O halde, gücünüz yettiği kadar Allah'a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

فَاتَّقُوا اللّٰهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَاَطِيعُوا وَاَنْفِقُوا خَيْرًا لِاَنْفُسِكُمْ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

fe tteḳū (a)llahe mā steTaǎ'tum ve smeǔ ve eTīǔ ve enfiḳū ḣayran li enfusikum ve men yūḳa şuHHa nefsihi fe ulāike humu l-mufliHūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاتَّقُواfe tteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişiöyle ise korkun
2اللّٰهَ(a)llaheAllah'tan
3مَا
4اسْتَطَعْتُمْsteTaǎ'tumط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.gücünüz yettiği kadar
5وَاسْمَعُواve smeǔس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakve dinleyin
6وَاَطِيعُواve eTīǔط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.ve ita'at edin
7وَاَنْفِقُواve enfiḳūن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.ve infak edin
8خَيْرًاḣayranخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.en hayırlı olanı
9لِاَنْفُسِكُمْli enfusikumن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendiniz için
10وَمَنْve menve kim
11يُوقَyūḳaو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorunursa
12شُحَّşuHHaش ح حAçgözlü, cimri, tamahkar, haris olmak. Şuhhun - cimrilik, bencillik, açgözlülük, pintillik, hırs.cimriliğinden
13نَفْسِهِnefsihiن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunannefsinin
14فَاُو۬لٰٓئِكَfe ulāikeişte
15هُمُhumuonlar
16الْمُفْلِحُونَl-mufliHūneف ل حyarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücübaşarıya erenlerdir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık çekinin Allah'tan gücünüz yettiği kadar ve dinleyin ve itâat edin ve mallarınızı harcayın hayır yolunda, sizin için hayırlıdır ve kimler, nefsinin hırsından, nekesliğinden korunursa artık onlardır kurtulanların, muratlarına erenlerin ta kendileri.

Abdulkadir Gölpınarlı

Artık çekinin Allahʼtan gücünüz yettiği kadar ve dinleyin ve itâat edin ve mallarınızı harcayın hayır yolunda, sizin için hayırlıdır ve kimler, nefsinin hırsından, nekesliğinden korunursa artık onlardır kurtulanların, muratlarına erenlerin ta kendileri.

Adem Uğur

O halde gücünüz yettiğince Allah'a isyandan kaçının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Ahmed Hulusi

Öyleyse, olabildiğince Allah'tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun; algılayın ve itaat edin ve kendi hayrınıza olarak infak edin! Kim benliğinin cimriliğinden/ihtirasından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!

Ahmet Tekin

Gücünüzün yettiğince, Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Allah’ın Kitabındaki hükümleri, Rasulünün tebliğini, teşriini, idarecilerinizi dinleyin, emirlerine itaat edin. Kendiniz için en hayırlı olanı, kendiniz ve birbiriniz için bir malı-parayı Allah yolunda, karşılık gözetmeden, gönüllü harcayın. Kimler nefsinin ihtirasından, cimriliğinden korunursa, onlar, işte onlar kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.

Ahmet Varol

O halde, gücünüzün yettiği kadar Allah'tan sakının, dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Ali Bulaç

Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah'tan korkup sakının, dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize hayır olmak üzere infakta bulunun. Kim nefsinin bencil tutkularından korunursa; işte onlar, felah bulanlardır.

Ali Fikri Yavuz

Onun için, gücünüz yettiği kadar Allah’dan korkun, (takva sahibi olun. Emirlerine uyun, yasaklarından kaçının). Öğüdlerini dinleyin, emirlerine itaat edin. (Hayır yollarına) harcayın; nefisleriniz için hayır yapın, Kim nefsinin cimriliğinden kurtarılırsa, işte bunlar (azabdan) kurtulanlardır.

Ali Rıza Safa

Artık, tüm gücünüzle, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Dinleyin ve boyun eğin. Ve kendi iyiliğiniz için karşılıksız yardımda bulunun. Bencil tutkularından kim kendisini korursa; kurtuluşa erişenler, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

O halde gücünüz yettiğince Allah'a saygı duyunuz; dinleyinizve itaat ediniz. Kendi iyiliğiniz için infak ediniz. Nefsinin aşırı cimriliğinden korunanlar, işte onlar, kurtuluşa erenlerdir.

