(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.

وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰى فَاِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوٰى

ve emmā men ḣāfe meḳāme rabbihi ve nehā n-nefse ǎni l-hevā / fe inne l-cennete hiye l-me'vā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَمَّاve emmāama
2مَنْmenkim
3خَافَḣāfeخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakkorkmuşsa
4مَقَامَmeḳāmeق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdivanında durmaktan
5رَبِّهِrabbihiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
6وَنَهَىve nehāن ه يEngellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmakve men'etmişse
7النَّفْسَn-nefseن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunannefsi(ni)
8عَنِǎni-den
9الْهَوٰىl-hevāه و يKuş gibi avına doğru dik inmek, yok olmak, mahvolmak, yıkmak, yok etmek, ortadan kaybolmak, özlem duymak, hayal etmek, kandırmak, baştan çıkarmak, savrulmak, düşük tutkuyla ilham vermek, arzular/hayallerkötü heves(ler)-
1فَاِنَّfe inneGerçekten
2الْجَنَّةَl-cenneteج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennettir
3هِيَhiyeonun
4الْمَأْوٰىl-me'vāا و يSığınmak, barınmak veya dinlenmek için bir yere gitmek, başvurmak, konaklamak, misafir etmek, konukseverlik göstermek için hamza eklenerek ve mükemmel şekilde ikiye katlanan bir fiil.barınağı

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ama kim, Rabbinin durağından korkup da nefsi, dileğinden çekmişse.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve ama kim, Rabbinin durağından korkup da nefsi, dileğinden çekmişse.

Adem Uğur

Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırmış kimse için,

Ahmed Hulusi

Rabbinin makamından korkan ve nefsini boş geçici sonsuzlukta hiçbir getirisi olmayan davranışlardan koruyana gelince;

Ahmet Tekin

Rabbinin, işlediği ameller, hak ettiği mükâfatlar ve cezalar üzerindeki hükümranlığının, her şeyi ortaya koyarak, hükmünü icra edeceğinin endişesini duyan, azamet ve celâlinden korkanlar ve nefislerini, ihtirasları adına, bâtıl adına konuşmaktan, bâtılı savunmaktan, ihtiraslardan, günahlardan ve haramlardan men edenlerin de yurtları vardır.

Ahmet Varol

Kim de Rabbinin makamından [2] korkar ve nefsini kötü arzularından alıkoyarsa,

Ali Bulaç

Kim Rabbinin makamından korkar ve nefsi heva (istek ve tutkular)dan sakındırırsa,

Ali Fikri Yavuz

Fakat her kim de Rabbinin makamından korkmuş ve nefsi, şehevattan alıkoymuşsa,

Ali Rıza Safa

Fakat Efendisinin karşısında durmaktan kim korkar ve benliğini kötü tutkulardan korursa.

Bayraktar Bayraklı

- Ama, kim Rabbinin makamından korkup da, kendini kötülüklerden alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

Bekir Sadak

(40-41) Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kotulukten alikoymussa, varacagi yer suphesiz cennettir.

Celal Yıldırım

(40-41) Kim de Rabbının (yüce) makamından korkmuş da nefsini havaî şeylerden alıkoymuşsa, şüphesiz ki Cennet onun varacağı yerdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(40-41) Rabbinin huzurunda (hesap vermekten) korkan ve nefsine kötü arzuları yasaklayana gelince, onun barınağı da şüphe yok ki cennetin ta kendisidir.

Diyanet İşleri

(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.

Diyanet İşleri (eski)

(40-41) Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

Diyanet Vakfi

(40-41) Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıran için ise şüphesiz cennet yegâne barınaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş, nefsini boş heveslerden menetmiş ise,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her kim de Rabbinin makamından korkmuş, nefsini kötü arzulardan engellemişse,

Elmalılı Hamdi Yazır

Her kim de rabbının makamından korkmuş ve nefsi hevadan nehy eylemiş ise

Erhan Aktaş

Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini hevasından uzak tutana,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini hevasından uzak tutana,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini tutkularından uzak tutana,

Fizilal-il Kuran

Ancak kim Rabbinin huzurunda durup hesap vermekten korkmuş ve nefsini kötü heveslerden menetmişse.

Gültekin Onan

Kim rabbinin makamından korkar ve nefsi hevadan sakındırırsa,

Hamdi Döndüren

Buna karşılık kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş ve nefsini kötü tutkulardan menetmişse,

Hasan Basri Çantay

Amma, kim Rabbinin makaamından korkdu, nefsini heva (ve hevesin) den alıkoyduysa,

Hasib Asutay

Ama kim Rabbinin makamından korkar ve nefsini kötü arzulardan sakındırırsa,

Hayrat Neşriyat

(40-41) Kim de (kıyâmet günü) Rabbisinin makamından (huzûrunda durmaktan)korkmuş ve nefsi(ni), (kötü) arzulardan men' etmişse, artık şübhesiz (o kimse için) varılacak olan yer, ancak Cennettir!

İbni Kesir

Kim de Rabbının makamından korkup da nefsini heveslerden alıkoyduysa;

Mehmet Okuyan

Rabbinin makamından korkan ve kendisini arzulara (uymaktan) alıkoyanlara gelince, şüphesiz ki böylelerinin barınağı da cennettir.

Muhammed Esed

Ama Rabbinin huzurunda korku ile duranın ve nefsini kötü arzulardan alıkoyanın

Mustafa İslamoğlu

Ama Rabbinin yüce makamından korkan ve kendini nefsine (kulluktan) alıkoyan kimseler var ya:

Ömer Nasuhi Bilmen

Fakat kim ki, Rabbinin makamından korkmuş ve nefsini hevâdan nehyetmiş ise.

