Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı, hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah'ın bildiğini ve Allah'ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir.

جَعَلَ اللّٰهُ الْكَعْبَةَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ قِيَامًا لِلنَّاسِ وَالشَّهْرَ الْحَرَامَ وَالْهَدْيَ وَالْقَلَائِدَ ذٰلِكَ لِتَعْلَمُوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَاَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

ceǎle (a)llahu l-keǎ'bete l-beyte l-Harāme ḳiyāmen li n-nāsi ve ş-şehra l-Harāme ve l-hedye ve l-ḳalāide ƶālike li teǎ'lemū enne (a)llahe yeǎ'lemu mā fī s-semāvāti ve mā fī l-erDi ve enne (a)llahe bi kulli şey'in ǎlīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1جَعَلَceǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakkıldı
2اللّٰهُ(a)llahuAllah
3الْكَعْبَةَl-keǎ'beteك ع بEklemli sap, kıvrım, uzaklaştı, kemiklerin eklemi/birleşimi (daha çok ayak bileği kemiği), tarsus (hayvanlarda), çevik/hızlı, yücelik/soyluluk/şan, yükseltilmiş herhangi bir şey, kare/kübik ev/oda, kare şekilli, acele etmek, hiçbir şeye aldırmadan uzaklaşmakKa'be
4الْبَيْتَl-beyteب ي تEv, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiir-Yapıyı
5الْحَرَامَl-Harāmeح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.-Yasaklı/Haram
6قِيَامًاḳiyāmenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdoğrulunacak
7لِلنَّاسِli n-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlara/insanlar için
8وَالشَّهْرَve ş-şehraش ه رDikkat çekici/tanınır/belirgin/kamusal/kötü şöhretli yapmak (iyi veya kötü anlamda), bir aylığına kiralamak/sözleşme yapmak, bir ay kalmak, bir aylık, ay, yeni ay, dolunay, yazarını utandıran kötü bir şey, kusur/hata veya benzeri, büyük ve hantal, saygın/seçkinve ayı (kıldı)
9الْحَرَامَl-Harāmeح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.-Yasaklı/Haram
10وَالْهَدْيَve l-hedyeه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.ve hediyeledi
11وَالْقَلَائِدَve l-ḳalāideق ل دBir şeyi, ipi, kolyeyi, çelengi, tasma/yakayı, bileziği bükmek/sarmak, (örneğin kılıcı kemere) asmak, deri parçası, sandalet.ve tasmalı kurbanlıkları
12ذٰلِكَƶālikeböylece
13لِتَعْلَمُواli teǎ'lemūع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameanlayasınız diye
14اَنَّenneşüphesiz
15اللّٰهَ(a)llaheAllah'ın
16يَعْلَمُyeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebildiğini
17مَاolanları
18فِي
19السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerde
20وَمَاve māve olanları
21فِي
22الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyerde
23وَاَنَّve enneve şüphesiz
24اللّٰهَ(a)llaheAllah'ın
25بِكُلِّbi kulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
26شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşeyi
27عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebildiğini

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah, Kâbe'yi hac ayını, kurbanı, kurbanlık olduğu bilinsin diye boynuna bir şey asılan hayvanları, insanların geçimine, düzenine sebep etti, böylece de şüphesiz olarak Allah'ın, göklerde ve yeryüzünde ne varsa hepsini bildiğini sizin de bilmenizi diledi ve Allah, şüphe yok ki her şeyi bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allah, Kâbeʼyi hac ayını, kurbanı, kurbanlık olduğu bilinsin diye boynuna bir şey asılan hayvanları, insanların geçimine, düzenine sebep etti, böylece de şüphesiz olarak Allahʼın, göklerde ve yeryüzünde ne varsa hepsini bildiğini sizin de bilmenizi diledi ve Allah, şüphe yok ki her şeyi bilir.

Adem Uğur

Allah, Kâbe'yi, o saygıya lâyık evi, haram ayı, hac kurbanını ve (kurbanın boynuna asılan) gerdanlıkları (maddi ve manevi yönlerden) insanların belini doğrultmaya sebep kıldı. Bu da Allah'ın, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bildiğini ve Allah'ın her şeyi bilici olduğunu (sizin de anlayıp) bilmeniz içindir.

