← Sureler

Mushaf — 584. Sayfa

/ 604
79. Naziat Suresi

Hani, Rabbi ona mukaddes Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:

اِذْ نَادٰيهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًى

"Haydi Firavun'a git! Çünkü o azmıştır."

اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰى

"Ona de ki: İster misin (küfür ve isyanından) temizlenesin?

فَقُلْ هَلْ لَكَ اِلٰٓى اَنْ تَزَكّٰى

Seni Rabbine ileteyim de O'na karşı derinden saygı duyup korkasın!"

وَاَهْدِيَكَ اِلٰى رَبِّكَ فَتَخْشٰى

Derken Musa ona en büyük mucizeyi gösterdi.

فَاَرٰيهُ الْاٰيَةَ الْكُبْرٰى

Fakat o, Musa'yı yalanladı ve isyan etti.

فَكَذَّبَ وَعَصٰى

Sonra sırt dönüp koşarak gitti.

ثُمَّ اَدْبَرَ يَسْعٰى

Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:

فَحَشَرَ فَنَادٰى

"Ben, sizin en yüce Rabbinizim!" dedi.

فَقَالَ اَنَا۬ رَبُّكُمُ الْاَعْلٰى

Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve ahiret cezasıyla cezalandırdı.

فَاَخَذَهُ اللّٰهُ نَكَالَ الْاٰخِرَةِ وَالْاُو۫لٰى

Şüphesiz bunda Allah'tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.

اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِمَنْ يَخْشٰى

(Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur.

ءَاَنْتُمْ اَشَدُّ خَلْقًا اَمِ السَّمَاءُ بَنٰيهَا۠

Onu yükseltmiş ve ona düzen ve ahenk vermiştir.

رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوّٰيهَا

O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.

وَاَغْطَشَ لَيْلَهَا وَاَخْرَجَ ضُحٰيهَاۖ

Ardından yeri düzenleyip döşedi.

وَالْاَرْضَ بَعْدَ ذٰلِكَ دَحٰيهَا

Ondan suyunu ve merasını çıkardı.

اَخْرَجَ مِنْهَا مَاءَهَا وَمَرْعٰيهَاۖ

Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

وَالْجِبَالَ اَرْسٰيهَا

Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar kaynağı yaptı.

مَتَاعًا لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْ

(34-35) En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.

فَاِذَا جَاءَتِ الطَّامَّةُ الْكُبْرٰى يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ مَا سَعٰى

Cehennem, görenler için apaçık bir şekilde gösterilir.

وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِمَنْ يَرٰى

(37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.

فَاَمَّا مَنْ طَغٰى وَاٰثَرَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا فَاِنَّ الْجَحِيمَ هِيَ الْمَأْوٰى

(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.

وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰى فَاِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوٰى

Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَا

Onu bilip söylemek nerede, sen nerede?

فِيمَ اَنْتَ مِنْ ذِكْرٰيهَا

Onun nihai bilgisi yalnız Rabbine aittir.

اِلٰى رَبِّكَ مُنْتَهٰيهَا

Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.

اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرُ مَنْ يَخْشٰيهَا

Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.

كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوا اِلَّا عَشِيَّةً اَوْ ضُحٰيهَا