Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

اِنَّ اللّٰهَ يُمْسِكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ اَنْ تَزُولَا وَلَئِنْ زَالَتَا اِنْ اَمْسَكَهُمَا مِنْ اَحَدٍ مِنْ بَعْدِهِ اِنَّهُ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا

inne (a)llahe yumsiku s-semāvāti ve l-erDe en tezūlā ve le in zāletā in emsekehumā min eHadin min beǎ'dihi innehu kāne Halīmen ğafūran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2اللّٰهَ(a)llaheAllah
3يُمْسِكُyumsikuم س كTutmak, alıkoymak, sürdürmek, inatçı veya cimri olmak, bir şeyi sıkıca tutmak, bir şeyi durdurmak, bir kişiyi kısıtlamak/alıkoymak/hapsetmek, bir şeyden kendini alıkoymak veya uzak durmak, bir şeyi kavramak/yakalamak/ele geçirmek, bir şeyi elle almak, akıllı veya sağlam muhakemeli olmak.tutmaktadır
4السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gökleri
5وَالْاَرْضَve l-erDeا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yeri
6اَنْen
7تَزُولَاtezūlāز ا لyıkılmamaları için
8وَلَئِنْve le inandolsun
9زَالَتَاzāletāز ا لikisi yıkılsa
10اِنْin
11اَمْسَكَهُمَاemsekehumāم س كTutmak, alıkoymak, sürdürmek, inatçı veya cimri olmak, bir şeyi sıkıca tutmak, bir şeyi durdurmak, bir kişiyi kısıtlamak/alıkoymak/hapsetmek, bir şeyden kendini alıkoymak veya uzak durmak, bir şeyi kavramak/yakalamak/ele geçirmek, bir şeyi elle almak, akıllı veya sağlam muhakemeli olmak.onları tutamaz
12مِنْminhiç
13اَحَدٍeHadinا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.kimse
14مِنْmin
15بَعْدِهِbeǎ'dihiب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmeondan sonra
16اِنَّهُinnehuşüphesiz O
17كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
18حَلِيمًاHalīmenح ل مRüya görmek, bir vizyona sahip olmak. Ergenliğe ulaşmak. Seminal sıvı salınımı yaşamak (uyanıkken veya uykuda), uykuda cinsel ilişki rüyası görmek. Anlayışlı veya merhametli olmak, kusurları affetmek ve gizlemek, tavırda ılımlı/nazik/temkinli/ağır olmak, sabırlı olmak.halimdir
19غَفُورًاğafūranغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemeküstünü örtendir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki Allah, gökleri ve yeryüzünü tutar, mahvolmaktan korur, fakat takdîriyle gökler ve yeryüzü yok olup giderse ondan başka hiç kimse onları koruyamaz, yok olmalarına mâni olamaz; şüphe yok ki o, azâp etmede acele etmez, suçları örter.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki Allah, gökleri ve yeryüzünü tutar, mahvolmaktan korur, fakat takdîriyle gökler ve yeryüzü yok olup giderse ondan başka hiç kimse onları koruyamaz, yok olmalarına mâni olamaz; şüphe yok ki o, azâp etmede acele etmez, suçları örter.

Adem Uğur

Şüphesiz Allah gökleri ve yeri, nizamları bozulmasın diye tutuyor. Andolsun ki onların nizamı eğer bir bozulursa, kendisinden başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halîmdir, çok bağışlayıcıdır.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki Allah, semaları ve arzı, işlevlerini yitirmemeleri için ayakta tutuyor! Andolsun ki eğer işlevlerini yitirseler O'ndan sonra hiç kimse onları ayakta tutamaz. . . Muhakkak ki O, Haliym'dir, Ğafur'dur.

Ahmet Tekin

Gökleri ve yeri yok olma, yörüngelerinden çıkma, nizamlarının bozulma tehlikesinden denge ve çekim kanunlarını koyup işleterek Allah koruyor, koruyacak kanunları O koyarak işlerlik kazandırıyor. Andolsun ki, eğer düzenleri bir bozulursa, gökleri ve yeri O’ndan başka kimse denge ve çekim kanunu koyarak işletemez, onları kimse tutup koruyamaz. O kudretli, âdil ve müsamahakârdır, fırsatlar ve imkânlar tanır. Kâinatı koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcıdır.

Ahmet Varol

Şüphesiz Allah, yok olmasınlar diye gökleri ve yeri tutmaktadır. Andolsun eğer yok olacak olsalar O'ndan sonra artık kimse onları tutamaz. Şüphesiz O hilim sahibidir, çok bağışlayıcıdır.

Ali Bulaç

Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor. Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, kendisinden sonra artık kimse onları tutamaz. Doğrusu O, Halim'dir, bağışlayandır.