Ahmed Hulusi

Allah Kabe'yi, O Beyt-el Haram'ı, Haram Ay'ı, Hedy'i (kurban) ve Kalaid'i (boynu bağlı kurbanlıklar) insanların kıyamı (imanının ayakta kalması ve devam etmesi için) yaptı. . . Bu, Allah'ın semalar (düşünce boyutu) ve arzda (bedeninde) olanı bildiğini ve Allah'ın her şeye Aliym olduğunu, sizin de bilmeniz içindir.

Ahmet Tekin

Allah, dokunulmazlığı olan Kâbe’yi, özgürlük yurdu Harem-i Şerif’i, müslümanların hac ibadetini yerine getirmeleri, güçlü olarak ayakta kalmaları, aralarındaki dayanışmayı gerçekleştirmeleri için bir mekân olarak düzenledi. Beytullah’ı saldırmazlığın gelenek haline geldiği, Allah’ın savaşı haram kıldığı ayları, kurbanların, Kâbe’ye yapılan bağışların, boyunlarında gerdânileri, ipleri, tasmaları olan kurbanlık ve sahipli hayvanların dokunulmazlığını, barışın sağlanması, ekonominin canlanması, insanların, müslümanların faydalanması için, maddî manevî dayanak haline getirdi. Bu, Allah’ın, göklerdeki ve yerdeki varlıkların, imkânların, olayların hepsiyle ilgili bilgisi olduğunu, dinî ve dünyevî sıkıntılara düşülmeden meselelerin nasıl çözüleceğini, dünyevî ve uhrevî faydaların nasıl elde edileceğini bildiğini bilmeniz içindir. Her şey Allah’ın planı, ilmi, iradesi dahilinde gerçekleşmektedir.

Ahmet Varol

Allah Haram Ev olan Kabe'yi, haram ayları, kurbanı, gerdanlıklı kurbanları insanların (din ve dünya) işlerini belli bir düzen ve güven içinde yürütmeleri için ortaya koydu. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın her şey hakkında bilgi sahibi olduğunu bilmeniz içindir.

Ali Bulaç

Allah, Beyt-i Haram (olan) Kabe'yi insanlar için bir ayaklanma (kıyam evi) kıldı; Haram Ay'ı, kurbanı ve boyunlardaki gerdanlıkları da. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde ne varsa tümünü bildiğini ve Allah'ın gerçekten her şeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.

Ali Fikri Yavuz

Allah, Kâbe’yi, o Beyt-i Haram’ı insanlar için din işlerinde bir düzen ve dünyada cinayetten emin bir yer kıldı. Haram olan ayları (hac aylarını) da, gerdanlıksız ve gerdanlıklı kurbanlıkları da hem mağfiret, hem de taarruzdan korunma sebebi kıldı. Bütün bunlar, Allah’ın göklerde ve yerde ne varsa hepsini bildiğini ve gerçekten Allah’ın her şeyi bilici olduğunu sizin de bilmeniz içindir.

Ali Rıza Safa

Allah, Kutsal Ev Kabe'yi, kutsal ayları ve boyunlarında takı olan kurbanlıkları, insanlar için bir dayanak yapmıştır. Allah'ın, göklerde ve yeryüzünde olan her şeyi bildiğini ve Allah'ın, her şeyi Bilen olduğunu bilmeniz için.

Bayraktar Bayraklı

Allah, Kabe'yi, o saygıya layık evi, insanlar için maddi ve manevi yönden bellerini doğrultmalarına sebep kıldı. O saygı değer ayı, kurbanı, boynu bağlı kurbanlıkları da böyle yaptı ki Allah'ın, göklerde ve yerde olanları ve her şeyi bilen olduğunu anlayasınız.

Bekir Sadak

Allah, hurmetli ev Kabe'yi, hurmetli ayi, kurban'i, boynu tasmali kurbanliklari insanlarin faydasi icin ortaya koydu. Bu, Allah'in goklerde ve yerde olanlari bildigini ve Allah'in suphesiz her seyi Bilen oldugunu bilmeniz icindir.

