Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin, kalktığında Rabbini hamd ile tespih et.

وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَاِنَّكَ بِاَعْيُنِنَا وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ حِينَ تَقُومُ

ve Sbir li Hukmi rabbike fe inneke bi eǎ'yuninā ve sebbiH bi Hamdi rabbike Hīne teḳūmu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاصْبِرْve Sbirص ب رdirenmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı göstermekten kaçınmak. Bu kelime jaz'a'nın (üzüntü ve huzursuzluk gösterme) zıttıdır.o halde sabret
2لِحُكْمِli Hukmiح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hükmüne
3رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
4فَاِنَّكَfe innekeçünkü sen
5بِاَعْيُنِنَاbi eǎ'yunināع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.gözlerimizin önündesin
6وَسَبِّحْve sebbiHس ب حYüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmekve tesbih et
7بِحَمْدِbi Hamdiح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.övgü ile
8رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbini
9حِينَHīneح ي نVarmak, gelmek, zamanı gelmek (zaman, mevsim), uygun olmak, hasat edilmekzaman
10تَقُومُteḳūmuق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkalktığın

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve sabret Rabbinin hükmüne, gerçekten de gözümüzün altındasın sen ve Rabbine hamd ederek tenzîh et onu, kalkınca.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve sabret Rabbinin hükmüne, gerçekten de gözümüzün altındasın sen ve Rabbine hamd ederek tenzîh et onu, kalkınca.

Adem Uğur

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman da Rabbini hamd ile tesbih et.

Ahmed Hulusi

Rabbinin hükmüne sabret! Muhakkak ki sen gözetimimizlesin! (Gece) kalktığında Rabbinin Hamdi olarak tespih et. . .

Ahmet Tekin

Rabbinin vereceği hükmü bekleyerek, sabırla mücadeleye devam et. Çünkü sen, bizim gözetimimizde ve himayemizdesin. Uykudan kalkınca, kıyamda iken, güne başlarken, bir işe girişirken, bir meclisten kalkarken Rabbini hamd ile, överek, şükrederek tesbih et.

Ahmet Varol

Sen Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen bizim gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman da Rabbini hamd ile tesbih et.

Ali Bulaç

Artık, Rabbinin hükmüne sabret; çünkü gerçekten sen, Bizim gözlerimizin önündesin. Ve her kalkışında Rabbini hamd ile tesbih et.

Ali Fikri Yavuz

Rabbinin hükmüne sabret; çünkü sen, bizim muhafazamız altındasın. (Uykudan veya herhangi bir yerden) kalktığın sırada Rabbine hamd ile tesbih eyle.

Ali Rıza Safa

Artık, Efendinin yargısına sabret. Çünkü kesinlikle gözümüzün önündesin. Kalktığın zaman da övgülerle yücelterek Efendini an.

Bayraktar Bayraklı

Rabbinin hükmüne sabret! Bil ki sen, bizim gözlerimizin önündesin. Kalktığında Rabbini hamd ile tesbih et.

Bekir Sadak

Rabbinin hukmu yerine gelinceye kadar sabret; dogrusu sen, Bizim nezaretimiz altindasin; kalkarken Rabbini overek tesbih et;

Celal Yıldırım

(48-49) Rabbin hükmüne (o gelinceye kadar) sabret. Şüphesiz ki sen, bizim gözetimimizdesin. Kalktığında Rabbini hamd ile tesbîh et; gecenin bir bölümünde ve yıldızların batmasının ardından da tesbîh vam et.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sen rabbinin hükmünü sabırla bekle, kuşkusuz sen bizim gözetim ve korumamız altındasın. Her kalktığında rabbini hamd ile tesbih et.

Diyanet İşleri

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin, kalktığında Rabbini hamd ile tespih et.

