Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
وَاَمْدَدْنَاهُمْ بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ
ve emdednāhum bi fākihetin ve leHmin mimmā yeştehūne
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وَاَمْدَدْنَاهُمْ | ve emdednāhum | م د دçekmek, germek, uzatmak, uzun tutmak, ertelemek, yardım etmek, ilerletmek, artırmak, mürekkep doldurmak, gübrelemek | ve onlara bol bol verdik |
| 2 | بِفَاكِهَةٍ | bi fākihetin | ف ك هNeşelenmek, mutlu olmak, sıkıntıdan/yükten kurtulmak, eğlenmek, şakalaşmak/gülmek/espri yapmak, keyiflenmek/memnun olmak, eğlendirmek, meyve, hayret etmek, şakacılık yapmak, sevinmek, hayranlık duymak. | meyvadan |
| 3 | وَلَحْمٍ | ve leHmin | ل ح مEt/et yedirmek, deri/post/kumaş | ve etten |
| 4 | مِمَّا | mimmā | — | |
| 5 | يَشْتَهُونَ | yeştehūne | ش ه وİstemek, arzulamak, cinsel istek duymak, şehvet duymak, arzu etmek, özlemek | canlarının istediği |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onlara meyve ve gönüllerinin tam istediği et vereceğiz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve onlara meyve ve gönüllerinin tam istediği et vereceğiz.
Adem Uğur
Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
Ahmed Hulusi
Onlara temenni ettikleri meyve (marifet türleri) ve etten (özelliklerini açığa çıkaracakları bedensel özelliklerden) bol bol verdik.
Ahmet Tekin
Onlara, canlarının çektiğinden meyvalar ve kebaplar ikram etmekteyiz.
Ahmet Varol
Onlara canlarının çektiği meyvelerden ve etten bol bol vermişizdir.
Ali Bulaç
Onlara, istek duyup arzuladıkları meyvelerden ve etten bol bol verdik.
Ali Fikri Yavuz
Onlara (cennetde) bir meyva ve içlerinin çekeceği bir et verdik, (vereceğiz).
Ali Rıza Safa
Canlarının istediği meyvelerden ve etlerden sunarız.
Bayraktar Bayraklı
Onlara, hoşlarına giden meyvelerden ve etten de veririz.
Bekir Sadak
Cennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz.
Celal Yıldırım
Onlara (Cennet'tekilere), canlarının çektiği meyvalardan ve etten sunarız.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol veririz.
Diyanet İşleri
Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
Diyanet İşleri (eski)
Cennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz.
Diyanet Vakfi
Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlara canlarının istediği meyvalar ve etlerden bol bol verdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de onlara bir meyve ve içlerinin çekeceği bir et yetiştirmekteyiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de onlara bir meyve ve içlerinin çekeceği bir et yetiştirmekteyizdir.
Erhan Aktaş
Onlara; meyvelerden, etlerden ve canlarının çektiği şeylerden bol bol sunarız.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlara; meyvelerden, etlerden ve canlarının çektiği şeylerden bol bol sunarız.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlara; meyvelerden, etlerden ve canlarının çektiği şeylerden bol bol sunarız.
Fizilal-il Kuran
Cennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz.
Gültekin Onan
Onlara, istek duyup arzuladıkları meyvelerden ve etten bol bol verdik.
Hamdi Döndüren
Onlara canlarının çektiği meyve ve et veririz.
Hasan Basri Çantay
Onlara canlarının isteyeceği meyve (ler) i, et (ler) i de bol bol verdik.
Hasib Asutay
Onlara canlarının istediği (4) meyve ve etten bol bol vermişizdir. (4. Açıkça ifade etmeseler de.)
Hayrat Neşriyat
Onlara canlarının çekeceğinden (her) meyve ve eti bol bol vermişizdir!
İbni Kesir
Onlara, diledikleri meyve ve etten bol bol vermişizdir.
Mehmet Okuyan
Onlara canlarının istediği türden meyve ve etten bolca vermiş olacağız.
Muhammed Esed
Biz onlara meyveyi ve eti bolca vereceğiz, ne isterlerse hepsini.
Mustafa İslamoğlu
Ve Biz onlara meyve ve etin her türünü, canlarının çektiği her şeyi sunacağız;
Ömer Nasuhi Bilmen
(22-23) Ve onlara arzu edeceklerinden bir meyve ile ve bir et ile imdat etmişizdir. Ve orada bir kâseyi teatide bulunurlar, onda ne bir saçma söz vardır ve ne de bir günah.
