Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır. Ben başınızda bekçi değilim.
قَدْ جَاءَكُمْ بَصَائِرُ مِنْ رَبِّكُمْ فَمَنْ اَبْصَرَ فَلِنَفْسِهِ وَمَنْ عَمِيَ فَعَلَيْهَا وَمَا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِحَفِيظٍ
ḳad cā'ekum beSāiru min rabbikum fe men ebSara fe li nefsihi ve men ǎmiye fe ǎleyhā ve mā enā ǎleykum bi HafīZin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki Rabbinizden görgüler ihsân edildi size. Kim can gözünü açıp görürse faydası kendisine, kör olanın ziyanı da gene kendine ve ben, sizin üstünüze dikilmiş bir bekçi değilim.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki Rabbinizden görgüler ihsân edildi size. Kim can gözünü açıp görürse faydası kendisine, kör olanın ziyanı da gene kendine ve ben, sizin üstünüze dikilmiş bir bekçi değilim.
Adem Uğur
(Doğrusu) size Rabbiniz tarafından basiretler (idrak kabiliyeti) verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de kör olursa zararı kendinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.
Ahmed Hulusi
Gerçek şu ki, size Rabbinizden değerlendirilesi deliller gelmiştir. . . Kim basiretiyle gelenleri değerlendirirse kendi lehine, kim de basiretsiz olursa kendi aleyhinedir. . . Ben, üzerinize muhafız değilim!
Ahmet Tekin
'Size Rabbinizden önünüzü aydınlatan, ufkunuzu açan, güven sağlayan, basiretinizle anlayabileceğiniz Kur’ân âyetleri gelmiştir. Kim basiretli davranarak hakkı görürse, faydası kendisine, kim de kör kesilmeye devam ederse zararı kendisinedir. Benim sizin üzerinizde, koruma, denetim, zabıta görevim yok.'
Ahmet Varol
'Size Rabbinizden açık deliller gelmiştir. Kim görürse yararı kendine, kim de kör olursa, kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinize bekçi değilim.' [11]
Ali Bulaç
Gerçek şu ki size Rabbinizden basiretler gelmiştir. Kim basiretle-görürse kendi lehine, kim de kör olursa (görmek istemezse) kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinizde gözetleyici değilim.
Ali Fikri Yavuz
Size Rabbinizden, hakkı ve batılı ayırd etmek için açık hüccetler geldi. Artık kim, hakkı görür de ona iman ederse, kendi lehinedir. Kim de hakkı görmeyip batılı seçerse, kendi aleyhinedir. (günahını yüklenir). Ben üzerinize bir gözetleyici değilim (vazifem tebliğden ibarettir.).
Ali Rıza Safa
"Gerçek şu ki, Efendinizden, size aydınlanma kaynağı gelmiştir. Artık, kim görmek isterse, kendi yararına; kim körlük ederse, kendi yitimine yönelik olacaktır. Ben, sizin üzerinize gözetmen değilim!"
Bayraktar Bayraklı
Doğrusu size Rabbiniz tarafından basiretler/idrak kabiliyeti verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendine, kim de kör olursa zararı kendinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.
Bekir Sadak
Dogrusu size Rabbiniz'den acik belgeler gelmistir; kim gorurse kendi lehine ve kim korluk ederse kendi aleyhinedir. Ben sizin bekciniz degilim.
Celal Yıldırım
Gerçekten Rabbinizden size kalb gözünüzü açacak, aklınıza ışık tutacak belgeler gelmiştir. Artık kim gözünü açar, aklını kullanırsa, kendilehine, kim de körlük ederse kendi aleyhinedir. Ve ben, üzerinizde koruyucu bir bekçi değilim.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Doğrusu size rabbiniz tarafından basîretler (idrak kabiliyetleri) verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendine, kim de görmezse zararı kendinedir. (De ki:) “Ben üzerinize bekçi değilim.
Diyanet İşleri
Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır. Ben başınızda bekçi değilim.
Diyanet İşleri (eski)
Doğrusu size Rabbiniz'den açık belgeler gelmiştir; kim görürse kendi lehine ve kim körlük ederse kendi aleyhinedir. Ben sizin bekçiniz değilim.
