(15-16) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.
اِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ اٰخِذِينَ مَا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْ اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُحْسِنِينَ
inne l-mutteḳīne fī cennātin ve ǔyūnin / āḣiƶīne mā ātāhum rabbuhum innehum kānū ḳable ƶālike muHsinīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Alırlar Rablerinin, kendilerine verdiklerini; şüphe yok ki onlar, bundan önce, iyilik ederlerdi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Alırlar Rablerinin, kendilerine verdiklerini; şüphe yok ki onlar, bundan önce, iyilik ederlerdi.
Adem Uğur
Rablerinin kendilerine verdiğini alarak. Kuşkusuz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı.
Ahmed Hulusi
Rablerinin kendilerine verdiğini alıcılar olarak (içten dışa çıkış olarak)! Muhakkak ki onlar bundan önce muhsindiler.
Ahmet Tekin
Rablerinin, kendilerine verdiği nimetleri, imkânları alarak Cennetlerde otururlar. Çünkü onlar bundan önce de, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idareciler ve müslümanlardı.
Ahmet Varol
Rablerinin kendilerine verdiğini alarak. Çünkü onlar bundan önce iyilik edenlerdi.
Ali Bulaç
Rablerinin kendilerine verdiğini alanlar olarak. Çünkü onlar, bundan önce ihsanda (güzel davranışta) bulunanlardı.
Ali Fikri Yavuz
Rablerinin kendilerine verdiğinden razı oldukları halde... Doğrusu onlar, bundan önce güzel amel işliyenlerdi.
Ali Rıza Safa
Efendilerinin kendilerine verdiğini alırlar. Aslında, bundan önce güzel davranıyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
- Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Şüphesiz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı.
Bekir Sadak
(15-16) Dogrusu, Allah'a karsi gelmekten sakinanlar, Rablerinin kendilerine verdigini almis olarak bahcelerde ve pinar baslarindadirlar. Cunku onlar, bundan once iyi davrananlardi.
Celal Yıldırım
Rablarının kendilerine verdiğini alırlar. Günkü onlar, bundan önce iyiliği, güzelliği, yararlı olmayı huy edinenlerdi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(15-16) Allah’a saygısızlıktan sakınanlar ise rablerinin kendilerine verdiklerini alarak cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar. Çünkü onlar daha önce güzel davranışlar içindeydiler.
Diyanet İşleri
(15-16) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.
Diyanet İşleri (eski)
(15-16) Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini almış olarak bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi davrananlardı.
Diyanet Vakfi
(15-16) Şüphesiz ki Allah'a isyandan sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Kuşkusuz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(15-16) Şüphesiz ki takva sahipleri Rablerinin kendilerine verdiği sevabı almış olarak cennet bahçelerinde ve pınar başlarında bulunacaklardır. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapıyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Rablerinin kendilerine verdiğini alarak. Çünkü onlar, bundan önce güzel davranmayı adet edinmışlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Alarak rablarının kendilerine verdiğini, çünkü onlar bundan evvel güzellik yapmayı adet edinmişlerdi
Erhan Aktaş
Rabb'lerinin kendilerine verdiğini alanlar, daha önce iyi olanlardır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Rabb'lerinin kendilerine verdiğini alanlar, daha önce iyi olanlardır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Rabb'lerinin kendilerine verdiğini alanlar, daha önce iyi olanlardır.
Fizilal-il Kuran
Rab'lerinin, kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar bundan önce de güzel davranırlardı.
Gültekin Onan
Rablerinin kendilerine verdiğini alanlar olarak. Çünkü onlar, bundan önce ihsanda (güzel davranışta) bulunanlardı.
Hamdi Döndüren
Rablerinin kendilerine verdikleri nimetleri alırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyilik yapan kimselerdi.
Hasan Basri Çantay
(15-16) Şübhesiz ki (fenalıkdan) sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği (sevabı) ahz (-ü kabul) etmiş (ve bundan raazi olmuş) olarak, cennetlerde, pınarlar (ın başların) dadırlar. Çünkü onlar bundan evvel iyi amel (ve hareket) edenlerdi.
Hasib Asutay
Rablerinin kendilerine verdiğini almış olarak. Çünkü onlar bundan önce (dünyada) güzel davrananlardır.
Hayrat Neşriyat
(15-16) Şübhesiz ki takvâ sâhibleri, Rablerinin kendilerine verdiğini almış kimseler olarak, Cennetlerde ve pınar başlarındadırlar. Çünki onlar, bundan önce iyilik eden kimselerdi.
İbni Kesir
Rabblarının kendilerine verdiğini almış olarak. Zira onlar bundan önce de ihsan edenlerdendi.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki muttakîler (duyarlı olanlar), Rablerinin kendilerine verdiği (nimetleri) alarak cennetlerde ve (su) kaynaklarında (olacaklar)dır. Şüphesiz ki onlar, bundan önce (dünyada) güzel davrananlardı.
Muhammed Esed
Rablerinin bağışlayacağı her şeyden istedikleri gibi yararlanarak; (çünkü) onlar geçmişte iyi şeyler yapan (insan)lardı;
Mustafa İslamoğlu
Rablerinin kendileri için takdir ettiğini (derin bir şükranla) alarak; çünkü onlar, zaten daha önce de iyilerdendi:
Ömer Nasuhi Bilmen
Rablerinin kendilerine verdiğini ahz edicilerdir. Muhakkak ki, onlar bundan evvel iyilik eden zâtlar olmuşlardır.
Ömer Öngüt
Rablerinin kendilerine verdiklerini alırlar. Çünkü onlar bundan önce dünyada güzel davranırlardı.
