(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَهِينٍ هَمَّازٍ مَشَّاءٍ بِنَمِيمٍ مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ اَثِيمٍ عُتُلٍّ بَعْدَ ذٰلِكَ زَنِيمٍ اَنْ كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ
ve lā tuTiǎ' kulle Hallāfin mehīnin / hemmāzin meşşā'in bi nemīmin / mennāǐn li l-ḣayri muǎ'tedin eṧīmin / ǔtullin beǎ'de ƶālike zenīmin / en kāne ƶā mālin ve benīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Mal mülk ve evlât sâhibi bile olsa.
Abdulkadir Gölpınarlı
Mal mülk ve evlât sâhibi bile olsa.
Adem Uğur
Mal ve oğullar sahibi olmuş diye (böyle yolunu şaşırmış)
Ahmed Hulusi
Zengin ve oğulları var diye mi (ona uyacaksın)!
Ahmet Tekin
'Demek güvendikleri malları, oğulları, güçleri, iktidarları varmış!'
Ahmet Varol
Mal ve oğullar sahibidir diye.
Ali Bulaç
Mal (servet) ve çocuklar sahibi oldu diye,
Ali Fikri Yavuz
Mal sahibidir ve oğulları vardır diye, (bunlara itaat etme).
Ali Rıza Safa
Malları ve oğulları olduğu için.
Bayraktar Bayraklı
- Mal ve çocuklarına güvenip, kendisine okunan ayetlerimize yönelik olarak, "Öncekilerin masalıdır" diyene de uyma!
Bekir Sadak
(10-14) Diliyle igneleyen, kovuculuk eden, iyiligi daima onleyen, asiri giden, suc isleyen, cok yemin eden alcak zorbaya, butun bunlar disinda bir de soysuzlukla damgalanmis kimseye, mal ve ogullari vardir diye aldiris etmeyesin.
Celal Yıldırım
(10-11-12-13-14) Çok yemin eden, değersiz alçak, kusur araştırıp leke süren, ikiyüzlülük edip söz götürüp getiren, hayra hep engel olan, saldırgan olup hakları çiğneyen, günah işleyen, kaba ve şerefsiz ve sonra da soysuz olan hiçbir kimseye —mal ve oğullar sahibi de olsa— boyun eğme.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(10-11-12-13-14) Olur olmaz yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp iğneleyen, durmadan laf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günahkâr, huysuz ve kaba, üstelik karakteri bozuk kimselere, serveti ve çocukları var diye sakın boyun eğme.
Diyanet İşleri
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Diyanet İşleri (eski)
(10-14) Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Diyanet Vakfi
(10-14) (Resûlüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Mal ve oğulları var diye (böyle davranır).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
mal ve oğulları var diye.
Elmalılı Hamdi Yazır
Mal sahibi olmuş ve oğulları var diye
Erhan Aktaş
Mal ve oğulları var diye.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Mal ve oğulları var diye.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Mal ve oğulları var diye.
Fizilal-il Kuran
Mal ve oğullar sahibi olmuş diye (yolunu şaşırmış)
Gültekin Onan
Mal (servet) ve çocuklar sahibi oldu diye,
Hamdi Döndüren
Mal sahibi olmuş, oğulları var diye boyun eğme!
Hasan Basri Çantay
(Öylesini tanıma) mal ve oğullar saahibi olmuş diye.
Hasib Asutay
Mal ve oğullar sahibi olmuş diye,
Hayrat Neşriyat
(10-14) (Habîbim, yâ Muhammed!) Çok yemîn eden, aşağılık (kıymetli bir görüşe sâhib olmayan), dâimâ ayıplayan (insanların arkasından dudak büken), hep koğuculuk peşinde gezen, her zaman hayra mâni' olan, haddi aşan (hakkı çiğneyen), alabildiğine günahkâr, zorba; bun(lar)dan sonra (bir de) soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğullar sâhibi oldu diye itâat etme!
İbni Kesir
Mal ve oğullar sahibi olmuş diye.
Mehmet Okuyan
Malı ve çocukları var diye (şımardığından),
Muhammed Esed
Onun mal mülk ve çocuk sahibi olmasından mıdır
Mustafa İslamoğlu
Bütün bunların nedeni, onun mal ve çocuklara sahip olması idi.
Ömer Nasuhi Bilmen
(13-15) Bunun ötesinde de kötü sözlü olup fenalıklarla tanışmış bulunana. Mal ve oğullar sahibi olmuş diye. Ona karşı Bizim âyetlerimiz okunduğu zaman dedi ki: «Evvelkilerin meseleleridir.»
Ömer Öngüt
Çok mal ve oğulları var diye.
Suat Yıldırım
(10-16) Sakın uyma: Servet ve hanedan sahibi diye, o bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine âyetlerimiz okunduğunda "Bu eski insanların masalları!" diyene, yakında onun burnunu dağlayıp damga basarız.
Süleyman Ateş
Mal ve oğullar sahibi olmuş diye (yolunu şaşırmış).
Süleymaniye Vakfı
malı ve evlatları var diye (böyle davrananlara boyun eğme!).
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Malı ve oğulları var diye şımarır.
Şaban Piriş
Mal ve oğul sahibi olması sebebiyle.
Tefhim-ul Kuran
Mal (servet) ve çocuklar sahibi oldu diye,
Ümit Şimşek
Malları, oğulları var diye onlara uyma.
Yaşar Nuri Öztürk
Mal ve oğullar sahibi olmuş da ne olmuş?
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
o adam var-dövlət və oğul-uşaq sahibi olsa belə.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O, mal-dövlət, oğul-uşaq sahibi olsa belə!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
einfach, weil er Vermögen und Söhne hat!.
Almanca — Der Edle Quran
(nur deshalb), weil er Besitz und Söhne hat.
Almanca — M. A. Rassoul
Nur weil er Reichtümer und Kinder besitzt
Almanca — Muhammad Zaidan
(Dies nur), weil er über Vermögen und Kinder verfügte.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
His manner of acting as representative of feeling, answers his ingratitude to Allah Who has given him wealth and progeny,
Abdul Haleem
Just because he has wealth and sons,
Abdullah Yusuf Ali
Because he possesses wealth and (numerous) sons.
Abul A'la Maududi
(who so acts) simply because he has wealth and sons,
Aisha Bewley
simply because he possesses wealth and sons.
Al-Hilali & Khan
(He was so) because he had wealth and children.
Ali Quli Qarai
—[only] because he has wealth and children.
Amatul Rahman Omar
Only because he owns wealth and (numerous) sons (and influence).
Arthur John Arberry
because he has wealth and sons.
Bijan Moeinian
Just because he has wealth and children,
E. Henry Palmer
though he have wealth and sons!
Edip-Layth
Because he possessed money and children.
George Sale
Although he be possessed of wealth and many children:
Hamid S. Aziz
Because he possesses wealth and sons.
Mahmoud Ghali
For that he has (Literally: for that he owns) wealth and sons,
Marmaduke Pickthall
It is because he is possessed of wealth and children
Mohamed Ahmed - Samira
Simply because he possesses wealth and children.
Muhammad Asad
Is it because he is possessed of worldly goods and children
Mustafa Khattab
Now, ˹simply˺ because he has been blessed with ˹abundant˺ wealth and children,
Progressive Muslims
Because he possessed money and children.
Sahih International
Because he is a possessor of wealth and children,
Sam Gerrans
Because he is possessed of wealth and sons.
Shabbir Ahmed
- Or he who because of his riches and party,
Syed Vickar Ahamed
Because he possesses wealth and numerous sons.
Taqi Usmani
(do not obey such a person merely) because he is a man of wealth and sons.
The Monotheist Group
Because he possessed money and sons.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Même sʹil est doté de richesses et (de nombreux) enfants.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ji ber ku xwedan mal û zarok bû (ji lew derbarê Quranê de wisa bû)!
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zelfs indien hij rijkdommen en vele kinderen heeft.
Hollandaca — Siregar
(Hij is ongelovig) omdat hij een bezitter van rijkdom en zonen is.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
если даже у него будет [большое] состояние и [много] сыновей.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Högmodig över) sin rikedom och sina (talrika) söner