A'raf Suresi 49. Ayet — Elfaz
"Sizin, 'Allah bunları rahmete erdirmez' diye yemin ettikleriniz şunlar mı?" (Sonra cennetliklere dönerek) "Haydi, girin cennete. Size korku yok. Siz üzülecek de değilsiniz" derler.
1اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِe hā'ulā'ibunlar mıydı?Soru Eki+İşaret Zamiri
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3اَقْسَمْتُمْeḳsemtumyemin ettiğinizMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıق س مBölmek, düzenlemek, ayırmak, pay etmek, dağıtmak. Qasamun - yemin. Qismatun - bölme, ayrım, bölüştürme, pay etme. Maqsumun - bölünmüş/belirgin. Muqassimun (fiil 2) - yemin eden, pay eden kişi. Qasama (fiil 3) - yemin etmek. Aqsama (fiil 4) - yemin etmek. Taqasama (fiil 6) - birbirine yemin etmek. Muqtasimun (fiil 8) - bölen kişi. Istaqsama (fiil 10) - kura çekmek. Tastaqsimu - bölüşüm ararsın.
4لَاlāHarf-i Nefi
5يَنَالُهُمُyenāluhumuonları erdirmeyecek diyeMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibن ي لElde etmek/tedarik etmek, almak, ulaşmak, erişmek, önem arz etmek
6اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
8اُدْخُلُواdḣulūgirinEmir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmak
9الْجَنَّةَl-cennetecenneteMarife (Belirlilik Takısı)+Özel İsimج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık
10لَاlāyokturHarf-i Nefi
12عَلَيْكُمْǎleykumartık sizeHarf-i Cer+Zamir
13وَلَاve lāve değilsinizBağlaç+Harf-i Nefi
14اَنْتُمْentumsizZamir
15تَحْزَنُونَteHzenūneüzülecek deMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabح ز نÜzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için) yürüyüşünün düzensiz olması veya binilmesi kolay olmaması, ince ve yakınmalı bir sesle okumak veya ezberden söylemek, insanlara karşı kabalık kullanmak, acı/keder/üzüntü ifade etmek.