Mearic Suresi 44. Ayet — Elfaz
(43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.
1خَاشِعَةًḣāşiǎtenkorkuluİsimخ ش عAlçakgönüllü/mütevazı/itaatkar olmak, sessiz ve alçak olmak, gözleri veya sesi kısmak, batış yerinde batmak/neredeyse kaybolmak, tutulmak/uzaklaşmak, zayıflamak, solmak/kurumak, davranışta veya seste veya gözlerde alçakgönüllülük taklidi yapmak, bir şeyi fırlatmak, başı ve vücudu eğmek, korkak olmak.
2اَبْصَارُهُمْebSāruhumgözleriİsim+Zamirب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı
3تَرْهَقُهُمْterheḳuhumonları bürümüşMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibeر ه قYakından takip etmek, kaplamak, aptal olmak, yalan söylemek, yaramaz olmak, dinsiz olmak, acele etmek, yakalamak, ulaşmak, yaklaşmak, yayılmak. Rahaqa - ezmek, acı çektirmek, kötü uygulamalara yönelmek. Rahqun - aptallık, baskı, kötü eğilim. Arhaqa - zor bir görev yüklemek, sıkıntılarla ve zorluklarla üzmek.
5ذٰلِكَƶālikeişte budurİşaret Zamiri
7الَّذِيelleƶīİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
8كَانُواkānūolanMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
9يُوعَدُونَyūǎdūneonlara va'dedilmişMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)