Bekir Sadak

Allah'a karsi gelmekten gucunuzun yettigi kadar sakinin, buyruklarini dinleyin, itaat edin; kendinizin iyiligine olarak mallarinizdan sarfedin; nefsinin tamahkarligindan korunan kimseler, iste onlar saadete erenlerdir.

Celal Yıldırım

Gücünüzün yettiği kadar Allah'tan korkun, (hakkı) dinleyip, itaat edin. Kendi lehinize (mallarınızdan) hayırlı yollara harcayın. Kim nefsinin aşırı cimrilik, kıskançlık ve ihtirasından korunursa, işte onlar muradlarına eren, umduklarına kavuşanlardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O halde gücünüz yettiğince Allah’a saygısızlıktan sakının; dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğinize olmak üzere başkaları için harcayın. Kim nefsinin bencilliğinden korunursa işte kurtuluşa erecekler onlardır.

Diyanet İşleri

O halde, gücünüz yettiği kadar Allah'a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'a karşı gelmekten gücünüzün yettiği kadar sakının, buyruklarını dinleyin, itaat edin; kendinizin iyiliğine olarak mallarınızdan sarfedin; nefsinin tamahkarlığından korunan kimseler, işte onlar saadete erenlerdir.

Diyanet Vakfi

O halde gücünüz yettiğince Allah'a isyandan kaçının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O halde gücünüzün yettiği kadar Allah'tan korkun, dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için gücünüz yettiği kadar Allah'tan korkun, dinleyin, itaat edin ve harcayın, kendiniz için hayır yapın. Her kim de nefsinin hırsından korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için gücünüz yettiği kadar Allaha korunun, dinleyin, itaat edin, infak edin, kendileriniz için hayır yapın, her kim de nefsinin hırsından korunursa işte onlar felah bulanlardır

Erhan Aktaş

Gücünüz yettiğince Allah'a karşı takva sahibi olun. Dinleyin ve itaat edin. Kendi iyiliğiniz için infak edin. Kim benliğinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gücünüz yettiğince Allah karşı takva sahibi olun. Dinleyin ve itaat edin. Kendi iyiliğiniz için infak edin. Kim benliğinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gücünüz yettiğince Allah karşı takva sahibi olun. Dinleyin ve itaat edin. Kendi iyiliğiniz için karşılıksız yardımda bulunun. Kim benliğinin cimriliğinden korunursa, işte onlar; onlar kurtuluşa erenlerdir.

Fizilal-il Kuran

O halde gücünüzün yettiği kadar Allah'tan korkun. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak mallarınızı Allah yolunda harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Gültekin Onan

Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Tanrı'dan korkup sakının, dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize hayır (en büyük yarar) olmak üzere infakta bulunun. Kim nefsinin bencil tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır.

Hamdi Döndüren

Öyleyse gücünüz yettiği kadar Allah’tan sakının, dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğiz için sadaka verin. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar, kurtuluşa erenlerdir.

Hasan Basri Çantay

O halde gücünüzün yetdiği kadar Allahdan korkun, (öğütlerini) dinleyin. itaat edin. (Mallarınızdan Allah yolunda), kendinizin hayrı olarak, harcayın. Kim nefsinin (koyu) cimriliğinden korunursa işte onlar muradlarına erenlerin ta kendileridir.

Hasib Asutay

O halde gücünüz yettiğince Allah'tan korkun, dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Hayrat Neşriyat

O hâlde gücünüz yettiği kadar Allah’dan sakının, (nasîhatlerini) dinleyin,(emirlerine) itâat edin ve kendiniz için bir hayır olarak (Allah yolunda) sarf edin! Artık kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar gerçekten kurtuluşa erenlerdir!

İbni Kesir

Öyleyse, gücünüz yettiğince Allah'tan korkun. Dinleyin, itaat edin ve kendinizin hayrına olarak infak edin. Kim de nefsinin cimriliğinden korunursa; işte onlar, felaha erenlerin kendileridir.