Celal Yıldırım

Allah Beytü'l-Haram = Kabe'yi, hürmetli ay'ı, Kabe'ye gönderilen gerdanlıklı, gerdanlıksız kurbanlıkları, insanların hayat düzeni için dayanak kılmıştır. Bu, Allah'ın göklerde olanı da, yerde olanı da bildiğini ve gerçekten Allah'ın her şeyi bilen olduğunu bilip anlamanız içindir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah Kâbe’yi, Beytülharâm’ı, haram ayı, boyunları bağsız ve bağlı kurbanlıkları insanların maddî ve manevi hayatları için destek kıldı. Bu, Allah’ın göklerde ve yerdeki her şeyden haberdar olduğunu ve Allah’ın her şeyi bildiğini anlamanız içindir.

Diyanet İşleri

Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı, hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah'ın bildiğini ve Allah'ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah, hürmetli ev Kabe'yi, hürmetli ayı, kurbanı, boynu tasmalı kurbanlıkları insanların faydası için ortaya koydu. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın şüphesiz her şeyi Bilen olduğunu bilmeniz içindir.

Diyanet Vakfi

Allah, Kâbe'yi, o saygıya lâyık evi, haram ayı, hac kurbanını ve (kurbanın boynuna asılan) gerdanlıkları (maddi ve manevi yönlerden) insanların belini doğrultmaya sebep kıldı. Bu da Allah'ın, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bildiğini ve Allah'ın her şeyi bilici olduğunu (sizin de anlayıp) bilmeniz içindir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah, Kâbe'yi, o Beyt - i haram'ı, haram ayı, kurbanı ve (kurbanlardaki) gerdanlıkları insanlar için bir nizam kıldı. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olan herşeyi bildiğini ve Allah'ın herşeyi hakkıyle bilici olduğunu sizin de bilmeniz içindir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah Ka'be'yi, o Beyt-i Haram'ı insanlar için hayat kaynağı yaptı, o haram ayı, boyunları bağsız ve bağlı kurbanlıkları da. Bütün bunlar, Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini, sizin de bilmeniz içindir. Gerçekten Allah herşeyi bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah Ka'beyi, o beyti haramı insanlar için bir medarı hayat kıldı, o şehri haramı da. O, boyunları bağsız ve bağlı kurbanlıkları da; bütün bunlar şunu bilesiniz içindir ki Allah göklerdekini ve yerdekini bilir ve hakıkat Allah her şeye alimdir

Erhan Aktaş

Allah, Beyt-i Haram olan Kabe'yi ve o haram olan ayı ve hediye kurbanlığı ve gerdanlıkları insanlar için kıyam yaptı. Bilesiniz ki Allah, göklerdekini ve yerdekini bilmektedir. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, Beyt-i Haram olan Kabe'yi ve o haram olan ayı ve hediye kurbanlığı ve gerdanlıkları insanlar için kıyam yaptı. Bilesiniz ki Allah, göklerdekini ve yerdekini bilmektedir. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, saygın ev olan Kabe'yi ve saygın olan ayı ve hediye kurbanlığı ve gerdanlıkları insanlar için kıyam yaptı. Bilesiniz ki Allah, göklerdekini ve yerdekini bilmektedir. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Bilen'dir.

Fizilal-il Kuran

Allah, Kabe'yi, o dokunulmaz evi, insanlar için güvenli bir barınak kıldı. Savaşılması yasak ayları, kurbanlıkları ve (bu bölgeye sığınma göstergesi olarak takılan) gerdanlıkları da bu dokunulmazlığın kapsamına aldı. Allah'ın göklerde ve yeryüzünde olan her şeyi bildiğini, O'nun bilgisinin her şeyi kapsamına aldığını bilesiniz diye bunu böyle yaptı.

