(16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."
وَاَنْ لَوِ اسْتَقَامُوا عَلَى الطَّرِيقَةِ لَاَسْقَيْنَاهُمْ مَاءً غَدَقًا لِنَفْتِنَهُمْ فِيهِ وَمَنْ يُعْرِضْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّهِ يَسْلُكْهُ عَذَابًا صَعَدًا
ve en levi steḳāmū ǎlā T-Tarīḳati le esḳaynāhum māen ğadeḳan / li neftinehum fīhi ve men yuǎ'riD ǎn ƶikri rabbihi yeslukhu ǎƶāben Saǎden
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve eğer yolda dosdoğru yürüselerdi onları bol bol suvarırdık elbette.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve eğer yolda dosdoğru yürüselerdi onları bol bol suvarırdık elbette.
Adem Uğur
Şayet doğru yolda gitselerdi, onlara bol su verirdik.
Ahmed Hulusi
Gerçek şu ki, onlar tarikat (hakikatine giden yol) doğrultusunda yürüselerdi, elbette onlara bol bir su (marifet ve ilimle) suvarırdık.
Ahmet Tekin
Şayet doğru, muhkem, güvenli yolda, İslâmî hayat tarzında, itaatte daim olsalardı, elbette onlara, gökten bol su indirir, yeryüzündeki kaynaklardan çağlayan sular akıtır, onları servete sâmâna boğardık.
Ahmet Varol
Gerçek şu ki onlar yolda dosdoğru gitselerdi onlara bolca su verirdik.
Ali Bulaç
Eğer onlar (insanlar ve cinler), yol üzerinde 'dosdoğru bir istikamet tuttursalardı', mutlaka Biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik.
Ali Fikri Yavuz
Eğer insanlar ve cinler, İslâm ve iman yolunda hep dosdoğru gitselerdi. Elbette biz onların hepsine bol bol su (rızık) verirdik.
Ali Rıza Safa
Oysa yol üzerinde dosdoğru yönü tuttursalardı, onları bol suyla sulardık.
Bayraktar Bayraklı
-"Eğer doğru yolda yürüselerdi, onları onun içinde imtihan edelim diye bol su ile suvarırdık. Kim Rabbinin öğüdünden yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."
Bekir Sadak
(16-17) Ama dogru yola girmis olsalardi, onlari bu hususta denememiz icin onlara bol su icirirdik; kim Rabbini anmaktan yuz cevirirse, Rabbi onu gittikce artan bir azaba ugratir.
Celal Yıldırım
(16-17) Eğer onlar o yolda dosdoğru gitselerdi, bununla denememiz için kendilerine bol su içirirdik. Kim Rabbini anmaktan yüzçevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sevkeder.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(16-17) Eğer (kullarımız) hak yolda dosdoğru yürürlerse kendilerini, içinde denemek üzere nimetlere boğarız; kim de rabbini anmaktan yüz çevirirse Allah onu gitgide artan bir azaba uğratır.
Diyanet İşleri
(16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."
Diyanet İşleri (eski)
(16-17) Ama doğru yola girmiş olsalardı, onları bu hususta denememiz için onlara bol su içirirdik; kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe artan bir azaba uğratır.
Diyanet Vakfi
(16-17) Şayet doğru yolda gitselerdi, bu hususta kendilerini denememiz için onlara bol su verirdik. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Rabbin) onu gitgide artan çetin bir azaba uğratır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar gerçekten o yol üzere dosdoğru gitselerdi, elbette kendilerine bol bir su verirdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar gerçekten o yol üzere dosdoğru gitselerdi, elbette kendilerini bol bir su ile suvarırdık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve hakıkat o tarikat üzere istikametle gitselerdi elbette kendilerini bol bir su ile suvarırdık
Erhan Aktaş
Eğer onlar, yolda dosdoğru gitselerdi, onları kesinlikle bol su ile sulardık ki;
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Eğer onlar, yolda dosdoğru gitselerdi, onları kesinlikle bol su ile sulardık ki;
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Eğer onlar, yolda dosdoğru gitselerdi, onları kesinlikle bol su ile sulardık ki;
Fizilal-il Kuran
Eğer onlar doğru yola girselerdi kendilerine gürül gürül su sunardık.
Gültekin Onan
Eğer onlar (insanlar ve cinler) yol üzerinde 'dosdoğru bir istikamet tuttursalardı', mutlaka biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik.