Suat Yıldırım
Rab’lerinin kendilerine verdiği mükâfatları almaktadırlar. Çünkü onlar, daha önce dünyada iyi davranan kimselerdi.
Süleyman Ateş
Rablerinin, kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar bundan önce güzel davranırlardı.
Süleymaniye Vakfı
Rablerinin onlara verdiği nimetleri almakla meşgul olacaklardır. Çünkü onlar bundan önce iyi davranan kimselerdi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Rablerinin (Sahiplerinin) ikramını alırlar. Onlar daha önce iyi davranan kimselerdi.
Şaban Piriş
Rab'lerinin kendilerine verdiklerini almışlardır, çünkü onlar bundan önce iyi kimseler idiler.
Tefhim-ul Kuran
Rablerinin kendilerine verdiğini alanlar olarak. Çünkü onlar, bundan önce ihsanda (güzel davranışta) bulunanlardı.
Ümit Şimşek
Rablerinin onlara verdiklerini almaktadırlar. Çünkü onlar daha önce iyiliği ilke edinmiş kimselerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Rablerinin kendilerine verdiğini almış kişiler olarak. Doğrusu, onlar bundan önce de iyilik ve güzellik sergilemekteydiler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
öz Rəbbinin onlara verdiyini alacaqlar. Həqiqətən, onlar bundan əvvəl yaxşı iş görən adamlar olmuşdular.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Rəbbinin onlara verdiyini alacaqlar. Çünki onlar bundan əvvəl yaxşı əməllər etmişdilər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie empfangen, was Gott ihnen beschert, denn sie haben zuvor Gutes getan.
Almanca — Der Edle Quran
sie nehmen, was ihr Herr ihnen gegeben hat, denn sie pflegten davor Gutes zu tun.
Almanca — M. A. Rassoul
(und das) empfangen, was ihr Herr ihnen gegeben hat, weil sie vordem Gutes zu tun pflegten.
Almanca — Muhammad Zaidan
sie nehmen das, was ihr HERR ihnen zuteil werden ließ. Gewiß, sie pflegten vor diesem Muhsin zu sein.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
satisfied with what Allah has fulfilled of their wish and their desire and expectation; they were charitable in life and they performed their duties to the best.
Abdul Haleem
They will receive their Lord’s gifts because of the good they did before:
Abdullah Yusuf Ali
Taking joy in the things which their Lord gives them, because, before then, they lived a good life.
Abul A'la Maududi
joyously receiving what their Lord will have granted them. Verily they did good works before (the coming of this Day):
Aisha Bewley
receiving what their Lord has given them. Certainly before that they were good-doers.
Al-Hilali & Khan
Taking joy in the things which their Lord has given them. Verily, they were before this Muhsinûn (good-doers. See V.2:112).
Ali Quli Qarai
receiving what their Lord has given them, for they had been virtuous aforetime.
Amatul Rahman Omar
Receiving the gifts that their Lord will give them for they used to do excellent deeds before that.
Arthur John Arberry
taking whatsoever their Lord has given them; they were good-doers before that.
Bijan Moeinian
They will joyfully receive the reward that their Lord will give them for doing good deeds in their worldly lives.
E. Henry Palmer
taking what their Lord brings them. Verily, they before that did well.
Edip-Layth
Receiving what their Lord has bestowed to them, for they were before that pious.
George Sale
receiving that which their Lord shall give them; because they were righteous doers before this day.
Hamid S. Aziz
Taking joy in what their Lord gives them; surely they were before that, the doers of good.
Mahmoud Ghali
Taking whatever their Lord has brought them; surely, they were fair-doers before that.
Marmaduke Pickthall
Taking that which their Lord giveth them; for lo! aforetime they were doers of good;
Mohamed Ahmed - Samira
Receiving what is given them by their Lord. They were surely the virtuous before this.
Muhammad Asad
enjoying all that their Sustainer will have granted them [because], verily, they were doers of good in the past:
Mustafa Khattab
˹joyfully˺ receiving what their Lord will grant them. Before this ˹reward˺ they were truly good-doers ˹in the world˺:
Progressive Muslims
Receiving what their Lord has bestowed to them, for they were before that pious.
Sahih International
Accepting what their Lord has given them. Indeed, they were before that doers of good.
Sam Gerrans
Taking what their Lord has given them; they were before that doers of good;
Shabbir Ahmed
Enjoying all that their Lord grants them, for, behold, aforetime they used to benefit others.
Syed Vickar Ahamed
Taking joy in the things that their Lord has given them, verily, they were the doers of good deeds.
Taqi Usmani
receiving what their Lord will have given to them. Indeed, prior to this, they were good in their deeds.
The Monotheist Group
Receiving what their Lord has bestowed to them, for they were before that pious.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
recevant ce que leur Seigneur leur aura donné. Car ils ont été auparavant des bienfaisants:
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ya ku Xwedayê wan daye wan, werdigrin. Bi rastî ew beriya vêga mirovên qencîkar bûn.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij nemen wat hun Heer hun geeft; zij waren immers voordien mensen die goed deden.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Datgene ontvangende, wat hun Heer hun zal geven, omdat zij vóór dezen dag rechtvaardigen waren.
Hollandaca — Siregar
Zij nemen wat hun Heer hun geeft. Voorwaar, zij behoorden voorheen tot de weldoeners.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
и получат то, что даровал им Господь, ибо они творили добро [на земле].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och där njuta av det som deras Herre har skänkt dem, därför att de (på jorden) gjorde de det goda och det rätta;