A'raf Suresi 165. Ayet — Elfaz
Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir azapla yakaladık.
1فَلَمَّاfe lemmāne zaman kiİsti'nafiye Edatı+Zaman Zarfı
2نَسُواnesūonlar unuttularMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmak
3مَاmāşeyiİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4ذُكِّرُواƶukkirūhatırlatılanMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermek
5بِهِbihikendilerineHarf-i Cer+Zamir
6اَنْجَيْنَاenceynābiz de kurtardıkMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · İf'âl Bâbıن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.
7الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleriİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
8يَنْهَوْنَyenhevnemeneden(leri)Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibن ه يEngellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmak
9عَنِǎni-tenHarf-i Cer
10السُّوءِs-sū'ikötülük-Marife (Belirlilik Takısı)+İsimس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek
11وَاَخَذْنَاve eḣaƶnāve yakaladıkBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek
12الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleriİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
13ظَلَمُواZelemūzulmeden(leri)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak
14بِعَذَابٍbi ǎƶābinbir azab ileHarf-i Cer+İsimع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12
16بِمَاbimāyüzündenHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
17كَانُواkānūMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
18يَفْسُقُونَyefsuḳūneyoldan çıkmalarıMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibف س قİtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak.