O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra "alaka"dan yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk çağına ulaşmanız, sonra da ihtiyarlamanız için sizi yaşatandır. İçinizden önceden ölenler de vardır. Allah bunları, belli bir zamana erişmeniz ve düşünüp akıl erdirmeniz için yapar.

هُوَ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ يُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوا اَشُدَّكُمْ ثُمَّ لِتَكُونُوا شُيُوخًا وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى مِنْ قَبْلُ وَلِتَبْلُغُوا اَجَلًا مُسَمًّى وَلَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

huve elleƶī ḣaleḳakum min turābin ṧumme min nuTfetin ṧumme min ǎleḳatin ṧumme yuḣricukum Tiflen ṧumme li tebluğū eşuddekum ṧumme li tekūnū şuyūḣen ve minkum men yuteveffā min ḳablu ve li tebluğū ecelen musemmen ve leǎllekum teǎ'ḳilūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1هُوَhuveO'dur
2الَّذِيelleƶīki
3خَلَقَكُمْḣaleḳakumخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.sizi yarattı
4مِنْmin-tan
5تُرَابٍturābinت ر بÇok toprağa sahip olmak, ellerde toz olmak, tozlu olmak, yoksun olmak, yoksulluk, muhtaçlık, sefalet, kayıp yaşamak. Fakir adam toprak anasıyla yakından tanışıktır. Zenginlikten düştü.toprak-
6ثُمَّṧummesonra, ayrıca
7مِنْmin-den
8نُطْفَةٍnuTfetinن ط فYavaşça akmak, dışarı çıkarmak, sızmak, salgılamak, damlamak, dökmek, damla damla akmaknutfe(sperm)-
9ثُمَّṧummesonra, ayrıca
10مِنْmin-dan
11عَلَقَةٍǎleḳatinع ل قBağlanmak, yapışmak, sevmek, sülük gibi yapışmak, bir bağı olmak, tutunmak, sıkıca tutmak, ait olmak, yakalamak, ilgilendirmek, sevgiyle bağlanmak, asmak, bir şeyi bağlamak, yarılmak, kan pıhtısı, üreme hücresi, döllenmiş dişi yumurta. Alqun/ilqun - değerli şey. Alaqatun - gerçek aşk, bağlılık. İlaqatun - sevgi, şefkat.alaka (embriyo)-
12ثُمَّṧummesonra, ayrıca
13يُخْرِجُكُمْyuḣricukumخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmaksizi çıkarıyor
14طِفْلًاTiflenط ف لBebek/süt çocuğu/çocuk, küçük yaşta olmak, yavru, minik bebek, körpe/yumuşakçocuk olarak
15ثُمَّṧummesonra, ayrıca
16لِتَبْلُغُواli tebluğūب ل غUlaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmakermeniz için
17اَشُدَّكُمْeşuddekumش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.güçlü çağınıza
18ثُمَّṧummesonra, ayrıca
19لِتَكُونُواli tekūnūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmanız için
20شُيُوخًاşuyūḣenش ي خYaşlı olmak, yaşlı/tecrübeli adam, toplumda yüksek mevkide olan kişi.ihtiyarlar
21وَمِنْكُمْve minkumve içinizden
22مَنْmenkimi
23يُتَوَفّٰىyuteveffāو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.öldürülüyor
24مِنْmin
25قَبْلُḳabluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekdaha önce
26وَلِتَبْلُغُواve li tebluğūب ل غUlaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmakve erişmeniz için
27اَجَلًاecelenا ج لBelirlenmiş/atanmış/belirtilmiş/kararlaştırılmış süre, dönem, kıyamet günü, yaratılış ve ölüm arası dönem, ölüm ve diriliş arası dönem, dünyada kalan süre, zamanın ertelenmesi/geciktirilmesi/ötelenmesisüreye
28مُسَمًّىmusemmenس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)belli
29وَلَعَلَّكُمْve leǎllekumve umulur ki
30تَعْقِلُونَteǎ'ḳilūneع ق لBağlamak, alıkoymak, akıllı olmak, bilge olmak, anlamak, birisi için kan bedeli ödemek, bir dağın zirvesine tırmanmak, anlayış kullanmak, sakınmak.aklınızı kullanırsınız

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Öyle bir mâbuttur ki sizi topraktan, sonra bir katre sudan, sonra bir pıhtı kandan yaratmıştır, sonra sizi, çocuk olarak dünyâya çıkarmıştır, sonra ergenlik çağına erişmeniz, sonra da ihtiyar olmanız için sizi yaşatmadadır ve sizden, daha önce öldürülen de var ve hepinizi de muayyen ve mukadder bir zamana dek yaşatır ve bütün bunlar da akıl edesiniz diye olup biter.

Adem Uğur

Sizi topraktan, sonra meniden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan) yaratan sonra bebek olarak çıkaran, sonra sizi güçlü kuvvetli bir çağa erişmeniz, sonra da ihtiyarlamanız -ki içinizden daha önce vefat edenler de vardır- ve belli bir vakte ulaşmanız için sizi yaşatan O'dur. Umulur ki düşünürsünüz.

Ahmed Hulusi

"HU", odur ki; sizi bir topraktan, sonra bir spermden, sonra bir alakadan (embriyo) yarattı. . . Sonra sizi bir çocuk olarak çıkardı; sonra olgunluğa ulaşmanız, sonra yaşlılığı yaşamanız için ömür verdi. . . Sizden kimi de daha önce vefat ettiriliyor. . . (Bunların oluşu) takdir edilen süreye ulaşmanız ve aklınızı kullanmanız içindir.

Ahmet Tekin

O, sizi topraktan yaratandır. Sonra bir katre sıvıdan, spermden, yumurtadan üretendir. Daha sonra ana rahmiyle bağ kurarak rahim duvarına yerleşen döllenmiş yumurta haline, sonra sizi bebek olarak dünyaya getirendir. Sonra güçlü kuvvetli çağa erişmeniz, sonra da ihtiyarlar olmanız için sizi yaşatıp büyütendir. İçinizden daha önce vefat ettirilenler var. Belirlenmiş vâdeye kadar, ömrünüzü doldurmanız için böyle yapıyor. Ola ki, bu konularda düşünerek, eşyanın hakikatini kavrayıp aklınızı başınıza alırsınız.

Ahmet Varol

Sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan (embriyodan) yaratan O'dur. Sonra sizi bebek olarak çıkarır. Sonra erginlik çağınıza ermeniz, sonra da yaşlılar olmanız için (yaşatıyoruz). İçinizden kimi de daha önce öldürülmektedir. Belli bir süreye erişmeniz için ve olur ki akıl edersiniz diye (böyle yapıyor).

Ali Bulaç

O'dur ki, sizi topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo) yarattı; sonra sizi bir bebek olarak çıkarmakta, sonra güçlü (erginlik) çağınıza erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için size (belli bir ömür vermektedir). Sizden kiminin daha önce hayatına son verilmektedir; adı konulmuş bir ecele erişmeniz ve belki aklınızı kullanmanız için (Allah sizi böyle yaşatır).

Ali Fikri Yavuz

O Allah’dır ki, sizi (babanız Âdem’i) bir topraktan yarattı, sonra bir nutfeden, sonra bir kan pıhtısından... Sonra sizi (annelerinizin karnından) bir bebek olarak çıkarıyor. Sonra delikanlılık çağınıza eresiniz diye büyütüyor, sonra da ihtiyar olasınız diye... İçinizden kimi de, (delikanlılık ve ihtiyarlık çağından) daha evvel öldürülüyor. Bunlar, muayyen bir ecele eresiniz diye yapılır. Olur ki (Allah’ın büyük kudretine ve eşsizliğine delâlet eden bu halleri) düşünürsünüz.

Ali Rıza Safa

O, sizi topraktan, sonra bir damlacıktan, sonra asılarak tutunandan yarattı. Sonra, sizi çocuk olarak çıkarır; olgunluk çağına ulaşmanız ve ardından yaşlanmanız için. Ve aranızdan bir bölümüne, daha erken ölüm verir; belirlenmiş bir süreye ulaşmanız için. Böylece, belki aklınızı kullanırsınız.

Bayraktar Bayraklı

Sizi topraktan, sonra meniden, sonra alakadan/yapışkan-döllenmiş yumurtadanyaratan O'dur. Sonra dünyaya sizi bir bebek olarak çıkarıyor. Sonra ergenlik çağına eresiniz, sonra da hayatınızı sürdürüp yaşlanasınız diye sizi yaşatıyor. İçinizden bir kısmı daha önce vefat ettiriliyor. Bütün bunlar, belirlenen bir süreye ulaşmanız ve aklınızı kullanasınız diyedir.

Bekir Sadak

Sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra kan pihtisindan yaratan; sonra erginlik cagina ulasmaniz, sonra da yaslanmaniz icin sizi bebek olarak dunyaya cikaran O'dur. Kiminiz daha once oldurulur, kiminiz de, belirtilmis bir sureye ulasirsiniz. Belki artik dusunursunuz.

