De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice O'na 'Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) kim kurtarır?"
قُلْ مَنْ يُنَجِّيكُمْ مِنْ ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ تَدْعُونَهُ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةً لَئِنْ اَنْجٰينَا مِنْ هٰذِهِ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِرِينَ
ḳul men yuneccīkum min Zulumāti l-berri ve l-baHri ted'ǔnehu teDerruǎn ve ḣufyeten le in encānā min hāƶihi le nekūnenne mine ş-şākirīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Sızlanıp yalvararak gizlice, bizi bundan kurtarırsan şükredenlerden oluruz diye duâ ettiğiniz zaman sizi karanın ve denizin karanlıklarından kurtaran kimdir?
Abdulkadir Gölpınarlı
De ki: Sızlanıp yalvararak gizlice, bizi bundan kurtarırsan şükredenlerden oluruz diye duâ ettiğiniz zaman sizi karanın ve denizin karanlıklarından kurtaran kimdir?
Adem Uğur
De ki: Karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) sizi kim kurtarır ki? (O zaman) O'na gizli gizli yalvararak "Eğer bizi bundan kurtarırsan andolsun şükredenlerden olacağız" diye dua edersiniz.
Ahmed Hulusi
De ki: "Karanın ve denizin karanlıklarından 'Bizi bundan kurtarırsan, elbette şükredenlerden olacağız' diye boyun büküp, derununuzdan O'na dua ettiğinizde, kim sizi kurtarır?"
Ahmet Tekin
'Karadaki ve denizdeki sıkıntılardan ve korkulardan sizi kim kurtaracak?' de. O zaman O’na, açıktan açığa, gizliden gizliye dua edersiniz: 'Allah bizi bundan kurtarırsa kesinlikle şükredenlerden olacağız' dersiniz.
Ahmet Varol
De ki: ''Eğer bizi şu durumdan kurtarırsa mutlaka şükredenlerden olacağız' diyerek kendisine açıktan ve gizlice yakarışta bulunduğunuz Allah'tan başka sizi karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarır?'
Ali Bulaç
De ki: "Sizi karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarmaktadır ki, siz (açıktan ve) gizliden gizliye ona yalvararak dua etmektesiniz: -Andolsun, bizi bundan kurtarırsan, gerçekten şükredenlerden oluruz."
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm Mekke’lilere) de ki: “- Karada ve denizde olan karanlıklardan (tehlikelerden) sizi kim kurtarır? O halde iken, gizli ve aşikâr Allah’a şöyle dua edersiniz; “- Andolsun, eğer bizi bu tehkileden kurtarırsan, muhakkak şükredenlerden olacağız.”
Ali Rıza Safa
De ki: " ‘Bizi bundan kurtarırsan, kesinlikle şükredenler arasında olacağız!' diyerek, gizlice O'na yalvararak yakarışlarda bulunduğunuzda, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?"
Bayraktar Bayraklı
De ki: "Karanın ve denizin karanlıklarından, tehlikelerinden sizi kim kurtarabilir ki? O zaman Allah'a gizli gizli yalvararak: 'Eğer bizi bundan kurtarırsan andolsun şükredenlerden olacağız' diye dua edersiniz."
Bekir Sadak
De ki: «Kara ve denizin karanliklarindan sizi kim kurtarir? Bundan bizi kurtarirsan sukredenlerden olacagiz diye O'na gizli gizli yalvarir yakarirsiniz.»
Celal Yıldırım
De ki: Sizi kara ve denizin karanlıklarından kim kurtarır ? Yalvara yalvara gizlice Allah'a duâ edersiniz de eğer bizi bundan kurtarırsa herhalde şükredenlerden oluruz (dersiniz).
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
De ki: “Karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?” O’na açık gizli yalvararak, “Eğer bizi bundan kurtarırsa andolsun şükredenlerden olacağız” diye dua edersiniz.
Diyanet İşleri
De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice O'na 'Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) kim kurtarır?"
