Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir azapla yakaladık.

فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِهِ اَنْجَيْنَا الَّذِينَ يَنْهَوْنَ عَنِ السُّوءِ وَاَخَذْنَا الَّذِينَ ظَلَمُوا بِعَذَابٍ بَـِٔيسٍ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ

fe lemmā nesū mā ƶukkirū bihi enceynā (e)lleƶīne yenhevne ǎni s-sū'i ve eḣaƶnā (e)lleƶīne Zelemū bi ǎƶābin beīsin bimā kānū yefsuḳūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَمَّاfe lemmāne zaman ki
2نَسُواnesūن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmakonlar unuttular
3مَاşeyi
4ذُكِّرُواƶukkirūذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekhatırlatılan
5بِهِbihikendilerine
6اَنْجَيْنَاenceynāن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.biz de kurtardık
7الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
8يَنْهَوْنَyenhevneن ه يEngellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmakmeneden(leri)
9عَنِǎni-ten
10السُّوءِs-sū'iس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkötülük-
11وَاَخَذْنَاve eḣaƶnāا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekve yakaladık
12الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
13ظَلَمُواZelemūظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulmeden(leri)
14بِعَذَابٍbi ǎƶābinع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab ile
15بَـِٔيسٍbeīsinب ا سGüçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlıkçetin
16بِمَاbimāyüzünden
17كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
18يَفْسُقُونَyefsuḳūneف س قİtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak.yoldan çıkmaları

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Öğütçülerin öğütlerini unuttukları zaman biz de, onları kötülükten nehyedenleri kurtardık, zulmedenleriyse, emirden çıktıkları için pek şiddetli bir azâba uğrattık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Öğütçülerin öğütlerini unuttukları zaman biz de, onları kötülükten nehyedenleri kurtardık, zulmedenleriyse, emirden çıktıkları için pek şiddetli bir azâba uğrattık.

Adem Uğur

Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca, biz de kötülükten men edenleri kurtardık, zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü şiddetli bir azap ile yakaladık.

Ahmed Hulusi

Kendilerine yapılan öğütleri unuttuklarında; kötülükten engellemeye çalışanları kurtardık; zulmedenleri ise yapmakta oldukları yanlış işler dolayısıyla, çetin bir azaba düşürdük!

Ahmet Tekin

Onlar kendilerine yapılan bunca tebliği, nasihati unutunca, biz de kötülüğü, suçu, bunların sözcülüğünü, savunuculuğunu önleyip yasaklayarak kamu düzenini, kamu güvenliğini sağlayan yöneticileri sorumluluktan kurtardık. Zulmedenleri, haksızlık edenleri de Hak dinin kurallarının dışına çıkmaları, doğru ve mantıklı düşünmeyi terketmeleri, işlemekte oldukları günah ve isyanları dolayısıyla şiddetli bir azâba uğrattık.

Ahmet Varol

Onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında kötülükten sakındıranları kurtardık; zulmedenleri de yoldan çıkmalarına karşılık çok çetin bir azap ile yakaladık.

Ali Bulaç

Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında ise, biz de kötülükten sakındıranları kurtardık. Zulmedenleri yaptıkları fısk dolayısıyla pek zorlu bir azab ile yakaladık.

Ali Fikri Yavuz

Artık o avcılar, edilen nasihatleri unutunca, biz de kötülükten alıkoyanları kurtardık, zulmedenleri ise, çıkardıkları fesadlar yüzünden şiddetli bir azab ile yakaladık.

Ali Rıza Safa

Sonunda, kendilerine verilen öğretiyi unuttuklarında, kötülüğü yasaklayanları kurtardık. Haksızlık yapanları da yoldan çıktıkları için zorlu bir cezayla yakaladık.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine verilen öğüdü unuttuklarında, kötülükten alıkoyanları kurtarıp, zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden dolayı şiddetli bir azap ile cezalandırdık.

