Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.
يَتَنَازَعُونَ فِيهَا كَأْسًا لَا لَغْوٌ فِيهَا وَلَا تَأْثِيمٌ
yetenāzeǔne fīhā ke'sen lā leğvun fīhā ve lā te'ṧīmun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve birbirlerine öyle bir kadeh sunarlar ki içtikleri şarabın sonucunda ne boş şeylerden bahsediş var, ne günaha giriş.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve birbirlerine öyle bir kadeh sunarlar ki içtikleri şarabın sonucunda ne boş şeylerden bahsediş var, ne günaha giriş.
Adem Uğur
Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar, ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır ne de günaha girme.
Ahmed Hulusi
Onda, sarhoşlatıp ne düşünüp söylediğini bilmez hale getirmeyen içkiler kapışırlar!
Ahmet Tekin
Cennet’te birbirlerine boş konuşturmayan, saçmalamaya sevk etmeyen, bile bile günaha sokmayan, dolu kadehler sunarlar.
Ahmet Varol
Orada bir kadeh kapışırlar ki, onda ne bir saçmalama ne de günâha sokma vardır.
Ali Bulaç
Orada bir kadeh kapışır çekişirler ki, onda ne 'boş ve saçma bir söz', ne günaha sokma yoktur.
Ali Fikri Yavuz
Orada birbiriyle kadeh çekiştirirler ki, onda ne bir saçmalama vardır, ne bir günaha sokma...
Ali Rıza Safa
Boş söz söyletmeyen ve suç işletmeyen kadehler kaldırırlar.
Bayraktar Bayraklı
Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar; ama burada kötü söz de yoktur, günah işleme de.
Bekir Sadak
Orada kadeh tokustururlar; fakat bunda ne bir sacmalama, ne de bir gunaha girme vardir.
Celal Yıldırım
Orada kadeh tokuştururlar ki bunda ne bir boşanlamsız saçmalama, ne de günaha sokma vardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Orada karşılıklı kadeh alıp verirler, ama o içecek ne saçmalamaya yol açar ne de günah işlemeye.
Diyanet İşleri
Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.
Diyanet İşleri (eski)
Orada kadeh tokuştururlar; fakat bunda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır.
Diyanet Vakfi
Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar, ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır ne de günaha girme.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Orada bir kadeh kapışırlar ki, onda ne bir saçmalama vardır, ne de günaha sokma.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Orada kadeh teati ederler ki, onda ne bir saçmalama vardır, ne de bir günaha sokma!
Elmalılı Hamdi Yazır
Orada bir peymane çekiştirirler ki ne bir saçmalama vardır onda ne bir günaha sokma
Erhan Aktaş
Birbirlerine, saçmalamaya ve günaha yol açmayan kadehler sunacaklar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Birbirlerine, saçmalamaya ve günaha yol açmayan kadehler sunacaklar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Birbirlerine, saçmalamaya ve günaha yol açmayan kadehler sunacaklar.
Fizilal-il Kuran
Orada bir kadehi kapışırlar fakat onda ne saçmalama vardır, ne de günaha sokma.
Gültekin Onan
Orada bir kadeh kapışır çekişirler ki, onda ne 'boş ve saçma bir söz' ne günaha sokma vardır.
Hamdi Döndüren
Orada bir kadeh kapışırlar ki, içinde ne saçmalama var, ne de günaha sokma!
Hasan Basri Çantay
Orada birbirleriyle öyle kadeh çekişirler ki! Onda ne bir saçmalama, ne de bir günaha sokma yokdur.
Hasib Asutay
Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar. (5) Onda ne bir saçmalama vardır, ne de günâha sokma. (5. Cennet şarabı sarhoşluk değil, sevinç ve mutluluk verir.)
Hayrat Neşriyat
Orada (neş’e ile) birbirlerine kadeh çekişirler (verip alırlar); onda (onun içiminde)ne boş bir söz, ne de bir günâha sokma vardır (sarhoş etmez).
İbni Kesir
Orada öyle bir kadehi devrederler ki; onda, bir saçmalama ve günaha sokma yoktur.
Mehmet Okuyan
Boş söze de günaha girmeye de (neden) olmayan kadeh(lerden almak için) orada karşılıklı olarak çekişecekler.
Muhammed Esed
ve orada, (cennette), birbirlerine, boş konuşturmayan ve günaha sokmayan kaseler uzatacaklar.
Mustafa İslamoğlu
orada birbirlerine içeni boşboğaz etmeyen ve günaha sokmayan dolu kadehler sunacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
(22-23) Ve onlara arzu edeceklerinden bir meyve ile ve bir et ile imdat etmişizdir. Ve orada bir kâseyi teatide bulunurlar, onda ne bir saçma söz vardır ve ne de bir günah.
Ömer Öngüt
Orada birbirlerinden kadeh alıp verirler. Amma onu içenler ne boş bir söz söylerler, ne de günaha girerler.
Suat Yıldırım
Onlar orada içecek kadehleri kapışırlar ki bunları içmede ne saçma sapan konuşma olur, ne de günaha girilir.
Süleyman Ateş
Orada bir kadeh kapışırlar ki içinde ne saçmalama var, ne de günaha sokma.
Süleymaniye Vakfı
Orada birbirlerine, içinde, boş söz söyletmeyecek ve günaha sokmayacak içki bulunan kadehler sunarlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Orada kadeh kaldırırlar. Ne gereksiz bir sözleri ne de yanlış davranışları olur.
Şaban Piriş
Orada birbirlerine kadeh sunarlar. Orada saçmalama yoktur. Günaha sokma yoktur.
