Gözler O'nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder. O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.

لَا تُدْرِكُهُ الْاَبْصَارُ وَهُوَ يُدْرِكُ الْاَبْصَارَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ

lā tudrikuhu l-ebSāru ve huve yudriku l-ebSāra ve huve l-leTīfu l-ḣabīru

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gözler onu göremez, o, gözleri görür, odur lütfü bol ve her şeyden haberdar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gözler onu göremez, o, gözleri görür, odur lütfü bol ve her şeyden haberdar.

Adem Uğur

Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.

Ahmed Hulusi

Ebsar (görme - değerlendirme organları) O'nu idrak edemez; O, ebsarı idrak eder (değerlendirir)! "HU"; Latiyf'tir, Habiyr'dir.

Ahmet Tekin

'Allah, gözleri ve akılları denetim ve idraki içine alırken, gözler Allah’ı dünyada göremez, akıllar dünyada ve âhirette Allah’ı kavrayamaz. O hikmetine nüfuz edilmeyen yüce varlıktır ve gizli-açık her şeyden haberdardır.'

Ahmet Varol

Gözler onu idrak edemez. O ise gözleri idrak eder. O latiftir, her şeyden haberdardır.

Ali Bulaç

Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır.

Ali Fikri Yavuz

Hiç bir göz onu dünyada ihata ve idrak edemez. Fakat O, (ilmiyle) bütün gözleri (varlıkları) ihata eder. O, bütün incelikleri bilir, her şeyden haberdardır.

Ali Rıza Safa

O'nu, gözler kavrayamaz. Oysa O, tüm gözlere erişir. Çünkü O, En İnce Ayrıntılarla Gerçekleştirendir; Haberlidir.

Bayraktar Bayraklı

Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.

Bekir Sadak

Gozler O'nu gormez,O butun gozleri gorur. O Latif'tir, haberdardir.

Celal Yıldırım

Gözler O'nu kuşatıp göremez ; O, gözleri görüp kuşatır. O, lütuf sahibidir ve her şeyden haberlidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gözler O’nu idrak edemez, hâlbuki O gözleri idrak eder. O en ince şeyleri bilir ve her şeyden haberdardır.

Diyanet İşleri

Gözler O'nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder. O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.

Diyanet İşleri (eski)

Gözler O'nu görmez, O bütün gözleri görür. O Latif'tir, haberdardır.

Diyanet Vakfi

Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Gözler onu göremez, O ise bütün gözleri görür; O, lütuf sahibidir, her şeyden haberlidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O'nu gözler algılamaz, O ise bütün gözleri idrak eder. O öyle latif ve öyle herşeyden haberdardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

onu gözler idrak etmez, gözleri o idrak eder, öyle latif öyle habir o

Erhan Aktaş

Gözler O'nu idrak edemez; O, gözleri idrak eder. O, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gözler O'nu idrak edemez; O, gözleri idrak eder. O, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gözler O'nu idrak edemez; O, gözleri idrak eder. O, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

Fizilal-il Kuran

Gözler O'nu görmez, fakat O gözleri görür. O latiftir (algılanamaz) ve her şeyden haberdardır.

Gültekin Onan

Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O latif olandır, haberdar olandır.

Hamdi Döndüren

Gözler O’na yetişmez, O ise gözlere yetişir. O, eşyayı iyi bilen, her şeyden çok iyi haberdar olandır.

Hasan Basri Çantay

Ona gözler erişemez. O (nun ilmi) ise bütün gözleri ihaata eder. O, (kulları hakkında) gerçek rıfk-u lutf saahibidir. (Her şeyden de) haberdardır.

Hasib Asutay

Gözler O'nu algılayamaz, O, gözleri algılar. (30) O, her şeyin inceliklerini bilen, her şeyden haberdar olandır. (30. 'Gözler O'nu algılamaz' demek O'nun zatını ve mahiyetini idrak edemez demektir. Zira Ehl-i Sünnete göre dünyada Allah'ı görmek mümkün değilse de müminler cennette Allah'ı göreceklerdir.)

Hayrat Neşriyat

Gözler O’nu idrâk edemez; fakat O, gözleri idrâk eder. Çünki O, Latîf (bütün incelikleri bilen ve nüfûz eden)dir, Habîr (herşeyden haberdâr olan)dır.

