Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" dedi.

لَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِهِ فَقَالَ يَاقَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُ اِنِّٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

le ḳad erselnā nūHen ilā ḳavmihi fe ḳāle yā ḳavmi ǎ'budū (a)llahe mā lekum min ilāhin ğayruhu innī eḣāfu ǎleykum ǎƶābe yevmin ǎZīmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَقَدْle ḳadandolsun
2اَرْسَلْنَاerselnāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegönderdik
3نُوحًاnūHenن و حNuh'u
4اِلٰىilā
5قَوْمِهِḳavmihiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmine
6فَقَالَfe ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
7يَاقَوْمِyā ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhEY/HEY/AH kavmim
8اعْبُدُواǎ'budūع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkulluk edin
9اللّٰهَ(a)llaheAllah'a
10مَاyoktur
11لَكُمْlekumsizin
12مِنْminhiçbir
13اِلٰهٍilāhinا ل هhizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var olan her şeyin özünü kapsayan birlikilahınız
14غَيْرُهُğayruhuغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.O'ndan başka
15اِنِّٓيinnīdoğrusu ben
16اَخَافُeḣāfuخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakkorkuyorum
17عَلَيْكُمْǎleykumsize
18عَذَابَǎƶābeع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabın(ın inmesin)den
19يَوْمٍyevminي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecibir günün
20عَظِيمٍǎZīminع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki Nûh'u, kavmine peygamber olarak gönderdik de ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yoktur. Şüphe yok ki ben, büyük bir günün azâbına uğrayacağınızdan korkuyorum.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki Nûhʼu, kavmine peygamber olarak gönderdik de ey kavmim dedi, Allahʼa kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yoktur. Şüphe yok ki ben, büyük bir günün azâbına uğrayacağınızdan korkuyorum.

Adem Uğur

Andolsun ki Nuh'u elçi olarak kavmine gönderdik. Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki, Nuh'u halkına irsal ettik de: "Ey kavmim. . . Allah'a kulluk edin. . . O'nun gayrı bir ilahınız yoktur. . . Muhakkak ki ben, size gelip çatacak aziym sürecin azabından korkuyorum" dedi.

Ahmet Tekin

Andolsun ki, Nûh’u özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasul olarak kavmine gönderdik. Nuh: 'Ey kavmim, Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin. Sizin ondan başka tanrınız yoktur. Ben sizin adınıza, büyük bir günün azâbından korkuyorum.' dedi.

Ahmet Varol

Biz Nuh'u kavmine gönderdik. O da: 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum' dedi.

Ali Bulaç

Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine (toplumuna) gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım."

Ali Fikri Yavuz

Andolsun, biz Nûh’u Peygamber (olarak kavmine) gönderdik de o, şöyle dedi: “- Ey kavmim! Allah’a ibadet ve itaat edin. Sizin için ondan başka bir ilâh yoktur. Ben, üzerinize gelecek çok büyük bir günün azâbından hakikaten korkuyorum.”

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, Nuh'u, kendi toplumuna gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a hizmet edin. Sizin için, O'ndan başka Tanrı yoktur. Aslında, sizin için, Büyük Gün'ün cezasından korkarım!"

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, Nuh'u kavmine gönderdik; "Ey kavmim!" dedi, "Allah'a kulluk ediniz, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, size büyük bir günün azabının inmesinden korkuyorum."

Bekir Sadak

And olsun ki Nuh'u milletine gonderdik. «Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan baska tanriniz yoktur; dogrusu sizin icin buyuk gunun azabindan korkuyorum» dedi.

Celal Yıldırım

And olsun ki Nuh'u, kavmine peygamber olarak gönderdik ; ey kavmim, dedi. Allah'a ibâdet edin. Sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben üzerinize büyük bir günün azabının (inmesinden) endişe duyuyorum.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Andolsun ki Nûh’u elçi olarak kavmine gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin; sizin O’ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, üzerinize gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.”

Diyanet İşleri

Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki Nuh'u milletine gönderdik. 'Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur; doğrusu sizin için büyük günün azabından korkuyorum' dedi.

