ve yüzlerinde kutsanmışlığın parıltısını göreceksin.

Mustafa İslamoğlu

yüzlerinde sonsuz mutluluğun tarifsiz parıltısını göreceksin.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onların yüzlerinde o nîmetin güzelliğini görüp anlarsın.

Ömer Öngüt

Yüzlerinde nimetin ve mutluluğun sevincini görürsün.

Suat Yıldırım

Sen onlara bakınca yüzlerinde, cennet nimetlerinin verdiği sevinci okursun.

Süleyman Ateş

Yüzlerinde ni'metin sevinç ve parıltısını sezersin.

Süleymaniye Vakfı

Nimetlerin verdiği sevinci yüzlerinden anlarsın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nimetin verdiği mutluluğu yüzlerinden anlarsın.

Şaban Piriş

Onları, yüzlerindeki nimet parıltısından tanırsın.

Tefhim-ul Kuran

Nimetin parıltılı sevincini sen onların yüzlerinde tanıyıverirsin.

Ümit Şimşek

Nimetlerin sevincini yüzlerinden okursun.

Yaşar Nuri Öztürk

Yüzlerinde nimetin sevinç parıltısını izlersin.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən onların çöhrəsində səadət parlaqlığı görəcəksən.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sən (ey Peyğəmbər!) onların üzlərində cənnət sevinci görəcəksən!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Du erkennst an ihren Gesichtern den Glanz der Glückseligkeit.

Almanca — Der Edle Quran

Du erkennst in ihren Gesichtern das Strahlen der Wonne.

Almanca — M. A. Rassoul

Erkennen wirst du auf ihren Gesichtern den Glanz der Seligkeit.

Almanca — Muhammad Zaidan

Du erkennst in ihren Gesichtern das Strahlen des Wohlergehens.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

You recognize in their expressive features the radiance of delight and their delightful story.

Abdul Haleem

You will recognize on their faces the radiance of bliss.

Abdullah Yusuf Ali

Thou wilt recognise in their faces the beaming brightness of Bliss.

Abul A'la Maududi

You shall see upon their faces the glow of bliss.

Aisha Bewley

You will recognise in their faces the radiance of delight.

Al-Hilali & Khan

You will recognise in their faces the brightness of delight.

Ali Quli Qarai

You will perceive in their faces the freshness of bliss

Amatul Rahman Omar

You shall find freshness and bloom of bliss in their faces.

Arthur John Arberry

thou knowest in their faces the radiancy of bliss

Bijan Moeinian

You can see from their faces how delighted they are.

E. Henry Palmer

thou mayest recognise in their faces the brightness of pleasure;

Edip-Layth

You know in their faces the look of Paradise.

George Sale

thou shalt see in their faces the brightness of joy.

Hamid S. Aziz

You will see in their faces the brightness of bliss.

Mahmoud Ghali

You recognize in their faces the bloom of Bliss.

Marmaduke Pickthall

Thou wilt know in their faces the radiance of delight.

Mohamed Ahmed - Samira

On their faces you will see the glow of beatitude.

Muhammad Asad

upon their faces thou wilt see the brightness of bliss.

Mustafa Khattab

You will recognize on their faces the glow of delight.

Progressive Muslims

You know in their faces the look of Paradise.

Sahih International

You will recognize in their faces the radiance of pleasure.

Sam Gerrans

Thou wilt recognise in their faces the radiance of bliss.

Shabbir Ahmed

You will see their faces glitter with Delight.

Syed Vickar Ahamed

You will recognize in their faces the beaming brightness of joy.

Taqi Usmani

You will recognize the glamour of bliss on their faces.

The Monotheist Group

Youwill recognize in their faces the look of bliss.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Tu reconnaîtras sur leurs visages, lʹéclat de la félicité.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gij zult den glans der vreugde op hunne aangezichten zien.

Hollandaca — Siregar

Jij herkent in hun gezichten de stralende gelukzaligheid

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Ты узнаешь [увидишь] в их лицах блеск [великолепие] благоденствия (так как их красивые лица будут светиться светом.)

Rusça — Osmanov

На их лицах ты увидишь приметы благоденствия.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

kommer deras ansikten att ses stråla av lycka.