(Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz ayetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.

وَالْبَلَدُ الطَّيِّبُ يَخْرُجُ نَبَاتُهُ بِاِذْنِ رَبِّهِ وَالَّذِي خَبُثَ لَا يَخْرُجُ اِلَّا نَكِدًا كَذٰلِكَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَشْكُرُونَ

ve l-beledu T-Tayyibu yeḣrucu nebātuhu bi iƶni rabbihi ve elleƶī ḣabuṧe lā yeḣrucu illā nekiden ke ƶālike nuSarrifu l-āyāti li ḳavmin yeşkurūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالْبَلَدُve l-beleduب ل دŞehir, kent, ülke, memleket, yurt, toprak, bölge, diyar, yöre, kasaba, vilayetve ülkenin
2الطَّيِّبُT-Tayyibuط ي بİyi, hoş, uygun, yasal olmak. tibna - kadınların kendi özgür iradeleriyle ve size karşı iyi olmaları. tuuba - neşe, mutluluk, imrenilecek bir mutluluk hali. tayyib - iyi/temiz/sağlıklı/nazik/mükemmel/adil/yasal.güzel olan
3يَخْرُجُyeḣrucuخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkar
4نَبَاتُهُnebātuhuن ب تÜretmek (ağaç), filizlenmek, büyümek, filiz vermek (bitki), büyümek (çocuk). Nawaabit - insan veya hayvanların yavruları.bitkisi
5بِاِذْنِbi iƶniا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasretizniyle
6رَبِّهِrabbihiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
7وَالَّذِيve elleƶīolandan ise
8خَبُثَḣabuṧeخ ب ثKötü/iğrenç/tiksindirici/yozlaşmış/şeytani/aldatıcı, hileli/kurnaz/sinsi/açıkgöz, kötü huylu/zararlı, kirli/pis/murdar, ahlaksız/onaylanmayan/nefret edilen/yasadışı/nahoş/suçlu/itaatsiz, en kötü veya en şeytani, kötülük.kötü
9لَا
10يَخْرُجُyeḣrucuخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkmaz
11اِلَّاillābaşka bir şey
12نَكِدًاnekidenن ك دSert olmak, acı verici olmak, isteneni reddetmek, cimri olmak, az suyla az ve dağınık ekim yapmak (çiftlik).yararsız bitkiden
13كَذٰلِكَke ƶālikeişte biz böyle
14نُصَرِّفُnuSarrifuص ر فÇevirmek, saptırmak, önlemek, öne sürmek, ortaya koymak, değiştirmek. sarfun - önleme eylemi. masrifun - sığınılacak yer, sığınak. masruufun - saptırılmış. sarrafa (fiil 2) - açıklamak. tasrif - (rüzgarın) değişimi. insarafa (fiil 7) - yana dönmek.döndürüp açıklarız
15الْاٰيَاتِl-āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetleri
16لِقَوْمٍli ḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir toplum için
17يَشْكُرُونَyeşkurūneش ك رTeşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan.şükreden

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Temiz ülkenin nebatı, Rabbinin izniyle çıkar, çorak yerdense pek az bir mahsul elde edilir. İşte biz, şükreden topluluğa delillerimizi bu çeşit tekrar edip durmadayız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Temiz ülkenin nebatı, Rabbinin izniyle çıkar, çorak yerdense pek az bir mahsul elde edilir. İşte biz, şükreden topluluğa delillerimizi bu çeşit tekrar edip durmadayız.

Adem Uğur

Rabbinin izniyle güzel memleketin bitkisi (güzel) çıkar; kötü olandan ise faydasız bitkiden başka birşey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.

Ahmed Hulusi

Tayyib beldenin nebatı (o beldenin) Rabbinin izni ile (Bi - izni RabbiHİ) çıkar. . . Habisten ise, faydasız olandan başkası çıkmaz. . . İşte böyle, değerlendiren bir kavim için işaretleri evirip çevirip anlatıyoruz.

Ahmet Tekin

Yaratan, yetiştiren Rabbinin bilgisi, planı, iradesi dahilinde verimli toprakların, güzel arazinin bitkisi de güzel biter. Kötü ve verimsiz olan arazide de, faydasız, çer çöpten başka bir şey çıkmaz. İşte biz şükredecek bir kavim için inkârı mümkün olmayan kudreti ve örnek şeriatı anlatan âyetleri çok yönlü açıklıyoruz.

