Onu (azabı) yakından gördükleri zaman inkar edenlerin yüzleri kötüleşir ve onlara, "İşte bu, (alaylı bir biçimde) isteyip durduğunuz şeydir" denir.
فَلَمَّا رَاَوْهُ زُلْفَةً سِٓيـَٔتْ وُجُوهُ الَّذِينَ كَفَرُوا وَقِيلَ هٰذَا الَّذِي كُنْتُمْ بِهِ تَدَّعُونَ
fe lemmā raevhu zulfeten siyet vucūhu (e)lleƶīne keferū ve ḳīle hāƶā elleƶī kuntum bihi teddeǔne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (79 / 79 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Azâbın yaklaştığını gördüler mi kâfir olanların yüzleri kararır ve işte denir, bu, isteyip durduğunuz şey.
Abdulkadir Gölpınarlı
Azâbın yaklaştığını gördüler mi kâfir olanların yüzleri kararır ve işte denir, bu, isteyip durduğunuz şey.
Adem Uğur
Ama onu (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine): İşte sizin isteyip durduğunuz budur! denecektir.
Ahmed Hulusi
Onu (ölümü) yaklaşmış gördüklerinde, o hakikat bilgisini inkar edenlerin yüzleri kötü oldu (karardı)! "İşte bu, kendisini bir an önce yaşamayı temenni ettiğinizdir!" denildi.
Ahmet Tekin
Azâbı yakından gördükleri zaman, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin yüzleri fenalaşacak. Kendilerine: 'İşte, inkârlarınız ve alaylarınızla isteyip durduğunuz azap budur.' denecek.
Ahmet Varol
Nihayet onu yakında gördüklerinde inkâr edenlerin yüzleri kötüleşir ve: 'İşte bu, (gerçekleşmeyeceğini) ileri sürüp durduğunuz şeydir' denir.
Ali Bulaç
Nihayet onu pek yakında gördüklerinde, o inkar edenlerin yüzleri kötüleşip karardı. Ve: "İşte bu, sizin (gerçekleşmeyecek diye) öne sürüp durduğunuz şeydir" denildi.
Ali Fikri Yavuz
Nihayet vakti gelip de o (vaad olunan) azabı yakından gördüklerinde o kâfir olanların yüzleri kötüleşivermiştir ve onlara şöyle denilmiş olacaktır: “- İşte sizin istediğiniz (ve vuku bulmaz dediğiniz) azap budur!...
Ali Rıza Safa
Fakat onu yaklaşırken gördükleri zaman, nankörlük edenlerin yüzleri asılacaktır. Ve şöyle denilecektir: "İsteyip durduğunuz şey, işte budur!"
Bayraktar Bayraklı
Onu yakından gördüklerinde, inkar edenlerin suratları asılır ve kendilerine, "İşte durmadan istediğiniz azap budur!" denilir.
Bekir Sadak
Azabi yaklasirken gordukleri zaman, inkar edenlerin yuzleri cirkinlesip kararir; onlara: «Sizin arayip durdugunuz iste budur» denir.
Celal Yıldırım
Va'dolunan azabın yaklaştığını görünce, o küfre sapanların yüzleri bir tuhaf olup çirkinlesin Onlara : «Sizin istediğiniz, davet edip durduğunuz bu idi!.» denilir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ama onu yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kara çıkacak ve (kendilerine), “İşte sizin isteyip durduğunuz budur!” denilecektir.
Diyanet İşleri
Onu (azabı) yakından gördükleri zaman inkar edenlerin yüzleri kötüleşir ve onlara, "İşte bu, (alaylı bir biçimde) isteyip durduğunuz şeydir" denir.
Diyanet İşleri (eski)
Azabı yaklaşırken gördükleri zaman, inkar edenlerin yüzleri çirkinleşip kararır; onlara: 'Sizin arayıp durduğunuz işte budur' denir.