İbni Kesir

Gözler; O'na erişemez. O ise, bütün gözlere erişir. Ve O; Latif, Habir'dir.

Mehmet Okuyan

Gözler O’nu idrak edemez (göremez); (oysa) O, gözleri idrak eder (görür). O derin bilgi sahibidir, (her şeyden) haberdardır.

Muhammed Esed

Hiçbir beşeri görüş ve tasavvur Onu kuşatamaz, halbuki O her türlü beşeri görüş ve tasavvuru çevreleyip kuşatır: zira yalnız Odur (hikmetine) tam nüfuz edilemez olan, her şeyden haberdar bulunan.

Mustafa İslamoğlu

Hiçbir beşeri görüş ve tasavvur O'nu kuşatamaz, fakat O her türlü beşeri görüş ve tasavvuru çepeçevre kuşatır: Yalnızca O'dur her şeye nüfuz eden, her şeyden haberdar olan.

Ömer Nasuhi Bilmen

Gözler O'nu (görüp) idrak edemez. O ise bütün gözleri idrak eder. Ve O latîftir, habîrdir.

Ömer Öngüt

Hiçbir göz O'na erişemez, ihata ve idrak edemez. Fakat O bütün gözleri ihata eder. O Lâtif'tir, her şeyden haberdardır.

Suat Yıldırım

Gözler O’na erişemez. O’nun ilmi ise bütün gözleri ihata eder.(Gözlerin görmediği her şeye nüfuz eden, her şeyden haberdar olan) latîf ve habîr O’dur.

Süleyman Ateş

Gözler O'nu görmez, O gözleri görür; O latif (gözle görülmez veya lutuf sahibi), herşeyi haber alandır.

Süleymaniye Vakfı

Hiçbir bakış Allah'ı tam olarak kavrayamaz ama o, bütün bakışları kavrar. O, lütufkardır ve her şeyin iç yüzünü bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gözler O'nu kuşatamaz ama O, gözleri kuşatır. O nazik davranır, her şeyin iç yüzünü bilir.

Şaban Piriş

Gözler O'nu idrak edemez. O, gözleri idrak eder. O, lütfedendir, haberdar olandır.

Tefhim-ul Kuran

Gözler O'nu idrak edemez; O gözleri idrak eder; O Latif'tir, herşeyden haberdardır.

Ümit Şimşek

Gözler Onu göremez; fakat O gözleri görür. Onun ilmi herşeyin bütün inceliklerine nüfuz eder; O herşeyden haberdardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Gözler onu fark edip kavrayamaz. Oysaki O, gözleri görür/bilir. O Latif'tir, lütfu çok olduğu halde kendisi görülemez; Habir'dir, her şeyden haberdardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Gözlər Onu dərk etmir. O isə gözləri dərk edir. O, Lətifdir, hər şeydən Xəbərdardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Gözlər Onu (görüb) dərk etməz. O, gözləri dərk edər. O, lətifdir (cismlikdən uzaqdır), (hər şeydən) xəbərdardır!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Die Augen sehen Ihn nicht; Er aber sieht sie und weiß genau, um sie Bescheid. Die Sinne erfassen Ihn nicht, aber Sein Wissen umfaßt alles.

Almanca — Der Edle Quran

Die Blicke erfassen Ihn nicht, Er aber erfaßt die Blicke. Und Er ist der Feinfühlige und Allkundige.

Almanca — M. A. Rassoul

Blicke können Ihn nicht erreichen, Er aber erreicht die Blicke. Und Er ist der Allgütige, der Allkundige.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He is not apprehended by sight whereas He comprehends all that is displayed to the bodily eye and all that is brought before the mind’s eye, and He is the Gracious Who gives His servants an understanding heart, and He is AL-Latif (Kind) and Al- Khabir.

Abdul Haleem

No vision can take Him in, but He takes in all vision. He is the All Subtle, the All Aware.

Abdullah Yusuf Ali

No vision can grasp Him, but His grasp is over all vision: He is above all comprehension, yet is acquainted with all things.

Abul A'la Maududi

No visual perception can encompass Him, even though He encompasses all visual perception. He is the All-Subtle, the All-Aware.

Aisha Bewley

Eyesight cannot perceive Him but He perceives eyesight. He is the All-Penetrating, the All-Aware.