Ahmet Varol

Güzel bir beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Çoraklaşmış olan beldeden ise ancak çok zorlukla (veya yararsız) bitki çıkar. Şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle genişçe açıklarız.

Ali Bulaç

Güzel şehrin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise kavruktan başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz.

Ali Fikri Yavuz

Toprağı verimli olan güzel bir memleketin nebâtı, Rabbinin izniyle çıkar (ve yetişir) fena ve verimsiz olan bir yerin nebâtı ise çıkmaz; çıkan da bir şeye yaramaz. İşte âyetleri, şükredecek bir kavim için böyle açıklarız.

Ali Rıza Safa

Temiz yörenin bitkisi, Efendinin izniyle çıkar. Kötü olandan ise yararsız bitkiden başkası çıkmaz. Şükreden bir toplum için, ayetleri, işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.

Bayraktar Bayraklı

Verimli beldenin bitkisi Rabbinin izni ile çıkar. Çorak olan beldeden ise zararlı bitkiden başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir kavim için ayetleri böyle açıklıyoruz.

Bekir Sadak

Iyi toprak Rabbinin izniyle bitki verir, corak toprak kavruk bitki cikarir. sukredecek millet icin boylece ayetleri yerli yerince aciklariz. *

Celal Yıldırım

(Toprağı verimli) hoş memleketin bitkisi Rabbının izniyle (yeşerip) çıkar. Kötü yerin bitkisi ise işe yaramaz, çıksa da hayırsız çıkar. İşte şükreden bir millet için âyetlerimizi böylece açık seçik bildiririz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Güzel memleketin bitkisi rabbinin izniyle (güzel) çıkar; kötü olandan ise faydasız üründen başka bir şey çıkmaz. İşte biz şükreden bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.

Diyanet İşleri

(Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz ayetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.

Diyanet İşleri (eski)

İyi toprak Rabbinin izniyle bitki verir, çorak toprak kavruk bitki çıkarır. Şükredecek millet için böylece ayetleri yerli yerince açıklarız.

Diyanet Vakfi

Rabbinin izniyle güzel memleketin bitkisi (güzel) çıkar; kötü olandan ise faydasız bitkiden başka birşey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Güzel memleketin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise yararsız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir toplum için âyetleri böyle açıklarız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Güzel memleketin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar. Kötüsünün ise çıkmaz, çıkan da birşeye yaramaz. Biz, şükreden bir topluluğa ayetlerimizi böyle türlü şekillerle açıklıyoruz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hoş memleketin nebatı rabbının izniyle çıkar, fenasının ise çıkmaz, çıkan da bir şey'e yaramaz, şükredecek bir kavm için ayetleri böyle tasrif ederiz

Erhan Aktaş

Toprağı iyi olan beldenin bitkisi, Rabb'inin izni ile verimli olur. Toprağı kötü olan beldenin ürünü verimsiz olur. Şükreden bir kavim için ayetleri böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Toprağı iyi olan beldenin bitkisi, Rabb'inin izni ile verimli olur. Toprağı kötü olan beldenin ürünü verimsiz olur. Şükreden bir kavim için ayetleri böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Toprağı iyi olan beldenin bitkisi, Rabb'inin izni ile verimli olur. Toprağı kötü olan beldenin ürünü verimsiz olur. Şükreden bir kavim için ayetleri böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

Fizilal-il Kuran

Verimli yöre, Allah'ın izni ile, ürünü cömertçe verir. Kıraç yöre ise cılız ürün verir. Biz şükredenler için ayetlerimizi böyle farklı açılardan açıklarız.

Gültekin Onan

Güzel şehrin bitkisi rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise kavruktan başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz.

Hamdi Döndüren

İyi yerin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olan yerinki ise ancak güçlükle ve çok az çıkar. İşte biz âyetleri şükredenler için böyle değişik şekillerde açıklarız.

Hasan Basri Çantay

(Toprağı verimli) güzel memleketin nebatı, Rabbinin izniyle (bol) çıkar. Fena olandan ise faidesi pek az bir şeyden başkası çıkmaz. İşte şükredecek bir kavm için ayetleri böyle çeşidli olarak açıklarız.

Hasib Asutay

İyi (toprağı verimli) olan memleketin bitkisi Rabbinin izniyle (bol) çıkar; kötü olandan ise faydasız bitkiden başka bir şey çıkmaz. (19) İşte biz, şükreden bir toplum için âyetleri böyle açıklıyoruz. (19. Mümin, toprağı verimli olan yere benzer.)

