Zümer Suresi 73. Ayet — Elfaz
Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: "Size selam olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedi kalmak üzere buraya girin."
1وَسِيقَve sīḳave sevk edilirlerBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibس و قPazara sürmek, sevk etmek, götürmek, yöneltmek, ayak diretmek, sürüklemek, arabayla gitmek, yönlendirmek, araç kullanmak, araba sürmek
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3اتَّقَوْاtteḳavkorunan(lar)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişi
4رَبَّهُمْrabbehumRablerinin (azabından)İsim+Zamirر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyük
5اِلَىilāHarf-i Cer
6الْجَنَّةِl-cenneticenneteMarife (Belirlilik Takısı)+Özel İsimج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık
7زُمَرًاzumeranbölük bölükİsimز م رBir şirket veya bir araya gelmiş insan topluluğu, bir devlette dağınık halde bulunan grup.
8حَتّٰٓىHattānihayetİbtida (Başlangıç) Edatı
9اِذَاiƶāzamanZaman Zarfı
10جَٓاؤُ۫هَاcā'ūhāgeldikleriMazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak
11وَفُتِحَتْve futiHatve açılırBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeف ت حAçmak, açıklamak, vermek, ifşa etmek, dışarı bırakmak, zafer vermek, fethetmek, yargılamak, karar vermek, yardım/hüküm/karar istemek, yardım/zafer aramak. Mafatih (miftah'ın çoğulu) - anahtarlar/hazineler.
13وَقَالَve ḳāleve derlerBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
14لَهُمْlehumonlaraHarf-i Cer+Zamir
15خَزَنَتُهَاḣazenetuhāonun bekçileriİsim+Zamirخ ز نBir şeyi bir yerde saklamak/depolamak/korumak/muhafaza etmek, bir şeyi birinden saklamak veya gizlemek, fakirlikten sonra zengin/yeterli olmak, bir şeyin en yakınını almak.
17عَلَيْكُمْǎleykumsizeHarf-i Cer+Zamir
18طِبْتُمْTibtum(ne) hoşsunuzMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabط ي بİyi, hoş, uygun, yasal olmak. tibna - kadınların kendi özgür iradeleriyle ve size karşı iyi olmaları. tuuba - neşe, mutluluk, imrenilecek bir mutluluk hali. tayyib - iyi/temiz/sağlıklı/nazik/mükemmel/adil/yasal.
19فَادْخُلُوهَاfe dḣulūhāburaya girinİsti'nafiye Edatı+Emir Fiil+Zamir+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmak