← Meal sayfasına dön

A'raf Suresi 169. Ayet — Elfaz

Tefsirler

Derken, onların ardından yerlerine Kitab'a (Tevrat'a) varis olan (kötü) bir nesil geldi. Şu geçici dünyanın değersiz malını alır ve "(nasıl olsa) biz bağışlanacağız" derlerdi. Kendilerine benzeri bir mal gelse onu da alırlar. Allah hakkında, gerçek dışında bir şey söylemeyeceklerine dair onlardan Kitap'ta söz alınmamış mıydı? Onun içindekileri okumamışlar mıydı? Halbuki, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hiç düşünmüyor musunuz?

2مِنْminHarf-i Cer
9هٰذَاhāƶāşuİşaret Zamiri
10الْاَدْنٰىl-ednāalçak(dünyan)ınMarife (Belirlilik Takısı)+İsimد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmak
12سَيُغْفَرُse yuğferu(nasıl olsa) bağışlanacağızGelecek Zaman Eki+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek
13لَنَاlenābizHarf-i Cer+Zamir
14وَاِنْve inve eğerHaliye Edatı+Şart Edatı
19اَلَمْe lemSoru Eki+Harf-i Nefi
21عَلَيْهِمْǎleyhimkendilerindenHarf-i Cer+Zamir
22مِيثَاقُmīṧāḳumisak (söz)İsimو ث قBirine güvenmek, dayanmak, bağlanmak.
24اَنْendiyeMasdar Harfi
25لَاlāHarf-i Nefi
27عَلَىǎlāhakkındaHarf-i Cer
28اللّٰهِ(a)llahiAllahLafza-i Celal
29اِلَّاillābaşkasınıHasr Edatı
31وَدَرَسُواve derasūve öğrenmediler mi?Haliye Edatı+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibد ر سÇalışmak, okumak, dikkatle okumak, kaybolmak (iz), silmek, ortadan kaldırmak, öğretmek
32مَاmāİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
33فِيهِfīhionun içindekiniHarf-i Cer+Zamir
34وَالدَّارُve d-dāruve yurduİsti'nafiye Edatı+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimد و رDönmek, devretmek, dolaşmak
35الْاٰخِرَةُl-āḣiratuÂhiretMarife (Belirlilik Takısı)+Sıfatا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım
37لِلَّذِينَli(e)lleƶīneHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
39اَفَلَاe fe lāSoru Eki+Zaid Harf+Harf-i Nefi
40تَعْقِلُونَteǎ'ḳilūnedüşünmüyor musunuz?Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabع ق لBağlamak, alıkoymak, akıllı olmak, bilge olmak, anlamak, birisi için kan bedeli ödemek, bir dağın zirvesine tırmanmak, anlayış kullanmak, sakınmak.