Süleyman, "Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye layık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!" dedi.

قَالَ رَبِّ اغْفِرْ لِي وَهَبْ لِي مُلْكًا لَا يَنْبَغِي لِاَحَدٍ مِنْ بَعْدِي اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ

ḳāle rabbi ğfir lī ve heb lī mulken lā yenbeğī li eHadin min beǎ'dī inneke ente l-vehhābu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
3اغْفِرْğfirغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekaffet
4لِيbeni
5وَهَبْve hebو ه بvermek/bahşetmek/bağışlamak, adamak, hediye/armağan olarak sunmak.ve ver
6لِيbana
7مُلْكًاmulkenم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.bir mülk (hükümdarlık)
8لَا
9يَنْبَغِيyenbeğīب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramaknasib olmayan
10لِاَحَدٍli eHadinا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.hiç kimseye
11مِنْmin
12بَعْدِيbeǎ'dīب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmebenden sonra
13اِنَّكَinnekeçünkü sensin
14اَنْتَentesen
15الْوَهَّابُl-vehhābuو ه بvermek/bahşetmek/bağışlamak, adamak, hediye/armağan olarak sunmak.çok lutfeden

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbim demişti, beni yarlıga ve bana öyle bir saltanat ver ki benden sonra hiçbir kimse nâil olamasın o saltanata, şüphe yok ki senin vergin, ihsânın, boldur.

Abdulkadir Gölpınarlı

Rabbim demişti, beni yarlıga ve bana öyle bir saltanat ver ki benden sonra hiçbir kimse nâil olamasın o saltanata, şüphe yok ki senin vergin, ihsânın, boldur.

Adem Uğur

Süleyman: Rabbim! Beni bağışla; bana, benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver. Şüphesiz sen, daima bağışta bulunansın, dedi.

Ahmed Hulusi

"Rabbim beni mağfiret et (birimselliğimi ört) ve bana, benden sonra kimseye gerekmeyecek (bana has) bir özellik hibe et. . . Muhakkak ki sen Vehhab'sın" (diye dua etti).

Ahmet Tekin

'Rabbim, beni koruma kalkanına al, bağışla. Bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık, bir devlet hibe et. Sen yalnız sen, en çok bağışlayansın.' dedi.

Ahmet Varol

Dedi ki: 'Rabbim! Beni bağışla ve bana, benden sonra kimseye nasip olmayacak bir hükümranlık lütfet. Şüphesiz, sen çok ihsan sahibisin.'

Ali Bulaç

"Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz sen, karşılıksız armağan edensin."

Ali Fikri Yavuz

Şöyle dua etti: “- Ey Rabbim! beni bağışla. Bana öyle bir mülk ver ki, benden sonra hiç kimsede olmasın. Muhakkak ki sen, bütün dilekleri verensin = Vehhâb’sın.”

Ali Rıza Safa

"Efendim!" dedi; "Beni bağışla! Bana, benden sonra kimsenin erişemeyeceği bir yönetim gücü ver. Kuşkusuz, Sen, Bağışı Sonsuzsun!"

Bayraktar Bayraklı

O şöyle dedi: "Ey Rabbim!Beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir mülk ver. Şüphesiz bağışlayıcı sadece sensin."

Bekir Sadak

Suleyman: «Rabbim! Beni bagisla, bana benden sonra kimsenin ulasamiyacagi bir hukumranlik ver; Sen suphesiz, daima bagista bulanansin» dedi.

Celal Yıldırım

Ey Rabbim! dedi, beni bağışla ; bana benden sonra hiç kimseye yaraşmayan bir mülk (hükümdarlık) ihsan eyle. Şüphesiz ki sen, karşılıksız çokça verensin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(35-36-37-38) “Rabbim” dedi, “Beni bağışla; benden sonra hiç kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver bana. Lutfu sınırsız olan yalnız sensin.” Bunun üzerine, emriyle dilediği yöne doğru tatlı tatlı esen rüzgârı, bina kuran ve dalgıçlık yapan bütün şeytanları ve zincirlerle bağlanmış diğer yaratıkları onun buyruğuna verdik.

Diyanet İşleri

Süleyman, "Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye layık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Süleyman: 'Rabbim! Beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver; Sen şüphesiz, daima bağışta bulunansın' dedi.