Ömer Öngüt
Onlara canlarının istediği meyveden ve etten bol bol veririz.
Suat Yıldırım
Onlara canlarının istediği meyve ve et çeşitlerinden bol bol veririz.
Süleyman Ateş
Ve onlara canlarının istediği meyvadan ve etten bol bol vermişizdir.
Süleymaniye Vakfı
Onlara, canlarının çektiği meyveyi ve eti bol bol veririz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Canlarının çektiği meyveler ve etlerden bol bol veririz.
Şaban Piriş
Onlara arzu ettikleri her meyveyi ve eti bol bol vermişizdir.
Tefhim-ul Kuran
Onlarla, istek duyup arzuladıkları meyvelerden ve etten de bol bol verdik.
Ümit Şimşek
Bir de onlara meyveler ve canlarının çektiği etler sunmuşuzdur.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onlara canlarının çektiği meyveden ve etten ikram ettik.
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onları istədikləri meyvə və ətlə (bol-bol) təʼmin edəcəyik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir werden sie reichlich mit köstlichen Früchten und Fleisch versorgen, wie sie wünschen.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir versorgen sie reichlich mit Früchten und Fleisch von dem, was sie begehren.
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir werden sie mit Früchten und Fleisch versorgen, wie sie es nur wünschen mögen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR versorgten sie mit Obst und Fleisch von dem, was sie begehren.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We will provide them with delicious fruits and the meat of their choice and they will be fitted with whatever they desire.
Abdul Haleem
We provide them with any fruit or meat they desire.
Abdullah Yusuf Ali
And We shall bestow on them, of fruit and meat, anything they shall desire.
Abul A'la Maududi
We shall provide them in abundance with all kinds of fruit and meat, whatever they may desire.
Aisha Bewley
We will supply them with any kind of fruit and meat that they desire.
Al-Hilali & Khan
And We shall provide them with fruit and meat such as they desire.
Ali Quli Qarai
We will provide them with fruits and meat, such as they desire.
Amatul Rahman Omar
We shall provide these (owners of Paradise) with such fruit and meat in abundance as they desire.
Arthur John Arberry
And We shall succour them with fruits and flesh such as they desire
Bijan Moeinian
I (God) will provide them [free of charge] with any fruit or meat that they may desire.
E. Henry Palmer
And we will extend to them fruit and flesh such as they like.
Edip-Layth
We will supply them with fruit and meat such as they desire.
George Sale
And we will give them fruits in abundance, and flesh of the kinds which they shall desire.
Hamid S. Aziz
And We will provide them with fruit and flesh such as they desire.
Mahmoud Ghali
And We will supply them with fruits and flesh such as they crave for.
Marmaduke Pickthall
And We provide them with fruit and meat such as they desire.
Mohamed Ahmed - Samira
We shall give them fruits and meats, and what they desire.
Muhammad Asad
And We shall bestow on them fruit and meat in abundance - whatever they may desire:
Mustafa Khattab
And We will ˹continually˺ provide them with whatever fruit or meat they desire.
Progressive Muslims
We will supply them with fruit and meat such as they desire.
Sahih International
And We will provide them with fruit and meat from whatever they desire.
Sam Gerrans
And We will supply them with fruit and flesh such as they desire.
Shabbir Ahmed
And We shall bestow on them the fruits and the delicacies of their choice.
Syed Vickar Ahamed
And We shall provide them fruit and meat, anything that they want (to have).
Taqi Usmani
And We will go on giving them whatever they desire of fruits and meat.
The Monotheist Group
We will supply them with fruit and meat such as they desire.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous les pourvoirons abondamment des fruits et des viandes quʹils désireront.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Em bi fêkî û goştê ku dilê wan dibijiyê piştgiriya wan dikin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij overladen hen met vruchten en vlees, wat zij maar begeren,
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij zullen hun vruchten in overvloed geven, en vleesch van de soorten welke zij zullen begeeren.
Hollandaca — Siregar
En Wij geven hun vruchten en vlees, van welke soort zij wensen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И добавили Мы им [и родителям и детям] (к их райским благам) (еще) плоды и мясо из тех (видов), что они пожелают.
Rusça — Osmanov
И по Нашей воле поднесут им и плоды, и блюда мясные - какие они только пожелают.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och Vi skall förse dem med allt vad de önskar av frukt och kött,