Bekir Sadak

Kendilerine yapilan ogutleri unutunca, Biz fenaliktan menedenleri kurtardik ve zalimleri, Allah' a karsi gelmelerinden oturu siddetli azaba ugrattik.

Celal Yıldırım

Ne vakit ki kendilerine yapılan uyarı ve öğüdü unuttular; kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık ; baş kaldırıp haksızlığa devam edenleri —ilâhî sınırları aşmaları sebebiyle— şiddetli bir azaba uğrattık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İşte böylece onlar kendilerine yapılan uyarıları göz ardı edince biz de kötülüğü önlemeye çalışanları kurtardık, haksızlığa sapanları da yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü dehşetli bir azap ile cezalandırdık.

Diyanet İşleri

Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir azapla yakaladık.

Diyanet İşleri (eski)

Kendilerine yapılan öğütleri unutunca, Biz fenalıktan menedenleri kurtardık ve zalimleri, Allah'a karşı gelmelerinden ötürü şiddetli azaba uğrattık.

Diyanet Vakfi

Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca, biz de kötülükten men edenleri kurtardık, zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü şiddetli bir azap ile yakaladık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar yapılan bunca nasihatı unuttukları zaman, o kötülükten sakındıranları kurtardık, o zalimleri de fena hareketlerinden dolayı şiddetli bir azaba uğrattık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerine yapılan nasihatları unuttukları vakit, o kötülükten alıkoyanları kurtarıp zulmedenleri de yaptıkları kötülükler sebebiyle şiddetli bir azaba uğrattık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktaki artık edilen nasıhatleri unuttular, o kötülükten nehy edenleri necata çıkarıb o zulm edenleri yaptıkları fısklar sebebiyle şiddetli bir azaba giriftar ettik

Erhan Aktaş

Ne zaman ki onlar, yapılan öğüdü umursamadılar, Biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık, zulmedenleri, fasıklık yapmaları nedeniyle çetin bir azapla cezalandırdık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ne zaman ki onlar, yapılan öğüdü umursamadılar, Biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık, zulmedenleri, fasıklık yapmaları nedeniyle çetin bir azapla cezalandırdık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ne zaman ki onlar, yapılan öğüdü umursamadılar, Biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık, zulmedenleri, fasıklık yapmaları nedeniyle çetin bir azapla cezalandırdık.

Fizilal-il Kuran

Onlar kendilerine yapılan hatırlatmaları unutunca kötülükten sakındıranları kurtardık ve zalimleri, yoldan çıkmışlıkları yüzünden ağır bir azaba uğrattık.

Gültekin Onan

Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında ise, biz de kötülükten sakındıranları kurtardık. Zulmedenleri fasık oldukları için pek zorlu bir azab ile yakaladık.

Hamdi Döndüren

Onlar kendilerine verilen öğüdü unutunca, biz de kötülükten alıkoyanları kurtardık. (İsyan ederek) zulmedenleri ise, itaatten çıkmaları yüzünden şiddetli bir azapla yakaladık.

Hasan Basri Çantay

Vaktaki onlar artık edilen va'zları unutdular: Biz de kötülükden vaz geçirmekde sebat edenleri selamete çıkardık. Zulmedenleri ise yapmakda oldukları Asıklar yüzünden şiddetli bir azab ile yakaladık.

Hasib Asutay

Ne zaman ki (onlar) kendilerine yapılan uyarıları unuttular, biz de kötülükten sakındıranları kurtardık; zulmedenleri de yoldan çıkmaları yüzünden çetin bir azap ile yakaladık.

Hayrat Neşriyat

Artık ne zaman ki (onlar) kendilerine yapılan nasîhatleri unuttular, (biz de)kötülükten yasaklayanları kurtardık; zulmedenleri de isyân etmekte olduklarından dolayı şiddetli bir azâb ile yakaladık!