Diyanet Vakfi

Süleyman: Rabbim! Beni bağışla; bana, benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver. Şüphesiz sen, daima bağışta bulunansın, dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Süleyman: «Ey Rabbim! Beni bağışla ve bana öyle bir mülk ihsan et ki, ardımdan hiç kimseye yaraşmasın. Şüphesiz, bütün dilekleri veren sensin.» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"Ya Rab, beni bağışla ve bana öyle bir mülk ihsan et ki ardımdan hiç kimseye yaraşmasın. Şüphesiz bütün dilekleri veren Sensin, Sen." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya rab! bana mağrifet buyur ve bana öyle bir mülk bağışla ki ardımdan kimseye yaraşmasın, şübhesiz sensin bütün dilekleri veren vehhab sen, dedi

Erhan Aktaş

"Ey Rabb'im! Beni bağışla. Bana, benden sonra hiç kimsenin sahip olamayacağı bir mülk bağışla. Kuşkusuz ki Sen, Bol Bol Bağışlayıcı'sın." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey Rabb'im! Beni bağışla. Bana, benden sonra hiç kimsenin sahip olamayacağı bir mülk bağışla. Kuşkusuz ki Sen, Bol Bol Bağışlayıcı'sın." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey Rabb'im! Beni bağışla. Bana, benden sonra hiç kimsenin sahip olamayacağı bir mülk bağışla. Kuşkusuz ki Sen, bol bol bağışlayıcısın." dedi.

Fizilal-il Kuran

Süleyman: «Rabb'im! Beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver. Sen şüphesiz daima bağışta bulunansın» dedi.

Gültekin Onan

"Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz sen, karşılıksız armağan edensin."

Hamdi Döndüren

“Ey Rabbim, dedi, beni bağışla; bana, benden sonra hiç kimseye layık olmayacak bir hükümranlık ver. Çünkü Sen, çok bağışta bulunansın!”

Hasan Basri Çantay

Dedi ki: "Ey Rabbim, beni yarlığa. Bana öyle bir mülk (-ü saltanat) ver ki o, benden başka hiçbir kimseye layık olmasın. Şübhesiz bütün muradları ihsan eden Sensin, Sen".

Hasib Asutay

(Süleyman) dedi ki: 'Rabbim, beni bağışla! Bana, benden sonra hiç kimseye nasip olmayan bir hükümdarlık ver. Gerçekten sen çok bağışta bulunansın.'

Hayrat Neşriyat

Dedi ki: 'Rabbim! Bana mağfiret buyur ve bana, benden sonra hiç kimseye nasîb olmayacak bir saltanat ihsân et! Şübhesiz ki Vehhâb (çok ihsân edici) olan ancak sensin!'

İbni Kesir

Dedi ki: Rabbım; bağışla beni. Ve bana öyle bir mülk ver ki; benden sonra hiç bir kimse ulaşamasın. Muhakkak ki en çok bağışta bulunan Sensin, Sen.

Mehmet Okuyan

“Rabbim! Beni bağışla; bana, benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümdarlık ver (lütfet)! Şüphesiz ki bolca veren sadece sensin!” demişti.

Muhammed Esed

"Rabbim!" demişti, "Günahlarımı affet, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver; çünkü sen lütuf sahibisin!"

Mustafa İslamoğlu

"Rabbim!" demişti, "Bana mağfiret eyle! Bana, benden sonra hiç kimsenin üstlenmeye layık olmadığı bir iktidar ver: çünkü Sen, evet Sensin cömertçe bahşeden!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Yarabbi! Bana mağfiret buyur ve bana bir mülk bağışla ki, benden sonra hiçbir kimseye lâyık olmasın. Şüphe yok ki, Sen'sin çok bağışlayan, Sen.»

Ömer Öngüt

Dedi ki: "Ey Rabbim! Beni bağışla! Bana, benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver! Şüphesiz ki sen karşılıksız bağışta bulunansın.

Suat Yıldırım

"Ya Rabbî!" dedi, "affet beni ve bana, benden sonra hiç kimseye nasib olmayacak bir hakimiyet lutfet. Çünkü Sen, lütufları son derece bol olan vehhabsın!"

