Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş'ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve "Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur" denilmiştir.

وَتَرَى الْمَلٰٓئِكَةَ حَافِّينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَقِيلَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

ve terā l-melāikete Hāffīne min Havli l-ǎrşi yusebbiHūne bi Hamdi rabbihim ve ḳuDiye beynehum bi l-Haḳḳi ve ḳīle l-Hamdu li (a)llahi rabbi l-ǎālemīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَتَرَىve terāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.ve görürsün
2الْمَلٰٓئِكَةَl-melāiketeم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.meleklerin
3حَافِّينَHāffīneح ف فÇevresini sarmak, kuşatmak, etrafında toplanmak; kalabalık oluşturmak; etrafında dolaşmak; çit çekmek, saç, bıyık ve sakalı kesmek veya kırpmak, kuru olmak [nemsiz], hışırtılı ses çıkarmak, utanmak veya sıkıntı çekmek, bir şeyin tamamını almak.dönerek
4مِنْmin
5حَوْلِHavliح و لDeğişmek, araya girmek, yanından geçmek için. Dönüştürülmüş veya değiştirilmiş olmak, bir şeyden başka bir şeye dönmek veya dönüşmek, aktarılmak veya taşınmak, hareket etmek veya kaldırmak, eğri veya düzgün olmamak, yolundan veya yönünden veya şeklinden sapma, yerinden kaldırılmak veya taşınmak, bir antlaşmadan/sözleşmeden/anlaşmadan/sözleşmeden geri çekilmek veya uzaklaşmak, sıçramak ve hayvanının veya atının sırtına sıkıca oturmak, geçmek, dönmek ve geçmek, tamamlanmak, bir ayırım/bölme/çit/engel/engel/tıkanma olarak müdahale etmek, birleşmeyi veya iletişimi önlemek için müdahale etmek, dökmek veya akıtmak, bir şeyi saçma/tutarsız/kendisiyle çelişen/gerçek olmayan/imkansız ilan etmek veya telaffuz etmek, bir şeyi beceri/yönetim/tatlı dil/ustalık kullanarak istemek veya aramak, birinin bir şey yapmasını istemek veya çalışmak, neredeyse katılaşmış veya donmuş, bir kişiye keskin veya dikkatli bir şekilde bakmak veya gözlerini dikmek, bir kişiyi kırbaçla vurmak veya vurmak istemek, bir kişiyi hesaplamak, bir kişiyi zayıf olarak değerlendirmek, çekingenlik veya kaçınma uygulamak, bir kişiye karşı hilebazlık veya kurnazlık veya tertip uygulamak, hile yapmak veya tuzak kurmak, strateji uygulamak.çevresinde
6الْعَرْشِl-ǎrşiع ر شİnşa etmek/yapmak, üzüm-şarap için çardak yapmak, asma çubuğu yapmak, çatı yapmak, (ev veya yapı) yükseltmek, yerleşmek. Arş - taht, çardak, köşk, çatı, güç, hâkimiyet, egemenlik.Arşın
7يُسَبِّحُونَyusebbiHūneس ب حYüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmektesbih ettiklerini
8بِحَمْدِbi Hamdiح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.hamd ile
9رَبِّهِمْrabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRablerini
10وَقُضِيَve ḳuDiyeق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmakve hükmedilir
11بَيْنَهُمْbeynehumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaralarında
12بِالْحَقِّbi l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhak ile
13وَقِيلَve ḳīleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve denilir
14الْحَمْدُl-Hamduح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.Hamd
15لِلّٰهِli (a)llahiAllah'a'dır
16رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbi
17الْعَالَمِينَl-ǎālemīneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamealemlerin

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve görürsün ki, melekler, Rablerine hamd ederek onu tenzîh edip arşın çevresinde dönmedeler ve aralarında gerçek bir adâletle hükmedilmiştir ve denilmiştir ki: Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve görürsün ki, melekler, Rablerine hamd ederek onu tenzîh edip arşın çevresinde dönmedeler ve aralarında gerçek bir adâletle hükmedilmiştir ve denilmiştir ki: Hamd, âlemlerin Rabbi Allahʼa.