Celal Yıldırım

O ki sizi topraktan yarattı, sonra nutfe(deki sperma)dan, sonra kan pıhtısından meydana getirdi; sonra sizi çocuk olarak çıkarır; sonra gücünüzü bulup ergenliğe erişiyorsunuz ; sonra da yaşlanıyorsunuz. Kiminiz önceden (çocukken ya da genç yaşta iken) öldürülür, (kiminiz de) belirlenmiş bir vakte erişmeniz için (yaşatılırsınız). Olur ki aklınızı kullanırsınız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sizi toprak, sonra nutfe, sonra alaka aşamalarından geçirerek yaratan O’dur. Sonra O sizi bir bebek olarak hayat alanına çıkarır; ardından güçlü çağınıza ulaşıncaya, sonra da yaşlılar haline gelinceye kadar sizi yaşatır; içinizden bazıları bundan önce vefat eder. Sonuçta belli bir vakte kadar yaşamaktasınız. Umulur ki (bunlar üzerine) akıl yorarsınız.

Diyanet İşleri

O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra "alaka"dan yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk çağına ulaşmanız, sonra da ihtiyarlamanız için sizi yaşatandır. İçinizden önceden ölenler de vardır. Allah bunları, belli bir zamana erişmeniz ve düşünüp akıl erdirmeniz için yapar.

Diyanet İşleri (eski)

Sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra kan pıhtısından yaratan; sonra erginlik çağına ulaşmanız, sonra da yaşlanmanız için sizi bebek olarak dünyaya çıkaran O'dur. Kiminiz daha önce öldürülür, kiminiz de, belirtilmiş bir süreye ulaşırsınız. Belki artık düşünürsünüz.

Diyanet Vakfi

Sizi topraktan, sonra meniden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan) yaratan sonra bebek olarak çıkaran, sonra sizi güçlü kuvvetli bir çağa erişmeniz, sonra da ihtiyarlamanız -ki içinizden daha önce vefat edenler de vardır- ve belli bir vakte ulaşmanız için sizi yaşatan O'dur. Umulur ki düşünürsünüz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Sizi (önce) bir topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir aleka (embriyo)dan yaratan, sonra sizi bir bebek olarak çıkaran, sonra güçlü kuvvetli bir çağa erişmeniz, sonra da ihtiyarlar olmanız için yaşatıp büyüten O'dur. İçinizden kimi de daha önce vefat ettiriliyor. (Bunları Allah) belirli bir süreye ulaşasınız ve aklınızı kullanasınız diye (böyle yapıyor).»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O'dur sizi (önce) bir topraktan yaratan sonra bir nutfeden (bir damla sudan), sonra bir yapışkan maddeden; sonra da sizi bir bebek olarak çıkarıyor, sonra olgunluk çağına eresiniz diye büyütüyor, sonra da yaşlanasınız diye, içinizden kimi de daha önce vefat ettirilir. Belirli bir süreye eresiniz ve gerek ki aklınızı kullanasınız diye.

Elmalılı Hamdi Yazır

O odur ki sizi bir topraktan yarattı, sonra bir nufteden, sonra bir alekadan, sonra sizi bir bebek olarak çıkarıyor, sonra kuvvetiniz çağına iresiniz diye büyütüyor, sonra da ihtiyar olasınız diye, içinizden kimi de daha evvel vefat ettirilir, hem de müsemma bir ecele iresiniz diye, bir de gerek ki akıl edesiniz

Erhan Aktaş

O, sizi topraktan yaratandır. Sonra bir nutfeden, sonra bir alakadan. Sonra sizi bir bebek olarak dünyaya getiriyor. Nihayet olgunluk çağına ulaşır, derken yaşlanırsınız. Kiminiz bu süreci tamamlamadan vefat ettirilir. Kiminiz de belirlenen süreye kadar yaşarsınız. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, sizi topraktan yaratandır. Sonra bir nutfeden, sonra bir alakadan. Sonra sizi bir bebek olarak dünyaya getiriyor. Nihayet olgunluk çağına ulaşır, derken yaşlanırsınız. Kiminiz bu süreci tamamlamadan vefat ettirilir. Kiminiz de belirlenen süreye kadar yaşarsınız. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, sizi topraktan yaratandır. Sonra bir nutfeden, sonra bir alakadan. Sonra sizi bir bebek olarak dünyaya getiriyor. Nihayet olgunluk çağına ulaşır, derken yaşlanırsınız. Kiminiz bu süreci tamamlamadan vefat ettirilir. Kiminiz de belirlenen süreye kadar yaşarsınız. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.

Fizilal-il Kuran

Sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra kan pıhtısından yaratan; sonra erginlik çağına ulaşmanız, sonra da yaşlanmanız için sizi yaşatan O'dur. Kiminiz daha önce öldürülür, kiminiz de belirlenmiş süreye ulaşırsınız. Belki artık düşünürsünüz.