Gültekin Onan

Tanrı Beyt-i Haram (olan) Kabe'yi bir kıyam (evi) kıldı. Haram ayı, kurbanı ve boyunlardaki gerdanlıkları da. Bu, Tanrı'nın göklerde ve yerde ne varsa tümünü bildiğini ve Tanrı'nın gerçekten her şeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.

Hamdi Döndüren

Allah, saygıya lâyık ev olan Kâbe’yi, haram ayı, hac kurbanını ve gerdanlıklı kurbanlıkları, insanların (din ve dünya işlerinin) yerine gelmesine bir sebep kıldı. Bu da, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah’ın bildiğini, O’nun her şeyi çok iyi bilmekte olduğunu (sizin de) anlamanız içindir.

Hasan Basri Çantay

Allah Ka'beyi, o Beyt-i haraamı, o haraam olan ay (lar) ı, (Mekkeye hediye edilecek) kurbanı ve (onların) boyunlarındaki gerdanlıkları insanlar (ın din ve dünyaları) için bir nizam yapdı. Bu da Allahın, göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsini) bildiği, Allahın (zaten her şey'i) hakkıyle bilici olduğunu sizin de bilmeniz içindir.

Hasib Asutay

Allah, Kâbe'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı (48), hac kurbanını ve (onun boynuna asılan) gerdanlıkları insanlar için bir dayanak yaptı. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde ne varsa hepsini bildiğini ve Allah'ın her şeyi bilici olduğunu bilmeniz içindir. (48. 'Haram ayı' ifadesi için bu surenin 2. Âyetinin dipnotuna bakınız.)

Hayrat Neşriyat

Allah, Kâ'be’yi, o Beyt-i Harâm’ı, (kendisinde hac edilen) haram ayı (Zilhıcce ayını), kurbanı ve (ona takılan) gerdanlıkları, insanlar için (maddî ma'nevî) bir kalkınma(vesîlesi) kıldı. Bu, muhakkak ki Allah’ın, göklerde ne var, yerde ne varsa bildiğini ve şübhesiz Allah’ın, herşeyi hakkıyla bilici olduğunu (sizin de) bilmeniz içindir.

İbni Kesir

Allah Ka'be'yi, o haram evi insanlar için hayat ve güven kaynağı kıldı. Keza o haram olan ayı da, kurbanı da, boynu bağlı olan kurbanlıkları da. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın gerçeten her şeyi bilici olduğunu bilmeniz içindir.

Mehmet Okuyan

Allah; Kâbe’yi yani o Saygın Ev’i, haram ay(lar)ı, (hacdaki hediye) kurbanını ve (kurbanın boynuna asılan) gerdanlıkları insanlar için bir kıyam (diriliş vesilesi) kıldı. Bu da Allah’ın, göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah’ın her şeyi bilici olduğunu (sizin de anlayıp) bilmeniz içindir.

Muhammed Esed

Allah, Kabeyi, o Beytul-Haramı bütün insanlık için bir sembol kıldı; ve (aynı şekilde) kutsal (hac) ayı ve boyunlarında takı olan kurbanlıklar, Allahın göklerde ve yerde olan her şeyin tam bilgisine sahip bulunduğunu size anlatmayı amaçla(yan sembollerdi)r.

Mustafa İslamoğlu

Allah, Beytu'l-Haram olan Kabe'yi bütün insanlık için bir kıyam (sembolü) kıldı; Ve Haram ay ile boyunları bağlı ve bağsız kurbanlıkları da (sembol kıldı). Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olan her şeyden haberdar olduğunu ve Allah'ın her şeyin bilgisine vakıf olduğunu bilesiniz diyedir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah Teâlâ Kabe'yi, o Beyt-i Harâm'ı ve Şehr-i Haram ile o boyunları bağsız ve bağlı kurbanları insanlar için bir medar-ı istifade kıldı. Bu da bilmeniz içindir ki, şüphesiz Allah Teâlâ göklerde olanı da ve yerde olanı da bilir ve muhakkak ki, Allah Teâlâ herşeye tamamıyla alîmdir.