Diyanet Vakfi
(Doğrusu) size Rabbiniz tarafından basiretler (idrak kabiliyeti) verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de kör olursa zararı kendinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Muhakkak size Rabbinizden basiretler (kalb gözleri) geldi. Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de körlük ederse zararı kendisinedir. Ben sizin bekçiniz değilim!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gerçekten Rabbinizden size birçok deliller geldi, artık kim gözünü açarak onları görürse kendi lehine, kim de körlük ederse, kendi aleyhinedir. Ve o durumda ben sizin bekçiniz değilim.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hakıkat Rabbınızdan size bir çok basıretler geldi artık kim gözünü açar görürse kendi lehine, kim de körlük ederse kendi aleyhinedir ve o halde ben size karşı muhafız değilim
Erhan Aktaş
Rabb'inizden size basiret verilmiştir. Kim gerçeği görürse kendi yararınadır, kim de gerçeği görmezse kendi aleyhinedir. "Ben üzerinize bekçi değilim."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Rabb'inizden size basiret verilmiştir. Kim gerçeği görürse kendi yararınadır, kim de gerçeği görmezse kendi aleyhinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Rabb'inizden size idrak etme yeteneği verilmiştir. Kim gerçeği görürse kendi yararınadır, kim de gerçeği görmezse kendi aleyhinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.
Fizilal-il Kuran
Hiç kuşkusuz size Rabbinizden birçok uyarıcı kanıtlar, açık belgeler geldi. Kim bunları görürse, kendi lehine ve kim bunlara karşı göz yumarsa kendi aleyhine davranmış olur. Ben sizin başınızda korucu, bekçi değilim.
Gültekin Onan
Gerçek şu ki size rabbinizden basiretler gelmiştir. Kim basiretle-görürse kendi lehine, kim de kör olursa (görmek istemezse) kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinize gözetleyici değilim.
Hamdi Döndüren
Size Rabbinizden kanıtlar (idrak yetenekleri) gelmiştir. Her kim onu görürse yararı kendi lehine olur. Her kim de kör kalırsa kendi aleyhine olur. Ben sizin üzerinize bekçi değilim!
Hasan Basri Çantay
Size Rabbinizden muhakkak basıyretler gelmişdir. Artık kim (onlarla hakkı) görür (ve iman eder) se kendi lehine, kim (ondan) kör kalırsa o da kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinizde bir bekci değilim.
Hasib Asutay
(Resulüm!) Şüphesiz size Rabbiniz tarafından basiretler (31) verilmiştir. Artık kim (hakkı) görürse kendi lehine kim de (hakka karşı) kör olursa kendi aleyhinedir. Ben üzerinize bir gözetici değilim. (31. Gönül gözleri, gerçeğin kanıtları.)
Hayrat Neşriyat
Muhakkak ki size Rabbinizden basîretler (kalb gözünüzün nûru olan deliller)gelmiştir. Artık kim (hakkı) görürse, kendi lehinedir. Kim de körlük ederse, kendi aleyhinedir. Ve ben, sizin üzerinize (yaptıklarınızı gözetici bir) muhâfız değilim!
İbni Kesir
Doğrusu size, Rabbınızdan basiretler gelmiştir. Kim, onları görürse; kendi lehine, kim de körlük ederse; kendi aleyhinedir. Ve ben, sizin üzerinize bir bekçi değilim.
Mehmet Okuyan
(De ki:) “Elbette size Rabbiniz tarafından öngörüler gelmiştir. Artık kim (gerçeği) görürse yararı kendisinedir; kim de kör davranırsa zararı kendisinedir. Ben üzerinize asla bekçi değilim.”
Muhammed Esed
Şimdi Rabbinizden size (bu ilahi kelam yoluyla) anlama ve kavrama araçları verilmiştir. O halde, kim görmek isterse kendi lehine, ve kim de körlüğü tercih ederse kendi aleyhine davranmış olur. Ve (kalbi katılaşmış olanlara de ki): "Ben sizin bekçiniz değilim!"
