Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helal kılındı. Kara avı ise ihramlı olduğunuz sürece size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

اُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ الْبَحْرِ وَطَعَامُهُ مَتَاعًا لَكُمْ وَلِلسَّيَّارَةِ وَحُرِّمَ عَلَيْكُمْ صَيْدُ الْبَرِّ مَا دُمْتُمْ حُرُمًا وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذِي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

uHille lekum Saydu l-baHri ve Taǎāmuhu metāǎn lekum ve li s-seyyārati ve Hurrime ǎleykum Saydu l-berri mā dumtum Hurumen ve tteḳū (a)llahe elleƶī ileyhi tuHşerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اُحِلَّuHilleح ل لÇözmek/açmak (düğüm), affetmek (günah), çözmek (zorluk/problem/bilmece), çözmek, affetmek, eritmek/sıvılaştırmak. Bir şeyi analiz etmek. Bir yerde ikamet etmek/konaklamak/yerleşmek, bir yer almak veya işgal etmek, yapılması gereken veya gerekli olan şey, kefaretini ödemek/geri almak/yeminden kurtulmak, yeminde istisna yapmak, bir şeyi yasal veya kabul edilebilir saymak veya düşünmek.helal kılındı
2لَكُمْlekumsize
3صَيْدُSayduص ي دAvlamak, kovalamak, balık tutmak. Saidun - avlanma, atış yapma, balık tutma, yakalanan balık veya av, avavı
4الْبَحْرِl-baHriب ح رDeniz, göl, büyük su birikintisi, bol, geniş, çok, deniz gibi cömert olan, bilgindeniz
5وَطَعَامُهُve Taǎāmuhuط ع مYemek yemek/tatmak/yutmak, lezzetlendirmek/tadını çıkarmak, iştah/arzu, beslemek/tedarik etmek, yeme şekli, yiyecek/öğün, yetiştirmek, olgunlaşmış meyve, bir erkekte takdir edilebilir nitelik (örneğin zeka/ihtiyat/sağduyu), yiyecek bakımından iyi durum/hal, çok yiyen kimse, yeme yerive yiyeceği
6مَتَاعًاmetāǎnم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.geçimlik olarak
7لَكُمْlekumsize
8وَلِلسَّيَّارَةِve li s-seyyāratiس ي رYürümek, gitmek, hareket etmek, ilerlemek, seyahat etmek, gezmek, dolaşmak, davranmak, tutum takınmak, hal ve gidiş, yaşam tarzı, biyografi, hayat hikayesive yolculara
9وَحُرِّمَve Hurrimeح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.ve yasaklandı
10عَلَيْكُمْǎleykumsize
11صَيْدُSayduص ي دAvlamak, kovalamak, balık tutmak. Saidun - avlanma, atış yapma, balık tutma, yakalanan balık veya av, avavı
12الْبَرِّl-berriب ر رİyilik yapmak, ihsan etmek, doğru olmak, sadık olmak, gerçek olmak, yemin etmek, haklı çıkmak, yerine getirmek, sözünde durmakkara
13مَا
14دُمْتُمْdumtumد و مDevam etmek, dayanmak, ısrar etmek, kalmak, sebat etmek, sürmek, hareketsiz durmak, hayatta kalmak.olduğunuz sürece
15حُرُمًاHurumenح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.ihramlı
16وَاتَّقُواve tteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorkun
17اللّٰهَ(a)llaheAllah'tan
18الَّذِيelleƶīo ki
19اِلَيْهِileyhihuzuruna
20تُحْشَرُونَtuHşerūneح ش رToplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve bıçak).toplanacaksınız

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Denizde avlanmak ve avladığını yemek, geçiminiz için size de, misafirlerinize de helâl edilmiştir de ihramda bulunduğunuz müddetçe kara avı haram edilmiştir size. Çekinin o Allah'tan ki onun tapısında toplanacaksınız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Denizde avlanmak ve avladığını yemek, geçiminiz için size de, misafirlerinize de helâl edilmiştir de ihramda bulunduğunuz müddetçe kara avı haram edilmiştir size. Çekinin o Allahʼtan ki onun tapısında toplanacaksınız.