Mehmet Okuyan

Gücünüz yettiğince Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için infak edin (verin)! Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtulanların ta kendileridir.

Muhammed Esed

O halde, elinizden geldiği kadar Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun, (O'nu) dinleyin ve itaat edin. Ve kendi iyiliğiniz için karşılıksız harcamada bulunun, böylece açgözlülüklerinden kurtulmuş olanlar; işte onlardır mutluluğa ulaşacak olanlar!

Mustafa İslamoğlu

Şu halde, ne kadar gücünüz yetiyorsa Allah'a karşı o kadar sorumlu davranın: hem (O'nu) dinleyin, hem (O'na) itaat edin! Ve kendi hayrınıza olmak üzere infak edin! Kim kişiliğinin (zaafı olan) açgözlülükten (infak ile) korunursa, ebedi kurtuluşa nail olanlar işte onlardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık gücünüz yettiği kadar Allah'tan korkun ve dinleyin ve itaat edin ve nefisleriniz için bir hayr olmak üzere infakta bulunun ve her kim nefsini cimrilikten vikaye ederse işte onlardır muradlarına ermiş olanlar, onlardır.

Ömer Öngüt

Gücünüzün yettiği kadar Allah'tan korkun. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak mallarınızdan infak edin. Kim nefsinin mala olan hırs ve cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Suat Yıldırım

Onun için gücünüz yettiğince Allah’a karşı gelmekten, haramlara girmekten sakının, hakkı dinleyip, itaat edin ve kendi iyiliğinize olarak hayır yolunda mal harcayın. Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl felaha erenler işte onlardır.

Süleyman Ateş

Öyle ise gücünüz yettiği kadar Allah'tan korkun, (O'nun öğütlerini) dinleyin, (O'na) ita'at edin ve kendi iyiliğinize olarak (mallarınızı Allah uğrunda) harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar, başarıya erenlerdir.

Süleymaniye Vakfı

Gücünüz yettiğince Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Onu dinleyin ve ona gönülden boyun eğin! Kendi iyiliğiniz için hayra harcama yapın! Kim nefsinin doyumsuzluğundan korunursa işte onlar umduklarına kavuşacak olanlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Siz, var gücünüzle Allah'tan çekinerek korunun. O'nu dinleyin ve O'na boyun eğin. Kendi iyiliğiniz için hayra harcama yapın. İçlerindeki doyumsuzluktan korunanlar umduklarına kavuşacak olanlardır.

Şaban Piriş

Gücünüzün yettiğince Allah'tan korkun, dinleyin ve itaat edin. Kendi iyiliğiniz için infakta bulunun. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar, kurtuluşa erenler onlardır.

Tefhim-ul Kuran

Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah'tan korkup sakının, dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize hayır (en büyük yarar) olmak üzere infakta bulunun. Kim nefsinin bencil tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır.

Ümit Şimşek

Elinizden geldiği kadar Allah'ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının. Kulak verin; itaat edin; kendi hayrınız için bağışta bulunun. Kim nefsinin tutkularından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.

Yaşar Nuri Öztürk

O halde, gücünüz ölçüsünde Allah'tan korkun, dinleyin, itaat edin. Ve benlikleriniz için bir hayır olarak infakta bulunun. Nefsinin cimrilik ve doymazlığından korunanlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Nə qədər bacarırsınızsa Allahdan qorxun. Peyğəmbərə qulaq asıb itaət edin və malınızdan öz xeyriniz üçün xərcləyin. Nəfsinin tamahından qorunanlar nicat tapanlardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allahdan (Allahın əzabından) bacardığınız qədər qorxun. (Sizə verilə öyüd-nəsihətə) qulaq asın; (Allaha və Peyğəmbərinə) itaət edin və (mal-dövlətinizdən Allah yolunda) xərcləyin. Bu sizin özünüz üçün xeyirli olar. (Allah tərəfindən) nəfsinin xəsisliyindən (tamahından) qorunub saxlanılan kimsələr – məhz onlar nicat tapıb səadətə qovuşanlardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Fürchtet Gott, soviel ihr könnt! Hört zu, gehorcht und spendet! Das ist für euch das beste. Wem die eigene Habgier erspart bleibt, das sind die Erfolgreichen.