Gültekin Onan

O'dur ki sizi topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir alaktan yarattı; sonra sizi bir bebek olarak çıkarmakta, sonra güçlü (erginlik) çağınıza erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için size (belli bir ömür vermekteyiz). Sizden kiminin daha önce hayatına son verilmektedir; adı konulmuş bir ecele erişmeniz ve belki akletmeniz için (Tanrı sizi böyle yaşatır).

Hamdi Döndüren

Sizi önce topraktan, sonra meni damlasından (nutfe), sonra döllenmiş yumurtadan (alaka) yaratan; sonra olgunluk çağına erişmeniz, sonra da yaşlanmanız -içinizden bir kısmınız da erken öldürülür- ve belirlenmiş olan bir süreye ulaşmanız için, sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran O’dur. Belki aklınızı kullanırsınız!

Hasan Basri Çantay

Ki, O sizi bir toprakdan, sonra bir meniden, sonra bir kan pıhtısından yaratıb sonra bebek olarak çıkaran, sonra sizi güdü kuvvetli bir çağa erişmeniz için, sonra da ihtiyarlar olmanız için yaşatan dır. İçinizde kimi de daha evvel öldürülmekdedir. (Allah, yaşatmayı) muayyen bir vakta (ecele) ulaşmanız ve, olur ki, aklınızı kullanmanız için (yapar).

Hasib Asutay

Sizi (27) topraktan, sonra nutfeden (spermden), sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan) yaratan, sonra bebek olarak çıkaran, sonra güçlü çağınıza eresiniz, sonra da ihtiyarlar olasınız diye sizi yaşatan O'dur. İçinizden kimini de önce öldürüyor. (28) Belli bir süreye erişmeniz ve aklınızı kullan (ıp Allah'ın bundaki hikmetlerini anla)manız için (böyle yapıyor). (27. Atanız Âdem (a.s.)' i.) (28. Bu âyet ilk insan Âdem (a.s.)'ın topraktan yaratıldığına işaret edildikten sonra, insanın ana rahminden yaşlılık dönemine kadar olan yaşam aşamasına yer vermektedir.)

Hayrat Neşriyat

O, sizi (önce) bir topraktan, sonra bir nutfeden (hakir bir damla sudan süzülmüş hulâsadan), sonra bir alakadan yaratandır. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor; sonra gücünüzün kemâle ermesi için, sonra da ihtiyar olmanız için (sizi yaşatıyor). İçinizden kimi de, (kiminizden) daha önce vefât ettirilir; tâ ki belirli bir vakte erişesiniz ve olur ki akıl erdirirsiniz.

İbni Kesir

Sizi; topraktan, sonra bir nutfeden, sonra bir kan pıhtısından yaratan, sonra erginlik çağına ulaşmanız, sonra da yaşlanmanız için sizi bebek olarak dünyaya çıkaran O'dur. Kiminiz daha önce öldürülürsünüz. Kiminiz de adı konulmuş bir ecele erişirsiniz. Olur ki böylece aklınızı kullanırsınız.

Mehmet Okuyan

Sizi (önce) topraktan, sonra nutfeden (zigottan), sonra ‘alakadan (embriyodan) yaratan, sonra sizi bebek olarak (ana rahminden) çıkaran, sonra yetişkinlik çağınıza ulaşmanız, ardından da ihtiyarlamanız için sizi (yaşatan) O’dur. İçinizden daha önce vefat ettirilenler de vardır ve belirli bir vakte ulaşmanız için (sizi yaşatan da O’dur). Umulur ki akıl edersiniz.

Muhammed Esed

Sizi topraktan, sonra bir sperm damlasından ve sonra bir döllenmiş hücreden yaratan O'dur ve sonra O, sizi çocuklar olarak hayata getirir ve sonra olgunluk çağına erişmenizi ve ardından yaşlanmanız(ı emreder) -ama bir kısmınız için daha erken ölüm (verir)- ve (bütün bunları takdir eder ki O'nun) belirl(ediğ)i vadeye erişesiniz ve aklınızı kullan(mayı öğren)esiniz.

Mustafa İslamoğlu

Sizi önce toprak türünden, sonra bir damlacık hayat suyundan, sonra da döllenmiş yumurta hücresinden yaratan O'dur; sonra bebek olarak meydana gelmenizi (dilemiştir); sonra olgunluk çağına erişmeniz ve ardından da yaşlanmanız için (yasa koymuştur): Ne ki kiminize ölüm daha erken tattırılır, (kiminize) de sonu yasayla belirlenmiş bir süreye ulaşmanız için (zaman tanınır) ki, belki aklınızı başınıza alırsınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

O, o (Hâlık-i Hakîm)dir ki, sizi topraktan, sonra bir nutfeden, sonra da bir kan pıhtısından yarattı. Sonra sizi çocuk olarak çıkarır, sonra kuvvetinizin tekamülü çağına (erişesiniz) sonra ihtiyarlayasınız diye (sizi yaşatır) ve sizden bazınız daha evvel öldürülür ve muayyen olan zamana erişesiniz ve belki akıl erdiresiniz (diye böyle yapar).

