(Ona) "Andolsun ki sen bundan gaflette idin. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir" (denir.)

لَقَدْ كُنْتَ فِي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا فَكَشَفْنَا عَنْكَ غِطَاءَكَ فَبَصَرُكَ الْيَوْمَ حَدِيدٌ

le ḳad kunte fī ğafletin min hāƶā fe keşefnā ǎnke ğiTā'eke fe beSaruke l-yevme Hadīdun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَقَدْle ḳadandolsun
2كُنْتَkunteك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinsen idin
3فِيiçinde
4غَفْلَةٍğafletinغ ف لDikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşangaflet
5مِنْmin-ndan
6هٰذَاhāƶābu-
7فَكَشَفْنَاfe keşefnāك ش فÇekmek, uzaklaştırmak, çıkarmak, açmak, ortaya çıkarmak, temel oluşturmak, örtüsünü kaldırmak.biz açtık
8عَنْكَǎnkesenden
9غِطَاءَكَğiTā'ekeغ ط وÖrtmek, kaplamak, üstünü örtmek, saklamak, gizlemek, maskelemek, kapatmaksenin perdeni
10فَبَصَرُكَfe beSarukeب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıartık gözün
11الْيَوْمَl-yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecibugün
12حَدِيدٌHadīdunح د دBir sınır belirlemek, (bir şeyi) tanımlamak, (bir suçluyu) cezalandırmak, engellemek, geri itmek, geri atmak, keskinleştirmek. Engellemek/önlemek/kısıtlamak, mahrum bırakmak veya alıkoymak veya yasaklamak/men etmek, yasaklamak, geri püskürtmek/uzaklaştırmak/önlemek, ceza veya ceza vermek, bir şeyi diğerinden işaret veya not ile ayırt etmek veya ayırmak, bir bıçağı bilemek veya keskinleştirmek, bir kişiye veya şeye keskin veya dikkatli veya özenle bakmak, hitabet veya zeka veya anlayış veya öfke açısından keskin [veya etkili] olmak.keskindir

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki gafletteydin bundan, derken perdeyi kaldırdık gözünden, artık gözün keskin bugün.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki gafletteydin bundan, derken perdeyi kaldırdık gözünden, artık gözün keskin bugün.

Adem Uğur

Andolsun sen bundan gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir (denir).

Ahmed Hulusi

"Andolsun bundan gaflet içinde (kozanda yaşıyor) idin. . . Senden perdeni kaldırdık! Bugün artık görme kuvven pek keskindir!" (denilir).

Ahmet Tekin

'Böyle bir günü tasavvur edemiyordun, gaflet içindeydin. İşte biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün, aklın, dünyada inkâr ettiklerini görecek, kavrayacak kadar keskindir.'

Ahmet Varol

'Andolsun sen bundan habersizdin. Şimdi (gözündeki) perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün pek keskindir.'

Ali Bulaç

"Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp kaldırdık. Artık bugün görüş gücün keskindir."

Ali Fikri Yavuz

(Allah ona buyurur ki, ey insanoğlu! Dünyada iken) bugünden gaflette idin. Şimdi senden (gaflet) perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir, (gerçeği görüyorsun).

Ali Rıza Safa

"Gerçek şu ki, bundan aymazlık içindeydin. İşte, üzerindeki perdeni kaldırdık. Artık bugün, gözün daha keskindir!"

Bayraktar Bayraklı

"Andolsun, sen bunu görmezden gelmiştin. Derhal senin perdeni kaldıracağız. Bugün senin gözün çok keskindir" denecektir.

Bekir Sadak

Ona: «And olsun ki, sen, bundan gafildin; iste senden gaflet perdesini kaldirdik, bugun artik gorusun keskindir» denir.

Celal Yıldırım

And olsun ki, sen bundan (bu günden) habersizdin. Artık senden perdeyi kaldırıverdik; o nedenle bugün gözün oldukça keskindir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(Ona şöyle seslenilir:) “Sen bu konuda tam bir gaflet içindeydin, artık gözünden perdeni kaldırdık, şimdi gözün keskindir.”

Diyanet İşleri

(Ona) "Andolsun ki sen bundan gaflette idin. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir" (denir.)

Diyanet İşleri (eski)

Ona: 'And olsun ki, sen, bundan gafildin; işte senden gaflet perdesini kaldırdık, bugün artık görüşün keskindir' denir.

Diyanet Vakfi

Andolsun sen bundan gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir (denir).

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Allah ona) «Andolsun sen bundan gaflet içinde idin. Şimdi senden gaflet perdesini kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir.» der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, sen bundan bir gaflet içindeydin, şimdi senden perdeni açtık. Artık bugün gözün keskindir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için (denir) sen bundan bir gaflette idin. Şimdi senden perdeni açtık, artık bu gün gözün keskindir,

Erhan Aktaş

Ant olsun ki sen bugünün geleceğinden gaflet içindeydin. İşte senden perdeyi kaldırdık. Artık bugün gerçeği bütün açıklığıyla görüyorsun.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki sen bugünün geleceğinden gaflet içindeydin. İşte senden perdeyi kaldırdık. Artık bugün gerçeği bütün açıklığıyla görüyorsun.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki sen bugünün geleceğinden gaflet içindeydin. İşte senden perdeyi kaldırdık. Artık bugün gerçeği bütün açıklığıyla görüyorsun.

Fizilal-il Kuran

Ona: «Andolsun ki, sen, bundan gafilsin; işte senden gaflet perdesini kaldırdık, bugün artık görüşün keskindir» denir.

Gültekin Onan

"Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin. İşte biz de senin üzerindeki örtüyü açıp kaldırdık. Artık bugün görüş gücün keskindir."

Hamdi Döndüren

“Andolsun sen, (dünyada iken) bundan habersizdin. Biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir!” (denilir).

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki sen (dünyada) bundan gafletde idin. İşte senden perdeni kaldırıb açdık. Bugün gözün (ne kadar) keskindir!

Hasib Asutay

Andolsun sen bundan gaflette idin; biz senden perdeni kaldırdık. Artık bu gün gözün keskindir (denir).

Hayrat Neşriyat

(Ona şöyle denilir:) 'And olsun ki, (sen) bundan gaflette idin; şimdi senden perdeni(kaldırıp) açtık; bu gün artık gözün keskindir!'

İbni Kesir

Andolsun ki; sen, bundan gaflette idin. İşte senin perdeni kaldırdık. Bugün artık görüşün keskindir.

Mehmet Okuyan

(Sorgulanan kişiye) “Şüphesiz ki sen bundan gafletteydin; (kıyamet günü) biz senin gaflet perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir!” (denecektir).

Muhammed Esed

(ve ona,) "Sen," (denilecek,) "bu (Hesap Günü)nü umursamıyordun, ama şimdi Biz senin (gözündeki) perdeni kaldırdık, bakışın bugün artık daha keskindir!"

Mustafa İslamoğlu

"Doğrusu sen" (denilir), "buna karşı gaflet içindeydin; işte, artık senin perdeni önünden kaldırdık: şimdi gözün daha bir keskindir."

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak ki, sen bundan bir gaflet içinde idin, imdi senden perdeni kaldırıp açtık, artık bugün senin gözün keskindir, nâfizdir.

Ömer Öngüt

Ona: "Andolsun ki sen bundan gâfildin, işte şimdi senden gaflet perdesini kaldırdık, bugün artık gözün keskindir. " denir.

Suat Yıldırım

Allah ona buyurur: "Sen bundan gaflet içindeydin. İşte gözünün önünden perdeyi kaldırdık, şimdi artık gözün pek keskindir!"

Süleyman Ateş

(Allah ona): "Andolsun, sen bundan gaflet içinde idin. Biz sen(in gözün)den perdeni açtık; bugün artık gözün keskindir" (dedi).

Süleymaniye Vakfı

(Cehennemlik olana şöyle denir:) "Bu konuda umursamazlık içindeydin; artık perdeni açtık; bugün gözün keskindir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Ona denir ki:) "Bunu hesaba katmıyordun; perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir."

Şaban Piriş

-Sen, bundan gafil idin. Gözünden perdeyi kaldırdık. Artık bugün görüşün keskindir.

Tefhim-ul Kuran

«Andolsun, sen bundan bir gaflet içindeydin; işte biz de senin üzerindeki örtüyü açıp kaldırdık. Artık bugün görüş gücün oldukça keskindir.»

Ümit Şimşek

Doğrusu sen bunu umursamıyordun. Ama üzerinden perdeyi kaldırdık; bugün gözün pek keskindir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, sen bundan gaflet içindeydin. Ama perdeni üstünden kaldırıverdik. Bugün gözün keskin mi keskin.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Sən bunun (bu günün) haqqında qəflət içində idin. Amma Biz pərdəni sənin üzündən qaldırdıq. Sən bu gün çox yaxşı görürsən!”

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

ʺDu hast nicht darauf geachtet. Nun nehmen Wir dir deinen Schleier von den Augen, so daß dein Blick heute scharf ist.

Almanca — Der Edle Quran

ʺDu warst dessen ja unachtsam. Nun haben Wir deine Decke von dir hinweggenommen, so daß dein Blick heute scharf ist.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

ʺWahrlich, du warst dessen ahnungslos gewesen; nun haben Wir deine Hülle von dir genommen, so daß dein Blick heute scharf ist.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, bereits warst du doch demgegenüber achtlos, dann nahmen wir von dir deine Bedeckung weg, dann ist dein Sehen heute scharf.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He will be told: "you did not perceive nor did you heed this Day; and so, now that We have unveiled your mind's eyes, you shall apprehend with acute perception and see through a brick wall.