Almanca — Der Edle Quran

Daher fürchtet Allah, soweit ihr könnt. Und hört zu und gehorcht und gebt Gutes für euch selbst ausʹ. Und diejenigen, die vor ihrer eigenen Habsucht bewahrt bleiben, das sind diejenigen, denen es wohl ergeht.

Almanca — M. A. Rassoul

So fürchtet Allah, soviel ihr nur könnt, und hört und gehorcht und spendet; es wird für euch selbst besser sein. Und wer vor seiner eigenen Habsucht bewahrt ist das sind die Erfolgreichen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Also handelt Taqwa gemäß ALLAH gegenüber, wie ihr könnt, hört zu, gehorcht und spendet Gutes für euch selbst! Und wer vor dem Geiz seines Ego geschützt wird, diese sind die wirklichen Erfolgreichen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, entertain the profound reverence dutiful to Allah to the best and open your hearts' ears to what Allah and His Messenger relate to you, and de not deviate from the path of righteousness, and spend of your wealth in benefaction and in benevolence for your own good. And he who resists the incitement arising from the state of mind and feeling and guards himself against an unjust act and impiety, inequity and greed, niggardliness and immorality and such vices, shall heaven prosper him and such persons.

Abdul Haleem

be mindful of God as much as you can; hear and obey; be charitable- it is for your own good. Those who are saved from their own meanness will be the prosperous ones:

Abdullah Yusuf Ali

So fear Allah as much as ye can; listen and obey and spend in charity for the benefit of your own soul and those saved from the covetousness of their own souls,- they are the ones that achieve prosperity.

Abul A'la Maududi

So hold Allah in awe as much as you can, and listen and obey, and be charitable. This is for your own good. And whoever remains safe from his own greediness, it is such that will prosper.

Aisha Bewley

So have taqwa of Allah, as much as you are able to, and listen and obey and spend for your own benefit. It is the people who are safe-guarded from the avarice of their own selves who are successful.

Al-Hilali & Khan

So keep your duty to Allâh and fear Him as much as you can; listen and obey, and spend in charity; that is better for yourselves. And whosoever is saved from his own covetousness, then they are the successful ones.

Ali Quli Qarai

So be wary of Allah, as far as you can, and listen and obey, and spend [in the way of Allah]; that is better for yourselves. Those who are saved from their own greed —it is they who are the felicitous.

Amatul Rahman Omar

Therefore do your duty towards Allâh to the best of your ability, and listen to Him and Obey Him, and go on spending in (His cause). (If you do so) it will be best for your ownselves. For only those who are rid of covetousness of their souls shall be really successful in every way.

Arthur John Arberry

So fear God as far as you are able, and give ear, and obey, and expend well for yourselves. And whosoever is guarded against the avarice of his own soul, those -- they are the prosperers.

Bijan Moeinian

Therefore, keep God in your mind as much as you can. Listen and obey your Lord. Spend your wealth in charity to please God; this is for your own good. Anyone who overcomes his stinginess is truly a successful one.

E. Henry Palmer

Then fear God as much as ye can! and hear, and obey, and expend in alms: it is better for yourselves. But whosoever is saved from his own covetousness - these are the prosperous!

Edip-Layth

Therefore, be aware of God as much as you can, and listen, and obey, and give for charity for your own good. Whosoever is protected from his own hedonistic desires, then these are the successful ones.

George Sale

Wherefore fear God, as much as ye are able; and hear, and obey: And give alms, for the good of your souls; for whoso is preserved from the covetousness of his own soul, they shall prosper.

Hamid S. Aziz

Therefore, keep your duty to Allah as much as you can, and hear and obey and spend, it is better for your souls; and whoever is saved from the greediness of his soul, these it is that are the successful.

Mahmoud Ghali

So be pious to Allah as best as you can, (Literally: as much as you are able to) and give ear, and obey, and expend; (that is) most charitable (i. e., best) for yourselves. And whoever is protected against the avarice of his self, then those are they who are the prosperers.

Marmaduke Pickthall

So keep your duty to Allah as best ye can, and listen, and obey, and spend; that is better for your souls. And whoso is saved from his own greed, such are the successful.

