İnananlara söyle, Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki Allah herhangi bir topluma (kendi) kazandığının karşılığını versin.

قُلْ لِلَّذِينَ اٰمَنُوا يَغْفِرُوا لِلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ اَيَّامَ اللّٰهِ لِيَجْزِيَ قَوْمًا بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

ḳul li(e)lleƶīne āmenū yeğfirū li(e)lleƶīne lā yercūne eyyāme (a)llahi li yecziye ḳavmen bimā kānū yeksibūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesöyle
2لِلَّذِينَli(e)lleƶīnekimselere
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lara)
4يَغْفِرُواyeğfirūغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekaffetsinler
5لِلَّذِينَli(e)lleƶīnekimseleri
6لَا
7يَرْجُونَyercūneر ج وUmmak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir etmek/geciktirmek, korkmak, rica etmek/istemek. arja' (çoğul) - sınırlar, taraflar. marjowwon büyük umutlar beslenen bir kişidir (örneğin 11:62).ummayan(ları)
8اَيَّامَeyyāmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünlerini
9اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
10لِيَجْزِيَli yecziyeج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekcezalandırması için
11قَوْمًاḳavmenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir toplumu
12بِمَاbimāsebebiyle
13كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldukları
14يَكْسِبُونَyeksibūneك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.yapıyorlar

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Îmân edenlere de ki: İşlediklerine karşılık cezâ vermesi için, Allah'ın günlerinin gelip çatacağını ummayanların suçlarını, şimdilik örtsünler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Îmân edenlere de ki: İşlediklerine karşılık cezâ vermesi için, Allahʼın günlerinin gelip çatacağını ummayanların suçlarını, şimdilik örtsünler.

Adem Uğur

İman edenlere söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah her toplumu, yaptığına göre cezalandıracaktır.

Ahmed Hulusi

İman edenlere söyle, "Allah Günleri"ni (bildirilenlerin yaşanacağı süreç) ummayanları bağışlasınlar; ta ki (Allah) onları yaptıklarının getirisi ile cezalandırsın!

Ahmet Tekin

Ey Muhammed, iman edenlere söyle: 'Allah’ın cezalandıracağı günlerin geleceğini ummayanları, şimdilik bağışlasınlar. Allah, her kavmi, işledikleri ameller karşılığında, hak ettikleriyle cezalandıracaktır.'

Ahmet Varol

İman edenlere söyle: Allah'ın bir kavmi kazandıklarından dolayı cezalandırması için, Allah'ın (ceza) günlerini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar.

Ali Bulaç

İman edenlere de ki: "(Allah'ın) Onları kazandıklarıyla cezalandırması için, Allah'ın günlerini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar."

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), iman edenlere söyle: Allah’ın (azab) günlerinden korkmayanları bağışlasınlar; çünkü (Allah) her kavme, kazandıklarının karşılığını verecektir. (Bu ayet-i kerime, müşriklerden, birinin Hz. Ömer’e sövmesi ve Hz. Ömer’in de onu yakalayıb dövmek istemesi üzerine nazil olmuştur. Kıtal ayeti ile nesh edildiği de söylenmektedir).

Ali Rıza Safa

İnananlara, şunu söyle: Allah'ın Günlerini düşünmeyen, yaptıkları yüzünden cezalandıracağı toplumu bağışlasınlar.

Bayraktar Bayraklı

İnananlara söyle: Allah'ın ceza günlerini beklemeyenlere aldırmasınlar; çünkü Allah, her bir topluluğa yaptıklarının karşılığını verecektir.

Bekir Sadak

Inanmislara de ki: Allah'in bir milleti yaptiklarina karsilik cezalandiracagi gunlerin gelecegini ummayanlari simdilik bagislasinlar.

Celal Yıldırım

İmân edenlere de ki: Allah'ın her milleti, işleyip elde ettikleriyle cezalandıracağı günlerin (geleceğini) ümit etmeyenleri bağışlasınlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İman edenlere söyle de Allah’ın (yargı) günlerine inanmayanları bağışlasınlar; çünkü (böyle) bir topluluğu, hak etmeleri yüzünden Allah cezalandıracaktır.