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu, Rabbinizden size (vahiy gibi) bir bilinç kaynağı gelmiştir. Artık kim (vahyin gösterdiği hakikati) görmek isterse kendi lehine, kim de körlüğü tercih ederse kendi aleyhinedir. Ben sizi engelleyecek değilim.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Muhakkak size Rabbiniz tarafından basiretler gelmiştir. Artık kim görürse kendi lehinedir, kim de görmezse kendi aleyhinedir. Ve ben sizin üzerinize bir muhafız değilim.»
Ömer Öngüt
Size Rabbinizden basiret (kalp gözü) gelmiştir. Kim görürse kendi lehine ve kim körlük ederse kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinize bekçi değilim.
Suat Yıldırım
Rabbinizden size muhakkak ki deliller gelmiştir. Artık kim gözünü açar görürse kendi lehine, kim de hakkı görmeyip batılı seçerse kendi aleyhinedir. (Sen de ki:) "Ben sizin üzerinizde bekçi değilim."
Süleyman Ateş
Doğrusu size Rabbinizden basiretler geldi. Artık kim (gerçeği) görürse yararı kendisine, kim de (gerçeğe karşı) kör olursa zararı kendisinedir. Ben sizin üzerinize bekçi değilim.
Süleymaniye Vakfı
Rabbinizden size, kendisini tanıtan göstergeler gelmiştir. Kim onları görürse kendi lehine olur. Kim de körlük ederse kendi aleyhine olur. (Onlara de ki:) Ben sizin başınızda bekçi değilim.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Rabbinizden size göstergeler (basiretler) geldi. Kim görürse kendi için görür, kim de körlük ederse kendi aleyhine olur. Ben sizi koruyacak değilim.
Şaban Piriş
Size Rabbinizden apaçık deliller gelmiştir. Her kim bunları görürse kendisi içindir. Kim de körlük ederse aleyhinedir. Yoksa ben, sizin üzerinizde bir bekçi değilim.
Tefhim-ul Kuran
Gerçek şu ki size Rabbinizden basîretler gelmiştir. Kim basiretle görürse kendi lehine, kim de kör olursa (görmek istemezse) kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinizde bir gözetleyici değilim.
Ümit Şimşek
Size Rabbinizden gerçeği gösteren deliller gelmiştir. Artık görenin yararı kendisine, körlük edenin zararı da kendisinedir. Ben sizin üzerinizde bir bekçi değilim.
Yaşar Nuri Öztürk
Gerçek şu ki, size Rabbinizden gönül gözleri gelmiştir. Kim görürse kendisi yararına, kim körlük ederse kendisi zararına... Ben sizin üzerinize bekçi değilim.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
De: “Rəbbinizdən sizə göz qabağında olan dəlillər gəlmişdir. Kim onları görsə, xeyri onun özünə, kim kor olsa zərəri onun öz əleyhinə olar. Mən sizin üstünüzdə gözətçi deyiləm”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Rəbbinizdən sizə parlaq dəlillər gəlmişdir. Kim (onları) görsə, öz lehinə, kim görməsə, öz əleyhinədir. Mən sizə nəzarətçı deyiləm. (Mənim vəzifəm ancaq dini təbliğ etməkdir)
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
ʺEuch sind von eurem Herrn sichtbare Beweise gekommen und verkündet worden. Wer einsichtig ist und sie sich aneignet, nützt sich selbst, und wer sie wie ein Blinder nicht zu sehen gewillt ist, der schadet sich selbst. Ich bin kein Hüter, der über eure Entscheidungen wacht.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Zu euch sind nunmehr einsicht bringende Zeichen von eurem Herrn gekommen. Wer einsichtig wird, der ist es zu seinem eigenen Vorteil, und wer blind ist, der ist es zu seinem eigenen Nachteil. Und ich bin nicht Hüter über euch.
Almanca — M. A. Rassoul
Wahrlich, sichtbare Beweise sind zu euch nunmehr von eurem Herrn gekommen; wenn einer also sieht, so ist es zu seinem eigenen Besten; und wenn einer blind wird, so ist es zu seinem eigenen Schaden. Und ich bin nicht euer Wächter.
Almanca — Muhammad Zaidan
Bereits wurden euch doch Einblick-Gewährende von eurem HERRN zuteil. Wer also diese wahrnimmt, so tut er dies (nur) für sich selbst. Doch wer blind bleibt, so tut er dies (nur) gegen sich selbst. Und ich bin kein Hüter über euch.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Say to them O Muhammad: "You people have now received divine evidence engaging the intellect, and enough signs sensed by mental and spiritual vision of those who lift to Allah their inward sight. Therefore, he who exercises his mind’s eyes shall advantage himself, and he who blinds hims elf to the truth shall prejudice his own interests, and you must realize that I am not here to watch over your innocence and folly".
Abdul Haleem
Now clear proof has come to you from your Lord: if anyone sees it, that will be to his advantage; if anyone is blind to it, that will be to his loss- [Say], ‘I am not your guardian.’
Abdullah Yusuf Ali
"Now have come to you, from your Lord, proofs (to open your eyes): if any will see, it will be for (the good of) his own soul; if any will be blind, it will be to his own (harm): I am not (here) to watch over your doings."
Abul A'la Maududi
The lights of clear perception have now come to you from your Lord. Then, he who chooses to see clearly, does so for his own good; and he who chooses to remain blind, does so to his own harm. I am not your keeper.
Aisha Bewley
‘Clear insights have come to you from your Lord. Whoever sees clearly, does so to his own benefit. Whoever is blind, it is to his own detriment. I am not here as your keeper.’
Al-Hilali & Khan
Verily, proofs have come to you from your Lord, so whosoever sees, will do so for (the good of) his ownself, and whosoever blinds himself, will do so to his own harm, and I (Muhammad صلى الله عليه وسلم) am not a watcher over you.
Ali Quli Qarai
[Say, ] ‘Certainly insights have come to you from your Lord. So whoever sees, it is to the benefit of his own soul, and whoever remains blind, it is to its detriment, and I am not a keeper over you.’
Amatul Rahman Omar
(Say, ) `There has already come to you enlightenment and clear proofs from your Lord, then whosoever sees clearly (and is enlightened), it is for his own good, and whosoever chooses to remain blind, it is to his own loss. I am not a guardian over you (as I should ward off all evil by force).'
Arthur John Arberry
Clear proofs have come to you from your Lord. Whoso sees clearly, it is to his own gain, and whoso is blind, it is to his own loss; I am not a watcher over you.
Bijan Moeinian
[Say:] "Undeniable proofs have thus been presented to you. If you choose to see them, good for you. If, on the contrary, you choose to act like the blind, you have simply lost your own soul. I (Mohammad) am not your guardian [and responsible for the consequences of your choice.]"
E. Henry Palmer
Now has an insight from your Lord come unto you, and he who looks therewith it is for himself; but he who is blind thereto, it is against his soul; and I am not your keeper.
Edip-Layth
"Visible proofs have come to you from your Lord; so whoever can see, does so for himself, and whoever is blinded, does the same. I am not a guardian over you."
George Sale
Proofs have indeed come to you from your Lord; so whoever sees, it is for His own good; and whoever becomes blind, it is to his own loss. And I am not a guardian over you.
Hamid S. Aziz
Now has insight (or proof) come unto you from your Lord, and he who sees therewith it is for his own good; but he who is blind thereto, it is against his own soul. And I am not your keeper.
Mahmoud Ghali
Demonstrations have already come to you from your Lord; so whoever beholds, it is for his own good, (Literally: foe his "own" self) and whoever is blind, it is to his own harm, (Literally: upon his "own" self) and in no way am I (i. e. the prophet) a constant preserver over you.
Marmaduke Pickthall
Proofs have come unto you from your Lord, so whoso seeth, it is for his own good, and whoso is blind is blind to his own hurt. And I am not a keeper over you.
Mohamed Ahmed - Samira
To you have come signs from your Lord, (and the light of understanding). So any one who sees (and understands) does so for himself, and any one who turns blind shall suffer the consequences alone. (Say:) "I am not a guardian over you (to make you understand)."