Ömer Öngüt

Allah Kâbe'yi, Beyt-i Haram'ı insanlar için bir nizam kıldı. Keza o haram ayı da, kurbanı da, boynu bağlı kurbanlıkları da (insanlar için bir nizam kıldı). Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın gerçekten her şeyi bilici olduğunu bilmeniz içindir.

Suat Yıldırım

Allah Kâbe’yi, o hürmete layık mâbedi, insanların din ve dünya hayatları için bir nizam vesilesi kılmıştır; o haram ay’ı da, Kâbe’ye gönderilen gerdanlıksız veya gerdanlıklı kurbanlıkları da... Bütün bunlar, Allah’ın göklerde olanı da, yerde olanı da bildiğini ve gerçekten Allah’ın her şeyi bildiğini sizin de bilip anlamanız içindir.

Süleyman Ateş

Allah Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, insanlar için (hayat ve güven) durağı yaptı. O saygıdeğer ayı, kurbanı, tasmalı kurbanlıkları da (böyle yaptı) ki Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın herşeyi bilici olduğunu anlayasınız.

Süleymaniye Vakfı

Allah, dokunulmaz bina olan Kabe'yi, insanlar için dirlik düzenlik sebebi kıldı. Haram aylarını, hacıların yanlarında getirdikleri kurbanlık hayvanları ve onlara takılan gerdanlıkları da öyle. Bu, Allah'ın göklerde ve yeryüzünde olan her şeyi bildiğini öğrenmeniz içindir. Her şeyi bilen Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah Kabe'yi; o saygıdeğer binayı, insanların dirliğine sebep kıldı. Haram ayını, boyunlarına gerdanlık bağlanmış veya bağlanmamış kurbanları da öyle yaptı. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini bilmeniz içindir. Allah, her şeyi bilir.

Şaban Piriş

Allah, Kabeyi; Beyt-i Haram'ı insanlar için güven yeri kıldı. Haram ayı, kurbanı ve kurban için işaretlenmiş hayvanları da. İşte bu, Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın her şeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.

Tefhim-ul Kuran

Allah, Beyt-i Haram (olan) Kâbe'yi insanlar için bir ayaklanma (kıyam evi) kıldı; Haram Ay'ı, kurbanı ve boyunlardaki gerdanlıkları da. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde ne varsa tümünü bildiğini ve Allah'ın gerçekten her şeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.

Ümit Şimşek

Hürmetli Beyt olan Kâbe'yi, haccın yapıldığı haram ayı, gerdanlıklı ve gerdanlıksız kurbanları, Allah insanların din ve dünyalarına bir dayanak yaptı. Böylece siz de bilmiş olursunuz ki, Allah gökte olanı da bilir, yerde olanı da; çünkü Allah herşeyi hakkıyla bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah Kabe'yi, o saygıya layık evi, o saygıya layık "ay"ı, o kurbanlık hediyeleri ve gerdanlıkları insanlar için bir dayanak, bir ayağa kalkış aracı kıldı. Böyle yaptı ki, Allah'ın göklerde olanı da yerde olanı da bildiğini, Allah'ın herşeyi bilici olduğunu siz de bilesiniz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah Kəbəni – müqəddəs evi, haram ayı, qurbanı və boynuna nişan taxılmış qurbanlıq heyvanları insanların işlərini yoluna qoymaq üçün bir vasitə kimi müəyyən etdi. Bu ona görədir ki, siz göylərdə və yerdə olanların Allaha bəlli olmasını və Allahın hər şeyi Bilən olduğunu anlayasınız.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah Beytülhəram (müqəddəs ev) olan Kəʼbəni haram ayı (zülhiccəni), (Kəʼbəyə gətirilən) boyunları bağsız və bağlı (boyunlarına nişan taxılmamış və taxılmış) qurbanları insanların (dini və dünyəvi işlərinin) düzəlib sahmana düşməsi üçün bir yol müəyyən etdi. Bu ona görədir ki, Allahın göylərdə və yerdə nə varsa (hamısını) bilməsini, özü də Allahın hər şeyi (layiqincə) bilən olmasını siz də biləsiniz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott hat die Kaaba, das heilige Gotteshaus, (zur erhabenen Gebets- und Pilgerstätte) für die Menschen bestimmt. Auch den heiligen Pilgermonat, die für die Armen der Kaaba gedachten Opfertiere und die zur Kennzeichnung der Tiere gebrauchten Gehänge hat Gott bestimmt. Ihr sollt erkennen, daß Gott alles im Himmel und auf Erden weiß und daß Sein Wissen alles umfaßt.