Diyanet Vakfi
Ama onu (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine): İşte sizin isteyip durduğunuz budur! denecektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onu yakın görünce inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti. Ve: «İşte çağırıp durduğunuz şey budur!» dendi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken vakti gelip de onu yakından gördüklerinde o inkar edenlerin yüzleri kötüleşti ve: "İşte o sizin kendinize davet edip durduğunuz budur!" denildi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken vaktı gelip de onu yakından gördüklerinde o küfredenlerin yüzleri kötüleşiverdi. Ve denildi ki işte, o sizin kendilerine da'vet edip durduğunuz budur
Erhan Aktaş
Onu yakından gördükleri zaman, Kafirlerin yüzleri kötüleşti. Onlara: "İşte bu, sizin isteyip durduğunuz şey!" denildi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onu yakından gördükleri zaman, gerçeği yalanlayan nankörlerin yüzleri kötüleşti. Onlara: "İşte bu, sizin isteyip durduğunuz şey!" denildi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onu yakından gördükleri zaman, gerçeği yalanlayan nankörlerin yüzleri kötüleşti. Onlara: "İşte bu, sizin isteyip durduğunuz şey!" denildi.
Fizilal-il Kuran
Fakat azabı gördükleri zaman, inkar edenlerin yüzleri kararır ve kendilerine «işte sizin arayıp durduğunuz budur» denir.
Gültekin Onan
Nihayet onu pek yakında gördüklerinde, o küfredenlerin yüzleri kötüleşip karardı. Ve: "İşte bu, sizin (gerçekleşmeyecek diye) öne sürüp durduğunuz şeydir" denildi.
Hamdi Döndüren
İnkâr edenler, azabı yakından görünce yüzleri kararacak. Onlara, “İşte, sizin isteyip durduğunuz budur!” denilir.
Hasan Basri Çantay
Artık onu yakında gördükleri zaman o küfredenlerin yüzleri kötü bir haale getirilmiş ve (onlara) "İşte bu, sizin (çarçabuk istediğiniz ve aksini) iddia etdiğiniz şeydir" denilmişdir (denilecek).
Hasib Asutay
Artık onu (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine) 'Sizin isteyip durduğunuz işte budur!' denilecek. (11) (11. Cehennem bekçileri (zebanileri) tarafından.)
Hayrat Neşriyat
Nihâyet onu (o kıyâmeti) yakından gördüklerinde, inkâr edenlerin yüzleri kötüleşir ve (kendilerine): 'İşte kendisini (acele ederek) isteyip durduğunuz (azab) budur!' denilir.
İbni Kesir
Onu yaklaşırken gördükleri vakit, küfredenlerin yüzleri buruştu. Ve: Sizin isteyip durduğunuz işte budur, denildi.
Mehmet Okuyan
Onu yakın(ların)da gördüklerinde, kâfir olanların yüzleri asılmış olacaktır ve kendilerine “İşte aceleyle istediğiniz (gün) budur!” denecektir.
Muhammed Esed
Ama sonunda, bu (gerçekleşme)nin yakın olduğunu gördükleri zaman, hakikati inkar edenlerin yüzleri acı ile buruşacak ve onlara: "İşte (o kadar küçümseyerek) çağırıp durduğunuz şey budur!" denilecek.
Mustafa İslamoğlu
Fakat onun çok yakın olduğunu gördükleri zaman, inkara şartlanmış olanların suratları asılacak; dahası kendilerine denilecek ki: "İşte (gelmeyeceğini) iddia edip durduğunuz (gün) budur!"
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki, onu (o azabı) yakın bir halde görüverdiler. Kâfir olmuş olanların yüzleri çirkinleşmiş oldu ve denildi ki: «İşte bu odur ki, siz bunu talep ettiniz.»
Ömer Öngüt
Onu (azabı) yaklaşmış gördükleri zaman, kâfirlerin yüzleri kararır. Kendilerine "İşte sizin isteyip durduğunuz şey budur!" denilir.