Diyanet İşleri (eski)
De ki: 'Kara ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır? Bundan bizi kurtarırsan şükredenlerden olacağız diye O'na gizli gizli yalvarır yakarırsınız.'
Diyanet Vakfi
De ki: Karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) sizi kim kurtarır ki? (O zaman) O'na gizli gizli yalvararak «Eğer bizi bundan kurtarırsan andolsun şükredenlerden olacağız» diye dua edersiniz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
De ki: «Bizi bu tehlikeden kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız» diye gizli ve aşikâr O'na yalvarıp dururken, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Karanın, denizin karanlıklarından, gizliden gizliye yalvara yalvara: "Ahdimiz olsun eğer bizi kurtarırsan, hiç şüphesiz şükredenlerden oluruz." dediğinizde kim kurtarır sizi?
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki kim kurtarır sizi o karanın, denizin zulmetlerinden, gizliden gizliye yalvara yalvara dualar ederek dediğiniz demler: Ahdimiz olsun eğer bizi bundan kurtarırsan şeksiz şüphesiz şakirinden oluruz
Erhan Aktaş
De ki: "Yerin ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?" "Eğer bundan bizi kurtarırsa kuşkusuz şükredenlerden oluruz." diye O'na açık ve tedarruan yakarırsınız.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
De ki: "Yerin ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?" "Eğer bundan bizi kurtarırsa kuşkusuz şükredenlerden oluruz." diye O'na açık ve tezarruan yakarırsınız.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
De ki: "Yerin ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?" "Eğer bundan bizi kurtarırsa kuşkusuz şükredenlerden oluruz." diye O'na açık ve gizli tedarruanda bulunursunuz.
Fizilal-il Kuran
De ki; «Sizi karanın ve denizin karanlıklarından kurtaran kimdir? Ki O'na -Eğer bizi bu zor durumdan kurtarırsa kesinlikle şükredenlerden olacağız- diye açıktan ya da gizlice yalvarırsınız.
Gültekin Onan
De ki: Sizi karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarmaktadır ki, siz (açıktan ve) gizliden gizliye ona yalvararak dua etmektesiniz: Andolsun, bizi bundan kurtarırsan, gerçekten şükredenlerden oluruz."
Hamdi Döndüren
De ki: “Kara ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarabilir? Siz O’na alçak gönüllülükle ve gizlice niyaz edersiniz. “Bizi bundan kurtaracak olursan, andolsun ki, sana şükredenlerden oluruz!” (dersiniz).
Hasan Basri Çantay
De ki: "Karanın ve denizin karanlıkları içinden sizi kim kurtarıyor ki ona (aşikar ve) gizli yalvararak (şöyle) düa edersiniz: Eğer bizi bundan selamete erdirirsen andolsun şükredenlerden olacağız".
Hasib Asutay
(Resulüm!) De ki: 'Bizi bu tehlikeden kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye gizli ve açık O'na dua ettiğiniz zaman, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?
Hayrat Neşriyat
De ki: 'Karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) sizi kim kurtarır?'(O zaman, sıkıntıdan kıvranarak) açıkça ve gizlice O’na duâ edersiniz: 'Yemîn olsun ki, eğer (Allah) bizi bundan kurtarırsa, mutlaka (kendimizi düzelterek) şükredenlerden olacağız'(dersiniz).
İbni Kesir
De ki: Karanın ve denizlerin karanlıklarından sizi, kim kurtarır? Siz, gizlice O'na yalvarır yakarırsınız. Bizi bundan kurtarırsa; andolsun şükredenlerden olacağız.
Mehmet Okuyan
De ki: “Şüphesiz ki bizi bundan kurtarırsa şükredenlerden olacağız diye boyun eğerek ve gizlice yalvararak O’na dua ederken karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarabilir ki!”
Muhammed Esed
De ki: "Siz, boynunuzu bükerek ve içinizden, 'Eğer O bizi bu (sıkıntı)dan kurtarırsa kesinlikle şükredenlerden olacağız! diye Allaha yalvardığınızda karanın ve denizin kapkara tehlikelerinden sizi koruyacak olan kimdir?"
