Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَهُمْ كَاَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ مَكْنُونٌ

ve yeTūfu ǎleyhim ğilmānun lehum keennehum lu'lu'un meknūnun

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve öylesine genç hizmetçiler, etraflarında döner durur ki sanki onlar, hazinelerde saklanmış inciler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve öylesine genç hizmetçiler, etraflarında döner durur ki sanki onlar, hazinelerde saklanmış inciler.

Adem Uğur

Hizmetlerine verilmiş, (kabuğunda) saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

Ahmed Hulusi

Çevrelerinde gençlik dolu hizmetliler (enerjik kuvveler) koşuşur ki, sanki onlar saklı inci!

Ahmet Tekin

Kabuğunda saklı, gün yüzü görmemiş inciler gibi, hizmetlerine verilmiş gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

Ahmet Varol

Etraflarında kendilerine ait öyle delikanlılar dolaşırlar ki onlar adeta sedefte saklı inci gibidirler.

Ali Bulaç

Kendileri için (hizmet eden) civanlar, etrafında dönüp dolaşırlar; sanki (her biri) 'sedefte saklı inci gibi tertemiz, pırıl pırıl.'

Ali Fikri Yavuz

(Hizmet için) etraflarında döner kendilerine ait, sedeflerinde saklı inciler gibi hizmetçiler.

Ali Rıza Safa

Kendilerine özgülenmiş gençler çevrelerinde dolaşır. Sedef içinde saklı inciler gibilerdir.

Bayraktar Bayraklı

Sedefteki inci gibi olan hizmetçileri, etraflarında dolaşırlar.

Bekir Sadak

Sedefteki inciler gibi olan gencler yanlarinda dolasirlar.

Celal Yıldırım

Kendilerine ait hizmetçiler etraflarında dönüp dolaşırlar da sanki herbiri sedefteki saklı inciler gibi...

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sedeflerinde saklı incilere benzeyen genç hizmetçileri etraflarında dönüp dururlar.

Diyanet İşleri

Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

Diyanet İşleri (eski)

Sedefteki inciler gibi olan gençler yanlarında dolaşırlar.

Diyanet Vakfi

Hizmetlerine verilmiş, (kabuğunda) saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kendilerine ait bir takım hizmetçiler de onların etrafında dönerler. Bu gençler sanki sedefleri içine gizlenmiş inci gibidirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerine ait hizmetçiler, sanki sedef içinde saklı inciler gibi onların etrafında pırıl pırıl dönerler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bırıl bırıl da üzerlerine döner kendilerine mahsus hizmetciler, sanki sadeflerinde saklı inciler

Erhan Aktaş

Sedefleri içine gizlenmiş inci gibi gılmanlar, hizmet için çevrelerinde dolanırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sedefleri içine gizlenmiş inci gibi ğılmanlar, hizmet için çevrelerinde dolanırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sedefleri içine gizlenmiş inci gibi gılman, hizmet için çevrelerinde dolanırlar.

Fizilal-il Kuran

Sedefteki inciler gibi olan gençler yanlarında dolaşırlar.

Gültekin Onan

Kendileri için (hizmet eden) civanlar, etrafında dönüp dolaşırlar; sanki (her biri) 'sedefte saklı inci gibi tertemiz, pırıl pırıl'.

Hamdi Döndüren

Hizmetçileri etraflarında dolaşır. Bunlar sanki sedef içinde saklı inci gibidirler.

Hasan Basri Çantay

O sadefleri içinde gizlenmiş inci gibi civanlar da kendilerine (hizmet için) etraflarında döner (ler).

Hasib Asutay

Çevrelerinde kendilerine ait, sedef içinde saklı inci(ler) gibi gençler (dönüp) dolaşırlar.

Hayrat Neşriyat

Ve kendilerine âid genç hizmetçiler etraflarında dolaşır; sanki onlar (sadeflerinde)saklı inciler gibi (tertemiz)dirler!

İbni Kesir

Sedefleri içinde gizlenmiş inci gibi civanlar da kendileri için etraflarında döner.

Mehmet Okuyan

Saklı inci gibi kendilerine ait gençler (servis için) etraflarında dolaşacaklar.

Muhammed Esed

Ve onları (ölümsüz) gençlikler bekleyecek, (sanki) kendi kendilerinin (çocuklarıymış gibi), kabuklarının içinde saklanan inciler gibi (saf ve temiz).

Mustafa İslamoğlu

Ve kendileri için hazırlanmış ebedi bir gençlik ve tazelik onları hiç terk etmeyecek; tıpkı kabuklarının içinde saklanmış inciler gibi olacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onların üzerlerine kendilerine mahsus birtakım genç hizmetçiler dolaşırlar ki, sanki onlar saklı olan incilerdir.

Ömer Öngüt

Kendilerine âit hizmetçiler sedefteki inciler gibi fırıl fırıl etraflarında dönerler.

Suat Yıldırım

Etraflarında kendi hizmetlerine tahsis edilmiş, sedef içinde saklı inci gibi pırıl pırıl civanlar dolaşır.

Süleyman Ateş

Çevrelerinde de kendilerine mahsus, sedef içinde saklı inci gibi civanlar dolaşır (hizmet eder).