Adem Uğur

Hem size hem de yolculara fayda olmak üzere (faydalanmanız için) deniz avı yapmak ve onu yemek size helâl kılındı. İhramlı olduğunuz müddetçe kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.

Ahmed Hulusi

Hem sizin hem de yolcuların faydalanması için, denizde avlanmak ve onun yemeğini yemek helal kılınmıştır. . . Fakat ihramlı olduğunuz sürece karada avlanmak size haramdır! Allah'tan korunun ki, O'na haşrolunacaksınız.

Ahmet Tekin

Hem sizin, hem de yolcuların, gezginlerin faydalanması için denizde, sularda avlanmak ve avlarınızı yemek size helâl kılındı. İhramlı olduğunuz müddetçe de karada avlanmak size haram kılındı. Toplanarak huzuruna getirileceğiniz Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.

Ahmet Varol

Size, kendiniz ve yolcular için bir geçimlik olarak deniz avı ve onu yemek helal kılındı. Kara avı ise ihramlı olduğunuz sürece haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

Ali Bulaç

Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılınmıştır. O'na (götürülüp) toplanacağınız Allah'tan korkup sakının.

Ali Fikri Yavuz

Deniz avı yapmak ve onu yemek size helâl kılındı ki, hem size, hem de yolcu olanlarınıza faydalı olsun. Kara avı ise, ihrâmda bulunduğunuz müddet içerisinde, size haram edildi. Huzuruna varıp toplanacağınız Allah’dan korkun.

Ali Rıza Safa

Deniz avı yapılması ve yenilmesi, geçimlik olarak, hem size hem de yolculara helal yapılmıştır. Karada avlanılması ise hac süresince yasaklanmıştır. Karşısında toplanacağınız Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın.

Bayraktar Bayraklı

Hem size hem de yolculara faydalanmanız için denizde avlanmak ve onu yemek size helal kılındı. İhramlı iken size kara avı yasaklandı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan sakınınız.

Bekir Sadak

Deniz avi ve onu yemek size de, yolculara da, gecimlik olarak helal kilinmistir. Ihramli bulundugunuz surece kara avi size haram kilinmistir. Huzuruna toplanacaginiz Allah'tan sakinin.

Celal Yıldırım

Deniz avı ve onu yemek size de, gelen misafir kafilelere de helâl kılındı. Ve ihrâmlı bulunduğunuz sürece kara avı size haram kılınmıştır. (Kabirlerinizden kalkıp hesap alanına) toplanacağınız, (huzurunda yer alacağınız) Allah'tan korkun.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendinize ve yolculara geçimlik olmak üzere sularda avlanmak ve onu yemek size helâl kılındı. Kara avı ise ihramda bulunduğunuz sürece size haram kılındı. Toplanıp huzuruna varacağınız Allah’tan korkun.

Diyanet İşleri

Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helal kılındı. Kara avı ise ihramlı olduğunuz sürece size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

Diyanet İşleri (eski)

Deniz avı ve onu yemek size de, yolculara da, geçimlik olarak helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı size haram kılınmıştır. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan sakının.

Diyanet Vakfi

Hem size hem de yolculara fayda olmak üzere (faydalanmanız için) deniz avı yapmak ve onu yemek size helâl kılındı. İhramlı olduğunuz müddetçe kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Size ve yolculara yiyecek olmak üzere, deniz avı ve onu yemek helal kılındı. Kara avı ise, ihramlı olduğunuz müddetçe size haram edilmiştir. Huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Deniz avı ve onu yemek, size ve yolculukta olanlarınıza yiyecek olmak üzere helal kılındı. Kara avı ise, ihramlı bulunduğunuz sürece size haram kılındı. Huzuruna varıp toplanacağınız Allah'tan korkun!

