En'am Suresi 104. Ayet — Elfaz
Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır. Ben başınızda bekçi değilim.
1قَدْḳaddoğrusuKesinlik Edatı
2جَاءَكُمْcā'ekumsize geldiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak
3بَصَائِرُbeSāirubasiretlerİsimب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı
4مِنْmin-denHarf-i Cer
5رَبِّكُمْrabbikumRabbiniz-İsim+Zamirر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyük
6فَمَنْfe menartık kimİsti'nafiye Edatı+Şart Edatı
7اَبْصَرَebSaragörürseMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı
8فَلِنَفْسِهِfe li nefsihi(yararı) kendisinedirSonuç Edatı+Harf-i Cer+İsim+Zamirن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan
9وَمَنْve menve kim deBağlaç+Şart Edatı
10عَمِيَǎmiyekör olursaMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibع م يgörevinden saptırmak, yoldan sapmak, kör veya cahil ve kapalı olmak, görme yetisinden yoksun bırakmak, karartmak, kör, karanlık, gizlemek. amaḥa - zihinsel körlük, amaya - zihinsel ve fiziksel körlük.
11فَعَلَيْهَاfe ǎleyhā(zararı) kendisinedirSonuç Edatı+Harf-i Cer+Zamir
12وَمَاve māve değilimİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nefi
13اَنَا۬enābenZamir
14عَلَيْكُمْǎleykumsizin üzerinizeHarf-i Cer+Zamir
15بِحَفِيظٍbi HafīZinbekçiHarf-i Cer+İsimح ف ظBir şeyi korumak/muhafaza etmek/savunmak, bir şeye bakmak, bir şeyin yok olmasını önlemek, bir şey hakkında dikkatli/özenli/düşünceli/ilgili olmak, bir şeyi saklamak, depolamak, tutmak, bir şeyi ezberlemek (hafızaya almak), hatırlamak, savunmak, bir şeyin kaybolmasını engellemek, dikkatli veya uyanık olmak, bir şeye azimle/sürekli/sebatla kendini adamak, tetikte veya ihtiyatlı olmak, bir kişiyi kızdırmak veya kızmak.