Süleymaniye Vakfı

Kendi çocukları çevrelerinde dolaşır; onlar sanki kabuğunda saklı birer incidirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çocukları çevrelerinde dolaşır; her biri sedefi içinde saklı inci gibidir.

Şaban Piriş

Etraflarında onlar için görevlendirilen genç hizmetçiler dönüp durur, onlar saklı inciler gibidirler.

Tefhim-ul Kuran

Kendileri için (görevlendirilmiş hizmetçi) civanlar, etrafında dönüp dolaşırlar; sanki (her biri) 'sedefte saklı inci gibi tertemiz, pırıl pırıl.'

Ümit Şimşek

Etraflarında da kendilerine özel, sedefinde saklı inciler gibi hizmetçiler dolaşmaktadır.

Yaşar Nuri Öztürk

Çevrelerinde, kendilerine özgülenmiş genç uşaklar dolaşır; sanki sedeflerinde saklı inciler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların ətrafında xidmətlərinə verilmiş, qorunub saxlanılan mirvari kimi yeniyetmə oğlanlar dolanacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların ətrafında (xidmət üçün) özlərinə məxsus olan, sədəf içində gizlənmiş inci kimi gözəl oğlanlar dolanacaqlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Jünglinge wie wohlbehütete Perlen, die sie bedienen, werden unter ihnen die Runde machen.

Almanca — Der Edle Quran

Und unter ihnen gehen Jünglinge umher, die zu ihnen gehören, als wären sie wohlverwahrte Perlen.

Almanca — M. A. Rassoul

und sie werden von ihren Jünglingen bedient, als ob sie wohlverwahrte Perlen wären.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ihnen servieren ihre Dienstjungen, die wie in Muscheln aufbewahrte Perlen wären.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They will be Served by their handsome attendants whose figures in conjunction with stateliness, and their beauty in conjunction with dignity are eternal, as like as precious pearls, gracefully adorned as with blazonry affording keen pleasure to the sense of sight and charms the intellectual and moral faculties.

Abdul Haleem

Devoted youths like hidden pearls wait on them.

Abdullah Yusuf Ali

Round about them will serve, (devoted) to them, young male servants (handsome) as Pearls well-guarded.

Abul A'la Maududi

Youths as fair as hidden pearls will be set apart to wait upon them; they will be running to and fro to serve them.

Aisha Bewley

Circulating among them there will be youths like hidden pearls.

Al-Hilali & Khan

And there will go round boy-servants of theirs, to serve them as if they were preserved pearls.

Ali Quli Qarai

They will be waited upon by youths, their own, as if they were guarded pearls.

Amatul Rahman Omar

Their own young sons as pure as though they were (virgin) pearls embedded in their shells, shall go round them.

Arthur John Arberry

and there go round them youths, their own, as if they were hidden pearls.

Bijan Moeinian

They will have appointed young servants who will be as lovely as well-guarded pearls.

E. Henry Palmer

And round them shall go boys of theirs, as though they were hidden pearls.

Edip-Layth

Around them will be children like protected pearls.

George Sale

And youths appointed to attend them, shall go round them: Beautiful as pearls hidden in their shell.

Hamid S. Aziz

And round them shall serve youth devoted to them, handsome as well-guarded (preserved or hidden) pearls.

Mahmoud Ghali

And (there) go round them youths of their own, as if they were nestled pearl (s);

Marmaduke Pickthall

And there go round, waiting on them menservants of their own, as they were hidden pearls.

Mohamed Ahmed - Samira

And young attendants like pearls within their shells, will go round.

Muhammad Asad

And they will be waited upon by [immortal] youths, [as if they were children] of their own, [as pure] as if they were pearls hidden in their shells.

Mustafa Khattab

And they will be waited on by their youthful servants like spotless pearls.        

Progressive Muslims

And around them will be children like protected pearls.

Sahih International

There will circulate among them [servant] boys [especially] for them, as if they were pearls well-protected.

Sam Gerrans

And there will circulate among them youths of their own, like hidden pearls.

Shabbir Ahmed

And their children like pearls, playful, happy around them. (13:23), (52:21), (59:17)).

Syed Vickar Ahamed

And there will go around (devoted) to them, youths (handsome) as pearls, well-guarded.

Taqi Usmani

And their own serving boys will rotate around them, (who will be as neat and clean) as if they were hidden pearls.

The Monotheist Group

And around them will be children like protected pearls.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et parmi eux circuleront des garçons à leur service, pareils à des perles bien conservées.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Li ber destên wan xortên nûgihîştî ji bo xizmetê digerin, her wekî ew sedefên di qotîkên xwe de veşartî ne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En bij hen gaan er jongelingen rond, die als goedbewaarde parels zijn, om hen te bedienen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En kinderen, aangewezen om hem te bedienen, zullen rondgaan, schoon als paarlen in hare schelpen verborgen.

Hollandaca — Siregar

En onder hen gaan jongelingen rond die lijken op welbewaarde parels.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И обходят их [обитателей Рая] юноши (которые прислуживают им), (которые по красоте и чистоте своей) подобны жемчугу хранимому (в морской раковине).

Rusça — Osmanov

Их будут обходить отданные им во владение отроки, подобные не тронутому [в раковине] жемчугу.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och hos dem skall vara ungdomar, som betjänar dem, (av samma rena skönhet) som pärlan i (ostronets) skyddande skal.