Al-Hilali & Khan

No vision can grasp Him, but He grasps all vision. He is Al-Latîf (the Most Subtle and Courteous), Well-Acquainted with all things.

Ali Quli Qarai

The sights do not apprehend Him, yet He apprehends the sights, and He is the All-attentive, the All-aware.

Amatul Rahman Omar

The physical vision comprehends Him not, but He comprehends all visions, He is the All-Subtle Being (incomprehensible and imperceptible), the All-Aware.

Arthur John Arberry

The eyes attain Him not, but He attains the eyes; He is the All-subtle, the All-aware.

Bijan Moeinian

No eye is capable of seeing Him; yet He sees everything. He is the Most Sensitive and the Most Knowledgeable.

E. Henry Palmer

Sight perceives Him not, but He perceives men's sights; for He is the subtle, the aware.

Edip-Layth

The eyesight cannot reach Him, yet He can reach all eyesight; and He is the Subtle, the Ever-aware.

George Sale

Eyes cannot reach Him but He reaches the eyes. And He is the incomprehensible, the All-Aware.

Hamid S. Aziz

Vision comprehends Him not, but He comprehends all vision, for He is the Subtle, the Aware.

Mahmoud Ghali

Beholdings (i. e., eyesights) cannot perceive Him, and He perceives be holdings and He is The Ever-Kind, The Ever-Cognizant.

Marmaduke Pickthall

Vision comprehendeth Him not, but He comprehendeth (all) vision. He is the Subtile, the Aware.

Mohamed Ahmed - Samira

No eyes can penetrate Him, but He penetrates all eyes, and He knows all the mysteries, for He is all-knowing.

Muhammad Asad

No human vision can encompass Him, whereas He encompasses all human vision: for He alone is unfathomable, all-aware.

Mustafa Khattab

No vision can encompass Him, but He encompasses all vision. For He is the Most Subtle, All-Aware.[1] 

Progressive Muslims

The eyesight cannot reach Him, yet He can reach all eyesight; and He is the Subtle, the Expert.

Sahih International

Vision perceives Him not, but He perceives [all] vision; and He is the Subtle, the Acquainted.

Sam Gerrans

Vision comprehends Him not, but He comprehends vision; He is the Subtle, the Aware.

Shabbir Ahmed

No vision can encompass Him while He encompasses all vision. He is Subtile, Unfathomable, and therefore beyond physical perception. He is Aware of the minutest details.

Syed Vickar Ahamed

No vision can hold Him but His grasp is over all (the) vision: He is the Subtle (Al-Lateef) beyond any understanding yet He is All Aware (Khabeer) of all things.

Taqi Usmani

No vision can comprehend Him, and He comprehends all visions, and He is Absolutely Subtle, All-Aware.

The Monotheist Group

The eyesight cannot reach Him, yet He can reach all eyesight; and He is the Subtle, the Expert.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Les regards ne peuvent lʹatteindre, cependant quʹIl saisit tous les regards. Et Il est le Doux, le Parfaitement Connaisseur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çav tênagihîjin (ku Xwedê bibînin). Ew bi xwe çavan (û her tiştî) dibîne. Helbet yê hûrbîn û kûrbîn û bi her tiştî agahdar her Ew e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hem bereiken de blikken niet, maar Hij bereikt de blikken wel. En Hij is de welwillende, de welingelichte.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De blikken der menschen kunnen hem niet bereiken. Hij bereikt alle blikken. Hij is de barmhartige, de wijze.

Hollandaca — Siregar

Geen blik kan Hem bereiken, maar Hij bereikt de blik (van iedereen); en Hij is de Zachtmoedige, de Alwetende.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Не постигают Его взоры [не достигают взоры до Него в этом мире [[Верующие увидят своего Господа в Вечной жизни, но при этом они не охватят Его взором.]] и в Вечной жизни не объемлют Его], а (Сам) Он постигает взоры; и (ведь) Он – Добрый (к Своим рабам) (и) Всеведающий!

Rusça — Osmanov

Ни один взор не постигает Его, а Он постигает [все, что постигают] взоры. Он - проницательный, сведущий [обо всем сущем].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Människans öga ser Honom inte, men Han ser allt vad ett människoöga kan se. Han är den Outgrundlige som genomskådar allt och är underrättad om allt.