Diyanet Vakfi

Andolsun ki Nuh'u elçi olarak kavmine gönderdik. Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun ki Nûh'u elçi olarak kavmine gönderdik de dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. O da varıp: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Gerçekten ben, üzerinize büyük bir günün azabının inmesinden korkuyorum." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalım hakkiçün Nuhu kavmine Resul gönderdik, vardı da ey kavmim! Dedi: Allaha kulluk edin, ondan başka bir ilahiniz daha yoktur, cidden ben üzerinize büyük bir günün azabı inmesinden korkuyorum

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Biz, Nuh'u halkına gönderdik. "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur; kuşkusuz ben, sizin için o büyük günün azabından korkuyorum." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki Biz, Nuh'u halkına gönderdik. "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur; kuşkusuz ben, sizin için o büyük günün azabından korkuyorum." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki Biz, Nuh'u toplumuna gönderdik. "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur; kuşkusuz ben, sizin için o büyük günün azabından korkuyorum." dedi.

Fizilal-il Kuran

Nuh'u soydaşlarına peygamber olarak gönderdik. Onlara dedi ki: «Ey soydaşlarım, Allah'a kulluk ediniz, O'ndan başka bir ilâhınız yoktur, sizin hesabınıza büyük günün azabından korkuyorum.»

Gültekin Onan

Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim, Tanrı'ya kulluk edin, sizin ondan başka Tanrınız yoktur. Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım."

Hamdi Döndüren

Biz Nuh’u kavmine elçi olarak göndermiştik. O dedi ki: “Ey kavmim, Allah’a ibadet edin, sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Çünkü ben üstünüze büyük bir günde azap gelmesinden korkuyorum!”

Hasan Basri Çantay

Andolsun, Nuhu kavmine peygamber gönderdik de: "Ey kavmim, dedi, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. Ben büyük bir günün üstünüze (gelecek) azabından cidden korkuyorum".

Hasib Asutay

Andolsun ki, Nuh'u kavmine (peygamber olarak) gönderdik. Dedi ki: 'Ey kavmim! Allah 'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Doğrusu sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.'

Hayrat Neşriyat

Şânım hakkı için, Nûh’u kavmine (peygamber olarak) gönderdik; bunun üzerine(onlara) dedi ki: 'Ey kavmim! Allah’a ibâdet edin; sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur! Şübhesiz ki ben, sizin üzerinize büyük bir günün azâbından korkuyorum!'

İbni Kesir

Andolsun ki; Nuh'u kavmine gönderdik de; Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım, dedi.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Nuh’u elçi olarak kavmine biz göndermiştik de “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Sizin için O’ndan başka ilah yoktur. Şüphesiz ki üzerinize gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum!” demişti.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Biz Nuhu kendi toplumuna gönderdik: "Ey kavmim!" dedi, "yalnızca Allaha kulluk edin: Ondan başka tanrınız yok çünkü. Doğrusu, dehşet ve azabıyla büyük bir Günün gelip sizi bulmasından korkuyorum ben!"

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz Nuh'u kendi toplumuna göndermiştik. Dedi ki: "Ey kavmim! Yalnızca Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yok. Kuşkusuz ben, korkunç bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum."

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, Nûh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Muhakkak ki, ben sizin üzerinize büyük bir günün azabından korkuyorum.»

Ömer Öngüt

Andolsun ki Nuh'u kavmine gönderdik. “Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka ilâhınız yoktur. Doğrusu ben üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum. ” dedi.

Suat Yıldırım

Celalim hakkı için, Biz Nûh’u resul olarak halkına gönderdik. "Ey halkım!" dedi, "Yalnız Allah’a ibadet edin. Ondan başka tanrınız yoktur. Bunu yapmazsanız, korkarım ki müthiş bir günün azabı tepenize inecektir."

Süleyman Ateş

Andolsun Nuh'u kavmine gönderdik: "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, size büyük bir günün azabın(ın inmesin)den korkuyorum."

Süleymaniye Vakfı

Nuh'u halkına elçi gönderdik. Onlara şöyle dedi: "Ey halkım! Allah'a kulluk edin; sizin ondan başka ilahınız yoktur. Ben, size azametli bir günün azabının gelmesinden korkuyorum."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nuh'u halkına elçi göndermiştik. Onlara şöyle demişti: "Ey halkım! Allah'a kul olun; sizin başka ilahınız yoktur. Ben başınıza zor bir günün azabının gelmesinden korkuyorum."

Şaban Piriş

Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. O da kavmine dedi ki: -Ey kavmim, Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Ben, büyük bir günün azabının başınıza gelmesinden korkarım!

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz Nuh'u kendi kavmine (toplumuna) gönderdik. Dedi ki: «Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım.»