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Siz, ta yüreğinizden 'eğer O bizi bu (musibet)ten kurtarırsa kesinlikle şükredenlerden olacağız' diye dua ettiğinizde, karanın ve denizin görünmez tehlikelerinden sizi kurtaracak olan biri var mı?"
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Sizleri karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarır? O'na alaniyeten ve sırren dua eder de, 'Eğer bizi bundan kurtarırsan elbette bizler şükredenlerden oluruz.' (diye yalvardığınız zaman).»
Ömer Öngüt
De ki: “Karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır? Halbuki siz: 'Eğer bizi bundan kurtarırsan andolsun ki şükredenlerden olacağız!' diye yalvararak ve gizlice O'na duâ edersiniz. ”
Suat Yıldırım
De ki: "Siz yalvara yakara, ağlaya sızlaya ve gizlice dualar ederek şöyle dediğiniz demler sizi karanın ve denizin karanlıklarından, tehlikelerinden kim kurtarır?""Eğer bizi bundan kurtarırsa, ahdimiz olsun, kesinlikle şükredenlerden olacağız."
Süleyman Ateş
De ki: "Gizli ve açık olarak: 'Bizi bundan kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız!' diye O'na yalvarıp yakardığınız zaman, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarıyor?"
Süleymaniye Vakfı
De ki: "Bizi buradan kurtarırsan elbette sana karşı görevlerini yerine getirenlerden oluruz' diye yalvara yalvara içten içe onu yardıma çağırdığınızda, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
De ki "Gizlice yalvarıp: 'Bizi bundan kurtarırsan elbette sana karşı görevlerini yerine getirenlerden oluruz' diye yakardığınız bir sırada, sizi karanın ve denizin karanlıklarından kurtaran kimdir?"
Şaban Piriş
De ki: -Karanın ve denizin karanlıklarından bizi kurtarırsan, elbette şükredenlerden olacağız, diye yalvararak ve gizlice dua ettiğinizde, sizi bundan kim kurtarır?
Tefhim-ul Kuran
De ki: «Sizi karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarmaktadır ki, siz (açıktan ve) gizliden gizliye ona yalvararak dua etmektesiniz: -Andolsun, bizi bundan kurtarırsan, gerçekten şükredenlerden oluruz.»
Ümit Şimşek
De ki: Karanın ve denizin tehlikelerinden sizi kurtaran kimdir? Siz yalvarır, yakarır, gizlice Ona dua eder ve 'Bizi bundan kurtarırsan şükredenlerden olacağız' dersiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
Şunu sor: "Bizi bu durumdan kurtarırsa andolsun şükredenlerden olacağız' diye boyun büküp ürpererek O'na yakardığınızda, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarıyor?"
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
De: “Acizanə və gizlicə: “Əgər bizi bundan qurtarsan, əlbəttə ki, şükür edənlərdən olarıq”– deyə yalvardığınız zaman sizi qurunun və dənizin zülmətlərindən xilas edən kimdir?”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Rəsulum!) De: ″Gizlində (Allaha) dua edib:″ Əgər bizi suyun və qurunun zülmətindən qurtarsan, əlbəttə, şükür edənlərdən olarıq″, - deyə yalvardığınız zaman sizləri bunlardan xilas edən kimdir?″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sprich: ʺWer rettet euch aus finsterer Not auf Land und Meer? Wenn ihr Ihn unterwürfig, laut oder lautlos anfleht: ʹWenn Er uns aus der Not rettet, werden wir gewiß zu den Dankbaren gehören.ʹ ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Sag: Wer errettet euch von den Finsternissen des Festlandes und des Meeres, (wenn) ihr Ihn in Unterwürfigkeit und im Verborgenen flehend anruft: ʺWenn Er uns nur hieraus rettet, werden wir ganz gewiß zu den Dankbaren gehörenʺ?