Adem Uğur

Melekleri görürsün ki, Rablerine hamd ile tesbih ederek Arş'ın etrafını kuşatmışlardır. Artık aralarında adaletle hükmolunmuş ve "alemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun" denilmiştir.

Ahmed Hulusi

Melekleri de; Arş'ın (hükümranlık tahtının - El Esma özelliklerinin açığa çıkma/seyri makamının) her yanından kuşatmışlar ve Rablerinin hamdini, münezzeh oluşunu dillendirirlerken görürsün. . . Herkes hakkında Hak olarak hükmolunmuş ve: "Hamd, Rabb-ül alemin olan Allah'a aittir" denilmiştir.

Ahmet Tekin

Ey takva sahibi mutlu mü’min! Melekleri, Rablerini hamd ile tesbih ederek, Arş’ın, sınırsız kudret ve iktidar makamının etrafını kuşatmış vaziyettelerken görürsün. Artık, kulları arasında hakkaniyet ve adâletle muhakeme yapılıp hüküm icra edilmiş ve herkes tarafından: 'Âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi Allah’a hamdolsun' denilmiştir.

Ahmet Varol

Meleklerin Arş'ın etrafını çevirmiş olarak Rablerini hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Aralarında hak ile hüküm verilmiş ve: 'Hamd alemlerin Rabb'i olan Allah'adır' denmiştir.

Ali Bulaç

Melekleri de arşın etrafını çevirmişler olarak Rablerini hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Aralarında hak ile hüküm verilmiştir ve: "Alemlerin Rabbine hamdolsun" denilmiştir.

Ali Fikri Yavuz

Bir de Melekleri görürsün ki, Rablerini hamd ile tesbih ederek arşın etrafını kuşatmışlardır. (Cennetlik ve cehennemlik olan) o kimseler arasında adaletle hüküm verilmiştir de şöyle denilmektedir: “- Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.”

Ali Rıza Safa

Ve meleklerin, egemen erk çevresinde, övgülerle Efendilerini yücelttiklerini göreceksin. Aralarında adaletle yargı verilmiş ve şöyle denilmiştir: "Evrenlerin Efendisi Allah'a övgüler olsun!"

Bayraktar Bayraklı

Sen, meleklerin de, egemenlik tahtının çevresini kuşatarak, Rabblerini hamd ile övdüklerini görürsün. Artık aralarında adaletle hükmolunmuş ve "alemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun" denilmiştir.

Bekir Sadak

Melekleri, arsin etrafini cevirmis olduklari halde, Rablerini hamd ile overken gorursun. Artik insanlarin aralarinda adaletle hukum olunmustur. «Ovgu, alemlerin Rabbi olan Allah icindir» denir. *

Celal Yıldırım

Meleklerin, Arş'ın etrafını çevirmiş bir halde Rablarını hamd ile tesbîh ettiklerini görürsün. İnsanlar arasında ise hakk ile hükmolunmuştur. Âlemlerin Rabbına hamd olsun ! denilir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Meleklerin de rablerine hamd ile yüceliğini dile getirerek arşın çevresini kuşattıklarını görürsün. Böylece insanlar arasında doğruluk ve adalet ölçüsüne göre hüküm verilir ve şöyle denir: Bütün övgüler âlemlerin rabbi olan Allah içindir.

Diyanet İşleri

Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş'ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve "Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur" denilmiştir.

Diyanet İşleri (eski)

Melekleri, arşın etrafını çevirmiş oldukları halde, Rablerini hamd ile överken görürsün. Artık insanların aralarında adaletle hüküm olunmuştur. 'Övgü, Alemlerin Rabbi olan Allah içindir' denir.