Hamdi Döndüren
Eğer onlar doğru yolda gitselerdi, kendilerine bol su verirdik.
Hasan Basri Çantay
(Bana) şu hakıykat da (vahyedildi:) Eğer onlar o yol üzerinde dosdoğru gitselerdi elbette onlara bol su içirirdik.
Hasib Asutay
(Resulüm!) Şayet (onlar) o yolda (6) dosdoğru gitselerdi, elbette onlara bol su içirirdik; (6. İslâm'ın bilinen tevhid dini.)
Hayrat Neşriyat
(Ey Habîbim!) Eğer (o kâfirler) o yolda (İslâm yolunda) dosdoğru gitselerdi, elbette onlara bol su verirdik (rızıklarını bollaştırırdık).
İbni Kesir
Şayet onlar, yol üzerinde istikameti bulmuş olsalardı; onlara bol bol su içirirdik.
Mehmet Okuyan
Doğru yolda olsalardı, kendilerini nimetler içerisinde imtihan edelim diye onlara elbette bol su verirdik. Zaten kim Rabbinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, (Allah) onu şiddeti artan bir azaba sürükler.
Muhammed Esed
Öyleyse, (bilin ki) onlar, (çağrımızı duyanlar,) şaşmadan (doğru) yoldan gidecek olurlarsa kendilerine sınırsız nimetler yağdıracağız,
Mustafa İslamoğlu
İmdi, eğer onlar yolda doğru dürüst giderlerse, elbet Biz de onları bitimsiz bir suyla sularız;
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve eğer onlar, o yol üzerinde dosdoğru gitse idiler, elbette kendilerine bol bol su içirirdik.
Ömer Öngüt
Resulüm! Eğer onlar yolda dosdoğru gitselerdi, onlara bol bol su verirdik.
Suat Yıldırım
Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Eğer insanlar ve cinler, Allah’ın yolunda dosdoğru yürüselerdi, onlara bol yağmur verir, rızıklarını bollaştırırdık.
Süleyman Ateş
Şayet yolda doğru gitselerdi onlara bol su verirdik (rızıklarını bollaştırırdık).
Süleymaniye Vakfı
Şurası bir gerçek ki eğer onlar yolda dosdoğru gitselerdi onlara bol bol su verirdik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
(Allah şöyle der:) Doğru yolu tutsalar elbette onlara bol su veririz.
Şaban Piriş
Eğer doğru yolda yürüselerdi, onlara bol bol yağmur verirdik.
Tefhim-ul Kuran
Eğer onlar (insanlar ve cinler), yol üzerinde 'dosdoğru bir istikamet tuttursalardı', mutlaka biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik.
Ümit Şimşek
Eğer insanlar ve cinler doğru yolda gitselerdi, Biz onları bol bol yağmurla rızıklandırırdık.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer yolda, kıvamında yürüselerdi, onları bol bir su ile suvarırdık,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Əgər onlar o yolda sabit qalsaydılar, Biz onlara bol-bol su verərdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Sonra mənə belə vəhy olundu:) Əgər onlar (Məkkə müşrikləri) o yolda (islam dinində) doğru olsaydılar, Biz onlara (yeddi il davam edən quraqlıq və qıtlıq əsnasında) bol yağış verərdik ki,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn sie den geraden Weg (des Islam) eingehalten hätten, hätten Wir sie reichlich mit Wasser und Segen bedacht,
Almanca — Der Edle Quran
Und wenn sie sich auf dem Weg recht verhielten, würden Wir ihnen wahrlich Wasser im Überfluß zu trinken geben,
Almanca — M. A. Rassoul
Wenn sie aber den (rechten) Weg einhalten, dann werden Wir ihnen reichlich Wasser zu trinken geben
Almanca — Muhammad Zaidan
Und hätten sie den Weg (ALLAHs) eingehalten, hätten WIR sie doch (mit) reichlich Wasser getränkt,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Had they - the Pagans - followed the path of rectitude, We would have blessed them, and heaven would have prospered them with an abundance of rain mixed with blessings, spiritual, moral and material means of sustenance.
Abdul Haleem
If they had taken to the right way, We would have given them abundant water to drink-
Abdullah Yusuf Ali
(And Allah's Message is): "If they (the Pagans) had (only) remained on the (right) Way, We should certainly have bestowed on them Rain in abundance.