Hayrat Neşriyat

(Toprağı) iyi olan beldeye gelince, onun bitkisi, Rabbinin izniyle, (güzel) çıkar. Kötü olanın ise ancak zor çıkar (çıksa da pek faydası olmaz). Şükredecek bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.

İbni Kesir

İyi ve temiz memleketin bitkisi; Rabbının izniyle çıkar. Kötü olandan ise; faydası çok az olandan başkası çıkmaz. Şükreden bir kavim için ayetleri işte böyle yerli yerince açıklarız.

Mehmet Okuyan

Toprağı iyi olan şehrin bitkisi de Rabbinin izniyle (güzel) çıkar; kötü olanın ise yararsız bitkiden başka bir şeyi çıkmaz. Biz şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle açıklıyoruz.

Muhammed Esed

Bereketli toprak (gibi) ki, onun ekini, Rabbinin izniyle (bolluk içinde) fışkırır; oysa kötü toprağınki ancak cılız bir ekin verir. Şükreden bir topluluk(un yararlanması) için ayetlerimizi işte böyle çok yönlü olarak dile getiriyoruz!

Mustafa İslamoğlu

Ya bereketli toprak! Onun bitkisi, -Rabbinin izniyle- gür ve gümrah olur. Ama kötüyse bir şey yetişmez, yetişse de işe yaramaz. Elindeki nimetin değerini bilen bir topluluk için ayetlerimizi işte böyle çok boyutlu olarak dile getiriyoruz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve temiz bir beldenin ekinleri Rabbinin izniyle çıkar (meydana gelir). Kötüsünün ise çıkmaz. Meğer ki külfetle, (meşakkatle) olsun. İşte Biz âyetleri şükreder bir kavim için böylece tekrar tekrar beyan ederiz.

Ömer Öngüt

Güzel olan beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar, kötü olan beldeden ise faydasız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte biz şükreden bir topluluk için âyetleri böyle açıklıyoruz.

Suat Yıldırım

Toprağı verimli, güzel bir diyarın bitkisi, Rabbinin izniyle yeşerip çıkar.Çorak, verimsiz olan bir yerin bitkisi ise çıkmaz, çıkan da bir şeye yaramaz. İşte şükredecek kimseler için Biz, âyetleri böyle farklı üsluplarla tekrar tekrar açıklarız.

Süleyman Ateş

Güzel olan ülkenin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise yararsız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir toplum için ayetleri böyle döndürüp (tekrar tekrar) açıklarız.

Süleymaniye Vakfı

Verimli toprağın bitkisi Rabbinin izniyle (kolayca) çıkar. Verimsiz toprağın bitkisi ise zar-zor çıkar. Görevlerini yerine getiren bir topluluk için ayetlerimizi değişik açılardan böyle anlatırız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Verimli toprağın bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Verimsiz olanınki ise zar-zor çıkar. Görevlerini yerine getirecek bir topluluk için ayetlerimizi böyle evire çevire anlatıyoruz.

Şaban Piriş

Verimli bölgenin bitkisi Rabbinin izniyle bol çıkar. Verimsiz olandan ise faydası çok az bir şeyden başkası çıkmaz. Şükreden bir toplum için işte ayetleri böyle çeşitli şekillerde açıklıyoruz.

Tefhim-ul Kuran

Güzel şehrin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise kavruktan başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz.

Ümit Şimşek

Verimli beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Çorak beldeden ise birşey çıkmaz, çıksa da güçlükle ve pek az çıkar. Şükreden bir topluluk için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

Güzel ve temiz beldenin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar. Pis ve çorak beldeden ise zararlı bitkiden başkası çıkmaz. Şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle çeşitli şekillerde sergiliyoruz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yaxşı torpaqda bitkilər Rəbbinin izni ilə çox asanlıqla bitər, pis torpaqda isə onlar yalnız çox çətinliklə yetişər. Biz ayələri şükür edən bir qövmə beləcə izah edirik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Təmiz (torpağı münbit) bir məmləkətin bitkiləri Rəbbinin iznilə (bol, vaxtında) çıxar. Pis (torpağı qeyri-münbit) bir məmləkətin bitkiləri isə yalnız çox çətinlikdə (özü də az) yetişər. Biz ayələrimizi (neʼmətlərimizə) şükür edən bir tayfa üçün belə müfəssəl izah edirik.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Der gute Boden bringt mit Gottes Fügung gute Ernte hervor und der schlechte Boten nur eine kümmerliche. So stellen Wir die Zeichen auf vielfältige Weise für dankbare Menschen dar.