Suat Yıldırım
Onu yanıbaşlarında buldukları zaman inkâr edenlerin kederden yüzleri mosmor kesilir. Kendilerine: "İşte sizin isteyip durduğunuz şey!" denilir.
Süleyman Ateş
Onu yakın görünce inkar edenlerin yüzleri kötüleşti. Ve: "İşte çağırıp durduğunuz şey budur!" dendi.
Süleymaniye Vakfı
Onu yakından gördüklerinde, kafirlik edenlerin yüzleri kötüleşir ve onlara "İşte bu, olmasını istediğiniz şeydir!" denir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
O tehdidi yakından görünce ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) yüzleri fenalaşır ve onlara "Öğrenmek istediğiniz şey budur" denir.
Şaban Piriş
O'nu yakından gördükleri zaman, inkarcıların yüzleri simsiyah kesilir. Onlara denir ki: -İşte, isteyip durduğunuz şey!
Tefhim-ul Kuran
Nihayet onu pek yakında gördüklerinde, o küfretmekte olanların yüzleri kötüleşip karardı. Ve: «İşte bu, sizin (gerçekleşmeyecek diye) öne sürüp durduğunuz şeydir» denildi.
Ümit Şimşek
Onu yakınlarında gördükleri an, o kâfirlerin yüzleri simsiyah kesilir. Onlara 'İstediğiniz şey işte bu' denir.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu yakından gördüklerinde, inkar edenlerin yüzleri kötüleşti. Şöyle denildi: "O habire çağırıp durduğunuz şey budur."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Kafirlər əzabın yaxın olduğunu gördükdə üzləri eybəcər görkəm alacaq və onlara: “Sizin durmadan istədiyiniz əzab bax budur!”– deyiləcəkdir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Kafirlər əzabın yaxınlaşdığını gördükləri zaman üzləri eybəcər kökə düşəcək (qaralacaq) və onlara: ″Sizin (dünyada) istədiyiniz (və həmişə istehza edib inanmadığınız) əzab budur!″ – deyiləcəkdir.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn sie die angedrohte Strafe in ihrer Nähe sehen, werden die Gesichter der Ungläubigen düster. Ihnen wird gesagt werden: ʺHier ist, was ihr schnell erleben wolltet!ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Wenn sie es aber nahe (bei sich) sehen, dann werden die Gesichter derjenigen, die ungläubig sind, böse betroffen sein. Und es wird gesagt werden: ʺDas ist das, was ihr stets herbeizurufen wünschtet.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Doch wenn sie es nahe sehen, dann werden die Gesichter derer, die ungläubig sind, verzerrt sein, und es wird gesprochen werden: ʺDas ist es wonach ihr verlangt habt.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und nachdem sie diese nahe gesehen hatten, betrübt wurden die Gesichter derjenigen, die Kufr betrieben haben, und es wurde gesagt: ʺDies ist das, wonach ihr zu verlangen pflegtet.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Then when the Day of Judgment comes to be a matter of fact and they face it resolutely, their countenances shall speak a different language, the language of dismay and despair. Now is the encounter with Allah's punishment awaiting the wicked. They will be told: "This is what you defiantly asked for ! and what you were promised."
Abdul Haleem
When they see it close at hand, the disbelievers’ faces will be gloomy, and it will be said, ‘This is what you were calling for.’
Abdullah Yusuf Ali
At length, when they see it close at hand, grieved will be the faces of the Unbelievers, and it will be said (to them): "This is (the promise fulfilled), which ye were calling for!"
Abul A'la Maududi
When they will see it near at hand, the faces of all those who had denied it will be distraught, and then they will be told: "This is the doom which you used to ask for."
Aisha Bewley
When they see it right up close, the faces of those who are kafir will be appalled and they will be told, ‘This is what you were calling for. ’
Al-Hilali & Khan
But when they will see it (the torment on the Day of Resurrection) approaching, the faces of those who disbelieve will change and turn black with sadness and in grief and it will be said (to them): "This is (the promise) which you were calling for!"