Süleyman Ateş

"Rabbim," dedi, "beni affet, bana, benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülk (hükümdarlık) ver. Çünkü Sensin o çok lutfeden, Sen!"

Süleymaniye Vakfı

Şöyle dedi: "Rabbim, beni bağışla ve bana, benden sonra kimseye nasip olmayacak bir hakimiyet ver. Vehhab olan /karşılık beklemeden bol bol veren sensin."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Sahibim, suçumu affet ve bana öyle bir hakimiyet ver ki benden sonra kimse ona ulaşamasın. Çünkü çokça bağışta bulunan Sensin" dedi.

Şaban Piriş

-Rabbim, beni bağışla ve bana, benden sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir hükümranlık ver. Bol bol bağışta bulunan şüphesiz sensin!

Tefhim-ul Kuran

«Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz sen, karşılıksız armağan edensin.»

Ümit Şimşek

'Rabbim, beni bağışla,' dedi. 'Ve bana öyle bir saltanat ver ki, benden başka hiç kimseye nasip olmasın. Şüphesiz bütün nimetleri bağışlayan Sensin.'

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle yakardı: "Rabbim, affet beni! Benden sonra kimseye yaraşmayacak bir mülk/saltanat ver bana! Kuşkusuz sensin, evet sensin Vahhab!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O dedi: “Ey Rəbbim! Məni bağışla və mənə elə bir səltənət ver ki, məndən sonra heç kimə nəsib olmasın. Həqiqətən, Sən Bəxşedənsən.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Süleyman dua edib) dedi: ″Ey Rəbbim! Məni bağışla və mənə elə bir mülk (səltənət) ver ki, məndən sonra (o cürəsinə) heç kəs nail ola bilməsin. Həqiqətən, Sən böyük ehsan (kərəm) sahibisən! (Allah Süleymanın duasını qəbul buyurdu. Ona həm peyğəmbərlik, həm də padşahlıq əta etdi).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er sprach: ʺMein Herr! Vergib mir und gib mir ein Reich, das niemandem nach mir gegeben werden soll! Du bist der Gnadenreiche.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺMein Herr, vergib mir und schenke mir eine Königsherrschaft, die niemandem nach mir geziemt. Gewiß, Du bist ja der unablässig Schenkende.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺO mein Herr, vergib mir und gewähre mir ein Königreich, wie es keinem nach mir geziemt; wahrlich, Du bist der Gabenverleiher.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺMein HERR! Vergib mir und schenke mir eine Herrschaft, die niemandem nach mir möglich wird. Gewiß, DU bist Der reichlich Schenkende.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He prayed, thus: "I pray and beseech you O Allah, my Creator, to forgive me and to bestow on me a kingdom none else after me will be fit to have; You are in command of the gratuitous blessings of heaven.

Abdul Haleem

He turned to Us and prayed: ‘Lord forgive me! Grant me such power as no one after me will have- You are the Most Generous Provider.’

Abdullah Yusuf Ali

He said, "O my Lord! Forgive me, and grant me a kingdom which, (it may be), suits not another after me: for Thou art the Grantor of Bounties (without measure).

Abul A'la Maududi

He said: "My Lord, forgive me and bestow upon me a kingdom such as none other after me will deserve. Surely You are the Bounteous Giver."

Aisha Bewley

He said, ‘My Lord, forgive me and give me a kingdom the like of which will never be granted to anyone after me. Truly You are the Ever-Giving.’

Al-Hilali & Khan

He said: "My Lord! Forgive me, and bestow upon me a kingdom such as shall not belong to any other after me: Verily, You are the Bestower."

Ali Quli Qarai

He said, ‘My Lord! Forgive me, and grant me a kingdom that does not befit anyone except me. Indeed You are the All-munificent.’

Amatul Rahman Omar

He said (praying), `My Lord! grant me protection and bestow on me a kingdom that belongs to none (by inheritance) after me. You indeed are the Great Bestower.'

Arthur John Arberry

He said, 'My Lord, forgive me, and give me a kingdom such as may not befall anyone after me; surely Thou art the All-giver. '

Bijan Moeinian

Then he turned to me in prayer saying: "My Lord, I beg you to forgive my wrongdoings. I also wish that you grant me a kingdom impossible to atop after me [making me the most powerful king ever to be] ; indeed you are the grantor of wishes."