Elmalılı Hamdi Yazır

Deniz avı ve yemesi size halal kılındı ki size ve seyyar olanlarınıza medar olsun, kara avı ise ihramda bulunduğunuz müddetçe üzerinize haram kılındı, hep huzuruna haşrolunacağınız Allahdan korkun

Erhan Aktaş

Deniz avı ve onu yemek ve ondan geçim temin etmek size ve yolculukta olanlara helal kılındı. Ve ihramlı olduğunuz süre içinde kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı takva sahibi olun.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Deniz avı ve onu yemek ve ondan geçim temin etmek size ve yolculukta olanlara helal kılındı. Ve ihramlı olduğunuz süre içinde kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı takva sahibi olun.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Deniz avı ve onu yemek ve ondan geçim temin etmek size ve yolculukta olanlara helal kılındı. Ve ihramlı olduğunuz süre içinde kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı takva sahibi olun.

Fizilal-il Kuran

Deniz hayvanlarını avlamak ve hem kendiniz hem de yoksullar için besin maddesi olarak yemek size helâl kılındı. Huzurunda bir araya getirileceğiniz Allah'tan korkunuz.

Gültekin Onan

Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılınmıştır. O'na (götürülüp) toplanacağınız Tanrı'dan korkup sakının.

Hamdi Döndüren

Hem size hem de kafilenize fayda olmak üzere deniz avı yapmak ve onu yemek size helal kılındı. İhramda olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah’tan sakının!

Hasan Basri Çantay

Deniz avı yapmak ve onu yemek — kendinize de, müsafire de faide olmak üzere — sizin için halal edildi. İhramda bulunduğunuz müddetçe ise kara avı haram kılındı. Huzuruna varıp toplanacağınız Allahdan korkun.

Hasib Asutay

Hem kendinize, hem de yolculara bir geçimlik olmak üzere deniz avı ve yiyeceği size helâl kılındı. İhramda olduğunuz sürece size kara avı yasaklandı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.

Hayrat Neşriyat

Size ve yolculara bir fayda olmak üzere, deniz avı ve onu yemek sizin için helâl kılındı. Kara avı ise, ihramlı olduğunuz müddetçe size haram kılındı! O hâlde huzûruna toplanacağınız Allah’dan sakının!

İbni Kesir

Deniz avı ve onu yemek; size de, yolculara da geçimlik olmak üzere helal kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece, kara avı haram kılınmıştır. Hem, huzuruna varıp toplanacağınız Allah'tan korkun.

Mehmet Okuyan

Hem size hem de yolculara yarar sağlamak üzere deniz avı yapmak ve onu yemek size helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun!

Muhammed Esed

Sularda yapılan her türlü avlanma ve denizin hem (yerleşik olan) sizler için hem de gezginler için rızık olarak su yüzüne çıkardıkları sizin için meşrudur; ama hacda iken karada avlanmanız size yasaklanmıştır. Ve hepinizin varıp toplanacağı Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.

Mustafa İslamoğlu

Sularda yapılan her tür avlanma ve onunla beslenme sizin için helaldir. Bu, sizin de yolcuların da yararınadır. Fakat, ihramlı olduğunuz sürece kara avı size yasaklanmıştır. Şu halde, topyekün huzuruna varacağınız Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın!

Ömer Nasuhi Bilmen

Size deniz avı ve onun yenilmesi bir faide olmak için helâl kılındı ve sizin üzerinize ihramda bulunduğunuz müddetce kara avı haram kılınmıştır. Huzuruna haşrolunacak olduğunuz Allah Teâlâ'dan korkunuz.

Ömer Öngüt

Deniz avı yapmak ve onu yemek hem kendinize hem de yolculara bir geçimlik olarak helâl kılınmıştır. İhramlı olduğunuz müddetçe kara avı size haram kılındı. Huzurunda haşrolacağınız Allah'tan korkun.

Suat Yıldırım

Ey ihramlılar! Deniz avı ve deniz yiyeceği size helâl kılındı ki size ve yolculara bir rızık vesilesi olsun. Kara avı ise, ihramlı olduğunuz müddetçe size haram kılındı. Öyleyse huzurunda varıp toplanacağınız Allah’a karşı gelmekten sakının.