İbni Kesir

Onlar, kendilerine verilen öğüdü unutunca; Biz, kötülükden men'edenleri kurtardık, zulmedenleri ise fasıklık eder oldukları için şiddetli bir azab ile yakaladık.

Mehmet Okuyan

Kendilerine yapılan uyarıları unutunca, kötülükten engelleyenleri kurtarmış, haksızlık edenleri de yapmakta oldukları kötülükler nedeniyle çok kötü bir azaba çarptırmıştık.

Muhammed Esed

Ve böylece, o (günahkarlar) kendilerine yapılan bütün uyarıları bir kenara atınca, Biz de, kötü eylemleri önlemeye çalışan (bu) kimseleri kurtardık; kötülük yapmaya eğilimli olanları yaptıkları bütün o uygunsuz işlerden ötürü çok ağır bir azapla tepeledik;

Mustafa İslamoğlu

Ve o (sapkınlar) kendilerine yapılan tüm uyarıları kulak ardı edince, Biz de kötülüğe engel olmaya çalışan (bu) kimseleri kurtardık; ve kendilerine kötülük eden kimseleri yoldan çıkmalarından dolayı kahredici bir azabın pençesine mahkum ettik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki onlar hatırlandırıldıklarını unuttular, kötülükten nehyedenleri necâta nâil ettik ve zulmedenleri de yapar oldukları fısklar sebebiyle şiddetli bir azap ile yakaladık.

Ömer Öngüt

Onlar kendilerine verilen öğüdü unutunca, biz de kötülükten men edenleri kurtardık, zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden dolayı şiddetli bir azap ile yakaladık.

Suat Yıldırım

(165-166) Kendilerine verilen öğütleri ve uyarıları kulak ardı edip onları bir tarafa bırakınca, içlerinden kötülükleri önlemeye çalışanları kurtarıp o zalimleri fâsıklıkları yüzünden şiddetli bir azaba uğrattık. Şöyle ki: Onlar serkeşlik edip yasakları çiğnemekte ısrar edince onlara: "Hor ve hakir maymunlar haline gelin!" diye emrettik.

Süleyman Ateş

Ne zaman ki onlar, kendilerine hatırlatılanı unuttular, biz de kötülükten menedenleri kurtardık; zulmedenleri de, yoldan çıkmaları yüzünden çetin bir azab ile yakaladık.

Süleymaniye Vakfı

Onlar kendilerine hatırlatılan bilgileri unutunca biz de kötülükten sakındıranları kurtardık. Yanlış yapanları ise yoldan çıkmalarına karşılık çetin bir azaba çarptırdık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ne zaman ki kendilerine verilen öğüdü dikkate almadılar, kötülüğe karşı mücadele verenleri kurtardık. O yanlışı yapanları da yoldan çıkmalarına karşılık kötü bir azaba çarptırdık.

Şaban Piriş

Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, kötülükten men edenleri kurtarıp, zalimleri fasıklık yapmaları sebebiyle çok kötü bir ceza ile yakaladık.

Tefhim-ul Kuran

Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında ise, biz de kötülükten sakındıranları kurtardık. Zulme sapanları yaptıkları fısk dolayısıyla pek zorlu bir azab ile yakalayıverdik.

Ümit Şimşek

Onlar kendilerine verilen öğütü unuttuklarında, Biz de kötülükten sakındıranları kurtardık; zulmedenleri ise, yoldan çıkmaktaki ısrarları yüzünden, şiddetli bir azapla yakaladık.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerine verilen öğüdü unuttuklarında, kötülükten alıkoyanları kurtarıp zulme sapanları, yoldan çıkmalarından ötürü, acı bir azapla yakalayıverdik.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar özlərinə edilmiş xəbərdarlığı unutduqları zaman Biz pis əməlləri qadağan edən kimsələri xilas etdik, haqsızlıq edənləri isə itaətdən çıxdıqlarına görə dəhşətli bir əzabla yaxaladıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (balıq ovlayanlar) özlərinə verilən öyüdü unutduqları zaman Biz də (onları) pislikdən çəkindirinlərə nicat verdik, zülm edənləri isə itaətdən çıxdıqları, günah içlədikləri üçün şiddətli bir əzabla məhv etdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als sie die Ermahnung mißachteten und so taten, als hätten sie sie vergessen, retteten Wir die Guten, die von üblen Taten abrieten, und erlegten den Ungerechten wegen der begangenen Frevel eine qualvolle Strafe auf.