Ümit Şimşek

And olsun, Biz Nuh'u da kavmine peygamber göndermiştik. O da 'Ey kavmim,' dedi. 'Yalnız Allah'a kulluk edin; çünkü sizin ondan başka tanrınız yoktur. Aksi takdirde başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım.'

Yaşar Nuri Öztürk

Andolsun ki biz, Nuh'u toplumuna gönderdik de o şöyle dedi: "Ey toplumum! Allah'a kulluk ve ibadet edin. Sizin ondan başka tanrınız yok. Üstünüze çok büyük bir azabın inmesinden korkuyorum."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz Nuhu öz xalqına elçi göndərdik. O dedi: “Ey qövmüm! Allaha ibadət edin. Sizin Ondan başqa məbudunuz yoxdur. Mən sizə üz verəcək Böyük günün əzabından qorxuram”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz Nuhu öz tayfasına (peyğəmbər) göndərdik. O dedi: ″Ey camaatım! Allaha ibadət edin. Sizin Ondan başqa heç bir tanrınız yoxdur. Mən (müsibəti) böyük günün (qiyamət gününün) sizə üz verəcək əzabından qorxuram!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben Noah zu seinem Volk entsandt. Er sprach: ʺIhr Menschen! Verehrt Gott! Ihr habt außer Ihm keinen Herrn. Ich fürchte für euch die Strafe des Großen Tages.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Wir sandten doch bereits Nuh zu seinem Volk, und da sagte er: ʺO mein Volk, dient Allah! Keinen Gott habt ihr außer Ihm. Gewiß, ich fürchte für euch die Strafe eines gewaltigen Tages.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Wir entsandten Noah zu seinem Volk, und er sagte: ʺO mein Volk, dient Allah; ihr habt keinen anderen Gott außer Ihm. Wahrlich, ich fürchte für euch die Strafe eines großen Tages.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, bereits haben WIR Nuh zu seinen Leuten entsandt, dann sagte er: ʺMeine Leute! Dient ALLAH! Ihr habt keinen Gott außer Ihm. Ich fürchte für 1 euch die Peinigung eines gewaltigen Tages.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We send Nuh to his people to prevail upon them to recognize Allah. He said: "O my people worship Allah and adore Him with appropriate acts and rites; you have no Ilah but Him! "I fear for you an immense. punishment on a Momentous Day".

Abdul Haleem

We sent Noah to his people. He said, ‘My people, serve God: you have no god other than Him. I fear for you the punishment of a fearsome Day!’

Abdullah Yusuf Ali

We sent Noah to his people. He said: "O my people! worship Allah! ye have no other god but Him. I fear for you the punishment of a dreadful day!

Abul A'la Maududi

Indeed We sent forth Noah to his people and he said: '0 my people! Serve Allah, you have no other god than Him Indeed I fear for you the chastisement of an awesome Day.'

Aisha Bewley

We sent Nuh to his people and he said, ‘My people, worship Allah! You have no other god than Him. I fear for you the punishment of a dreadful Day.’

Al-Hilali & Khan

Indeed, We sent Nûh (Noah) to his people and he said: "O my people! Worship Allâh! You have no other Ilâh (God) but Him. (Lâ ilâha illallâh: none has the right to be worshipped but Allâh). Certainly, I fear for you the torment of a Great Day!"

Ali Quli Qarai

Certainly We sent Noah to his people. He said, ‘O my people, worship Allah! You have no other god besides Him. Indeed I fear for you the punishment of a tremendous day.’

Amatul Rahman Omar

We sent Noah to his people and he said, `O my people! worship Allâh, there is no One worthy of worship for you other than He. Surely, I fear lest there should befall you the punishment of an awful Day.'

Arthur John Arberry

And We sent Noah to his people; and he said, 'O my people, serve God! You have no god other' than He; truly, I fear for you the chastisement of a dreadful day. '

Bijan Moeinian

I send Noah [like a rain to a poor land explained in vs. to his people. He said: "My people, worship and obey only the Lord as there is no other God. I hate to see you being sentenced to an awful punishment on that somber Day of Judgment."

E. Henry Palmer

We did send Noah unto his people, and he said, 'O my people! serve God, ye have no god but Him; verily, I fear for you the torment of the mighty day. '

Edip-Layth

We have sent Noah to his people, so he said, "My people, serve God, you have no god besides Him. I fear for you the retribution of a great day!"

George Sale

We formerly sent Noah unto his people: And he said, O my people, worship God: Ye have no other God than Him. Verily I fear for you the punishment of the great day.

