Zümer Suresi 48. Ayet — Elfaz
(Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.
1وَبَدَاve bedāve görünmüştürBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibب د وGörünmek, ortaya çıkmak, açığa çıkmak, belirmek, başlamak, gözükmek, belli olmak, meydana çıkmak, çöl hayatı yaşamak, göçebe hayatı sürmek
2لَهُمْlehumkendilerineHarf-i Cer+Zamir
3سَيِّـَٔاتُseyyiātukötülükleriİsimس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek
4مَاmāİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
5كَسَبُواkesebūyaptıkları işlerinMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.
6وَحَاقَve Hāḳave kuşatmıştırBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibح ي قGeri çekilmek, çevrelemek ve tutmak, kuşatmak, etrafını sarmak, inmek, bunaltmak, sarmak, kaçınılmaz olmak, bir kişi veya şeyi köşeye sıkıştırmak (sadece kötü durumlar için kullanılır), birinin başına gelmek, birine yapışmak ve hak ettiğini bulmak, birisini kıskanmak ve nefret etmek, şiddetli.
7بِهِمْbihimonlarıHarf-i Cer+Zamir
8مَاmāşeyİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
9كَانُواkānūolduklarıMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
10بِهِbihionunlaHarf-i Cer+Zamir
11يَسْتَهْزِؤُ۫نَyestehziūnealay ediyor(lar)Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İstif'âl Bâbıه ز اaşağılamak, küçük düşürmek, alay etmek/hakaretler yağdırmak/alaya almak/gülmek. (e.g. huzuwan, 2:67)