Tefhim-ul Kuran
Orada bir kadeh kapışır çekişirler ki, onda, ne 'boş ve saçma bir söz', ne de bir günaha sokma yoktur.
Ümit Şimşek
Orada öyle kadehler kapışmaktadırlar ki, içene ne boş söz söyletir, ne onu günaha sokar.
Yaşar Nuri Öztürk
Orada bir kadeh tokuştururlar ki, içinde ne bir boş laf var ne de günaha sokuş.
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar orada bir-birinə (şərab dolu) qədəh ötürəcəklər. Onda (cənnət şərabının xislətində dünyakından fərqli olaraq) nə lağlağılıq, nə də günaha təhrik vardır.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie werden im Paradies einander einen Becher reichen, der weder zu sinnlosem Gerede noch zur Sünde führt.
Almanca — Der Edle Quran
Sie greifen darin miteinander nach einem Becher, in dem nichts darin ist, was zu unbedachter Rede verleitet und zu keiner Versündigung.
Almanca — M. A. Rassoul
Dort greifen sie nach einem Becher, durch den man weder zu sinnlosem Gerede noch zu Sündhaftigkeit verleitet wird
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie reichen darin einander Becher, mit dem weder sinnloses Gerede noch Verfehlendes ist.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They will be served with a drink which gives a rapturous feeling of bliss and beautitude, and never does it induce them to discourse matters of little value or insignificance, nor do they hear ill tongues or what is morally evil.
Abdul Haleem
They pass around a cup which does not lead to any idle talk or sin.
Abdullah Yusuf Ali
They shall there exchange, one with another, a (loving) cup free of frivolity, free of all taint of ill.
Abul A'la Maududi
They shall pass on to one another a cup that will incite neither levity nor sin.
Aisha Bewley
They will pass round there a drinking cup to one another with no foolish talk and no wrong action in it.
Al-Hilali & Khan
There they shall pass from hand to hand a (wine) cup, free from any Laghw (dirty, false, evil vain talk between them), and free from sin[1] (because it will be lawful for them to drink).
Ali Quli Qarai
There they will pass from hand to hand a cup wherein there will be neither any vain talk nor sinful speech.
Amatul Rahman Omar
Therein they will pass one to another a cup (of refreshing drink) which shall induce neither foul talk nor sin.
Arthur John Arberry
while they pass therein a cup one to another wherein is no idle talk, no cause of sin,
Bijan Moeinian
They will be passed hand to hand cups of drinks which will not intoxicate them and, therefore, they will never behave indecently or use abusive language.
E. Henry Palmer
They shall pass to and fro therein a cup in which is neither folly nor sin.
Edip-Layth
They will exchange one with another a cup in which there is no harm, nor regret.
George Sale
They shall present unto one another therein a cup of wine, wherein there shall be no vain discourse, nor any incitement unto wickedness.
Hamid S. Aziz
They shall pass from one to another a cup wherein there shall be nothing vain nor any sin.
Mahmoud Ghali
Therein they will (obligingly) contend with one another cups, and there is no idle talk, and no room for vice.
Marmaduke Pickthall
There they pass from hand to hand a cup wherein is neither vanity nor cause of sin.
Mohamed Ahmed - Samira
They will exchange cups of wine free of (incitement to) pleasantry or sin.
Muhammad Asad
and in that [paradise] they shall pass on to one another a cup which will not give rise to empty talk, and neither incite to sin.
Mustafa Khattab
They will pass around to each other a drink ˹of pure wine,˺ which leads to no idle talk or sinfulness.
Progressive Muslims
They will enjoy drinks in which there is no harm, nor regret.
Sahih International
They will exchange with one another a cup [of wine] wherein [results] no ill speech or commission of sin.
Sam Gerrans
They will pass from one to another a cup wherein is neither vain speech, nor cause of sin,
Shabbir Ahmed
And therein they pass from hand to hand cups of delicious drinks that cause no idle talk nor a hangover. ('Ithm' = Pull down, drag down, hangover, harming personality, reducing human dignity or potential).
Syed Vickar Ahamed
There they shall exchange, one with another, a (loving) cup, free of pettiness, free of all signs of impurity.
Taqi Usmani
They will snatch from one another (in a friendly manner) a glass (of wine) carrying neither absurd talk, nor something leading to sin.
The Monotheist Group
They will enjoy drinks therein, from which there is no nonsense, nor blame.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Là, ils se passeront les uns les autres une coupe qui ne provoquera ni vanité ni incrimination.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew tê de qedehên meyê ji dest hev digirin, di wê meyê de ne axaftineke kelevajî ne jî tê de gunehkarî (serxweşî ) heye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
terwijl zij er een beker aan elkaar doorgeven waarbij er onzinnig geklets noch verleiding tot zonde voorkomt.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Daar zulllen zij elkander een beker aanbieden, waardoor geen ijdel gesprek, of zonde zal worden uitgelokt.
Hollandaca — Siregar
Zij reiken daar elkaar een beker aan waarbij geen onzin en geen zondigheid is.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Они будут передавать там друг другу кубок (с райским вином), – не (бывает) пустословия от него [от этого вина] и побуждения к греху [от райского вина не пьянеют и не уменьшается рассудок пьющего].
Rusça — Osmanov
Они будут передавать друг другу чашу, [содержимое] которой не развязывает язык и не влечет ко греху.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och där skall de kappas om att tömma en skål (med vin), som varken förleder dem till lättsinnigt tal eller låter syndiga tankar stiga upp inom dem.