Ömer Öngüt

O Allah ki, sizi topraktan yarattı. Sonra nutfeden, sonra kan pıhtısından meydana getirdi. Sizi bir bebek olarak dünyaya çıkarıyor. Sonra güçlü kuvvetli bir çağa erişiyorsunuz. Sonra da yaşlanıp ihtiyarlıyorsunuz. Kiminiz daha önce vefat ettirilirsiniz, kiminiz de belli bir süreye ulaşırsınız. Belki artık düşünürsünüz.

Suat Yıldırım

O’dur ki sizi (atanız Âdemi) topraktan, sonra tek tek siz insanları da bir menîden, sonra (rahim cidarına) yapışan bir hücreden yarattı. Sonra sizi analarınızın karnından bebek olarak çıkarır, derken sizi güçlü kuvvetli bir çağa eriştirir, sonra ihtiyarlık çağına kadar yaşatır. İçinizden kimi daha da önce öldürülür, kiminizin ömrü bir vâdeye kadar uzatılır. Olur ki aklınızı kullanıp bunları düşünürsünüz diye böyle yapar.

Süleyman Ateş

O'dur ki (önce) sizi topraktan, sonra nutfe (sperm)den, sonra alaka (embriyo)dan yarattı. Sonra sizi çocuk olarak (annelerinizin karnından) çıkarıyor. Sonra güçlü çağınıza eresiniz, sonra da ihtiyarlar olasınız diye sizi yaşatıyor. İçinizden kimi de daha önce öldürülüyor. Belli süreye erişmeniz ve aklınızı kullan(ıp Allah'ın bundaki hikmetlerini anla)manız için (böyle yapıyor).

Süleymaniye Vakfı

O, sizi topraktan, sonra döllenmiş yumurtadan, sonra rahim duvarına asılı embriyodan yaratandır. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarır. Sonra güçlü kuvvetli hale gelesiniz daha sonra da ihtiyarlayasınız (diye sizi yaşatır). Fakat kiminiz daha önce vefat ettirilir. Bunlar belirlenmiş ecelinizi tamamlamanız içindir. Belki aklınızı kullanırsınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizi yaratan O'dur. O, önce topraktan, sonra nutfeden, sonra da alakadan yaratır; sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarır ki güçlü kuvvetli hale gelebilesiniz ve nihayet ihtiyar kişilere dönüşesiniz. Kiminiz daha önce ölür. Bunlar, belirlenmiş ecelinizi (ecel-i müsemmanızı) tamamlamanız içindir. Belki aklınızı kullanırsınız.

Şaban Piriş

Sizi, önce topraktan, sonra spermden, sonra embriyodan yaratan, sonra da sizi güçlenmeniz, daha sonra da yaşlanmanız için çocuk olarak çıkaran O'dur. İçinizden daha önce öldürülenler de vardır. Bu, aklınızı kullanasınız diye adı konmuş bir süreye erişmeniz içindir.

Tefhim-ul Kuran

O'dur ki, sizi topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo) yarattı; sonra sizi bir bebek olarak çıkarmakta, sonra güçlü (erginlik) çağınıza erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için size (belli bir ömür vermektedir). Sizden kiminin daha önce hayatına son verilmektedir, adı konulmuş bir ecele erişmeniz ve belki aklınızı kullanmanız için (Allah sizi böyle yaşatır).

Ümit Şimşek

Sizi önce topraktan, sonra bir nutfe'den, sonra bir aleka'dan yaratan, sonra da olgunluk çağına ve nihayet ihtiyarlığa erişmeniz için bebek olarak çıkaran Odur. Kiminiz bundan önce öldürülür; kiminiz de, aklınızı kullanırsınız diye, belirlenmiş bir vakte erişecek kadar yaşatılır.