Diyanet İşleri

İnananlara söyle, Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki Allah herhangi bir topluma (kendi) kazandığının karşılığını versin.

Diyanet İşleri (eski)

İnanmışlara de ki: Allah'ın bir milleti yaptıklarına karşılık cezalandıracağı günlerin geleceğini ummayanları şimdilik bağışlasınlar.

Diyanet Vakfi

İman edenlere söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah her toplumu, yaptığına göre cezalandıracaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey Muhammed! İman edenlere söyle: Allah'ın cezalandıracağı günlerin geleceğini ummayanları şimdilik bağışlasınlar. Çünkü Allah her kavmi kazandıklarıyla cezalandıracaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edenlere söyle: Allah'ın cezalandıracağı günlerin (geleceğin)i ümit etmeyen kimseleri bağışlasınlar; çünkü (Allah) her kavmi kazandıkları ile cezalandıracaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Söyle iyman edenlere: Allah günlerini ümid etmiyen kimselere mağrifetle muamele etsinler, çünkü her kavmı kesibleriyle cezalandıracak

Erhan Aktaş

İman Edenlere de ki: "Allah'ın, kendilerini hesaba çekeceği günün geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Her halka yaptıklarının karşılığı verilecektir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnananlara de ki: "Allah'ın, kendilerini hesaba çekeceği günün geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Her halka yaptıklarının karşılığı verilecektir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnanlara de ki: "Allah'ın, kendilerini hesaba çekeceği günün geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Her topluma yaptıklarının karşılığı verilecektir.

Fizilal-il Kuran

Müminlere de ki: Allah'ın, her milletin yaptıklarının karşılığını vereceği günlerinin geleceğine inanmayanları bağışlasınlar.

Gültekin Onan

İnananlara de ki: "(Tanrı'nın) Onları kazandıklarıyla cezalandırması için, Tanrı'nın günlerini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar."

Hamdi Döndüren

İman edenlere söyle: Allah’ın (ceza) günlerini ümit etmeyenleri bağışlasınlar. Çünkü Allah her kavmi, yaptıklarına göre cezalandırır.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) iman edenlere söyle: Allahın günleri (nin çatıb geleceği) ni ümid etmeyenleri (n ezalarına) aldırış etmesinler. Çünkü (Allah) herhangi bir kavme (ancak) kazanmakda olduklarıyle mukaabele eder.

Hasib Asutay

(Resulüm!) İman edenlere söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki (Allah), her topluma, kazandıklarının karşılığını versin.

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Îmân edenlere de ki, Allah’ın (cezâlandırma) günlerini(n geleceğini)ummayan kimseleri bağışlasın (aldırmasın)lar; tâ ki (Allah), her topluluğa kazanmakta olduklarının karşılığını versin!

İbni Kesir

İman edenlere söyle: Allah'ın günlerinin geleceğini ummayan kimseleri bağışlayıp geçsinler. Çünkü Allah, her kavmi yaptıklarıyla cezalandıracaktır.

Mehmet Okuyan

İman edenlere söyle: Allah’ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar! Sonunda (Allah) her topluma kazandıklarının karşılığını verecektir.

Muhammed Esed

İman etmiş olan herkese söyle: Allah'ın Günleri'nin geleceğine inanmayanları affetsinler, (çünkü) insanlara hak ettiklerinin karşılığını vermek (yalnız) O'na özgüdür.

Mustafa İslamoğlu

Söyle iman edenlere: Allah'ın Günleri'nin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar; çünkü O bir toplumu (ancak) ısrar yaptıklarından dolayı cezalandırır.

Ömer Nasuhi Bilmen

İmân edenlere söyle, Allah'ın günlerini ümit etmeyenler için yarlığamakta bulunsunlar, bir kavmi kazanır oldukları şey ile cezalandırması için.

Ömer Öngüt

İman edenlere söyle: Allah'ın günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah her bir topluluğu kazandıklarına göre cezalandıracaktır.

Suat Yıldırım

İman edenlere söyle ki: Allah’ın ceza günlerinin gelip çatacağını beklemeyenlerin ezalarına aldırış etmesinler, kusurlarını bağışlasınlar. Çünkü nasılsa Allah, herkese yaptıklarının karşılığını verecektir (iman edenlere de sabır ve aflarının ödülünü verecektir.)

