İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.
مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ اِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ
mā yelfiZu min ḳavlin illā ledeyhi raḳībun ǎtīdun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Hiçbir söz söylemez ki yanında, onu zapteden, gözetip kollayan biri bulunmasın.
Abdulkadir Gölpınarlı
Hiçbir söz söylemez ki yanında, onu zapteden, gözetip kollayan biri bulunmasın.
Adem Uğur
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
Ahmed Hulusi
(İnsanın) her düşüncesini gözleyen (kaydeden) bir gözcüsü vardır!
Ahmet Tekin
İnsanın ağzından çıkan her söz ve işlediği ameller, kesinlikle, yanında kendisine gözcülük eden ve hazır bulunan zabıt kâtibi melek tarafından, zapta geçirilir.
Ahmet Varol
O hiçbir söz söylemez ki yanında bir gözetleyici hazır bulunmasın.
Ali Bulaç
O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
Ali Fikri Yavuz
O, her ne söz atarsa muhakkak yanında hazır bir gözcü vardır.
Ali Rıza Safa
Söylemiş olduğu bir söz yoktur ki, onun yanında bir gözetleyici hazır bulunmamış olsun.
Bayraktar Bayraklı
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
Bekir Sadak
(17-18) Saginda ve solunda, onunla beraber oturan iki alici melek, yaninda hazir birer gozcu olarak soyledigi her sozu zaptederler.
Celal Yıldırım
Ağzından ne gibi bir söz çıkarsa mutlaka yanında onu görüp gözeten bir gözcü vardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O hiçbir söz söylemez ki yanında çok dikkatli bir gözetleyici olmasın!
Diyanet İşleri
İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.
Diyanet İşleri (eski)
(17-18) Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler.
Diyanet Vakfi
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen, dediklerini zapteden bir melek hazır bulunmasın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Her ne söz söylerse, mutlaka yanında hazır bir gözcü vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Her ne söz atarsa mutlak yanında hazır bir gözcü vardır
Erhan Aktaş
Söylediği her söz, yanındaki hazır gözleyicilerce gözlenmektedir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Söylediği her söz, yanındaki hazır gözleyicilerce gözlenmektedir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Söylediği her söz, yanındaki hazır gözleyicilerce gözlenmektedir.
Fizilal-il Kuran
İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında gözetliyen, dediklerini zapteden bir melek hazır bulunmasın.
Gültekin Onan
O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
Hamdi Döndüren
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında kendisini gözetleyen, dediklerini kaydeden (bir melek) hazır bulunmasın!
Hasan Basri Çantay
O, bir söz atmaya dursun, mutlak yanında haazır bir gözcü vardır.
Hasib Asutay
Hiçbir söz söylemez ki, yanında hazır bir gözcü bulunmasın.
Hayrat Neşriyat
(İnsan) hiçbir söz söylemez ki, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici (melek)bulunmasın!
İbni Kesir
O, bir söz atmaya dursun; mutlaka yanında hazır bir gözcü vardır.
Mehmet Okuyan
Kişinin her bir sözünün (davranışının) yanında hazır bir gözetleyici, bir kaydedici mutlaka vardır.
Muhammed Esed
insanın söylediği her şeyde yanıbaşında mutlaka bir gözetleyici bulunur.
Mustafa İslamoğlu
insandan herhangi bir söz çıkmaya görsün; illa ki, kendi içinde bile onu gözetleyip kaydeden Biri vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Bir lakırdı telaffuz etmez ki, illâ yanında hazırlanmış bir gözetici (melek) vardır.
Ömer Öngüt
O bir söz atmaya dursun, mutlaka yanında onu gözetleyen, söylediği her sözü zapteden (bir melek) hazır bulunur.
Suat Yıldırım
(17-18) Zaten onun sağında ve solunda yerleşmiş iki kayıtçı vardır. Ağzından çıkan bir tek söz olmaz ki yanında, bu iş için hazırlanmış gözcü olmasın, onun söylediğini ve yaptığını kaydetmiş olmasın.
Süleyman Ateş
(İnsan,) Hiçbir söz söylemez ki yanında kendisini gözetleyen, dediklerini zapteden (bir melek) hazır bulunmasın.
Süleymaniye Vakfı
kişi ne söylerse söylesin, yanında mutlaka hazır bir gözcü bulunur.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ağzından çıkan her sözü kaydeden bir gözcü yanında bekler.
Şaban Piriş
Hiçbir şey söylemez ki onu gözleyen, tesbit eden biri bulunmasın.
Tefhim-ul Kuran
O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
Ümit Şimşek
Ağzından ne söz çıkacak olsa, yanında onu gözetleyen ve kaydeden biri vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir söz sarfetmeye dursun, yanındaki gözcü hemen zaptediverir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Dediyi elə bir söz yoxdur ki, onu yazmaq üçün yanında hazır durmuş gözətçi olmasın.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Dediyi hər sözü (yazmaq üçün) onun yanında hazır durub gözləyən (iki mələk) vardır!
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Kein Wort äußert er, ohne daß bei ihm ein Beobachter bereit wäre.
Almanca — M. A. Rassoul
spricht er kein Wort aus, ohne daß neben ihm ein Aufpasser wäre, der stets bereit (ist, es aufzuzeichnen)
Almanca — Muhammad Zaidan
Er spricht kein Wort aus, ohne daß bei ihm ein anwesender Beaufsichtigender ist.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Nothing he utters and expresses in words, be it under his breath or openly disclosed but is related in writing by the two angels who keep a watchful guard.
Abdul Haleem
he does not utter a single word without an ever-present watcher.
Abdullah Yusuf Ali
Not a word does he utter but there is a sentinel by him, ready (to note it).
Abul A'la Maududi
He utters not a word, but there is a vigilant watcher at hand.
Aisha Bewley
He does not utter a single word, without a watcher by him, pen in hand!
Al-Hilali & Khan
Not a word does he (or she) utter but there is a watcher by him ready (to record it).[1]
Ali Quli Qarai
he says no word but that there is a ready observer beside him.
Amatul Rahman Omar
He utters not a word but (it is noted down by) a guardian (angel of his who) stands ready by his side (to record his words).
Arthur John Arberry
not a word he utters, but by him is an observer ready.
Bijan Moeinian
Not even a word spoken is being missed in their registration.
E. Henry Palmer
not a word does he utter, but a watcher is by him ready!
Edip-Layth
He does not utter a word except with having a constant recorder.
George Sale
He uttereth not a word, but there is with him a watcher, ready to note it.
Hamid S. Aziz
He utters not a word but there is by him a watcher (sentinel, one who censors) at hand.
Mahmoud Ghali
In no way does he utter a saying except that close to him is a (Guardian) constantly ready.
Marmaduke Pickthall
He uttereth no word but there is with him an observer ready.
Mohamed Ahmed - Samira
There is not a word he utters but an observer is ready (to make note of it).
Muhammad Asad
not even a word can he utter but there is a watcher with him, ever-present.
Mustafa Khattab
not a word does a person utter without having a ˹vigilant˺ observer ready ˹to write it down˺.[1]
Progressive Muslims
He does not utter a word except with having a constant recorder.
Sahih International
Man does not utter any word except that with him is an observer prepared [to record].
Sam Gerrans
He utters not a word save with him is a watcher ready.
Shabbir Ahmed
Not even a word can he utter but there is an ever-vigilant watcher with him. (The Law of Requital makes a meticulous record).
Syed Vickar Ahamed
Not a word does he (each angel) say, but there is a guard by him, ready (to note the deeds).
Taqi Usmani
Not a single word is uttered by one but there is a watcher near him, ready (to record).
The Monotheist Group
He does not utter a word except a watcher is constantly with him.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Il ne prononce pas une parole sans avoir auprès de lui un observateur prêt à lʹinscrire.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Însan çi bibêje, her li balê (du melayîketên) çavdêr û amadekar hene (ku xêr û şerên wî qeyd û tomar dikin).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
kan hij geen woord uitbrengen zonder dat er een bewaker klaarstaat.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Uit hij niet een woord, of er is een bespieder bij hem, gereed om het op te schrijven.
Hollandaca — Siregar
Is er geen woord dat Hij uit, of aan zijn Zijde bevindt zich een waker die gereed is.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Не успеет произнести он [человек] и слова, как у него – (все время) готовый (записать) надсмотрщик [ангел, который записывает его слова].
Rusça — Osmanov
[Человек] не проронит ни единого слова, чтобы его не записал недремлющий страж.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
kommer inte ett ord över hennes läppar utan att en övervakare är hos henne, färdig (att skriva).