Diyanet Vakfi

Melekleri görürsün ki, Rablerine hamd ile tesbih ederek Arş'ın etrafını kuşatmışlardır. Artık aralarında adaletle hükmolunmuş ve «alemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun» denilmiştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Meleklerin de arşın etrafını kuşatarak, Rablerine hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Artık halk arasında hak ile hüküm icra edilip «âlemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun» denilmektedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Melekleri de Arş'ı etrafından donatmış olarak Rablerine hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Halk arasında adaletle hüküm verilmekte ve "alemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun!" denilmektedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Melaikeyi de görürsün Arşı etrafından donatmışlar rablarına hamd ile tesbih ediyorlardır ve halk arasında hakk ile huküm icra edilip denilmektedir: "elhamdulillahi rabbil alemin"

Erhan Aktaş

Melekleri, arşın çevresini kuşatmış olarak, Rabb'lerini övgü ile yücelttiklerini görürsün. Artık onların aralarında Hakk ile hüküm verilmiştir. "Alemlerin Rabb'ine hamdolsun." denir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Melekleri, arşın çevresini kuşatmış olarak, Rabb'lerini övgü ile yücelttiklerini görürsün. Artık onların aralarında hakk ile hüküm verilmiştir. "Âlemlerin Rabb'ine hamdolsun." denir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Melekleri, arşın çevresini kuşatmış olarak, Rabb'lerini övgü ile yücelttiklerini görürsün. Artık onların aralarında hakk ile hüküm verilmiştir. "Âlemlerin Rabb'ine hamdolsun." denir.

Fizilal-il Kuran

Melekleri, arş'ın etrafını çevirmiş oldukları halde, Rabb'lerini hamd ile överken görürsün. Artık insanların aralarında adaletle hükmedilmiştir. «Övgü, alemlerin Rabb'i olan Allah içindir» denir.

Gültekin Onan

Melekleri de arşın etrafını çevirmişler olarak rablerini hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Aralarında hak ile hüküm verilmiştir ve: "Alemlerin rabbine hamdolsun" denilmiştir.

Hamdi Döndüren

Sen melekleri de, arşın çevresini kuşatarak, Rablerini hamd ile tesbih ederlerken görürsün. Artık insanlar arasında adaletle hüküm verilir ve “Hamd âlemlerin Rabbine mahsustur!” denilir.

Hasan Basri Çantay

Melekleri, görürsün ki, Rablerine hamd ile tesbih ederek arşın etrafını kuşatmışlardır. Aralarında hak (ve adalet) le hükmolundu ve (ehl-i cennet tarafından). "Alemlerin Rabbi olan Allaha hamdolsun" denildi.

Hasib Asutay

Melekleri de arşın çevresini kuşatarak Rablerini övgü ile tespih ettiklerini görürsün. Artık aralarında hükmedilmiş ve 'Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun' denilmiştir.

Hayrat Neşriyat

Melekleri de arşın etrâfını (tavaf eden) kuşatıcılar olarak, Rablerine hamd ile (O’nu)tesbîh ediyorlar görürsün. Artık (mahlûkatın) aralarında hak ile hüküm verilmiş ve: 'Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur!' denilmiştir.

İbni Kesir

Görürsün ki; melekler de Rabblarına hamd ile tesbih ederek Arş'ın etrafını kuşatmışlardır. Artık onların arasında hak ile hükmolunmuştur ve denildi ki: Hamd olsun alemlerin Rabbı Allah'a.

Mehmet Okuyan

(O gün) meleklerin, Rablerine hamd (övgü) ile tesbih ederek (yücelterek) arşın etrafını çevrelemiş olduklarını görürsün. Aralarında adaletle hükmedilecek ve “Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.” denecektir.

Muhammed Esed

Ve meleklerin (Allah'ın) kudret tahtının çevresinde toplanıp Rablerinin yüceliğini hamd ile andıklarını göreceksin. (Ölen) herkes hakkında adaletle hükmedilecek ve (şu) sözler telaffuz edilecektir: "Bütün övgüler alemlerin Rabbi olan Allah içindir!"

Mustafa İslamoğlu

Ve sen, meleklerin Allah'ın hükümranlık makanı çevresinde halkalanıp hamd ile Rablerinin sonsuz yüceliğini dile getirdiklerini görürsün. Ki (o gün) herkes hakkında adaletle hüküm verilmekte ve şöyle denilmektedir: "Hamd olsun alemlerin Rabbi olan Allah'a!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve melekleri görürsün ki, Arş'ı etrafından kuşatmışlardır. Rablerine hamd ile tesbihte bulunurlar ve aralarında hak ile hükmolunmuştur. «Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun» denilmiştir.