Süleyman Ateş

İnananlara söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları affetsinler ki (Allah), bir toplumu, yaptıklarıyle cezalandırsın.

Süleymaniye Vakfı

İnanıp güvenenlere söyle; Allah'ın (toplumları ödüllendirme veya cezalandırma) günlerini beklemeyenleri bağışlasınlar. Çünkü her topluma, yapmakta olduklarının karşılığını Allah verecektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenenlere söyle; kazançlarının karşılığını Allah'ın vereceği günlerin geleceğine ihtimal vermeyen bir topluluğun kusurlarıyla ilgilenmesinler.

Şaban Piriş

İman edenlere söyle de; toplumun kazandıkları sebebiyle karşılığını göreceği Allah'ın günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar.

Tefhim-ul Kuran

İman edenlere de ki: Allah'ın, gelecek azab gününden korkmayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki Allah onların yaptıklarını cezalandırsın.

Ümit Şimşek

İman edenlere söyle, Allah'ın günlerini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah her topluluğa kendi kazandıklarının karşılığını verecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edenlere söyle: "Allah'ın günlerini ummayanları affetsinler ki, O, bir toplumu kazandıklarıyla cezalandırsın."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İman gətirənlərə de ki, Allah, qazandıqları günahlara görə hər hansı bir tayfanın cəzasını versin deyə, Allahın əzab günlərini gözləməyənləri bağışlasınlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) İman gətirənlərə de ki, Allah etdiyi əməllərə görə hər hansı bir qövmün cəzasını (özü) versin deyə, Allahın (əzab) günlərindən qorxmayanları (əzab günlərinə, qiyamətə inanmadıqları üçün gözləməyənləri) bağışlasınlar! (Bu ayənin hökmü sonralar cihad haqqındakı ayə ilə ləğv edilmişdir).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sage den Gläubigen, sie sollen den Menschen verzeihen, die Gottes Tage, an denen Er den Menschen ihre Werke vergilt, nicht wünschen!

Almanca — Der Edle Quran

Sag zu denjenigen, die glauben, sie sollen denjenigen vergeben, die nicht Allahs Tage erhoffen, auf daß Er einem (jeden) Volk das vergelte, was sie erworben haben.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich zu denen, die glauben, sie mögen denen vergeben, die nicht mit den Tagen Allahs rechnen, auf daß Er die Leute für das belohne, was sie verdienen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag denjenigen, die den Iman verinnerlichten, denjenigen zu verzeihen, die auf die siegreichen Schlachten für ALLAH nicht hoffen, damit ALLAH Leuten vergilt, mit dem, was sie zu erwerben pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say O Muhammad to those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues to forgive and give up resentment against those who do not expect with desire nor desire with expectation the days when Allah requites like for like and repays a people with what is commensurate with their deeds.

Abdul Haleem

Tell the believers to forgive those who do not fear God’s days [of punishment]––He will requite people for what they have done.

Abdullah Yusuf Ali

Tell those who believe, to forgive those who do not look forward to the Days of Allah: It is for Him to recompense (for good or ill) each People according to what they have earned.

Abul A'la Maududi

(O Prophet), tell the believers to indulge those who have no fear of any evil days coming upon them from Allah so that Allah may Himself requite them for their deeds.

Aisha Bewley

Tell those who have iman that they should forgive those who feel no fear about the Days of Allah, when He will repay people according to what they earned.

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) to the believers to forgive those who (harm them and) hope not for the Days of Allâh (i.e. His Recompense), that He may recompense people, according to what they have earned (i.e. to punish these disbelievers who harm the believers).[1]

Ali Quli Qarai

Say to the faithful to forgive those who do not expect Allah’s days, that He may [Himself] requite a people for what they used to earn.

Amatul Rahman Omar

Tell those who believe to let alone those who do not accept the (contesting) days of Allâh on which the righteous will be successful in the land and the wicked will suffer disaster in order that He may Himself recompense every people according to their deeds.

Arthur John Arberry

Say unto those who believe, that they forgive those who do not look for the days of God, that He may recompense a people for that they have been earning.