Abdul Haleem

‘You paid no attention to this [Day]; but today We have removed your veil and your sight is sharp.’

Abdullah Yusuf Ali

(It will be said:) "Thou wast heedless of this; now have We removed thy veil, and sharp is thy sight this Day!"

Abul A'la Maududi

You were heedless of this. Now We have removed your veil and so your vision today is sharp.

Aisha Bewley

‘You were heedless of this so We have stripped you of your covering and today your sight is sharp. ’

Al-Hilali & Khan

(It will be said to the sinners): "Indeed you were heedless of this. Now We have removed from you your covering, and sharp is your sight this Day!"

Ali Quli Qarai

‘You were certainly oblivious of this. We have removed your veil from you, and so your sight is acute today.’

Amatul Rahman Omar

(Then We shall say, ) `Certainly, you were heedless of this day. But (now) We have removed from you your veil and your sight is very sharp this day.'

Arthur John Arberry

'Thou wast heedless of this; therefore We have now removed from thee thy covering, and so thy sight today is piercing. '

Bijan Moeinian

God will say: "You were caring less for this day. Now that the veil is removed, you can see clearly.

E. Henry Palmer

'Thou wert heedless of this, and we withdrew thy veil from thee, and today is thine eyesight keen!'

Edip-Layth

"You were heedless of this, so now We have removed your veil, and your sight today is iron/sharp!"

George Sale

And the former shall say unto the unbeliever, thou wast negligent heretofore of this day: But we have removed thy veil from off thee; and thy sight is become piercing this day.

Hamid S. Aziz

Certainly you were heedless of it, but now We have removed from you your veil, and piercing is your sight this day.

Mahmoud Ghali

"Indeed you were already in (a state of) heedlessness of this. Then (now) We have lifted off from you your covering; so your beholding today is very sharp." (Literally: iron "like")

Marmaduke Pickthall

(And unto the evil-doer it is said): Thou wast in heedlessness of this. Now We have removed from thee thy covering, and piercing is thy sight this day.

Mohamed Ahmed - Samira

(And the driver will say:) "You were oblivious of this, so we have removed the veil, and how keen is your sight today!"

Muhammad Asad

[and will be told:] "Indeed, unmindful hast thou been of this [Day of Judgment]; but now We have lifted from thee thy veil, and sharp is thy sight today!"

Mustafa Khattab

˹It will be said to the denier,˺ "You were totally heedless of this. Now We have lifted this veil of yours, so Today your sight is sharp!"

Progressive Muslims

"You were heedless of this, so now We have removed your veil, and your sight today is iron!"

Sahih International

[It will be said], "You were certainly in unmindfulness of this, and We have removed from you your cover, so your sight, this Day, is sharp. "

Sam Gerrans

“Thou wast in heedlessness of this; and We have removed from thee thy veil, and sharp is thy sight this day!”

Shabbir Ahmed

Yes, indeed, you were oblivious to this. But now We have removed your veil and sharp is your vision this Day.

Syed Vickar Ahamed

(It will be said to the sinners:) "Indeed, you were careless about this; Now We have removed from you, your veil, and sharp is your sight this Day!"

Taqi Usmani

"You were heedless of this. Now We have removed your veil from you; so your sight today is sharp."

The Monotheist Group

"You were heedless of this, so now We have removed your veil, and your sight today is iron!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺTu restais indifférent à cela. Et bien, Nous ôtons ton voile; ta vue est perçante aujourdʹhui.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

(En tot hem wordt gezegd:) ʺJij hebt hierop niet gelet, maar wij hebben jouw bedekking van je afgenomen, zodat je blik vandaag scherp is.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de eerste zal tot den ongeloovige zeggen: Gij waart vroeger achteloos omtrent dezen dag; maar wij hebben uwen sluier van u afgenomen, en uw gezicht is heden helderziende geworden.

Hollandaca — Siregar

(Er wordt hem gezegd:) ʺVoorzeker, jij verkeerde hiervoor in onachtzaamheid, toen hieven Wij van jou de bedekking van jouw (hart) op, toen was jouw waarneming op deze Dag scherp.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

[Аллах скажет]: ʺНесомненно, ты был в неведении об этом [дне], но Мы сорвали с тебя покров, и остры твои взоры сегодняʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(och Gud skall säga:) ʺDu ägnade inte en tanke åt denna (Stund), men Vi har lyft av bindeln (som täckte dina ögon) och i dag är din syn skarp.ʺ