Ömer Öngüt

Melekleri görürsün ki, Rablerini hamd ile tesbih ederek Arş'ın etrafını kuşatmışlardır. Artık aralarında adaletle hükmolunmuş ve: "Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun!" denilmiştir.

Suat Yıldırım

Sen o gün melekleri de Arş’ın etrafını çevrelemiş Rablerine zikir, tenzih ve hamd eden vaziyette görürsün. Derken, aralarında adaletle hükmolunur ve "Hamd-ü senalar Rabbülâlemin olan Allah’a mahsustur." diye bitirilir.

Süleyman Ateş

Meleklerin de Arşın çevresinde dönerek Rablerini övgü ile andıklarını görürsün. İnsanlar arasında hak ile hükmedilmiş ve: "Hamd alemlerin Rabbine mahsustur" denilmiştir.

Süleymaniye Vakfı

(O gün) Melekleri, Arş'ın /yönetim merkezinin çevresini kuşatmış halde göreceksin. Onlar her şeyi mükemmel yaptığı için Rablerine boyun eğerler. (Huzura çıkarılanların) Aralarında hakka uygun bir yargılama yapılmıştır. Şöyle denir: Her şeyi mükemmel yapmak Allah'a özgüdür. O bütün varlıkların Rabbi /Sahibidir"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göreceksin ki melekler arş'ın çevresini kuşatmışlar, Rablerinin her şeyi güzel yapmasına karşılık O'na boyun eğmişlerdir. Onların arasında da doğru bir yargılama yapılmıştır. Şöyle denir: "Her şeyi güzel yapan yalnız Allah'tır. O, tüm varlıkların Sahibidir."

Şaban Piriş

Orada meleklerin Arşın etrafında Rab'lerini hamd ile tesbih ederek döndüklerini görürsün. Aralarında hak ile hüküm verilmiş ve: -Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur, denilmiştir.

Tefhim-ul Kuran

Melekleri de arşın etrafını çevirmişler olarak Rablerini hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Aralarında hak ile hüküm verilmiştir ve: «Alemlerin Rabbine hamdolsun» denilmiştir.

Ümit Şimşek

Melekleri de görürsün ki, Arş'ın etrafını kuşatmış, Rablerini hamd ile tesbih etmektedirler. Artık aralarında adaletle hükmedilmiş ve 'Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun' denmiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

Melekleri de arşın çevresini kuşatarak Rablerinin hamdiyle tespih eder halde görürsün. Aralarında hakla hüküm verilmiştir. Nihayet şöyle denir: "Hamd alemlerin Rabbi'ne özgüdür!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən mələklərin, Ərşi əhatə edərək Rəbbinə həmd ilə təriflər dediklərini görəcəksən. Onların arasında ədalətlə hökm veriləcək və: “Aləmlərin Rəbbi olan Allaha həmd olsun!”– deyiləcəkdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) Mələkləri də ərşi (hər tərəfdən) əhatə edərək Rəbbini həmd-səna ilə təqdis edən görəcəksən. Onların (bütün məxluqatın) arasında ədalətlə hökm olunacaq (möʼminlər Cənnətə, kafirlər Cəhənnəmə gedəcək) və (mələklərlə möʼminlər tərəfindən bir ağızdan): ″Aləmlərin Rəbbi olan Allaha həmd olsun!″ – deyiləcəkdir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Du wirst die Engel sehen, wie sie Gottes höchste Allmacht umgeben. Sie lobpreisen ihren Herrn, und es wird zwischen ihnen gerichtet werden in Gerechtigkeit. Überall wird gesagt werden: ʺGepriesen sei Gott, Der Herr der Welten!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und du wirst die Engel den Thron umgeben und ihren Herrn lobpreisen sehen. Und es wird zwischen ihnen der Wahrheit entsprechend entschieden. Und es wird gesagt: ʺ(Alles) Lob gehört Allah, dem Herrn der Weltenbewohner!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und du wirst die Engel auf allen Seiten den Thron umgeben sehen, wo sie das Lob ihres Herrn preisen. Und es wird zwischen ihnen in Gerechtigkeit entschieden werden. Und es wird gesprochen werden: ʺAlles Lob gebührt Allah, dem Herrn der Welten.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und du siehst die Engel umgebend um Alʹahrsch herum. Sie lobpreisen mit dem Lob ihres HERRN. Und unter ihnen wurde nach Gerechtigkeit gerichtet, und es wurde gesagt: ʺAlhamdulillah: Alles Lob gebührt ALLAH, Dem HERRN aller Schöpfung!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And you see the angels standing to attention around the Supreme throne celebrating the praises of Allah and extolling His glorious attributes. And judicial decision has already been given with equity, truth and justice on all matters of fact bearing upon each and all. And to draw to a conclusion shall the material anal the immaterial, the animate and the inanimate sing the praises of Allah and extol His glorious attributes expressing their gratitude in words, thus: "We are indeed, grateful to Allah Creator of the worlds and of the whole and of all in all".