Almanca — Der Edle Quran

Und als sie vergessen hatten, womit sie ermahnt worden waren, retteten Wir diejenigen, die das Böse verboten, und ergriffen diejenigen, die Unrecht taten, mit schlimmer Strafe dafür, daß sie zu freveln pflegten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und als sie das vergaßen, womit sie ermahnt worden waren, da retteten Wir jene, die das Böse verhindert hatten, und erfaßten die Ungerechten mit peinlicher Strafe, weil sie gefrevelt hatten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Doch als sie vergessen haben, womit sie ermahnt wurden, erretteten WIR diejenigen, die das Verwerfliche verboten, und setzten diejenigen, die Unrecht begingen, einer qualvollen Peinigung aus für das, was sie an Fisq zu betreiben pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But when they counselled deaf to exhortation, We rescued those who urged them to laudable conduct and to doing homage and honour to Almighty Allah, and We put to the torment of misery and distress those wrongful of actions in requital of their prepensed malice.

Abdul Haleem

When they ignored [the warning] they were given, We saved those who forbade evil, and punished the wrongdoers severely because of their disobedience.

Abdullah Yusuf Ali

When they disregarded the warnings that had been given them, We rescued those who forbade Evil; but We visited the wrong-doers with a grievous punishment because they were given to transgression.

Abul A'la Maududi

Then, when they forgot what they had been exhorted, We delivered those who forbade evil and afflicted the wrong-doers with a grievous chastisement because of their evildoing.

Aisha Bewley

Then when they forgot what they had been reminded of, We rescued those who had forbidden the evil and seized those who did wrong with a harsh punishment because they were deviators.

Al-Hilali & Khan

So when they forgot the remindings that had been given to them, We rescued those who forbade evil, but We seized those who did wrong with a severe torment because they used to rebel against Allâh’s Command (disobey Allâh).

Ali Quli Qarai

So when they forgot what they had been reminded of We delivered those who forbade evil [conduct] and seized the wrongdoers with a terrible punishment because of the transgressions they used to commit.

Amatul Rahman Omar

But when they disregarded the warning that had been given them, We saved those who forbade evil and We seized those who did wrong, with a serious punishment of extreme destitution because they were exceeding the bounds of obedience.

Arthur John Arberry

So, when they forgot that they were reminded of; We delivered those who were forbidding wickedness, and We seized the evildoers with evil chastisement for their ungodliness.

Bijan Moeinian

When they completely forgot the commandments that they were reminded of [by their preachers], I saved those who were forbidding the wrongdoings and severely punished the rebels [including those who did not participate in preaching as it was a part of the commandments] as they were corrupt.

E. Henry Palmer

But when they forgot what they had been reminded of, we saved those who forbade evil, but we overtook those who did wrong with punishment; - evil was the abomination that they did,

Edip-Layth

So when they forgot what they were reminded of, We saved those who desisted from evil, and We took those who transgressed with a grievous retribution for what they were corrupting.

George Sale

And when they forgot all that with which they had been admonished, We saved those who forbade evil and We seized the transgressors with a severe punishment because they were rebellious.

Hamid S. Aziz

But when they forgot what they had been reminded of, We saved those who forbade evil, and We overtook those who did wrong with grievous punishment because they transgressed.

Mahmoud Ghali

So, as soon as they forgot what they were reminded of, We delivered the ones who were forbidding odious deeds and We took (away) the ones who did injustice with most miserable torment because they were acting immorally. .

