Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَهُمْ كَاَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ مَكْنُونٌ
ve yeTūfu ǎleyhim ğilmānun lehum keennehum lu'lu'un meknūnun
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وَيَطُوفُ | ve yeTūfu | ط و فGitme/yürüme eylemi, etrafta gezinme, dolaşma, seyahat etme, ona gelme, üzerine gelme, ziyaret, yaklaşma, yakınına gelme, sıkça etrafında dönme, kuşatma | çevrelerinde dolaşır |
| 2 | عَلَيْهِمْ | ǎleyhim | onların | |
| 3 | غِلْمَانٌ | ğilmānun | غ ل مŞehvetle heyecanlı, tahrik olmuş, kargaşalı, doğumdan on yedinci yıla kadar olan dönem, gençlik, genç adam, erkek çocuk. | civanlar |
| 4 | لَهُمْ | lehum | kendilerine mahsus | |
| 5 | كَاَنَّهُمْ | keennehum | gibi | |
| 6 | لُؤْلُؤٌ | lu'lu'un | ل ا ل اParlamak, ışıldamak, alevlenmek, parlak olmak, inci, mükemmel/eksiksiz bir sevinç. | inci |
| 7 | مَكْنُونٌ | meknūnun | ك ن نÖrtmek, gizlemek, sır olarak saklamak, görünmez kılmak, saklı, sığınak, örtü/peçe | saklanmış |
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve öylesine genç hizmetçiler, etraflarında döner durur ki sanki onlar, hazinelerde saklanmış inciler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve öylesine genç hizmetçiler, etraflarında döner durur ki sanki onlar, hazinelerde saklanmış inciler.
Adem Uğur
Hizmetlerine verilmiş, (kabuğunda) saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
Ahmed Hulusi
Çevrelerinde gençlik dolu hizmetliler (enerjik kuvveler) koşuşur ki, sanki onlar saklı inci!
Ahmet Tekin
Kabuğunda saklı, gün yüzü görmemiş inciler gibi, hizmetlerine verilmiş gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
Ahmet Varol
Etraflarında kendilerine ait öyle delikanlılar dolaşırlar ki onlar adeta sedefte saklı inci gibidirler.
Ali Bulaç
Kendileri için (hizmet eden) civanlar, etrafında dönüp dolaşırlar; sanki (her biri) 'sedefte saklı inci gibi tertemiz, pırıl pırıl.'
Ali Fikri Yavuz
(Hizmet için) etraflarında döner kendilerine ait, sedeflerinde saklı inciler gibi hizmetçiler.
Ali Rıza Safa
Kendilerine özgülenmiş gençler çevrelerinde dolaşır. Sedef içinde saklı inciler gibilerdir.
Bayraktar Bayraklı
Sedefteki inci gibi olan hizmetçileri, etraflarında dolaşırlar.
Bekir Sadak
Sedefteki inciler gibi olan gencler yanlarinda dolasirlar.
Celal Yıldırım
Kendilerine ait hizmetçiler etraflarında dönüp dolaşırlar da sanki herbiri sedefteki saklı inciler gibi...
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sedeflerinde saklı incilere benzeyen genç hizmetçileri etraflarında dönüp dururlar.
Diyanet İşleri
Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
Diyanet İşleri (eski)
Sedefteki inciler gibi olan gençler yanlarında dolaşırlar.
Diyanet Vakfi
Hizmetlerine verilmiş, (kabuğunda) saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kendilerine ait bir takım hizmetçiler de onların etrafında dönerler. Bu gençler sanki sedefleri içine gizlenmiş inci gibidirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kendilerine ait hizmetçiler, sanki sedef içinde saklı inciler gibi onların etrafında pırıl pırıl dönerler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bırıl bırıl da üzerlerine döner kendilerine mahsus hizmetciler, sanki sadeflerinde saklı inciler
Erhan Aktaş
Sedefleri içine gizlenmiş inci gibi gılmanlar, hizmet için çevrelerinde dolanırlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sedefleri içine gizlenmiş inci gibi ğılmanlar, hizmet için çevrelerinde dolanırlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sedefleri içine gizlenmiş inci gibi gılman, hizmet için çevrelerinde dolanırlar.
Fizilal-il Kuran
Sedefteki inciler gibi olan gençler yanlarında dolaşırlar.
Gültekin Onan
Kendileri için (hizmet eden) civanlar, etrafında dönüp dolaşırlar; sanki (her biri) 'sedefte saklı inci gibi tertemiz, pırıl pırıl'.
Hamdi Döndüren
Hizmetçileri etraflarında dolaşır. Bunlar sanki sedef içinde saklı inci gibidirler.
Hasan Basri Çantay
O sadefleri içinde gizlenmiş inci gibi civanlar da kendilerine (hizmet için) etraflarında döner (ler).
Hasib Asutay
Çevrelerinde kendilerine ait, sedef içinde saklı inci(ler) gibi gençler (dönüp) dolaşırlar.
Hayrat Neşriyat
Ve kendilerine âid genç hizmetçiler etraflarında dolaşır; sanki onlar (sadeflerinde)saklı inciler gibi (tertemiz)dirler!
İbni Kesir
Sedefleri içinde gizlenmiş inci gibi civanlar da kendileri için etraflarında döner.
Mehmet Okuyan
Saklı inci gibi kendilerine ait gençler (servis için) etraflarında dolaşacaklar.
Muhammed Esed
Ve onları (ölümsüz) gençlikler bekleyecek, (sanki) kendi kendilerinin (çocuklarıymış gibi), kabuklarının içinde saklanan inciler gibi (saf ve temiz).
Mustafa İslamoğlu
Ve kendileri için hazırlanmış ebedi bir gençlik ve tazelik onları hiç terk etmeyecek; tıpkı kabuklarının içinde saklanmış inciler gibi olacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onların üzerlerine kendilerine mahsus birtakım genç hizmetçiler dolaşırlar ki, sanki onlar saklı olan incilerdir.
Ömer Öngüt
Kendilerine âit hizmetçiler sedefteki inciler gibi fırıl fırıl etraflarında dönerler.
Suat Yıldırım
Etraflarında kendi hizmetlerine tahsis edilmiş, sedef içinde saklı inci gibi pırıl pırıl civanlar dolaşır.
Süleyman Ateş
Çevrelerinde de kendilerine mahsus, sedef içinde saklı inci gibi civanlar dolaşır (hizmet eder).
Süleymaniye Vakfı
Kendi çocukları çevrelerinde dolaşır; onlar sanki kabuğunda saklı birer incidirler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Çocukları çevrelerinde dolaşır; her biri sedefi içinde saklı inci gibidir.
Şaban Piriş
Etraflarında onlar için görevlendirilen genç hizmetçiler dönüp durur, onlar saklı inciler gibidirler.
Tefhim-ul Kuran
Kendileri için (görevlendirilmiş hizmetçi) civanlar, etrafında dönüp dolaşırlar; sanki (her biri) 'sedefte saklı inci gibi tertemiz, pırıl pırıl.'
Ümit Şimşek
Etraflarında da kendilerine özel, sedefinde saklı inciler gibi hizmetçiler dolaşmaktadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Çevrelerinde, kendilerine özgülenmiş genç uşaklar dolaşır; sanki sedeflerinde saklı inciler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onların ətrafında xidmətlərinə verilmiş, qorunub saxlanılan mirvari kimi yeniyetmə oğlanlar dolanacaqlar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onların ətrafında (xidmət üçün) özlərinə məxsus olan, sədəf içində gizlənmiş inci kimi gözəl oğlanlar dolanacaqlar.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Jünglinge wie wohlbehütete Perlen, die sie bedienen, werden unter ihnen die Runde machen.
Almanca — Der Edle Quran
Und unter ihnen gehen Jünglinge umher, die zu ihnen gehören, als wären sie wohlverwahrte Perlen.