Mohamed Ahmed - Samira

So fear God as much as you can, and listen and obey, and spend in charity for your own good. He who is saved from his own avarice will be successful.

Muhammad Asad

Remain, then, conscious of God as best you can, and listen [to Him], and pay heed. And spend in charity for the good of your own selves: for, such as from their own covetousness are saved – it is they, they that shall attain to a happy state!

Mustafa Khattab

So be mindful of Allah to the best of your ability, hear and obey, and spend in charity—that will be best for you. And whoever is saved from the selfishness of their own souls, it is they who are ˹truly˺ successful.

Progressive Muslims

Therefore, be aware of God as much as you can, and listen, and obey, and give for your own good. And whosoever is protected from his own stinginess, then these are the successful ones.

Sahih International

So fear Allah as much as you are able and listen and obey and spend [in the way of Allah ]; it is better for your selves. And whoever is protected from the stinginess of his soul - it is those who will be the successful.

Sam Gerrans

So be in prudent fear of God as much as you are able, and listen, and obey, and spend; it is better for your souls. And whoso is protected from the avarice of his soul, it is they who are the successful.

Shabbir Ahmed

So be mindful of Allah as best as you can. And listen, and obey, and spend on others (your wealth and person). That is good for your own 'Selves'. For, any who is protected from his own greediness - it is they, they who are truly successful.

Syed Vickar Ahamed

So fear Allah as much as you can; Listen and obey; And spend in charity for the benefit of your own souls! And those saved from the selfishness for themselves— Then they are the ones who achieve abundance (and wealth).

Taqi Usmani

So, observe taqwā (total obedience to Allah in awe of Him) as far as you can, and listen and obey, and spend (in Allah’s way), it being good for you. And those who are saved from the greed of their hearts are the successful.

The Monotheist Group

Therefore, be aware of God as much as you can, and listen, and obey, and give for your own good. And whoever is protected from his own stinginess, then these are the successful ones.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Craignez Allah, donc autant que vous pouvez, écoutez, obéissez et faites largesses. Ce sera un bien pour vous. Et quiconque a été protégé contre sa propre avidité... ceux-là sont ceux qui réussissent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Nexwe heya ku hûn dikarin ji Xwedê bitirsin, guhdarî (ya şîretên wî) bikin, bi gotina wî bikin û ji bo qenciya xwe xêran bikin. Kî xwe ji temahîya nefsa xwe biparêze, ha ew in ên serfiraz û rizgarbûyî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Vreest dus God zo goed als jullie kunnen en luistert, gehoorzaamt en geeft bijdragen; dat is beter voor jullie zelf. En wie voor de eigen hebzucht behoed worden, dat zijn zij die het welgaat.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Vreest dus God zooveel gij kunt; luistert en gehoorzaamt, en geeft aalmoezen voor het heil uwer zielen; want zij die niet gierig omtrent hunne eigene zielen zijn, zullen voorspoed genieten.

Hollandaca — Siregar

Vreest daarom Allah volgens jullie vermogen; en luistert en gehoorzaamt; en geeft bijdragen, het is beter voor jullie zelf. En wie wordt behoed voor zijn eigen gierigheid: zij zijn degenen die de welslagenden zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Остерегайтесь же (наказания) Аллаха, насколько можете [выполняйте то, что Он повелел и прекратите совершать то, что Он запретил], и слушайте и повинуйтесь (тому, что повелел Аллах и затем Его Посланник), и расходуйте (из того, чем наделил вас Аллах) (на нуждающихся), (и это будет) благом для вас! А кто будет обезопасен от скупости своей души, – то такие (будут) обретшими счастье (в этом мире и в Вечной жизни)!

Rusça — Osmanov

Так бойтесь же Аллаха, насколько можете, слушайтесь [Его], будьте покорны и расходуйте во благо себе. А те, кто избавился от опасности собственной скупости, - они и есть преуспевшие.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Frukta därför Gud efter måttet av er förmåga; lyssna till och lyd (Hans ord). Och ge åt andra för er själs bästa; det skall gå dem väl i händer som värjer sig för girighetens (frestelser).