Almanca — Der Edle Quran

Allah hat die Kaʹba, das geschützte Haus, zu einer Stätte des Gottesdienstes für die Menschen gemacht, und (ebenso) den Schutzmonat, die Opfertiere und die (Opfertiere mit den) Halsgehänge(n). Dies, damit ihr wisset, daß Allah weiß, was in den Himmeln und was auf der Erde ist, und daß Allah über alles Bescheid weiß.

Almanca — M. A. Rassoul

Allah hat die Kaba, das unverletzliche Haus, zu einer Gebetsstätte für die Menschen gemacht, ebenso den heiligen Monat und die Opfertiere und die Tiere mit dem Halsschmuck. Dies, geschah damit ihr wisset, daß Allah weiß, was in den Himmeln und was auf Erden ist, und daß Allah alle Dinge weiß.

Almanca — Muhammad Zaidan

ALLAH machte die Kaʹba, Al-baitul-haram, als Hilfeleistung für die Menschen, ebenfalls den Haram-Monat , die Hady-Opfertiere und die mit Halsbändern gekennzeichneten Opfertiere. Dies damit ihr wisst, daß ALLAH alles kennt, was in den Himmeln und was auf Erden ist, und daß ALLAH über alles allwissend ist.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah has made the Ka’ba, the Sacrosanct House, the Macca of mankind and the aspiration of one’s life to visit for material and spiritual reformation. He established the Sacred Month -of pilgrimage- the offerings and the garlands mantling them in order to realize that Allah knows fully well all that is in the heavens and all that is on earth and that Allah is 'Alimun indeed.

Abdul Haleem

God has made the Ka'ba- the Sacred House- a means of support for people, and the Sacred Months, the animals for sacrifice and their garlands: all this. Know that God has knowledge of all that is in the heavens and earth and that He is fully aware of all things.

Abdullah Yusuf Ali

Allah made the Ka'ba, the Sacred House, an asylum of security for men, as also the Sacred Months, the animals for offerings, and the garlands that mark them: That ye may know that Allah hath knowledge of what is in the heavens and on earth and that Allah is well acquainted with all things.

Abul A'la Maududi

Allah has appointed the Ka'bah, the Sacred House, as a means of support for (the collective life of) men, and has caused the holy month (of Pilgrimage), and the animals of sacrificial of-fering and their distinguishing collars to assist therein. This is so that you may know that Allah is aware of all that is in the heavens and all that is in the earth; and that Allah has knowledge of everything.

Aisha Bewley

Allah has made the Ka‘ba, the Sacred House, a special institution for mankind, and also the sacred months and the sacrificial animals and the ritual garlands. That is so you will know that Allah knows what is in the heavens and in the earth and that Allah has knowledge of all things.

Al-Hilali & Khan

Allâh has made the Ka‘bah, the Sacred House, an asylum of security and benefits (e.g.Hajj and ‘Umrah) for mankind, and also the Sacred Month and the animals of offerings and the garlanded (people or animals marked with the garlands on their necks made from the outer part of the stem of the Makkah trees for their security), that you may know that Allâh has knowledge of all that is in the heavens and all that is in the earth, and that Allâh is the All-Knower of each and everything.

Ali Quli Qarai

Allah has made the Ka‘bah, the Sacred House, a [means of] sustentation for mankind, and [also] the sacred month, the offering and the garlands, so that you may know that Allah knows whatever there is in the heavens and whatever there is in the earth, and that Allah has knowledge of all things.

Amatul Rahman Omar

Allâh has made the Ka'bah, the Holy House (at Makkah) to serve as an anchor (-a means of support) and a means of uplifting for mankind, and also( each) sacred month and animals brought as an offering and animals wearing necklaces (meant for sacrifice during the Hajj). He has done this that you may know that Allâh knows all that lies in the heavens and all that lies in the earth, and that Allâh has complete knowledge of all things.