Muhammad Asad
Means of insight have now come unto you from your Sustainer [through this divine writ]. Whoever, therefore, chooses to see, does so for his own good; and whoever chooses to remain blind, does so to his own hurt. And [say unto the blind of heart]: "I am not your keeper."
Mustafa Khattab
Indeed, there have come to you insights from your Lord. So whoever chooses to see, it is for their own good. But whoever chooses to be blind, it is to their own loss. And I am not a keeper over you.
Progressive Muslims
"Visible proofs have come to you from your Lord; so whoever can see, does so for himself, and whoever is blinded, does the same. I am not a watcher over you."
Sahih International
There has come to you enlightenment from your Lord. So whoever will see does so for [the benefit of] his soul, and whoever is blind [does harm] against it. And [say], "I am not a guardian over you."
Sam Gerrans
Means of insight have come to you from your Lord; and whoso sees, it is for his soul; and whoso is blind, it is against it; and: “I am not a custodian over you.”
Shabbir Ahmed
(You are not expected to know His Person. ) Say (O Prophet), "The manifest Enlightenment has come to you from your Lord. Whoever sees the Truth, does so for his own good. And whoever turns blind, hurts himself. I am not your keeper or guardian."
Syed Vickar Ahamed
"Surely, now the proofs have come to you, from your Lord, (to open your eyes): If any (one of you) will see, it will be for (the good of) his own soul; If any (one) will be blind, it will be to his own (harm): I am not (here) to watch over your doings. "
Taqi Usmani
(Say, O Prophet :) There have come to you insights from your Lord. Now, whoever uses his sight, does so for his own self, and whoever remains blind does so against his own self. I do not stand guard over you.
The Monotheist Group
"Visible proofs have come to you from your Lord; so whoever can see, does so for himself, and whoever is blinded, will be such. I am not a watcher over you."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Certes, il vous est parvenu des preuves évidentes, de la part de votre Seigneur. Donc, quiconque voit clair, cʹest en sa faveur; et quiconque reste aveugle, cʹest à son détriment, car je ne suis nullement chargé de votre sauvegarde.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Resûlê min! Bibêje) Bêguman ji cem Xwedayê we, ji bo we belge û delîlên berbiçav hatine. Êdî kesê ku heqiyê bibîne û bawer bike, feydeya wî ji wî re ye. Kesê ku çavê xwe li heqiyê bigire û kor bibe, zerara wî jî jê re ye û ez li ser (kirinên) we ne çavdêr im.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Tot jou zijn al inzichtelijke bewijzen van jouw Heer gekomen. Als iemand dus inzicht heeft, dan is het in zijn eigen voordeel. En als iemand blind is dan is het in zijn eigen nadeel. En ik ben niet iemand die over jullie waakt.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Thans zijn er duidelijke aanwijzingen van uwen Heer tot u gekomen. Hij die deze ziet, ziet ze in zijn eigen voordeel en die er blind voor blijft, het is zijn nadeel. Ik ben uw bewaker niet.
Hollandaca — Siregar
Waarlijk, tot jullie zijn zichtbar bewijzen gekomen van jullie Heer. Wie goed ziet: er is (een voordeel) voor hemzelf, en wie blind is: er is (een nadeel) voor hem, en ik (Moehammad) ben geen bewaker over jullie.
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
Уже пришли к вам (о, люди) наглядные знамения [ясные доказательства] от вашего Господа [аяты Корана, в которых разъяснен путь к спасению]. Кто узрел [понял их и уверовал в то, на что они указывают], – то для самого себя же [он спасется и будет счастлив]; а кто слеп [не видит явной истины], – то (его слепота) против него самого [он сам себя этим обрекает на вечную погибель]. (И скажи им, о Посланник): «И я для вас – не хранитель [я не ответственен перед Аллахом за ваше неверие]!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Ni har nu fått ta emot från er Herre en (uppenbarelse) som skall öppna era ögon för (sanningen), och den som vill se har (själv) gott av detta och den som vill (förbli) blind skadar ingen annan än sig själv. Och (säg till dem som vill förbli blinda): ʺJag har inte satts att vaka över er.ʺ