Almanca — Der Edle Quran

Und aus dem guten Land kommt sein Pflanzenwuchs mit Allahs Erlaubnis hervor, aus dem schlechten (Land) jedoch kommt (nur) Kümmerliches hervor. So legen Wir die Zeichen verschiedenartig dar für Leute, die dankbar sind.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und die gute Landschaft läßt ihre Pflanzen mit der Zustimmung ihres HERRN sprießen. Doch diejenige (Landschaft), die karg ist, läßt (ihre Pflanzen) nur spärlich sprießen. Solcherart verdeutlichen WIR die Ayat für Menschen, die sich dankbar erweisen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Physically, the rich soil responds favourably to the fertilizing showers of rain and yields, Allah willing, a rich harvest, -and spiritually, the godly soul' and the clean heart respond favourably to the fertilizing religious conviction and yield piety-, whereas rain physically and admonition spiritually evoke no response in both the bad soil and the evil souls. Thus do We orient Our revelations to circumstances and requirements expounding them to people impelled to the feeling of gratitude and gratefulness.

Abdul Haleem

Vegetation comes out of good land in abundance, by the will of its Lord, but out of bad land only scantily: We explain Our Revelations in various ways to those who give thanks.

Abdullah Yusuf Ali

From the land that is clean and good, by the will of its Cherisher, springs up produce, (rich) after its kind: but from the land that is bad, springs up nothing but that which is niggardly: thus do we explain the signs by various (symbols) to those who are grateful.

Abul A'la Maududi

As for the good land, vegetation comes forth in abundance by the command of its Lord, whereas from the bad land, only poor vegetation comes forth. Thus do We expound Our signs in diverse ways for a people who are grateful.

Aisha Bewley

Good land yields up its plants by its Lord’s permission, but that which is bad only yields up scantily. In this way We vary the Signs for people who are thankful.

Al-Hilali & Khan

The vegetation of a good land comes forth (easily) by the Permission of its Lord; and that which is bad, brings forth nothing but (a little) with difficulty. Thus do We explain variously the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) for a people who give thanks.

Ali Quli Qarai

The good land—its vegetation comes out by the permission of its Lord, and as for that which is bad, it does not come out except sparsely. Thus do We paraphrase the signs variously for a people who give thanks.

Amatul Rahman Omar

And (as for) the fertile land, its vegetation comes forth (flourishing and well) by the leave of its Lord, and that (land) which is inferior (its herbage) comes forth but scantily and (that too) defective. That is how We expound (Our) Messages in diverse ways for a people who give thanks.

Arthur John Arberry

And the good land -- its vegetation comes forth by the leave of its Lord, and the corrupt -- it comes forth but scantily. Even so We turn about the signs for a people that are thankful.

Bijan Moeinian

The land which has a rich soil [like a person who has a graceful soul] will produce rich products (by the will of God) while the poor soil [no matter how much rain it gets] will produce nothing of substance. See how I remind the grateful people again and again [so that they reform and purify themselves.]

E. Henry Palmer

And the good land brings forth its vegetation by the permission of its Lord; and that which is vile brings forth naught but scarcity. Thus do we turn about our signs for a people who are grateful.

Edip-Layth

As for the good town, its plants are produced by its Lord's permission, while the inferior land does not produce except very little. It is such that We cite the signs for a people who are thankful.

George Sale

From a good country shall its fruit spring forth abundantly, by the permission of its Lord; but from the land which is bad, it shall not spring forth otherwise than scarcely. Thus do We explain the signs of divine providence unto people who are thankful.

Hamid S. Aziz

And the good land brings forth its vegetation by the permission of its Lord; and that which is vile brings forth naught but sparsity (bad with little good). Thus do We expound Our signs for a people who are grateful.

Mahmoud Ghali

And the good land, its growth comes (Literally: goes out) out by the permission of its Lord, and (as for) that which is wicked, its growth does (i. e., its vegetation) not come (Literally: goes out) out except meagerly. Thus We propound the signs for a people who thank (Us).