Ömer Öngüt

Rabbinin huzurunda durmaktan korkan ve nefsini hevâ ve hevesten alıkoyan kimseye gelince,

Suat Yıldırım

Ama kim Rabbinin divanında durmaktan korkarsa ve nefsini heva ve hevese uymaktan dizginlerse,

Süleyman Ateş

Ama kim Rabbinin divanında dur(up hesap ver)mekten korkmuş ve nefsi(ni) kötü heves(ler)den men etmişse

Süleymaniye Vakfı

Kim de Rabbinin huzuruna (günahla) çıkmaktan korkmuş ve kötü arzularını engellemişse,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kim de Rabbinin makamından korkar, arzularını dizginlerse

Şaban Piriş

Ama, kim de Rabbinin makamından korkup, kendisini heveslerine uymaktan alıkoymuşsa..

Tefhim-ul Kuran

Kim de Rabbinin makamından korkar ve nefsi de heva (istek ve tutkular)dan sakındırırsa,

Ümit Şimşek

Kim Rabbinin huzurunda durmaktan korkup da nefsini kötü heveslerden alıkoymuşsa,

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinin yüceliğinden korkup nefsini boş heveslerden yasaklamış olan içinse,

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Amma kim (qiyamət günü) Rəbbinin hüzurunda durmaqdan qorxmuş və nəfsinə istəyini (şəfvəti) qadağan etmişsə,

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wer sich vor Gottes Herrlichkeit fürchtet und sich den Gelüsten verwehrt,

Almanca — Der Edle Quran

Was aber jemanden angeht, der den Stand seines Herrn gefürchtet und seiner Seele die (bösen) Neigungen untersagt hat,

Almanca — M. A. Rassoul

Wer aber das Stehen vor seinem Herrn gefürchtet hatte und die eigne Seele von niedrem Gelüst abhielt

Almanca — Muhammad Zaidan

Und hinsichtlich desjenigen, der die Vorstellung vor seinem HERRN fürchtet und die Seele der Zuneigung enthalten ließ,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But he who feared the moment of audience of his Creator and endeavoured to make his pious principles and his words together accord, and restrained himself from vanities and discord. .

Abdul Haleem

for anyone who feared the meeting with his Lord and restrained himself from base desires,

Abdullah Yusuf Ali

And for such as had entertained the fear of standing before their Lord's (tribunal) and had restrained (their) soul from lower desires,

Abul A'la Maududi

But he who feared to stand before his Lord, and restrained himself from evil desires,

Aisha Bewley

But as for him who feared the Station of his Lord and forbade the lower self its appetites,

Al-Hilali & Khan

But as for him who feared standing before his Lord, and restrained himself from impure evil desires and lusts.

Ali Quli Qarai

But as for him who is awed to stand before his Lord and forbids the soul from [following] desire,

Amatul Rahman Omar

But as for the one who fears to stand before his Lord and restrains himself from evil desires,

Arthur John Arberry

But as for him who feared the Station of his Lord and forbade the soul its caprice,

Bijan Moeinian

As for him who minds to face his Lord and, …

E. Henry Palmer

But as for him who feared the station of his Lord, and prohibited his soul from lust,

Edip-Layth

As for the one who reveredd the majesty of his Lord, and restrained himself from desire.

George Sale

But whoso shall have dreaded the appearing before his Lord, and shall have refrained his soul from lust;

Hamid S. Aziz

And as for him who had feared standing in the presence of his Lord and restrains his soul from lust (or low desires),

Mahmoud Ghali

And as for him who feared the station of his Lord (i. e., punishment from his lord) and forbade the self (its) prejudices,

Marmaduke Pickthall

But as for him who feared to stand before his Lord and restrained his soul from lust,

Mohamed Ahmed - Samira

But he who feared standing before his Lord, and restrained his self from vain desires,

Muhammad Asad

But unto him who shall have stood in fear of his Sustainer's Presence, and held back his inner self from base desires,

Mustafa Khattab

And as for those who were in awe of standing before their Lord and restrained themselves from ˹evil˺ desires,

Progressive Muslims

And as for the one who reverenced the majesty of his Lord, and restrained himself from desire.

Sahih International

But as for he who feared the position of his Lord and prevented the soul from [unlawful] inclination,

Sam Gerrans

And as for him who feared the station of his Lord and restrained his soul from vain desire:

Shabbir Ahmed

But the one who feared standing before his Sustainer and restrained his selfish desire,

Syed Vickar Ahamed

And for those who had felt the fear of standing before their (Almighty) Lord and had restrained (their) souls from lowly desires,

Taqi Usmani

whereas for the one who feared to stand before his Lord, and restrained his self from the (evil) desire,

The Monotheist Group

And as for he who feared the station of his Lord, and prohibited the self from desire.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et pour celui qui aura redouté de comparaître devant son Seigneur, et préservé son âme de la passion,

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar dan zal voor wie vreesde om voor zijn Heer te staan en zich zijn persoonlijke neigingen ontzegde

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar hij die de verschijning voor zijn Heer zal hebben gevreesd, en zijne ziel in hare lusten zal hebben bedwongen.

Hollandaca — Siregar

En wat betreft degene die de macht van zijn Heer vreesde en zijn ziel weerhield van slechte begeerten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А кто боялся предстать перед Господом своим (в Судный День) и удерживал себя (свою душу) от прихоти [от совершения запретного],

Rusça — Osmanov

Тому же, кто страшился предстать перед Господом своим, кто удерживал себя от [пагубной] страсти,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men den som bävade vid tanken att en Dag stå (till svars) inför sin Herre och som kunde lägga band på sina begär