Arthur John Arberry

God has appointed the Kaaba, the Holy House, as an establishment for men, and the holy month; the offering, and the necklaces -- that, that you may know that God knows all that is in the heavens and in the earth; and that God has knowledge of everything.

Bijan Moeinian

God has appointed Kaaba (the oldest house of worship, built by Abraham in Mecca) as a sacred place of adoring the Lord and a peaceful place for the people. The sacred months and the animals dedicated to the sacrifice, which are marked by the garlands (so that people do not steal or harm them), too should be respected (so that people gather together in peace worshipping the Lord, increasing their brotherhood.) This is decided so that you [yourself think about the Wisdom of the Lord who provides a peaceful international gathering of millions of believers and] realize that the Lord knows anything that happens in the heavens and the earth and that God is the Most Knowledgeable.

E. Henry Palmer

God has made the Kaabah, the sacred House, to be a station for men, and the sacred month, and the offering and its neck garland; this is that ye may know that God knows what is in the heavens and what is in the earth, and that God knows all things.

Edip-Layth

God has made the Quadrangle, the Restricted Sanctuary, a maintenance for the people, and also the restricted month, the donations, the regulations so that you know that God knows what is in heavens and what is in earth, and that God is aware of all things.

George Sale

Allah has made the Ka'bah the Sacred House, a means of support and uplift for mankind, as also the Sacred Month and the offerings and the animals with collars. That is so that you may know that Allah knows what is in the heavens and what is in the earth, and that Allah knows all things well.

Hamid S. Aziz

Allah has made the Kaaba, the Sacred House, to be a standard (or an Asylum of Security) for men, and also the Sacred Month, and the Offering (sacrifices) and its Garland (which mark them); this is so that you may know that Allah knows what is in the heavens and what is in the earth, and that Allah is Knower of all things.

Mahmoud Ghali

Allah has made the Kacbah, the Inviolable Home, an upright (in-gathering) for mankind, and (likewise He has made) the in- violable month, and the offering, and the garlands. That (is so) that you may know that Allah knows whatever is in the heavens and whatever is in the earth, and that Allah is Ever-Knowing of everything.

Marmaduke Pickthall

Allah hath appointed the Ka'bah, the Sacred House, a standard for mankind, and the Sacred Month and the offerings and the garlands. That is so that ye may know that Allah knoweth whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth, and that Allah is Knower of all things.

Mohamed Ahmed - Samira

God has made the Ka'bah, the Sacred House, a means of support for mankind, as also the holy month, the sacrificial offerings, and consecrated cattle, so that you may understand that known to God is all that is in the heavens and the earth, and God has knowledge of everything.

Muhammad Asad

God has laid down that the Ka'bah, the Inviolable Temple, shall be a symbol for all mankind; and [so, too] the sacred month [of pilgrimage] and the garlanded offerings [are symbols] meant to make you aware that God is aware of all that is in the heavens and all that is on earth, and that God has full knowledge of everything.

Mustafa Khattab

Allah has made the Ka’bah—the Sacred House—a sanctuary of well-being for all people, along with the sacred months, the sacrificial animals, and the ˹offerings decorated with˺ garlands. All this so you may know that Allah knows whatever is in the heavens and whatever is on the earth, and that He has ˹perfect˺ knowledge of everything.

Progressive Muslims

God has made the Quadrangle to be the Restricted Sanctuary, to enforce for the people, and for the restricted month, and for the donations, and for regulation; that is so you know that God knows what is in heavens and what is in Earth, and that God is aware of all things.

Sahih International

Allah has made the Ka'bah, the Sacred House, standing for the people and [has sanctified] the sacred months and the sacrificial animals and the garlands [by which they are identified]. That is so you may know that Allah knows what is in the heavens and what is in the earth and that Allah is Knowing of all things.

Sam Gerrans

God made the kaʿba, the inviolable house, standing for the people, the inviolable month, the offering, and the necklaces — that is so that you might know that God knows what is in the heavens and what is in the earth, and that God knows all things.