Yaşar Nuri Öztürk

O, O'dur ki; sizi önce topraktan, sonra bir spermden, sonra bir embriyodan yarattı. Sonra sizi bebek olarak annelerinizin karnından çıkarıyor, sonra güçlü çağınıza ulaşasınız ve nihayet ihtiyarlar olasınız diye sizi yaşatıyor. İçinizden bir kısmı daha önce vefat ettiriliyor. Tüm bunlar, belirlenen bir süreye ulaşasınız ve aklınızı işletesiniz diyedir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sizi torpaqdan, sonra nütfədən, sonra laxtalanmış qandan yaradan, sonra sizi, böyüyüb yetkinlik yaşına çatasınız, daha sonra da qocalasınız deyə uşaq olaraq ana bətnindən çıxardan Odur. Hərçənd ki, içərinizdə qocalmamışdan əvvəl öldürülənlər də var. Bu ona görədir ki, müəyyən olunmuş vaxta yetişəsiniz və bəlkə, düşünüb daşınasınız.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sizi (atanız Adəmi) torpaqdan, sonra nütfədən, sonra laxtalanmış qandan yaradan, sonra (analarınızın bətnindən) uşaq olaraq çıxardan, sonra kamillik çağına çatasınız, daha sonra qocalasınız deyə yaşadan Odur. İçərinizdə daha əvvəl (gənclik, ahıllıq, qocalıq çağlarına yetişmədən) öldürülənlər də var. (Bütün bunlar) müəyyən bir vaxta (ömrünüzün sonuna) yetişəsiniz və bəlkə, (Allahın vəhdaniyyətini) düşünüb anlayasınız deyə edilir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er ist es, Der euch aus Staub erschaffen hat. Er erschuf euch dann aus einem Samentropfen, dann aus einem Embryo. Dann läßt Er euch aus dem Mutterleib als Kind hervorkommen. Ihr wachst zur vollen Kraft heran, und dann werdet ihr zu Greisen. Einige unter euch werden vorher abberufen. Ihr kommt zu einem bestimmten Zeitpunkt zum Jüngsten Tag. Darüber möget ihr nachdenken.

Almanca — Der Edle Quran

Er ist es, Der euch aus Erde erschaffen hat, hierauf aus einem Samentropfen, hierauf aus einem Anhängselʹ. Hierauf läßt Er euch als kleine Kinder hervorkommen. Hierauf (läßt Er euch heranwachsen), damit ihr eure Vollreife erlangt und damit ihr dann Greise werdet - manch einer von euch wird vorher abberufen - und damit ihr eine festgesetzte Frist erreicht, und auf daß ihr begreifen möget.

Almanca — M. A. Rassoul

Er ist es, Der euch aus Erde erschuf, dann aus einem Samentropfen, dann aus einem Blutklumpen, dann läßt Er euch als Kind (daraus) hervorgehen, dann (läßt Er euch wachsen,) auf daß ihr eure Vollkraft erreichen möget, dann (läßt Er) euch alt werden wenngleich einige von euch vorher zum Sterben abberufen werden und (Er läßt euch leben,) damit ihr eine bestimmte Frist erreichet und damit ihr begreifen lernet.

Almanca — Muhammad Zaidan

ER ist Derjenige, Der euch aus Erde erschuf, dann aus Nutfa , dann aus ʹAlaqa , dann bringt ER euch als Kind heraus, dann damit ihr reif werdet, dann damit ihr Alte werdet - und von euch gibt es manche, deren (Seelen) vorher eingezogen werden - und damit ihr eine festgelegte Frist erreicht. Und damit ihr begreift.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He is it Who raised you, by special creation from dust, then He made you evolve from a constituent part of emitted fluid, then from a clinging organism, then He disburdens the wombs of you as a new born babe. You grow to maturity, then you are carried through the stealing steps of age to advanced life. And among you is he who encounters death earlier, and you are destined to live on to a predetermined age that you may hopefully reflect.

Abdul Haleem

It is He who created you from dust, then from a drop of fluid, then from a tiny, clinging form, then He brought you forth as infants, then He allowed you to reach maturity, then He let you grow old- though some of you die sooner- and reach your appointed term so that you may reflect.

Abdullah Yusuf Ali

It is He Who has created you from dust then from a sperm-drop, then from a leech-like clot; then does he get you out (into the light) as a child: then lets you (grow and) reach your age of full strength; then lets you become old,- though of you there are some who die before;- and lets you reach a Term appointed; in order that ye may learn wisdom.

Abul A'la Maududi

He it is Who created you from dust, then from a sperm-drop, then from a clot; then He brings you out as an infant, then causes you to grow into full maturity, and then causes you to grow further so that you may reach old age, while some of you He recalls earlier. All this is in order that you may reach an appointed term and that you may understand (the Truth).

Aisha Bewley

It is He who created you from earth, then from a drop of sperm, then from a clot of blood, then He brings you out as infants, then so you may achieve full strength, then so you may become old men – though some of you may die before that time – so that you may reach a predetermined age and so that hopefully you will use your intellect.