Abul A'la Maududi
If people were to keep firmly to the Right Way, We would have vouchsafed them abundant rain
Aisha Bewley
If only they were to go straight on the Path, We would give them abundant water to drink
Al-Hilali & Khan
If they (non-Muslims) had believed in Allâh, and went on the Right Way (i.e. Islâm) We would surely have bestowed on them water (rain) in abundance.
Ali Quli Qarai
If they are steadfast on the path [of Allah], We shall provide them with abundant water,
Amatul Rahman Omar
And that if these (Makkan disbelievers) keep to the right path (and accept the divine Message) We will certainly provide them with abundant water (-wealth and other material benefits in the present life) to avail from.
Arthur John Arberry
Would they but go straight on the way, We would give them to drink of water copious,
Bijan Moeinian
O’ Mohammad, say: "If people sincerely follow the right path, their Lord will send them abundant water" [which is the source of life].
E. Henry Palmer
And if they will go right upon the way, we will irrigate them with copious water
Edip-Layth
Had they walked on the right path, We would have provided them with abundant water.
George Sale
If they tread in the way of truth, We will surely water them with abundant rain;
Hamid S. Aziz
If they should keep to the right way, We would certainly give them to drink of abundant water,
Mahmoud Ghali
And that if they had gone straight on the right mode (of life), indeed We would have made them to drink copious water.
Marmaduke Pickthall
If they (the idolaters) tread the right path, We shall give them to drink of water in abundance
Mohamed Ahmed - Samira
(Say): "If they keep to the right path We shall give them water in abundance to drink
Muhammad Asad
[KNOW, ] THEN, that if they [who have heard Our call] keep firmly to the [right] path, We shall certainly shower them with blessings abundant,
Mustafa Khattab
Had the deniers followed the Right Way, We would have certainly granted them abundant rain to drink—
Progressive Muslims
And had they walked on the right path, We would have provided them with abundant water.
Sahih International
And [ Allah revealed] that if they had remained straight on the way, We would have given them abundant provision
Sam Gerrans
And had they but been upright upon the path, We would have given them water to drink in abundance,
Shabbir Ahmed
(Such was their conversation. ) Now, if they take an unwavering stand on the Highest Discipline, We will shower them with abundant bounties. ('Tareeqah' = Layer upon layer arranged in great harmony = Discipline = Way = Course. 'At-Tareeqah' = The Highest Discipline = Divine Revelation. 'Ma' = Water, heavenly blessings = Bounties).
Syed Vickar Ahamed
(And Allah’s Message is): "If they (the pagan) had (only) believed in Allah and walked on the (right) Path, we should certainly have granted (in kindness) to them (the) bountiful rain.
Taqi Usmani
"(And it is also revealed to me) that if they (the people of Makkah) had stood firm on the (right) way, We would have supplied water to them in abundance,
The Monotheist Group
And had they walked on a straight path, We would have provided them with abundant water.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et sʹils se maintenaient dans la bonne direction, Nous les aurions abreuvés, certes dʹune eau abondante,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Eger ew (ên kafir) li ser rê rasterê bibûna Me yê baranek pir bi ser wan de bibaranda û risqê wan berfireh bikira…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En: ʹAls zij op de juiste weg gebleven waren, dan hadden wij hun overvloedig water te drinken gegeven
Hollandaca — Salomo Keyzer
Indien zij den weg der waarheid betreden, zullen wij hen zekerlijk met een overvloedigen regen bevochtigen.
Hollandaca — Siregar
(En Allah zegt:) ʺAls zij op het rechte Pad zouden zijn gebleven, dan zouden Wij hun overvloedig water te drinken gegeven hebben.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И (скажи, о Пророк, своему народу: «Внушено мне откровением от Аллаха, что) если бы они [неверующие джинны и люди] придерживались бы прямоты на пути (Веры и Покорности Аллаху), то Мы [Аллах] напоили бы их водой обильной [[Ибн Аббас сказал, что этот аят был ниспослан, когда курайшиты уже семь лет страдали от засухи.]] [низвели бы обильные дожди],
Rusça — Osmanov
Если бы они (т. е. люди и джинны) были стойки на прямом пути, Мы бы напоили их водой вволю,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
OM DE (som förnekar Oss) hade slagit in på den raka vägen, skulle Vi helt visst ha skänkt dem regn i riklig mängd