Shabbir Ahmed

Allah has appointed the Ka'bah, the Sacred House, a Standard for mankind, the Sacred Months (2:194), the gifts for pilgrims, and the offerings marked with garlands. Know that Allah is fully Aware of all things in the heavens and all things in the earth. And that Allah knows all things and events.

Syed Vickar Ahamed

Allah made the Ka’bah, the Sacred House, a place of security and benefit for men, as also (He made) the Sacred Months, and the animals for offerings, and the garlands, that mark them: That you may know that Allah has knowledge of all what is in the heavens and in the earth and that Allah is All Knowing (Aleem) of all things.

Taqi Usmani

Allah has made the Ka’bah, the Sacred House, a source of stability for people, and also the sacred month and the sacrificial animal and the garlands. All this is because you may learn that Allah knows what is in the heavens and what is in the earth. Allah is All-Knowing in respect of everything.

The Monotheist Group

God has made the Ka'aba to be the Restricted Sanctuary; to stand for the people, and the restricted month, and the donations, and the regulations; that is so you may know that God knows what is in the heavens and what is in earth, and that God is aware of all things.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê, ji mirovan re Kabeya bi navê Beytul-Heramê (Mala birêz û birûmet) kiriye wargeha serûberkirina kar û barên dîn û dinyayê, mehên rûmetdar, qurbanên nîşankirî û yên nenîşankirî jî (kirine egera berdewamiya ewlehî û jiyanê.) Ev jî da hûn bizanin ku bêguman Xwedê bi ya li erd û asîmanan dizane û bêguman Xwedê bi her tiştî zana ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God heeft de Kaʹba, het heilige huis, gemaakt tot een ondersteuning voor de mensen en evenzo de heilige maand, de offergave en de halsomhangsels. Dat is opdat jullie weten dat God weet wat er in de hemelen en wat er op de aarde is en dat God alwetend is.

Hollandaca — Salomo Keyzer

God heeft den Caaba, het heilige huis, als eene inrichting voor den mensch gemaakt, en heeft de heilige maand bevolen, en het offer en de versierselen daaraan te hangen, opdat gij zoudt weten, dat God kent wat in den hemel en op aarde is, en dat God alwetend is.

Hollandaca — Siregar

Allah maakte de Kaʹbah, het Gewijde Huis, als een plaats voor de mensen om te staan, en de Heilige Maand en de offerdieren en de halsbanden. Dit opdat jullie weten dat Allah weet wat er in de hemelen en op de aarde is en dat Allah Alwetend is over alle zaken.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Установил Аллах Каабу, Запретный Дом, опорой для людей (для исполнения ими своих обязанностей перед Аллахом) [для совершения паломничества] (и чтобы в нем люди пребывали в безопасности), и (также опорой Он установил) запретный месяц [[Запретных месяца – четыре: зуль-каада, зуль-хиджжа, мухаррам и раджаб.]] (когда не дозволялось сражаться), ведомое (к Запретной мечети) (жертвенное животное), и украшенных [[Паломники вешали на шеи жертвенных животных украшенные плетенные веревки, чтобы другие по этим животным узнавали, что их хозяин направляется совершить паломничество.]] (жертвенных животных), чтобы вы знали, что Аллах знает (все), что в небесах и (все) что на земле, и что (только) Аллах о всякой вещи знающ.

Rusça — Osmanov

Аллах создал Каʹбу - заповедный храм, опору для людей, а также запретный месяц [паломничества], жертвенных животных и верблюдов с украшениями на шеях [в честь хаджа], все это для того, чтобы вы знали, что ведомо Аллаху все, что на небесах и на земле. Ведает Аллах обо всем сущем!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Gud har låtit uppföra helgedomen Ka`bah som ett stöd för människorna (i fullgörandet av deras religiösa och världsliga plikter); och (gett er) den helgade månaden och de bekransade offerdjuren, (symboler som lär er) att Gud känner allt det som himlarna rymmer och det som jorden bär och att Gud har kunskap om allt.