Abdul Haleem

You [Prophet] will see the angels surrounding the Throne, glorifying their Lord with praise. True judgement will have been passed between them, and it will be said, ‘Praise be to God, the Lord of the Worlds.’

Abdullah Yusuf Ali

And thou wilt see the angels surrounding the Throne (Divine) on all sides, singing Glory and Praise to their Lord. The Decision between them (at Judgment) will be in (perfect) justice, and the cry (on all sides) will be, "Praise be to Allah, the Lord of the Worlds!"

Abul A'la Maududi

You shall see the angels surrounding the Throne, glorifying their Lord with His praise, and judgement will have been made among them with fairness, and it will be proclaimed: "All praise and thanks be to Allah, the Lord of the whole Universe."

Aisha Bewley

You will see the angels circling round the Throne, glorifying their Lord with praise. It will be decided between them with truth. And it will be said: ‘Praise be to Allah, the Lord of all the worlds.’

Al-Hilali & Khan

And you will see the angels surrounding the Throne (of Allâh) from all round, glorifying the praises of their Lord (Allâh). And they (all the creatures) will be judged with truth. And it will be said, "All the praises and thanks be to Allâh, the Lord of the ‘Âlamîn (mankind, jinn and all that exists)."

Ali Quli Qarai

And you will see the angels surrounding the Throne, celebrating the praise of their Lord, and judgment will be made between them with justice, and it will be said, ‘All praise belongs to Allah, the Lord of all the worlds!’

Amatul Rahman Omar

And you will see the angels thronging around the Throne (of Power), glorifying their Lord with (His) praise. And judgment will be given between the people with justice, and it will be said, `All type of true and perfect praise belongs to Allâh, the Lord of the worlds.'

Arthur John Arberry

And thou shalt see the angels encircling about the Throne proclaiming the praise of their Lord; and justly the issue shall be decided between them; and it shall be said, 'Praise belongs to God, the Lord of all Being. '

Bijan Moeinian

Then you will see the angels circling around the Throne, glorifying and praising the Lord. Once the full justice is rendered it will be proclaimed: "Praise belongs to God; Lord of the worlds."

E. Henry Palmer

And thou shalt see the angels circling round about the throne, celebrating the praise of their Lord; and it shall be decided between them in truth; and it shall be said, 'Praise be to God, the Lord of the worlds!'

Edip-Layth

You will see the controllers surrounding the center of control, glorifying the praise of their Lord. It will be judged between them with truth, and it will be said, "Praise be to God, Lord of the worlds"

George Sale

And thou shalt see the angels going in procession round the throne, celebrating the praises of their Lord: And judgment shall be given between them with truth; and they shall say, praise be unto God, the Lord of all creatures!

Hamid S. Aziz

And you shall see the angels going round about the throne glorifying the praise of their Lord; and judgment shall be given between them with justice, and it shall be said, "All praise is due to Allah, the Lord of the worlds. "

Mahmoud Ghali

And you will see the Angels encircling round about the Throne extolling with the praise of their Lord; and (justice) will be decreed between them with the Truth; and it will be said, "Praise be to Allah, the lord of the worlds. "

Marmaduke Pickthall

And thou (O Muhammad) seest the angels thronging round the Throne, hymning the praises of their Lord. And they are judged aright. And it is said: Praise be to Allah, the Lord of the Worlds!