Diyanet İşleri (eski)

Rabbinin hükmü yerine gelinceye kadar sabret; doğrusu sen, Bizim nezaretimiz altındasın; kalkarken Rabbini överek tesbih et;

Diyanet Vakfi

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman da Rabbini hamd ile tesbih et.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman Rabbini hamd ile tesbih et.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen bizim gözetimimiz altındasın, kalktığında Rabbini hamd ile tesbih et.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem rabbının hukmüne sabret çünkü sen bizim nezaretimiz altındasın, kalktığın sırada rabbına hamd ile tesbih eyle,

Erhan Aktaş

Rabb'inin hükmünü sabrederek bekle. Sen gözümüzün önündesin. Ve her kalkışında Rabb'ini hamd ile tesbih et.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'inin hükmünü sabrederek bekle. Sen gözümüzün önündesin. Ve her kalkışında Rabb'ini hamd ile tesbih et.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'inin hükmünü sabrederek bekle. Sen gözümüzün önündesin. Ve her kalkışında Rabb'ini hamd ile tesbih et.

Fizilal-il Kuran

Rabbinin hükmüne sabret, çünkü sen, gözlerimizin önündesin, kalktığın zaman Rabbini övgü ile an.

Gültekin Onan

Artık, rabbinin hükmüne sabret; çünkü gerçekten sen, bizim gözlerimizin önündesin. Ve her kalkışında rabbini hamd ile tesbih et.

Hamdi Döndüren

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman Rabbini hamd ile tesbih et.

Hasan Basri Çantay

Sen Rabbinin hükmüne (rızaa ile) sabret. Çünkü muhakkak sen bizim gözlerimiz (önün) desin. Kalkacağın zaman da Rabbine hamd ile tesbih (ve tenzih) et.

Hasib Asutay

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. (14) Kalktığın zaman Rabbini hamd ile tesbih et. (14. Himayemizin altındasın.)

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Artık Rabbinin hükmüne sabret; çünki sen gözlerimizin önündesin(muhâfazamız altındasın); (uykudan veya yerinden) kalktığın zaman Rabbine hamd ile (O’nu)tesbîh et!

İbni Kesir

Rabbının hükmüne sabret. Şüphesiz sen, Bizim gözetimimiz altındasın. Kalkacağın zaman da Rabbını hamd ile tesbih et.

Mehmet Okuyan

Rabbinin hükmüne sabret! Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman da Rabbini hamd (övgü) ile tesbih et (yücelt)!

Muhammed Esed

O halde Rabbinin hükmünü sabırla bekle, çünkü sen gözümüzün önündesin; ve her ne zaman ayağa kalkarsan Rabbinin sınırsız şanını hamd ile yücelt!

Mustafa İslamoğlu

Sözün özü: Rabbinin hükmünü sabırla bekle! Unutma ki sen Bizim gözetimimiz altındasın: kalktığın zaman, Rabbinin yüceliğini hamd ile an!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Rabbin hükmü için sabret. Çünkü sen, muhakkak Bizim nazar-ı hıfz ve himayemizdesin ve kalkacağın vakit Rabbine hamd ile tesbihte bulun.

Ömer Öngüt

Resulüm! Rabbinin hükmüne sabret. Şüphesiz ki sen bizim hıfz-u himayemizde, gözetimimiz altındasın. Kalkarken Rabbini hamd ile tesbih et.

Suat Yıldırım

(48-49) Rabbinin hükmü yerine gelinceye kadar sabret! Çünkü sen Bizim himayemiz altındasın. Namaza kalktığında Rabbini hamd ile tenzih et. Geceleyin de, gecenin sonunda yıldızların batışının ardından da O’na ibadet edip tenzih et.

Süleyman Ateş

Rabbinin hükmüne sabret, çünkü sen, gözlerimizin önündesin (korumamız altındasın), Kalktığın zaman Rabbini övgü ile an.

Süleymaniye Vakfı

Rabbinin kararı gereği sen sabret /duruşunu bozma; her daim gözümüz senin üzerinde. Kalktığın vakit, her şeyi güzel yapmasına karşılık Rabbine ibadet et.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sahibinin kararını sabırla bekle; sen gözümüzün önündesin. Kalktığın vakit, her şeyi güzel yaptığından dolayı Sahibine ibadet et.

Şaban Piriş

-Rabbinin hükmüne sabret! Çünkü sen, gözümüzün önündesin. (Ayağa) kalktığı zaman hamd ederek Rabbini tesbih et!

Tefhim-ul Kuran

Artık sen, Rabbinin hükmüne sabret; çünkü gerçekten sen, bizim gözlerimizin önündesin. Ve her kalkışında da Rabbini hamd ile tesbih et!

Ümit Şimşek

Rabbinin hükmü erişinceye kadar sabret. Sen Bizim gözetimimiz altındasın. Kalktığın zaman Rabbini hamd ile tesbih et.

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinin hükmüne sabret! Kuşkusuz, sen bizim gözlerimizin önündesin. Kalktığında, Rabbinin hamdiyle tespih et!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən öz Rəbbinin hökmünə səbir et! Həqiqətən, sən Bizim Gözlərimiz önündəsən. Yuxudan qalxdıqda Rəbbini həmd ilə zikr et!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) Sən öz Rəbinin hökmünə səbr et! Şübhəsiz ki, sən Bizim gözümüzün qabağındasan (himayəmiz altındasan). (Namaza) qalxdıqda Rəbbini həmd-səna ilə zikr et!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sei geduldig, weil es die Verfügung deines Herrn ist, daß ihnen Aufschub gewährt wird! Wir halten dich im Auge. Lobpreise deinen Herrn, wenn du aufstehst!

Almanca — Der Edle Quran

Sei standhaft gegenüber dem Urteil deines Herrn. Gewiß, du bist ja vor Unseren Augen. Und lobpreise deinen Herrn, wenn du aufstehst,

Almanca — M. A. Rassoul

So sei denn geduldig mit dem Befehl deines Herrn; denn du stehst unter Unserer Aufsicht; und lobpreise deinen Herrn, wenn du aufstehst.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und übe Geduld, der Anweisung deines HERRN gegenüber! Denn du bist sicherlich unter Unserer Aufsicht. Und lobpreise mit dem Lob deines HERRN, wenn du aufstehst,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

In patience possess you your soul, therefore, bear with them O Muhammad and forebear their provocation until your Creator's command comes to pass. We hold you in great esteem and regard, and We keep an eye on you; you just praise His glory and extoll His glorious Names when you get up upon your feet, and when you get up from sleep,

Abdul Haleem

Wait patiently [Prophet] for your Lord’s judgement: you are under Our watchful eye. Celebrate the praise of your Lord when you rise.

Abdullah Yusuf Ali

Now await in patience the command of thy Lord: for verily thou art in Our eyes: and celebrate the praises of thy Lord the while thou standest forth,

Abul A'la Maududi

Be patient, then, (O Prophet), until the judgement of your Lord comes. For surely you are before Our eyes. And celebrate the praise of your Lord when you rise,

Aisha Bewley

So wait steadfastly for the judgement of your Lord – you are certainly before Our eyes. And glorify and praise your Lord when you get up.

Al-Hilali & Khan

So wait patiently (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) for the Decision of your Lord, for verily, you are under Our Eyes[1]; and glorify the Praises of your Lord when you get up from sleep.

Ali Quli Qarai

So submit patiently to the judgement of your Lord, for indeed you fare before Our eyes. And celebrate the praise of your Lord when you rise [at dawn],

Amatul Rahman Omar

(Prophet!) await with patience and perseverance (the implementation of) the judgment of your Lord. You are under Our (loving care and) protection. And extol the Holiness of your Lord along with His praises when you rise (from sleep for Prayer).

Arthur John Arberry

And be thou patient under the judgment of thy Lord; surely thou art before Our eyes. And proclaim the praise of thy Lord when thou arisest,

Bijan Moeinian

Be patient till you are given the victory. God is watching over His Prophet. Glorify and praise your Lord when you wake up.

E. Henry Palmer

But wait thou patiently for the judgment of thy Lord, for thou art in our eyes. And celebrate the praises of thy Lord what time thou risest,

Edip-Layth

You shall be patient for the judgment of your Lord, for you are in Our sights, and glorify the praise of your Lord when you get up.