Marmaduke Pickthall

As for the good land, its vegetation cometh forth by permission of its Lord; while as for that which is bad, only the useless cometh forth (from it). Thus do We recount the tokens for people who give thanks.

Mohamed Ahmed - Samira

The soil that is good produces (rich) crops by the will of its Lord, and that which is had yields only what is poor. So do We explain Our signs in different ways to people who give thanks.

Muhammad Asad

As for the good land, its vegetation comes forth [in abundance] by its Sustainer's leave, whereas from the bad it comes forth but poorly. Thus do We give many facets to Our messages for [the benefit of] people who are grateful!

Mustafa Khattab

The fertile land produces abundantly by the Will of its Lord, whereas the infertile land hardly produces anything. This is how We vary ˹Our˺ lessons to those who are thankful.

Progressive Muslims

And the good town, its plants are brought forth by its Lord's leave. And for the one that is evil, it does not bring forth except very little. It is such that We cite the revelations for a people who are thankful.

Sahih International

And the good land - its vegetation emerges by permission of its Lord; but that which is bad - nothing emerges except sparsely, with difficulty. Thus do We diversify the signs for a people who are grateful.

Sam Gerrans

And the good land: its vegetation comes forth by the leave of its Lord; and what is bad comes not forth save with difficulty. Thus do We expound the proofs for people who are grateful.

Shabbir Ahmed

The land that has been well prepared springs up rich produce by the Leave of its Lord. The land that has not been well prepared only yields scant vegetation. (Similar is the situation of nations that wish to come back to life. They need reform at the grassroots level). This is how We explain Our verses from various vantage points for those who are grateful to receive such clear Guidance.

Syed Vickar Ahamed

From the land that is clean and good, (and) by the Will of its Cherisher, comes up a crop (rich) after its kind: But from the land that is bad, comes up nothing except that which is meager: Thus We explain the Signs in many (ways) to those who are grateful.

Taqi Usmani

As for a good land, its vegetation comes out with the permission of its Lord. But that which is bad does not grow except what is bad. Thus We alternate the verses in various ways for a people who pay gratitude.

The Monotheist Group

And the good land, its plants are brought forth with the permission of its Lord. And for the one that is bad, it does not bring forth except very little. It is such that We dispatch the signs for a people who are thankful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Le bon pays, sa végétation pousse avec la grâce de son Seigneur; quant au mauvais pays, (sa végétation) ne sort quʹinsuffisamment et difficilement. Ainsi déployons-Nous les enseignements pour des gens reconnaissants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Welatê ku axa wî rind û pak e, bi destûra Xwedayê xwe giyayê xwe baş derdixe, yê ku axa wî pîs e, ji giyayê bêfeyde pê ve tiştekî din dernaxe. Bi vî awayî em ayetên xwe ji bo civateke ku şêkiriya Xwada dikin, ji hev diqetînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En het goede land, daarvan komen de planten met Gods toestemming op, maar van dat wat slecht is komt maar moeizaam iets op. Zo zetten Wij de tekenen uiteen voor mensen die dank betuigen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Op eene goede aarde zullen de vruchten overvloedig voortspruiten, door het verlof van den Heer; doch uit het slechte land zullen zij niet dan schaarsch voortkomen. Zoo verklaren wij de teekenen der goddelijke voorzienigheid aan hen die dankbaar zijn.

Hollandaca — Siregar

En de vruchtbare streek brengt haar gewassen vooit met verlof van haar Heer. En de (streek) die onvruchtbaar is, brengt niets voort dan een schaats gewas. Zo leggen Wij de Tekenen uit aan een volk dat dankbaar is.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И хорошая земля [местность] (она такова, что) (когда выпадает на нее дождь) восходит ее растение с дозволения Господа ее (легко и хорошо), а та (местность), которая плоха, – (растение ее) восходит только скудно (и бесполезно). (Верующий подобен хорошей земле, когда ему приходят аяты Аллаха, он получает от них пользу и совершает благие деяния.) Так [подобно этому] распределяем Мы знамения [доказательства] для людей, которые благодарят (Аллаха) (своей покорностью Ему) (за данные Им блага)!

Rusça — Osmanov

На хорошей земле растения по дозволению ее Господа восходят [обильно], на плохой же земле они восходят скудно. Так Мы разъясняем знамения для благодарных людей.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ur den goda jorden spirar med dess Herres vilja (rik) växtlighet, men den magra bär inte skörd annat än med stor möda. Så förtydligar Vi budskapen för de tacksamma.