Onu yükseltmiş ve ona düzen ve ahenk vermiştir.
رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوّٰيهَا
rafeǎ semkehā fe sevvāhā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Tavanını yüceltti, düzüp koştu.
Abdulkadir Gölpınarlı
Tavanını yüceltti, düzüp koştu.
Adem Uğur
Onu yükseltti, düzene koydu,
Ahmed Hulusi
Onun sınırlarını yükseltti de onu tesviye etti (işlevini yerine getireceği özelliklere göre oluşturdu)!
Ahmet Tekin
Göğün yüksekliğini, yoğunluğunu, dengesini ayarladı, onu yaratılış amacına uygun hale getirdi.
Ahmet Varol
Onun yüksekliğini (boyunu) yükseltti ve onu düzene koydu.
Ali Bulaç
Boyunu yükseltti, ona belli bir düzen verdi.
Ali Fikri Yavuz
Tavanını yükseltti de, onu düzgün bir nizama koydu.
Ali Rıza Safa
Boyunu yükseltti; ardından, onu düzenledi.
Bayraktar Bayraklı
- Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.
Bekir Sadak
(27-28) Sizi yaratmak mi daha zordur, yoksa gogu yaratmak mi? Ki onu Allah bina edip yukseltmis ve ona sekil vermistir.
Celal Yıldırım
Tavanını yükseltti de ona (en uygun) düzen ve dengeyi sağladı.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onu yükseltip kusursuz biçimde düzenledi.
Diyanet İşleri
Onu yükseltmiş ve ona düzen ve ahenk vermiştir.
Diyanet İşleri (eski)
(27-28) Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
Diyanet Vakfi
(27-29) Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Tavanını yükseltti, onu bir düzene koydu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Boyuna yükseklik verdi, nizamına koydu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Boyuna irtifa' verdi. Nizamına koydu
Erhan Aktaş
Onu yükseltti ve düzene koydu.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onu yükseltti ve düzene koydu.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onu yükseltti ve düzene koydu.
Fizilal-il Kuran
Ki Allah onu bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
Gültekin Onan
Boyunu yükseltti, ona belli bir düzen verdi.
Hamdi Döndüren
Kubbesini yükseltti, onu düzenledi.
Hasan Basri Çantay
Onun boyunu O yükseltdi. Derken ona bir nizaam verdi.
Hasib Asutay
Tavanını yükseltti, onu düzenledi.
Hayrat Neşriyat
Onun boyunu yükseltip, böylece onu düzenledi!
İbni Kesir
Boynu yükseltmiş ve ona bir şekil vermiştir.
Mehmet Okuyan
(Göğün) cisimlerini yükseltmiş ve onları düzene kavuşturmuştur.
Muhammed Esed
O, gökkubbeyi yükseltmiş ve ona gerektiği gibi biçim vermiştir;
Mustafa İslamoğlu
onu (içinde gök cisimleri) yüzecek şekilde O yükseltti ve dengeli bir iç düzene kavuşturdu;
Ömer Nasuhi Bilmen
Onun yükseklik miktarı yükseltti, sonra onu tesviye kıldı.
Ömer Öngüt
Onun boyunu O yükseltti, sonra onu bir düzene koydu.
Suat Yıldırım
Allah onu direksiz yükseltti ve kusursuz işleyen bir sisteme bağladı.
Süleyman Ateş
Kalınlığını (tavanını) yükseltti, onu düzenledi.
Süleymaniye Vakfı
Kubbesini yükseltti, arkasından (yedi kat şeklinde) düzenledi,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Tavanını yükseltti ve onu düzenledi.
Şaban Piriş
Yükseklere kaldırdı ve düzenledi.
Tefhim-ul Kuran
Onun boyunu yükseltti, ona belli bir düzen verdi.
Ümit Şimşek
Boyunu yükseltti, düzene koydu.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu O yapıp kurdu. Onun boyunu yükseltti; ardından ona ahenk ve düzen verdi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
onun qübbəsini yüksəltdi və düzəldib kamilləşdirdi,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Qübbəsini ucaltdı, düzəldib nizama saldı;
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
dessen Bau Er hochhob und volkommen gestaltete?
Almanca — Der Edle Quran
Er hat seinen höchsten Teil emporgehoben und ihn dann zurechtgeformt.
Almanca — M. A. Rassoul
Er hat seine Höhe gehoben und ihn dann vollkommen gemacht.
Almanca — Muhammad Zaidan
ER erhöhte seine Dicke, dann ebnete ER ihn,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
He lifted it up so high and its vast dimensions did He perfect and with celestial bodies did He complete it and its realms did He actuate.
Abdul Haleem
raising it high and perfecting it,
Abdullah Yusuf Ali
On high hath He raised its canopy, and He hath given it order and perfection.
Abul A'la Maududi
and raised its vault high and proportioned it;
Aisha Bewley
He raised its vault high and made it level.
Al-Hilali & Khan
He raised its height, and has perfected it.
Ali Quli Qarai
He raised its vault, and fashioned it,
Amatul Rahman Omar
He has raised the height thereof, and has made it flawlessly perfect and well-balanced.
Arthur John Arberry
He lifted up its vault, and levelled it,
Bijan Moeinian
See how high and proportionate your Creator has put a canopy around the earth [reference to the ozone layer].
E. Henry Palmer
He raised its height and fashioned it;
Edip-Layth
He raised its height, and perfected it.
George Sale
He hath raised the height thereof, and hath perfectly formed the same:
Hamid S. Aziz
He raised high its height, and gave it order and perfection.
Mahmoud Ghali
He raised up its vault, then He molded it,
Marmaduke Pickthall
He raised the height thereof and ordered it;
Mohamed Ahmed - Samira
Raised it high, proportioned it,
Muhammad Asad
High has He reared its vault and formed it in accordance with what it was meant to be;
Mustafa Khattab
raising it high and forming it flawlessly.
Progressive Muslims
He raised its height, and perfected it.
Sahih International
He raised its ceiling and proportioned it.
Sam Gerrans
He raised the ceiling thereof, and fashioned it;
Shabbir Ahmed
He raised high its canopy, and shaped it perfect.
Syed Vickar Ahamed
High above has He raised its cover, and He has given it order and perfection.
Taqi Usmani
He has raised its height, then made it proper,
The Monotheist Group
He raised its height, and perfected it.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Il a élevé bien haut sa voûte, puis lʹa parfaitement ordonné;
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Banê wî (bêstûn) bilind kir, vêca bi hostayî ew sererast û tekûz kir.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij heeft het dak ervan omhoog geheven en heeft hem gefatsoeneerd.
Hollandaca — Salomo Keyzer
God heeft dien gebouwd. Hij heeft dien hoog opgevoerd, en heeft dien volmaakt gevormd.
Hollandaca — Siregar
Hij verhief haar (de hemel) en vervolmaakte haar.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Он воздвиг свод его [неба] и выровнял,
Rusça — Osmanov
вознес над [землей] своды и довел их до совершенства.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Han har rest dess valv och format det (med hänsyn till den uppgift det skall fylla);