Süleyman Ateş

Hem kendinize, hem de yolculara bir geçimlik olmak üzere deniz avı ve yiyeceği, size helal kılındı. İhramda olduğunuz sürece size kara avı yasaklandı. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun!

Süleymaniye Vakfı

Deniz avı ve yiyeceği size helal kılındı ki hem siz yararlanasınız hem de yolcular yararlansın. Kara avı ise ihramda olduğunuz sürece haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Siz ve yolcular yararlansın diye deniz avı ve yiyeceği size helal kılındı. Kara avı ise ihramda olduğunuz sürece haram kılındı. Bir gün topluca huzuruna çıkarılacağınız Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun.

Şaban Piriş

Sizin için ve yolculuk yapanlar için bir geçimlik olarak, size deniz avı ve yiyeceği helal kılınmıştır. İhramlı olduğunuz müddetçe de kara avı haram kılınmıştır. Huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun.

Tefhim-ul Kuran

Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı. İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılınmıştır. O'na (götürülüp) toplanacağınız Allah'tan korkup sakının.

Ümit Şimşek

Deniz avı ve yiyeceği, hem sizin, hem de yolcuların yararlanması için, size helâl kılındı. Kara avı ise, ihramlı olduğunuz sürece size haram kılınmıştır. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.

Yaşar Nuri Öztürk

Hem size hem de yolculara bir geçimlik olarak deniz avı yapmak ve onu yemek size helal kılındı. Fakat ihramlı olduğunuz sürece karada avlanmak size haram edilmiştir. Huzurunda haşredileceğiniz Allah'tan korkun.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həm sizin, həm də səfərdə olanların faydalanması üçün dəniz ovu və onu yemək sizə halal edildi. İhramda olduğunuz müddətdə isə quruda ov etmək sizə haram edildi. Hüzuruna toplanılacağınız Allahdan qorxun!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sizin üçün bir dolanacaq vasitəsi olsun deyə, (ihramda ikən) dəniz ovu və onu yemək sizə də, yolçulara (səfərdə olanlara) da halal edildi. İhramda olduğunuz müddətdə isə quruda ov etmək sizə haram buyuruldu. Hüzuruna toplanacağınız Allahdan qorxun!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Euch ist erlaubt, alle Wasserlebewesen zu fangen, zu essen und zu genießen, ob ihr an eurem Wohnort oder auf Reisen seid. Euch ist verboten, Wildbret zu jagen und zu essen, wenn ihr im Weihezustand seid (bei der Hadsch- oder ʹUmra-Pilgerfahrt). Fürchtet Gott, Der euch alle versammeln wird am Jüngsten Tag!

Almanca — Der Edle Quran

Erlaubt sind euch die Jagdtiere des Meeres und (all) das Eßbare aus ihm als Nießbrauch für euch und für die Reisenden; doch verboten ist euch die Jagd auf die Landtiere, solange ihr im Zustand der Pilgerweihe seid. Und fürchtet Allah, zu Dem ihr versammelt werdet.

Almanca — M. A. Rassoul

Der Fang aus dem Meer und sein Genuß sind euch als Versorgung für euch und für die Reisenden erlaubt, doch verwehrt ist (euch) das Wild des Landes, solange ihr pilgert. Und fürchtet Allah, vor Dem ihr versammelt werdet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Fishing and hunting water game from salt and fresh waters have been rendered lawful for you, and the flesh of the catch is lawful for you and for the travelers to eat. Whereas forbidden unto you are the pursuit of land game so long as you are vested with the pilgrim's garb. And entertain the profound reverence dutiful to Allah to Whom you shall be thronged.

Abdul Haleem

It is permitted for you to catch and eat seafood- an enjoyment for you and the traveller- but hunting game is forbidden while you are in the state of consecration [for pilgrimage]. Be mindful of God to whom you will be gathered.

Abdullah Yusuf Ali

Lawful to you is the pursuit of water-game and its use for food,- for the benefit of yourselves and those who travel; but forbidden is the pursuit of land-game;- as long as ye are in the sacred precincts or in pilgrim garb. And fear Allah, to Whom ye shall be gathered back.