Hamid S. Aziz

We did send Noah unto his people, and he said, "O my people I serve Allah; you have no God but Him; verily, I fear for you the torment of the mighty (awful) Day. "

Mahmoud Ghali

Indeed We have already sent N?h to his people; so he said "O my people! Worship Allah. In no way do you have any god other than He. Surely I fear for you the torment of a tremendous Day."

Marmaduke Pickthall

We sent Noah (of old) unto his people, and he said: O my people! Serve Allah. Ye have no other Allah save Him. Lo! I fear for you the retribution of an Awful Day.

Mohamed Ahmed - Samira

We sent Noah to his people, and he said: "O people worship God; you have no other god but He; for I fear the retribution of the great Day may fall on you. "

Muhammad Asad

INDEED, We sent forth Noah unto his people, and he said: "O my people! Worship God alone: you have no deity other than Him. Verily, I fear lest suffering befall you on an awesome Day!"

Mustafa Khattab

Indeed, We sent Noah to his people. He said, "O my people! Worship Allah—you have no other god except Him. I truly fear for you the torment of a tremendous Day."

Progressive Muslims

We have sent Noah to his people, so he said: "My people, serve God, you have no god besides Him. I fear for you the retribution of a great Day!"

Sahih International

We had certainly sent Noah to his people, and he said, "O my people, worship Allah ; you have no deity other than Him. Indeed, I fear for you the punishment of a tremendous Day.

Sam Gerrans

We sent Noah to his people, and he said: “O my people: serve God; you have no god but He; I fear for you the punishment of a tremendous day.”

Shabbir Ahmed

(Now, We give you a brief resume of the previous Prophets and their nations for you to draw lessons). We sent Noah to his people. He said, " O My people! Serve Allah. You have no other god beside Him. (If you reform not) I fear for you the retribution of an awesome day."

Syed Vickar Ahamed

Indeed, We sent Nuh (Noah) to his people, he said: "O my people! Worship Allah! You have no other god except Him. Truly, I fear for you the punishment of an awful Day!"

Taqi Usmani

Surely We sent NūH to his people. So he said, "O my people, worship Allah. You have no god other than Him. I fear for you the punishment of a great Day."

The Monotheist Group

We had sent Noah to his people, so he said: "My people, serve God, you have no god besides Him. I fear for you the retribution of a great Day!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous avons envoyé Noé vers son peuple. Il dit: ʺO mon peuple, adorez Allah. Pour vous, pas dʹautre divinité que Lui. Je crains pour vous le châtiment dʹun jour terribleʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, Me Nûh ji qewmê wî re şand, got: Ey gelê min! Xwedê bihebînin. Ji Wî pê ve ji bo we tu îlah nîn in. Bêguman ez ji ezabê rojeke mezin ditirsim ku bi ser we de bê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben Noeh tot zijn volk gezonden en hij zei: ʺMijn volk! Dient God; jullie hebben geen andere god dan Hem. Ik vrees voor jullie de bestraffing op een geweldige dag.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij zonden vroeger Noach tot zijn volk en hij zeide: O mijn volk! bid God aan, gij hebt geen anderen God dan hem. Waarlijk ik vrees voor u de straf van den grooten dag.

Hollandaca — Siregar

Voorzeker, Wij zonden Nôeh tot zijn volk en hij zei: ʺO mijn volk, aanbidt Allah, er is voor jullie geen god dan Hij: voorwaar, ik vrees voor jullie de bestraffing van een geweldige Dag.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Уже (раньше) Мы послали (пророка) Нуха к его народу, и сказал он [Нух]: «О, народ мой! Поклоняйтесь (только одному) Аллаху, (ведь) нет для вас другого бога, кроме Него! (Ведь) поистине, я боюсь за вас (что постигнет вас) наказание дня великого [что вы будете ввергнуты в Ад в День Суда]».

Rusça — Osmanov

Задолго до вас Мы послали Нуха к его народу, и он сказал: ʺО мой народ! Поклоняйтесь Аллаху, нет у вас другого Бога, помимо Него. Воистину, я опасаюсь, что вас накажут в великий (т. е. Судный) деньʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

SE, VI sände Noa till hans folk och han sade: ʺDyrka Gud, mitt folk - ni har ingen annan gud än Honom! Jag bävar för det straff (som annars skall drabba) er en Dag av svåraste vånda.ʺ