Bijan Moeinian

Ask the believers to [be patient with and] forgive the shortsightedness of the disbelievers who do not believe in the Day of Judgment. [God will reward them for their patience and punish the disbelievers Himself as] God will fully pay for whatever each person has earned.

E. Henry Palmer

Say to those who believe that they pardon those who hope not for God's days, that He may reward a people for that which they have earned.

Edip-Layth

Say to those who acknowledged: they should forgive those who do not look forward to the days of God. He will fully recompense people for whatever they have earned.

George Sale

Speak unto the true believers, that they forgive those who hope not for the days of God, that He may reward people according to what they shall have wrought.

Hamid S. Aziz

Tell those who believe that they should forgive those who fear (or hope) not the days of Allah, that He may reward a people for what they earn.

Mahmoud Ghali

Say to the ones who have believed that they forgive the ones who do not hope for the Days of Allah, that He may recompense a people for what they used to earn.

Marmaduke Pickthall

Tell those who believe to forgive those who hope not for the days of Allah; in order that He may requite folk what they used to earn.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell the believers to forgive those who do not fear the visitations of God, so that He may requite the people for their deeds.

Muhammad Asad

Tell all who have attained to faith that they should forgive those who do not believe in the com­ing of the Days of God, [since it is] for Him [alone] to requite people for whatever they may have earned.

Mustafa Khattab

˹O Prophet!˺ Tell the believers to forgive those who do not fear Allah’s days ˹of torment˺, so that He will reward each group for what they used to commit.

Progressive Muslims

Say to those who believed to forgive those who do not look forward to the days of God. He will fully recompense people for whatever they have earned.

Sahih International

Say, [O Muúammad], to those who have believed that they [should] forgive those who expect not the days of Allah so that He may recompense a people for what they used to earn.

Sam Gerrans

Say thou to those who heed warning, that they forgive those who look not for the days of God, that He might reward people for what they earned.

Shabbir Ahmed

Tell all believers that they should forgive and try to save those who do not believe in the oncoming Days of Allah. It is for Him alone to recompense each nation for their good or ill deeds that they have earned. (Days of Allah = When mankind establishes the Divine System on earth. ((14:5). 'Yaghfir' = Forgive = Protect from the harmful effects of misdeeds).

Syed Vickar Ahamed

Say to those who believe, to forgive those who do not look forward to the Days of Allah: It is for Him to repay (for the good or the bad) each People according to what they have earned.

Taqi Usmani

Tell those who believe that they should forgive those who do not believe in Allah’s days, so that He may recompense a people for what they used to earn.

The Monotheist Group

Say to those who believed to forgive those who do not look forward to the days of God. He will recompense a people for whatever they have earned.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis à ceux qui ont cru de pardonner à ceux qui nʹespèrent pas les jours dʹAllah afin quʹIl rétribue (chaque) peuple pour les acquis quʹils faisaient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bawermendan re bibêje: Bila wan ên ku ji rojên Xwedê (ên karesat) natirsin bibexşînin da ku Ew qewmekî xelat bike bi sedem ya ku kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg aan hen die geloven dat zij hun die Gods dagen niet verwachten moeten vergeven, opdat Hij aan mensen vergeldt voor wat zij begaan hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg tot de ware geloovigen, dat zij degenen vergiffenis schenken, die niet hopen op de dagen van God, ingesteld, opdat hij de menschen beloone, overeenkomstig hetgeen zij zullen verricht hebben.

Hollandaca — Siregar

Zeg tot degenen die geloven dat zij degenen vergeven die niet op de Dagen van Allah hopen. Zodat Hij een volk zal vergelden voor wat het heeft verricht.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Посланник) тем, которые уверовали: пусть они прощают тем, которые не надеются на дни Аллаха [пусть прощают многобожникам, которые причиняют им страдания], чтобы Он [Аллах] воздал (наказанием) таким людям за то [за те грехи], что они приобрели [совершили].

Rusça — Osmanov

Скажи [, Мухаммад,] уверовавшим, чтобы они простили тех, которые не надеются на дни Аллаха, дабы Он воздал людям за то, что они вершили.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Uppmana de troende att förlåta dem som inte ser fram emot Guds dagar; det är nämligen Han som då skall ge människorna den lön som de har förtjänat (med sina handlingar).