Al-Hilali & Khan

It is He, Who has created you (Adam) from dust, then from a Nutfah [mixed semen drops of male and female sexual discharge (i.e. Adam’s offspring)] then from a clot (a piece of coagulated blood), then brings you forth as an infant, then (makes you grow) to reach the age of full strength, and afterwards to be old (men and women)- though some among you die before,- and that you reach an appointed term in order that you may understand.[1]

Ali Quli Qarai

It is He who created you from dust, then from a drop of [seminal] fluid, then from a clinging mass, then He brings you forth as infants, then [He nourishes you] so that you may come of age, then that you may become aged —though there are some of you who die earlier— and that you may complete a specified term, and so that you may apply reason.

Amatul Rahman Omar

It is He Who created you from dust then from a sperm drop, then from a blood clot, then He brings you forth as an infant, (then He lets you live and grow,) with the result, that you attain to your young age of full strength. Afterwards it so happens that you become old. Though there are some of you who are called to death earlier. Indeed, He lets you live that you may reach (and complete your) appointed term and that you may refrain (from evil).

Arthur John Arberry

It is He who created you of dust then of a sperm-drop, then of a blood-clot, then He delivers you as infants, then that you may come of age, then that you may be old men -- though some of you there are who die before it -- and that you may reach a stated term; haply you will understand.

Bijan Moeinian

God is the one who created you originally from the earthly materials. He made the sperm change into a clot of blood and eventually turned it into a child. God then makes you to grow up to attain the full strength. He then lets you attain the old age and some are summoned before completing the whole cycle. Your whole life is a gift from God so that you discover and understand the reality.

E. Henry Palmer

He it is who created you from the earth, then from a clot, then from congealed blood, then He brings you forth a child; then ye reach to puberty; then do ye become old men,- though of you there are some who are taken away before,- that ye may reach an appointed time, and haply ye may have some sense.

Edip-Layth

He is the One who created you from dust, then from a seed, then from an embryo, then He brings you out as a child, then He lets you reach your maturity, then you become old, and some of you may pass away before this, and so that you may reach an appointed term, in order that you may understand.

George Sale

It is He who first created you of dust, and afterwards of seed, and afterwards of coagulated blood; and afterwards brought you forth infants out of your mothers wombs: Then He permitteth you to attain your age of full strength, and afterwards to grow old men, -- but some of you die before that age, -- and to arrive at the determined period of your life; that peradventure ye may understand.

Hamid S. Aziz

He it is Who created you from dust, then from a small germ-cell, then from a clot, then He brings you forth as a child, then that you may attain your maturity, then that you may be old - though some of you are caused to die before - and that you may reach an appointed term, and that you may understand.

Mahmoud Ghali

He is The (One) Who created you of dust, thereafter of a sperm-drop, thereafter of a clot; thereafter He brings you out as a young child, thereafter that you (may) reach full age; (Literally: reach your strongest "age") thereafter you (may) be aged. And (some) of you are taken (i.e., die) up earlier, and that you (may) reach a stated term, and that possibly you would consider.

Marmaduke Pickthall

He it is Who created you from dust, then from a drop (of seed) then from a clot, then bringeth you forth as a child, then (ordaineth) that ye attain full strength and afterward that ye become old men - though some among you die before - and that ye reach an appointed term, that haply ye may understand.

Mohamed Ahmed - Samira

It is He who created you from dust, then a drop of semen, then the embryo; afterwards He brings you forth as a child; then you attain the age of manhood, and then reach old age. But some of you die before you reach the appointed term that you may haply understand.

Muhammad Asad

It is He who creates you out of dust, and then out of a drop of sperm, and then out of a germ-cell; and then He brings you forth as children; and then [He ordains] that you reach maturity, and then, that you grow old - though some of you [He causes to] die earlier -: and [all this He ordains] so that you might reach a term set [by Him], and that you might [learn to] use your reason.

Mustafa Khattab

He is the One Who created you[1] from dust, then from a sperm-drop,[2] then ˹developed you into˺ a clinging clot,[3] then He brings you forth as infants, so that you may reach your prime, and become old—though some of you ˹may˺ die sooner—reaching an appointed time, so perhaps you may understand ˹Allah’s power˺.

Progressive Muslims

He is the One who created you from dust, then from a seed, then from an embryo, then He brings you out as a child, then He lets you reach your maturity, then you become old, and some of you may pass away before this, and so that you may reach an appointed term, in order that you may understand.

Sahih International

It is He who created you from dust, then from a sperm-drop, then from a clinging clot; then He brings you out as a child; then [He develops you] that you reach your [time of] maturity, then [further] that you become elders. And among you is he who is taken in death before [that], so that you reach a specified term; and perhaps you will use reason.

Sam Gerrans

He it is that created you from dust; then from a sperm-drop; then from a clinging thing; then He brings you forth as a child; then that you reach your maturity; then that you become old — and among you is he who is caused to die before — and that you reach a stated term, and that you might use reason.

Shabbir Ahmed

He it is Who created you from dust, then from the gametes, then from an embryo, and then He brings you forth as an infant. And then you attain full strength and afterward you grow old - though some of you die earlier. All this He ordains so that you reach a term appointed, and along the way, develop your insight. (22:5).

Syed Vickar Ahamed

It is He Who has created you from dust, then from a sperm-ovary drop, then from a leach like clot, then He does get you out (into the light) as a child, then lets you (grow and) reach your age of full strength, then lets you become old, though there are some of you who die before, and lets some of you reach a term appointed; In order that you may understand (and learn wisdom).

Taqi Usmani

He is the One who created you from dust, then from a drop of semen, then from a clot. After that, He takes you out as an infant. Then, (He makes you grow) so that you reach your full maturity, and, thereafter, become old - and some of you die earlier - and so that you reach the appointed term, and so that you understand.

The Monotheist Group

He is the One who has created you from dust, then from a seed, then from an embryo, then He brings you out as a child, then He lets you reach your maturity, then you become old; and some of you will have their lives terminated before this; and that you may reach an appointed term, and perhaps so you may comprehend.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Cʹest Lui qui vous a créés de terre, puis dʹune goutte sperme, puis dʹune adhérence; puis Il vous fait sortir petit enfant pour quʹensuite vous atteigniez votre maturité et quʹensuite vous deveniez vieux, - certains parmi vous meurent plus tôt, - et pour que vous atteigniez un terme fixé, afin que vous raisonniez.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij is het die jullie uit aarde geschapen heeft, daarna uit een druppel en daarna uit een bloedklonter. Dan brengt Hij jullie als kind tevoorschijn. Dan moeten jullie volgroeid worden. Dan moeten jullie oude mensen worden -- er zijn er onder jullie die Hij eerder wegneemt? en jullie moeten een vastgestelde termijn bereiken. En misschien zullen jullie verstandig worden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij is het, die u het eerste van stof schiep, daarna van zaad en gestold bloed, en u vervolgens als kinderen uit de ingewanden uwer moeders voortbracht; daarna veroorloofde hij u, uwen ouderdom van volle sterkte te bereiken, en vervolgens tot oude menschen op te groeien (maar sommigen van u sterven voor dien leeftijd), en den bepaalden tijd van uw leven te bereiken, opdat gij misschien zoudt begrijpen.

Hollandaca — Siregar

Hij is Degene Die jullie uit aarde heeft geschapen, daarna uit een druppel, daarop uit een bloedklonter, vervolgens deed Hij jullie naar buiten komen als een kind. Om jullie daarna jullie volwassenheid te doen bereiken, om jullie tenslotte oud te doen worden. En onder jullie zijn er die eerder overlijden, opdat jullie de vastgestelde tijd zullen bereiken. En hopelijk zullen jullie het begrijpen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Он [Аллах] – Тот, Который создал вас [вашего праотца Адама] из почвы, потом (сделал так, что его потомство плодится) из капли (семенной жидкости), потом из сгустка крови. (Потом проходят другие этапы развития.) Потом Он выводит вас (из утробы матерей) младенцем. Потом (Мы продолжаем ваше развитие) чтобы вы достигли вашей (умственной и телесной) зрелости. Потом (Он укрепляет ваше тело) чтобы вы (дожили до старости и) были стариками. И среди вас (о, люди) есть тот [такие], кто упокоивается [умирает] раньше. И (все эти определенные этапы проходят) чтобы вы достигли определенного срока [предела, когда кончается жизнь]. И может быть, вы задумаетесь (над этими доводами, которые приводит вам Аллах, что нет другого, кроме Него, бога, который делает это)!

Rusça — Osmanov

Он - тот, кто сотворил вас из праха, потом - из капли [семени], потом - из сгустка [крови]. Потом Он выводит вас [из утробы] младенцами. Потом [растит], чтобы вы достигли полной силы и чтобы затем стали стариками. Некоторые из вас умирают раньше. [И делает Он это, пока] не достигнете вы определенного срока, - быть может, вы призадумаетесь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det är Han som har skapat er av jord, därefter (skapar Han er) av en droppe säd, därefter av en grodd som sätter sig fast, därefter låter Han er komma till världen som späda barn för att småningom nå full mognad och, till sist, hög ålder - men några av er får dö innan (de når sådan ålder) - så att ert levnadslopp, som (Han har) fastställt, skall fullbordas, och för att ni skall (lära er) att använda ert förstånd.