Almanca — M. A. Rassoul
und sie werden von ihren Jünglingen bedient, als ob sie wohlverwahrte Perlen wären.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und ihnen servieren ihre Dienstjungen, die wie in Muscheln aufbewahrte Perlen wären.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They will be Served by their handsome attendants whose figures in conjunction with stateliness, and their beauty in conjunction with dignity are eternal, as like as precious pearls, gracefully adorned as with blazonry affording keen pleasure to the sense of sight and charms the intellectual and moral faculties.
Abdul Haleem
Devoted youths like hidden pearls wait on them.
Abdullah Yusuf Ali
Round about them will serve, (devoted) to them, young male servants (handsome) as Pearls well-guarded.
Abul A'la Maududi
Youths as fair as hidden pearls will be set apart to wait upon them; they will be running to and fro to serve them.
Aisha Bewley
Circulating among them there will be youths like hidden pearls.
Al-Hilali & Khan
And there will go round boy-servants of theirs, to serve them as if they were preserved pearls.
Ali Quli Qarai
They will be waited upon by youths, their own, as if they were guarded pearls.
Amatul Rahman Omar
Their own young sons as pure as though they were (virgin) pearls embedded in their shells, shall go round them.
Arthur John Arberry
and there go round them youths, their own, as if they were hidden pearls.
Bijan Moeinian
They will have appointed young servants who will be as lovely as well-guarded pearls.
E. Henry Palmer
And round them shall go boys of theirs, as though they were hidden pearls.
Edip-Layth
Around them will be children like protected pearls.
George Sale
And youths appointed to attend them, shall go round them: Beautiful as pearls hidden in their shell.
Hamid S. Aziz
And round them shall serve youth devoted to them, handsome as well-guarded (preserved or hidden) pearls.
Mahmoud Ghali
And (there) go round them youths of their own, as if they were nestled pearl (s);
Marmaduke Pickthall
And there go round, waiting on them menservants of their own, as they were hidden pearls.
Mohamed Ahmed - Samira
And young attendants like pearls within their shells, will go round.
Muhammad Asad
And they will be waited upon by [immortal] youths, [as if they were children] of their own, [as pure] as if they were pearls hidden in their shells.
Mustafa Khattab
And they will be waited on by their youthful servants like spotless pearls.
Progressive Muslims
And around them will be children like protected pearls.
Sahih International
There will circulate among them [servant] boys [especially] for them, as if they were pearls well-protected.
Sam Gerrans
And there will circulate among them youths of their own, like hidden pearls.
Shabbir Ahmed
And their children like pearls, playful, happy around them. (13:23), (52:21), (59:17)).
Syed Vickar Ahamed
And there will go around (devoted) to them, youths (handsome) as pearls, well-guarded.
Taqi Usmani
And their own serving boys will rotate around them, (who will be as neat and clean) as if they were hidden pearls.
The Monotheist Group
And around them will be children like protected pearls.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et parmi eux circuleront des garçons à leur service, pareils à des perles bien conservées.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Li ber destên wan xortên nûgihîştî ji bo xizmetê digerin, her wekî ew sedefên di qotîkên xwe de veşartî ne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En bij hen gaan er jongelingen rond, die als goedbewaarde parels zijn, om hen te bedienen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En kinderen, aangewezen om hem te bedienen, zullen rondgaan, schoon als paarlen in hare schelpen verborgen.
Hollandaca — Siregar
En onder hen gaan jongelingen rond die lijken op welbewaarde parels.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И обходят их [обитателей Рая] юноши (которые прислуживают им), (которые по красоте и чистоте своей) подобны жемчугу хранимому (в морской раковине).
Rusça — Osmanov
Их будут обходить отданные им во владение отроки, подобные не тронутому [в раковине] жемчугу.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och hos dem skall vara ungdomar, som betjänar dem, (av samma rena skönhet) som pärlan i (ostronets) skyddande skal.