Almanca — M. A. Rassoul
Sprich: ʺWer errettet euch aus den Fährnissen zu Lande und Meer, wenn ihr Ihn in Demut anruft und insgeheim (denkt): ʺWenn Er uns hieraus errettet, werden wir wahrlich dankbar sein.ʺʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Sag: ʺWer rettet euch aus den Finsternissen des Festlandes und des Meeres? Ihr richtet an Ihn Bittgebete in Ergebenheit und im Verborgenen: ʺWenn ER uns von diesem (Unglück) errettet, so werden wir gewiß von den Dankbaren sein.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Ask them O Muhammad "Who saves you from the darkness of deepest dismay when you are unable to cope with a dangerous situation on land or at sea!" "You invoke Him with bated breath and whispering humbleness and in secret that if He extended His mercy to you and saved you, you would be impelled to the feeling of gratitude and gratefulness".
Abdul Haleem
Say [Prophet], ‘Who is it that saves you from the dark depths of land and sea when you humbly and secretly call to Him [and say], "If He rescues us from this, We shall truly be thankful"?’
Abdullah Yusuf Ali
Say: "Who is it that delivereth you from the dark recesses of land and sea, when ye call upon Him in humility and silent terror: 'If He only delivers us from these (dangers), (we vow) we shall truly show our gratitude'?"
Abul A'la Maududi
Ask them (O Muhammad!): 'Who is it that delivers you from dangers in the deep darknesses of the land and the sea, and to whom do you call in humility and in the secrecy of your hearts? To whom do you pray: "If He will but save us from this distress, we shall most certainly be among the thankful?"
Aisha Bewley
Say: ‘Who rescues you from the darkness of the land and sea? You call on Him humbly and secretly: "If you rescue us from this, we will truly be among the thankful. "’
Al-Hilali & Khan
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Who rescues you from the darkness of the land and the sea (dangers like storms), (when) you call upon Him in humility and in secret (saying): If He (Allâh) only saves us from this (danger), we shall truly be grateful."
Ali Quli Qarai
Say, ‘Who delivers you from the darkness of land and sea, [when] You invoke Him suppliantly and secretly: ‘‘If He delivers us from this, we will surely be among the grateful’’?’
Amatul Rahman Omar
Say, `Who delivers you from the horrors of the land and the sea when you call upon Him in humility and in open supplication (saying), "If He delivers us from this (hardship) we shall ever be grateful (to Him)>"'
Arthur John Arberry
Say: 'Who delivers you from the shadows of land and sea? You call upon Him humbly and secretly, "Truly, if Thou deliverest from these, we shall be among the thankful. "
Bijan Moeinian
Say: "Who else but the Lord saves you when you are caught in a disaster at the darkness of the sea or the land and pray (publicly or privately) sincerely promising to be the most grateful, if He takes you to a safe harbor?"
E. Henry Palmer
Say, 'Who rescues you from the darkness of the land and of the sea?' ye call upon Him in humility and in secret, 'Indeed, if He would rescue us from this, we will surely be of those who give Him thanks. '
Edip-Layth
Say, "Who rescues you from the darkness of the land and the sea?," you call on Him openly and secretly: "If You save us from this, we will be of the thankful!"
George Sale
Say, 'Who delivers you from the calamities of the land and the sea, when you call upon Him in humility and in secret, saying, 'If He deliver us from this, we will surely be of those who are grateful. '
Hamid S. Aziz
Say, "Who rescues you from the darkness of the land and of the sea?" You call upon Him in humility and in secret, saying "Indeed, if He would rescue us from this, we will surely be of the thankful. "
Mahmoud Ghali
Say, "Who safely delivers you from the darkness (es) of the land and the sea? You invoke Him supplicating and (covertly) concealed, "Indeed in case He delivers us from these, indeed we will definitely be among the thankful. "
Marmaduke Pickthall
Say: Who delivereth you from the darkness of the land and the sea? Ye call upon Him humbly and in secret, (saying): If we are delivered from this (fear) we truly will be of the thankful.