Abul A'la Maududi

The game of the water and eating thereof are permitted to you as a provision for you (who are settled) and for those on a journey; but to hunt on land while you are in the state of Pilgrim sanctity is forbidden for you. Beware, then, of disobeying Allah to Whom you shall all be mustered.

Aisha Bewley

Anything you catch in the sea is halal for you, and all food from it, for your enjoyment and that of travellers, but land game is haram for you while you are in ihram. So have taqwa of Allah, Him to whom you will be gathered.

Al-Hilali & Khan

Lawful to you is (the pursuit of) water-game and its use for food - for the benefit of yourselves and those who travel, but forbidden is (the pursuit of) land-game as long as you are in a state of Ihrâm (for Hajj or ‘Umrah). And fear Allâh to Whom you shall be gathered back.

Ali Quli Qarai

You are permitted the game of the sea and its food, a provision for you and for the caravans, but you are forbidden the game of the land so long as you remain in pilgrim sanctity, and be wary of Allah toward whom you will be gathered.

Amatul Rahman Omar

It is made lawful for you (even when you are in a Pilgrim's garb to hunt) the game of the sea (and water) and to eat its food; a provision for you and for the travellers (who can make it a provision for their way), but unlawful for you is the game of the land as long as you are in Pilgrim's garb or in the Sacred Precincts. Keep your duty to Allâh, to Whom you shall be gathered.

Arthur John Arberry

Permitted to you is the game of the sea and the food of it, as a provision for you and for the journeyers; but forbidden to you is the game of the land, so long as you remain in pilgrim sanctity; and fear God, unto whom you shall be mustered.

Bijan Moeinian

Catching sea food is an exception (as people in the ship may not have access to any other food. ) You may eat the caught sea food or take it with you for the later consumption. Hunting the animals in land, however, has been prohibited for you as long as you are in the pilgrimage cloth. Do not disobey the Lord that you will all stand in front of in the Day of Resurrection.

E. Henry Palmer

Lawful for you is the game of the sea, and to eat thereof; a provision for you and for travellers; but forbidden you is the game of the land while ye are on pilgrimage; so fear God to whom ye shall be gathered.

Edip-Layth

Lawful for you is the catch of the sea, to eat it as enjoyment for you and for those who travel; and forbidden for you is the catch of the land as long as you are under restriction; and be aware of God to whom you will be summoned.

George Sale

The game of the sea and the eating thereof is made lawful for you as a provision for you and the travelers; but forbidden to you is the game of the land as long as you are in the state of Pilgrimage. And fear Allah to whom you shall be gathered.

Hamid S. Aziz

Lawful for you is the game of the sea, and to eat thereof; a provision for you and for seafarers; but forbidden you is the game of the land while you are on pilgrimage; so fear Allah to whom you shall be gathered.

Mahmoud Ghali

The game of the sea and the food of it are made lawful for you, as (a necessary) enjoyment for you and the travellers; and prohibited to you is the game of the land, so long as you are in pilgrim sanctity; (i. e., in the sacred precincts or in the sanctified state of a pilgrim) and be pious to Allah, to Whom you will be mustered.

Marmaduke Pickthall

To hunt and to eat the fish of the sea is made lawful for you, a provision for you and for seafarers; but to hunt on land is forbidden you so long as ye are on the pilgrimage. Be mindful of your duty to Allah, unto Whom ye will be gathered.

Mohamed Ahmed - Samira

Lawful is all game of the water for you, and eating of it as food, so that you and the travellers may benefit by it. But unlawful is game of the jungle when you are on pilgrimage. Fear God before whom you have to gather in the end.

Muhammad Asad

Lawful to you is all water-game, and what the sea brings forth, as a provision for you [who are settled] as well as for travellers, although you are forbidden to hunt on land while you are in the state of pilgrimage. And be conscious of God, unto whom you shall be gathered.

Mustafa Khattab

It is lawful for you to hunt and eat seafood, as a provision for you and for travellers. But hunting on land is forbidden to you while on pilgrimage. Be mindful of Allah to Whom you all will be gathered.