Marmaduke Pickthall

And when they forgot that whereof they had been reminded, We rescued those who forbade wrong, and visited those who did wrong with dreadful punishment because they were evil-livers.

Mohamed Ahmed - Samira

But when they forgot to remember the warning, We saved those who prohibited evil, but inflicted on the wicked a dreadful punishment -- requital for their disobedience.

Muhammad Asad

And thereupon, when those [sinners] had forgotten all that they had been told to take to. heart, We saved those who had tried to prevent the doing of evil, and overwhelmed those who had been bent on evildoing with dreadful suffering for all their iniquity;

Mustafa Khattab

When they ignored the warning they were given, We rescued those who used to warn against evil and overtook the wrongdoers with a dreadful punishment for their rebelliousness.

Progressive Muslims

So when they forgot that which they were reminded of, We saved those who prohibited evil, and We took those who transgressed with a grievous retribution for what they were corrupting.

Sahih International

And when they forgot that by which they had been reminded, We saved those who had forbidden evil and seized those who wronged, with a wretched punishment, because they were defiantly disobeying.

Sam Gerrans

And when they forgot that whereof they had been reminded, We delivered those who forbade evil, and seized those who did wrong with a wretched punishment, because they were perfidious.

Shabbir Ahmed

When they disregarded the reminders, We saved the ones who admonished them. And punished those who transgressed and drifted away from the Command.

Syed Vickar Ahamed

When they had rejected the warnings that were given to them, We saved those who prevented evil; But We came down upon the wrongdoers with a painful punishment, because they were given to transgression.

Taqi Usmani

So, when they forgot the advice they were given, We saved those who used to forbid evil and seized those who transgressed with a bitter punishment, because they had been disobeying.

The Monotheist Group

So when they forgot that which they were reminded of, We saved those who prohibited wickedness, and We took those who transgressed with a grievous retribution for what wickedness they were in.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis, lorsquʹils oublièrent ce quʹon leur avait rappelé, Nous sauvâmes ceux qui (leur) avaient interdit le mal et saisîmes par un châtiment rigoureux les injustes pour leurs actes pervers.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca dema gelê Mûsa ew şîretên ku li wan dihate kirin ji bîr kirin, me ew ên ku hewl didan da ku xerabî neyê kirin rizgar kirin û ew ên ku sitemkarî dikirin Me bi sebunet jirêderketina wan, bi ezabekî dijwar ew hingaftin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En toen zij vergeten waren waartoe zij gemaand waren, redden Wij hen die het slechte verboden en grepen Wij hen die onrecht pleegden met een erge bestraffing voor het schandelijke dat zij deden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar toen zij de waarschuwingen hadden vergeten, redden wij de degenen, die hun verboden kwaad te bedrijven, en wij legden hun die gezondigd hadden, eene gestrenge straf op, daar zij slecht gehandeld hadden.

Hollandaca — Siregar

En toen zij vergaten waarmee zij vermaand waren, toen redden Wij degenen die het kwade verboden, en Wij grepen degenen die onrecht pleegden met een harde bestraffing, wegens de zware zonden die zij plachten te bedrijven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Когда же они [нарушители субботы] забыли про то, что им напоминали (и продолжали свое неповиновение Аллаху), Мы спасли тех, которые удерживали от зла [тех, которые увещевали нарушителей], и схватили тех, которые творили зло, ужасным наказанием за то, что они были непокорны.

Rusça — Osmanov

Когда же [нарушители субботнего запрета] пренебрегли [обращенными к ним] увещеваниями, Мы спасли тех, которые отвращали их от греха. Тех же, которые поступали неправедно, Мы подвергли ужасному наказанию за их грехи.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och när (sabbatsbrytarna) hade glömt alla påminnelser de fått, räddade Vi dem som ville hejda överträdelserna och straffade syndarna för deras olydnad.