Mohamed Ahmed - Samira
Ask: "Who is it who comes to your rescue in the darkness of the desert and the sea, and whom you supplicate humbly and unseen: 'If You deliver us from this, we shall indeed he grateful?'
Muhammad Asad
Say: "Who is it that saves you from the dark dangers of land and sea [when] you call unto Him humbly, and in the secrecy of your hearts, `If He will but save us from this [distress], we shall most certainly be among the grateful'?"
Mustafa Khattab
Say, ˹O Prophet,˺ "Who rescues you from the darkest times on land and at sea? He ˹alone˺ you call upon with humility, openly and secretly: “If You rescue us from this, we will be ever grateful."
Progressive Muslims
Say: "Who rescues you from the darkness of the land and the sea" you call on Him openly and secretly: "If You save us from this, we will be of the thankful!"
Sahih International
Say, "Who rescues you from the darknesses of the land and sea [when] you call upon Him imploring [aloud] and privately, 'If He should save us from this [crisis], we will surely be among the thankful. ' "
Sam Gerrans
Say thou: “Who delivers you from the darknesses of the land and the sea? You call to Him humbly and in secret: ‘If He delivers us from this, we will be among the grateful.’”
Shabbir Ahmed
Say, " Who saves you, in the darkness of the land and the sea, when you call upon Him humbly and quietly saying, "If He saves us this time, we will always be thankful?"
Syed Vickar Ahamed
Say: "Who is it that delivers you from the dark corners of land and sea, when you call upon him in humility and in silent terror: ‘If only He delivers us from these (dangers, we promise) we shall truly show our gratitude’?"
Taqi Usmani
Say, "Who is the One who delivers you from the darkness of the land and the sea when you supplicate Him in humility and in low tones (promising): ‘If He delivers us from this, We shall truly become grateful?’"
The Monotheist Group
Say: "Who rescues you from the darkness of the land and the sea?" You call on Him in humility and in secret: "If You save us from this, we will be of the thankful!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Dis: ʺQui vous délivre des ténèbres de la terre et de la mer?ʺ Vous lʹinvoquez humblement et en secret: ʺSʹIl nous délivre de ceci, nous serons du nombre des reconnaissants.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Resûlê min!) Bibêje: Ma kî ye ew ê ku we ji tarîtiya bejê û behrê reha bike? Dema hûn aşkera û bi dizî li ber digerin, dibêjin: Sond be, eger Tu me ji vê (xeterê) xelas bikî em ê bibin ji şukirdaran!
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zeg, wie bevrijdt u van de duisternis des lands en der zee, wanneer gij hem nederig en in stilte aanroept, zeggende: Waarlijk, indien gij ons bevrijdt van deze gevaren, zullen wij zeker dankbaar zijn?
Hollandaca — Siregar
Zeg (O Moehammad): ʺWie redt jullie uit de duisternissen van het land en de zee terwijl jullie Hem in nederigheid en stilte auroepen: ʺIndien Hij ons van deze (gevaren) zou redden, zouden wij zeker tot de dankbaren behoren.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Скажи (о, Пророк) (этим многобожникам): «Кто спасает вас (во время ваших дальних поездок) от мраков суши и моря [от трудностей и страха в них], к Кому вы взываете (с мольбой) со смирением и тайно: «Если Ты спасешь нас от этого, мы непременно будем из (числа) благодарных (Тебе) [никому, кроме Тебя, не будем поклонятся]?»
Rusça — Osmanov
Спроси [, Мухаммад, мекканцев]: ʺКто спасает вас от бедствий на суше и на море? К кому вы взываете смиренно и тайно: ʺЕсли Ты спасешь нас от этого, мы непременно будем в числе благодарных [Тебе]ʺ?ʺ
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Säg: ”Vem räddar er från (de faror som lurar i) mörkret över land och hav? (Till vem) ber ni ödmjukt och innerligt (denna bön): ʹOm (Gud) räddar oss ur denna (nöd) skall vi sannerligen visa oss tacksammaʹ?”