Progressive Muslims

Lawful for you is the catch of the sea, to eat it as enjoyment for you and for those who travel; and forbidden for you is the catch of the land as long as you are under restriction; and be aware of God to whom you will be gathered.

Sahih International

Lawful to you is game from the sea and its food as provision for you and the travelers, but forbidden to you is game from the land as long as you are in the state of iúram. And fear Allah to whom you will be gathered.

Sam Gerrans

Made lawful for you is the game of the sea and the food thereof, as a provision for you and for those who travel; but forbidden to you is the game of the land so long as you are forbidden; and be in prudent fear of God to whom you will be gathered.

Shabbir Ahmed

Lawful to you is all water-game, the game of the sea and its food whether they are found in the sea, river, lake, or pond or jump out of them. This is decent provision for you and for those who are traveling to Hajj by sea. Do not pursue land-game during Pilgrimage. Be mindful of Allah to Whom you will be summoned.

Syed Vickar Ahamed

Lawful to you is the pursuit of water-game and its use for food— For the benefit of yourselves and those who travel; But forbidden is (the pursuit) of land-game; As long as you are in the state of I’hram (or in pilgrim clothes). And fear Allah, to Whom you shall be gathered back.

Taqi Usmani

Made lawful for you is the game of the sea and eating thereof, as a benefit for you and for travellers. But the game of the land has been made unlawful for you as long as you are in the state of IHrām. Fear Allah (the One) towards Whom you are to be brought together.

The Monotheist Group

Lawful for you is the catch of the sea, to eat it as enjoyment for you and for those who travel; and unlawful for you is the catch of the land as long as you are under restriction; and be aware of God to whom you will be gathered.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

La chasse en mer vous est permise, et aussi dʹen manger, pour votre jouissance et celle des voyageurs. Et vous est illicite la chasse à terre tant que vous êtes en état dʹIhram. Et craignez Allah vers qui vous serez rassemblés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî mirovan!) Nêçîra deryayê û xwarina wê ji bo we helal bû, da ji bo we û ji bo yê rêwingî bibe xwarin. Heta ku hûn di îhraman de bin ji bo we nêçîra bejahiyê jî hatiye heramkirin. Ji Xwedê bitirsin, ew Xwedayê ku hûn ê bi bal wî ve bên komkirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toegestaan voor jullie is wat op zee gevangen wordt en voedsel uit haar als levensmiddelen voor jullie en voor de reizigers, maar verboden is voor jullie wat op het land gejaagd wordt zolang jullie in gewijde staat zijn. En vreest God tot Wie jullie verzameld zullen worden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Het is u geoorloofd, in de zee te visschen en wat gij vangt te eten, als leeftocht voor u en voor hen die reizen, maar het is u niet geoorloofd op het land te jagen, terwijl gij de ceremoniën van den pelgrimstocht vervult. Vreest daarom God; want eens zult gij tot hem verzameld worden.

Hollandaca — Siregar

Toegestaan voor jullie is de jacht op de waterdieren, wat daarvan eetbaar is, als genieting voor jullie en voor de reizigers. En verboden voor jullie is de jacht op dieren van het land zolang jullie in de gewijde toestand zijn. En vreest Allah tot Wie jullie verzameld zullen worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Дозволена вам (о, верующие) охота в море (на живые морские животные) и еда из него [то, что добыто уже умершим] в пользование вам и путникам. Но запрещена вам охота на суше, пока вы (находитесь) в ихраме. И остерегайтесь (наказания) Аллаха, к Которому вы будете собраны!

Rusça — Osmanov

Дозволено вам ловить морскую тварь и питаться ею, то же и путникам. Но запретно вам охотиться на суше, пока вы находитесь в хадже. Бойтесь же Аллаха, перед которым предстанете.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det som fiske i hav (och andra vatten) kan ge och allt ätligt som kan hämtas därifrån är tillåtet för er, till nytta och glädje för er och för dem som befinner sig på resa, medan jakt till lands är förbjuden för er under pågående vallfärd. Och frukta Gud - det är till Honom ni skall samlas åter.