George Sale

And wait thou patiently the judgment of thy Lord concerning them; for thou art in our eye: And celebrate the praise of thy Lord, when thou risest up;

Hamid S. Aziz

And wait patiently for the decree (command, judgment) of your Lord, for verily you are in Our eyes; and hymn the praise of your Lord when you rise;

Mahmoud Ghali

And (endure) patiently under the Judgment of your Lord, (for) then surely you are under Our Eyes, and extol with the praise (s) of your Lord when you rise up.

Marmaduke Pickthall

So wait patiently (O Muhammad) for thy Lord's decree, for surely thou art in Our sight; and hymn the praise of thy Lord when thou uprisest,

Mohamed Ahmed - Samira

Await the judgement of your Lord, for you are always before Our eyes, and glorify your Lord with praises when you rise,

Muhammad Asad

And so, await in patience thy Sustainer’s judgment, for thou art well within Our sight. And extol thy Sustainer’s limitless glory and praise whenever thou risest up,

Mustafa Khattab

So be patient with your Lord’s decree, for you are truly under Our ˹watchful˺ Eyes. And glorify the praises of your Lord when you rise.

Progressive Muslims

You shall be patient for the judgement of your Lord, for you are in Our sights, and glorify the praise of your Lord when you get up.

Sahih International

And be patient, [O Muúammad], for the decision of your Lord, for indeed, you are in Our eyes. And exalt [ Allah ] with praise of your Lord when you arise.

Sam Gerrans

And be thou patient for the judgment of thy Lord, for thou art before Our eyes. And give thou glory with the praise of thy Lord when thou arisest,

Shabbir Ahmed

And so, (O Messenger) work patiently to establish the Rule of your Lord, for, behold, you are in Our eyes. Begin your day with a firm resolve and work to manifest the Praise of your Lord.

Syed Vickar Ahamed

Now wait for the Decision of your Lord, with patience for surely, you are in Our eyes: And celebrate the Praises of your Lord the while you stand forth.

Taqi Usmani

And (O Prophet) be patient about the decision of your Lord, because you are in front of Our Eyes. And proclaim the purity of your Lord along with His praise when you stand (in Prayer),

The Monotheist Group

You shall be patient for the judgment of your Lord, for you are in Our sights; and glorify the praise of your Lord when you rise.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et supporte patiemment la décision de ton Seigneur. Car en vérité, tu es sous Nos yeux. Et célèbre la gloire de ton Seigneur quand tu te lèves;

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca li ser hukmê Xwedayê xwe sebrê bikêşe. Bi rastî tu di bin çavdêriya me de yî (em te diparêzin). Gava ku tu (ji xewê) rabî jî şukrê Xwedayê xwe bike û ji her kêmasiyê wî pak bidêre.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Volhard dus geduldig tot aan het oordeel van jouw Heer; Wij hebben jou voor ogen. En prijs de lof van jouw Heer wanneer je opstaat.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wacht geduldig het oordeel van uwen Heer nopens hen af; want gij zijt onder onze oogen. Verkondig den lof van uwen Heer als gij opstaat.

Hollandaca — Siregar

Wees geduldig met de beschikking van jouw Heer. Voorwaar, jij bent in Onze Ogen. En prijs de Glorie van jouw Heer wanneer jij staat.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И терпи (о, Мухаммад) до решения Господа твоего [как решит Аллах Всевышний поступить с ними и как Он повелит тебе действовать по отношению к ним]! Ведь, поистине, ты (о, Пророк) на Наших глазах [Мы всегда видим тебя и оберегаем тебя от их ухищрений направленных против тебя]. И восславляй Господа твоего, вознося хвалу Ему [говори слова «Слава Аллаху!», «Хвала Аллаху!»,...], (всегда) когда ты (о, Пророк) встаешь!

Rusça — Osmanov

Так терпи же, пока не будет вынесено решение Господа твоего, а [пока] ты, воистину, под нашим присмотром. И возноси хвалу своему Господу, когда поднимаешься [утром],

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ha tålamod (Muhammad) och vänta på din Herres dom - Vi vakar över dig. Och lova och prisa din Herre när du reser dig,