← Sureler

Mushaf — 573. Sayfa

‹
/ 604
›
72. Cin Suresi

"Kuşkusuz içimizde müslüman olanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Kim müslüman olursa, işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır."

وَاَنَّا مِنَّا الْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا الْقَاسِطُونَ فَمَنْ اَسْلَمَ فَاُو۬لٰٓئِكَ تَحَرَّوْا رَشَدًا

ve ennā minnā l-muslimūne ve minnā l-ḳāsiTūne fe men esleme fe ulāike teHarrav raşeden

"Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır."

وَاَمَّا الْقَاسِطُونَ فَكَانُوا لِجَهَنَّمَ حَطَبًا

ve emmā l-ḳāsiTūne fe kānū li cehenneme HaTaben

(16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

وَاَنْ لَوِ اسْتَقَامُوا عَلَى الطَّرِيقَةِ لَاَسْقَيْنَاهُمْ مَاءً غَدَقًا لِنَفْتِنَهُمْ فِيهِ وَمَنْ يُعْرِضْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّهِ يَسْلُكْهُ عَذَابًا صَعَدًا

ve en levi steḳāmū ǎlā T-Tarīḳati le esḳaynāhum māen ğadeḳan / li neftinehum fīhi ve men yuǎ'riD ǎn ƶikri rabbihi yeslukhu ǎƶāben Saǎden

"Şüphesiz mescitler, Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin."

وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَدًا

ve enne l-mesācide li (a)llahi fe lā ted'ǔ meǎ (a)llahi eHaden

"Allah'ın kulu (Muhammed), O'na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur'an'ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.

وَاَنَّهُ لَمَّا قَامَ عَبْدُ اللّٰهِ يَدْعُوهُ كَادُوا يَكُونُونَ عَلَيْهِ لِبَدًا

ve ennehu lemmā ḳāme ǎbdu (a)llahi yed'ǔhu kādū yekūnūne ǎleyhi libeden

De ki: "Şüphesiz ben ancak Rabbime ibadet ederim ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam."

قُلْ اِنَّمَٓا اَدْعُوا رَبِّي وَلَا اُشْرِكُ بِهِ اَحَدًا

ḳul innemā ed'ǔ rabbī ve lā uşriku bihi eHaden

De ki: "Şüphesiz ben, size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim."

قُلْ اِنِّي لَا اَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا

ḳul innī lā emliku lekum Derran ve lā raşeden

De ki: "Gerçekten beni Allah'a karşı hiç kimse asla koruyamaz ve yine asla O'ndan başka sığınacak kimse de bulamam."

قُلْ اِنِّي لَنْ يُجِيرَنِي مِنَ اللّٰهِ اَحَدٌ وَلَنْ اَجِدَ مِنْ دُونِهِ مُلْتَحَدًا

ḳul innī len yucīranī mine (a)llahi eHadun ve len ecide min dūnihi multeHaden

"Ancak Allah'tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O'nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır."

اِلَّا بَلَاغًا مِنَ اللّٰهِ وَرِسَالَاتِهِ وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا اَبَدًا

illā belāğan mine (a)llahi ve risālātihi ve men yeǎ'Si (a)llahe ve rasūlehu fe inne lehu nāra cehenneme ḣālidīne fīhā ebeden

Nihayet uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilecekler.

حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ اَضْعَفُ نَاصِرًا وَاَقَلُّ عَدَدًا

Hattā iƶā raev mā yūǎdūne fe se yeǎ'lemūne men eD'ǎfu nāSiran ve eḳallu ǎdeden

De ki: "Sizin uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabbim ona uzun bir süre mi koyacaktır, bilemem."

قُلْ اِنْ اَدْرِٓي اَقَرِيبٌ مَا تُوعَدُونَ اَمْ يَجْعَلُ لَهُ رَبِّي اَمَدًا

ḳul in edrī e ḳarībun mā tūǎdūne em yec'ǎlu lehu rabbī emeden

O, gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez.

عَالِمُ الْغَيْبِ فَلَا يُظْهِرُ عَلٰى غَيْبِهِ اَحَدًا

ǎālimu l-ğaybi fe lā yuZhiru ǎlā ğaybihi eHaden

(27-28) Ancak seçtiği resuller başka. (Onlara bildirir.) Fakat O, Resulün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki resullerin, Rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allah, onların her halini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür.

اِلَّا مَنِ ارْتَضٰى مِنْ رَسُولٍ فَاِنَّهُ يَسْلُكُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِ رَصَدًا لِيَعْلَمَ اَنْ قَدْ اَبْلَغُوا رِسَالَاتِ رَبِّهِمْ وَاَحَاطَ بِمَا لَدَيْهِمْ وَاَحْصٰى كُلَّ شَيْءٍ عَدَدًا

illā meni rteDā min rasūlin fe innehu yesluku min beyni yedeyhi ve min ḣalfihi raSaden / li yeǎ'leme en ḳad ebleğū risālāti rabbihim ve eHāTa bimā ledeyhim ve eHSā kulle şey'in ǎdeden