Mohamed Ahmed - Samira

You will see the angels hover round the Throne, singing the praises of their Lord; and justice will be done between them equitably, and it would be said: "All praise to God the Lord of all the worlds. "

Muhammad Asad

And thou wilt see the angels surrounding the throne of [God’s] almightiness, extolling their Sus­tainer’s glory and praise. And judgment will have been passed in justice on all [who had lived and died], and the word will be spoken: "All praise is due to God, the Sustainer of all the worlds!"

Mustafa Khattab

You will see the angels all around the Throne, glorifying the praises of their Lord, for judgment will have been passed on all with fairness. And it will be said,[1] "Praise be to Allah—Lord of all worlds!"

Progressive Muslims

And you will see the Angels surrounding the throne, glorifying the praise of their Lord. And it will be judged between them with truth, and it will be said: "Praise be to God, Lord of the worlds"

Sahih International

And you will see the angels surrounding the Throne, exalting [ Allah ] with praise of their Lord. And it will be judged between them in truth, and it will be said, "[All] praise to Allah, Lord of the worlds."

Sam Gerrans

And thou wilt see the angels surrounding the Throne, glorifying with the praise of their Lord; and it will be decided between them with justice; and it will be said: “Praise belongs to God, the Lord of All Creation!”

Shabbir Ahmed

And you will see the angels surrounding the Throne of the Almighty's Supreme Control extolling their Lord's Glory and Praise. And all will be judged aright. And they will say in concert, "All Praise is due to Allah, the Lord of the Worlds." (Allah's physical Laws in the Universe will help the guided mankind establish the Divine Rule on earth, as it is in the Cosmos. And the Divine System in the lives of mankind will make them truly see that all Praise indeed belongs to the Giver of such Benevolent Guidance).

Syed Vickar Ahamed

And you will see the angels surrounding the (Divine) Throne on all sides, glorifying the Praises to their Lord. (At Judgment) the Decision between them will be in (perfect) justice, and it will be said (from all sides), "All Praises (and thanks) be to Allah, the Lord of the Worlds (Rab-Al-'Ala'meen)!" (See verse 1.1)

Taqi Usmani

And you will see the angels ringed around the Throne proclaiming the purity of their Lord, along with His praise, and matters will stand settled between them rightfully, and it will be said: "AlHamdulillāhi-rabbil‘ālamīn : Praise belongs to Allah, the Lord of the worlds."

The Monotheist Group

And you will see the angels surrounding the Throne, glorifying the praise of their Lord. And it will be judged between them with the truth, and it will be said: "Praise be to God, Lord of the worlds"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et tu verras les Anges faisant cercle autour du Trône, célébrant les louanges de leur Seigneur et Le glorifiant. Et il sera jugé entre eux en toute équité, et lʹon dira: ʺLouange à Allah, Seigneur de lʹuniversʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Tu yê firîşteyan bibînî ku hawirdora Erş girtine, bi hemdê perwerdegarê xwe tesbîh dikin. Vêca di navbera mexlûqan de bi edaletî hukim tê kirin û tê gotin: Hemd ji Xweda re be ku ew Perwerdegarê alemê ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En je ziet de engelen rondom de troon staan terwijl zij de lof van hun Heer prijzen. En er wordt tussen hen naar waarheid beslist en men zegt: ʺLof zij God, de Heer van de wereldbewoners.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En gij zult de engelen zien, gaande in optocht om den troon, den lof van hunnen Heer verkondigende, en er zal met waarheid tusschen hen worden geoordeeld, en zij zullen zeggen: Geloofd zij God, de Heer van alle schepselen!

Hollandaca — Siregar

En jij (O Moehammad) zal de Engelen zien rondgaan om de Troon, de Glorie van hun heer lofprijzend met de lofprijzing die Hem toekomt. En er zal in Waarheid tussen hen worden beslist en er zal gezegd worden: ʺAlle lof zij de Heer der Werelden.ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och du skall se änglarna omge (Allmaktens) tron med lovsång till sin Herres ära. Och rättvisa domar har fällts och (alla) höjer ropet: ʺAllt lov och pris tillkommer Gud, världarnas Herre!ʺ