E. Henry Palmer

Said he, 'My Lord, pardon me and grant me a kingdom that is not seemly for any one after me; verily, thou art He who grants!'

Edip-Layth

He said, "My Lord, forgive me, and grant me a kingship that will never be attained by anyone after me. You are the Grantor."

George Sale

and said, O Lord, forgive me, and give me a kingdom which may not be obtained by any after me; for thou art the giver of kingdoms.

Hamid S. Aziz

He said, "My Lord! Do you forgive me and grant me a kingdom which (may be) suits not anyone after me; for you are the Bestower of Bounties.

Mahmoud Ghali

He said, "Lord! Forgive me, and bestow on me a kingdom such as may not behoove anyone even after me; surely You, Ever You, are The Superb Bestower. "

Marmaduke Pickthall

He said: My Lord! Forgive me and bestow on me sovereignty such as shall not belong to any after me. Lo! Thou art the Bestower.

Mohamed Ahmed - Samira

Saying: "O Lord, forgive me, and give me such a dominion as none will merit after me. You are the great bestower."

Muhammad Asad

he prayed: "O my Sustainer! Forgive me my sins, and bestow upon me the gift of a kingdom which may not suit anyone after me: verily, Thou alone art a giver of gifts!"

Mustafa Khattab

He prayed, "My Lord! Forgive me, and grant me an authority that will never be matched by anyone after me. You are indeed the Giver ˹of all bounties˺."

Progressive Muslims

He said: "My Lord, forgive me, and grant me a kingship that will never be attained by anyone after me. You are the Grantor."

Sahih International

He said, "My Lord, forgive me and grant me a kingdom such as will not belong to anyone after me. Indeed, You are the Bestower."

Sam Gerrans

He said: “My Lord: forgive Thou me, and give Thou me a dominion such as behoves no one after me; Thou art the Bestower!”

Shabbir Ahmed

Solomon prayed, "O My Lord! Absolve my imperfections and bestow upon me the gift of a kingdom that may not suit anyone after me. Verily, You are the Giver of Gifts." (He did not wish to leave his great kingdom in incompetent hands and in all probability was thinking of merit in preference over lineage).

Syed Vickar Ahamed

He said: "O my Lord! Forgive me, and grant me a kingdom which may not suit another (king) after me: Verily, You are the Bestower (Al-Wahhab) of good things (without measure). "

Taqi Usmani

He said, "O my Lord, forgive me, and bless me with a kingdom that will not be available to anyone after me. Surely, You are the Bountiful."

The Monotheist Group

He said: "My Lord, forgive me, and grant me a kingship that will never be attained by anyone after me. You are the Grantor."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il dit: ʺSeigneur, pardonne-moi et fais-moi don dʹun royaume tel que nul après moi nʹaura de pareil. Cʹest Toi le grand Dispensateurʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wiha dua kir: Xwedayê min! Li min bibore, hukimdariyeke wisa bide min ku piştî min tu kes negihîje wê. Bêguman her tu yî yê dayende.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺMijn Heer, vergeef mij en schenk mij een heerschappij die na mij voor niemand meer passend is; U bent de vrijgevige.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zeide: O Heer! vergeef mij en mijn koninkrijk, dat door niemand na mij zal worden verkregen; want gij zijt de schenker van koninkrijken.

Hollandaca — Siregar

Hij zei: ʺMijn Heer, vergeef rnij, en schenk mij een koninkrijk dat niemand na mij ooit zal bezitten. Voorwaar, U bent de Schenker.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказал он [пророк Сулайман]: «Господи! Прости меня и дай мне (такую) власть, которая уже никому не будет подобать после меня: ведь Ты – Вседарующий!»

Rusça — Osmanov

Он сказал: ʺГосподи! Прости меня и даруй мне такую власть, которая после меня не будет приличествовать никому. Воистину, Ты - дарительʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(och) sade: ʺHerre! Förlåt mig (mina fel) och skänk mig sådan makt som ingen efter mig kommer att kunna utöva! - Du är den store Givaren.ʺ