Ali Quli Qarai
When they see it brought near, the countenances of the faithless will be distorted, and [they will be] told, ‘This is what you asked for!’
Amatul Rahman Omar
But when they see it (- the threatened punishment) nigh, the faces of those who disbelieve will wear a grieved look. And it will be said (to them), `This is what you used to ask for so persistently.'
Arthur John Arberry
Then, when they see it nigh at hand, the faces of the unbelievers will be vexed, and it will be said, 'This is what you were promised. '
Bijan Moeinian
When the Day of Judgment arrives, their faces will look like the criminals who are being led to the prison. Then they will be said: "This is the time that you were wondering when it will happen."
E. Henry Palmer
And when they see it nigh, sorry shall be the faces of those who misbelieve; and it shall be said, 'This is that for which ye used to call!'
Edip-Layth
So when they see it near, the faces of those who rejected will turn miserable, and it will be proclaimed: "This is what you had called for!"
George Sale
But when they shall see the same nigh at hand, the countenance of the infidels shall grow sad: And it shall be said unto them, this is what ye have been demanding.
Hamid S. Aziz
But when they shall see it nigh, the faces of those who disbelieve shall be sorry, and it shall be said, "This is that which you used to call for. "
Mahmoud Ghali
Then, as soon as they see it drawn forward, the faces of the disbelievers will be vexed, and it will be said, "This is (the thing) that you used to claim. "
Marmaduke Pickthall
But when they see it nigh, the faces of those who disbelieve will be awry, and it will be said (unto them): This is that for which ye used to call.
Mohamed Ahmed - Samira
When they realise it has come upon them, distraught will be the faces of unbelievers. They will be told: "This is what you asked for."
Muhammad Asad
Yet in the end, when they shall see that [fulfilment] close at hand, the faces of those who were bent on denying the truth will be stricken with grief; and they will be told, "This it is that you were [so derisively] calling for!"
Mustafa Khattab
Then when they see the torment drawing near, the faces of the disbelievers will become gloomy, and it will be said ˹to them˺, "This is what you claimed would never come."[1]
Progressive Muslims
So when they see it near, the faces of those who rejected will turn miserable, and it will be proclaimed: "This is what you had called for!. "
Sahih International
But when they see it approaching, the faces of those who disbelieve will be distressed, and it will be said, "This is that for which you used to call. "
Sam Gerrans
Then when they see it approaching, the faces of those who ignore warning will be distressed, and it will be said: “This is that for which you called.”
Shabbir Ahmed
But when they see it close at hand, grieved will be the faces of the rejecters, and they will be told, "This it is which you were calling for. "
Syed Vickar Ahamed
At length, when they see it (the time) close at hand, painful will be the faces of the unbelievers, and it will be said (to them): This is (the Promise fulfilled), which you were asking for!
Taqi Usmani
Then, once they will see it approaching, the faces of the disbelievers will be turned awkward, and it will be said, "This is what you were calling for!"
The Monotheist Group
So when they see it near, the faces of those who rejected will turn miserable, and it will be proclaimed: "This is what you had called for!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Puis, quand ils verront (le châtiment) de près, les visages de ceux qui ont mécru seront affligés. Et il leur sera dit: ʺVoilà ce que vous réclamiezʺ.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wanneer zij het dan van dichtbij zien vertrekken de gezichten van hen die ongelovig zijn. En er wordt gezegd: ʺDit is het wat jullie hebben verlangd.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar als zij de straf van nabij zullen zien, zullen hunne aangezichten zich verduisteren, en men zal tot hen zeggen: Dat is wat gij gevraagd hebt.
Hollandaca — Siregar
Wanneer zij dan (de bestraffing) van dichtbij zien, worden de gezichten van degenen die niet geloven bedroefd, en er zal worden gezegd: ʺDit is waar jullie om plachten te vragen.ʺ
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
Когда же [кара] подступит совсем близко к неверным, лица их исказятся и им молвят: ʺЭто - то, чего вы просилиʺ.