Ali Fikri Yavuz

Doğrusu gökleri ve yeri zeval bulmaktan Allah koruyup tutuyor. And olsun ki, zeval bulurlarsa, onları, O’ndan başka kimse tutamaz. Gerçekten O Halîm’dir= azab için acele etmez, Gafûr’dur= çok bağışlayıcıdır.

Ali Rıza Safa

Aslında, Allah, sapmamaları için gökleri ve yeryüzünü tutuyor. Eğer saparlarsa, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Kuşkusuz, O, Hoşgörülüdür; Sınırsız Bağışlayandır.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz Allah, yörüngelerinden sapmamaları için gökleri ve yeri tutar. Eğer onlar sapacak olsalar O'ndan başka onları hiç kimse tutamaz. Şüphesiz O, son derece yumuşak davranır; affeder.

Bekir Sadak

Dogrusu, zeval bulmasin diye gokleri ve yeri tutan Allah'tir. Ege onlar zevale ugrarsa O'ndan baska, and olsun ki onlari kimse tutamaz. O, suphesiz Halim'dir, bagislayandir.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki Allah, gökleri ve yeri zeval bulmasınlar diye (koyduğu belli kanunlarıyla) tutmaktadır. Eğer zeval bulacak olurlarsa, O'ndan başka hiçbiri onları (yörüngelerinde) tutamaz. O, muhakkak ki Halîm'dir (her şeye sabırla yönelir, lûtufla muamele eder, ceza vermekte acele etmez); çok bağışlayandır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gerçek şu ki Allah, koyduğu düzenden sapmamaları için gökleri ve yeri tutmaktadır. Şayet sapacak olsalar artık O’ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O halîmdir, çok bağışlayıcıdır.

Diyanet İşleri

Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

Diyanet İşleri (eski)

Doğrusu, zeval bulmasın diye gökleri ve yeri tutan Allah'tır. Eğer onlar zevale uğrarsa O'ndan başka, and olsun ki onları kimse tutamaz. O, şüphesiz Halim'dir, bağışlayandır.

Diyanet Vakfi

Şüphesiz Allah gökleri ve yeri, nizamları bozulmasın diye tutuyor. Andolsun ki onların nizamı eğer bir bozulursa, kendisinden başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halîmdir, çok bağışlayıcıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Doğrusu gökleri ve yeri yok oluvermekten, Allah tutuyor. Andolsun ki eğer yok oluverirlerse, onları O'ndan başka kimse tutamaz. Gerçekten O, çok yumuşak davranır, çok bağışlayıcıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu gökleri ve yeri, yok oluvermelerinden Allah tutuyor. Andolsun ki, eğer yok oluverseler, O'ndan başka kimse tutamaz onları. O, gerçekten çok halim, çok bağışlayandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu Gökleri ve Yeri zeval buluvermelerinden Allah tutuyor, celalim hakkı için zeval buluverirlerse onları ondan başka kimse tutamaz, o cidden halim bir gafur bulunuyor

Erhan Aktaş

Gökleri ve yeri koyduğu yasalarla yok olmaktan koruyan Allah'tır. Ant olsun ki eğer onlar yok olurlarsa, o ikisini O'ndan başka tutacak yoktur. Kuşkusuz O, Çok Şefkatli'dir. Çok Bağışlayıcı'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gökleri ve yeri koyduğu yasalarla yok olmaktan koruyan Allah'tır. Ant olsun ki eğer onlar yok olurlarsa, o ikisini O'ndan başka tutacak yoktur. Kuşkusuz O, Çok Şefkatli'dir. Çok Bağışlayıcı'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gökleri ve yeri koyduğu yasalarla yok olmaktan koruyan Allah'tır. Ant olsun ki eğer onlar yok olurlarsa, o ikisini O'ndan başka tutacak yoktur. Kuşkusuz O, Çok Şefkatli'dir, Çok Bağışlayıcı'dır.

Fizilal-il Kuran

Gökleri ve yer yuvarlağını dengede tutarak yörüngelerinden çıkmalarını önleyen sadece Allah'dır. Eğer onlar yörüngelerinden çıkacak olsalar onları O'ndan başka hiç kimse dengeye getiremez. Hiç kuşkusuz O, hoşgörülü ve bağışlayıcıdır.

Gültekin Onan

Şüphesiz Tanrı, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor. Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, kendisinden sonra artık kimse onları tutamaz. Doğrusu O, halimdir, bağışlayandır.

Hamdi Döndüren

Allah, yıkılıp yok olmamaları için gökleri ve yeri tutmaktadır. Andolsun, eğer göklerin ve yerin düzeni bozulacak olsa, bu takdirde onları, Allah’tan başka hiç kimse tutamaz. O, gerçekten, çok yumuşak davranan, çok bağışlayandır.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki Allah gökleri ve yeri zeval bulmalarından (korumak için bizzat) tutmakdadır. Eğer onlar zeval bulurlarsa andolsun ki, ondan sonra kimse bunları tutamaz. Hakıykaten o (Allah) ukuubetde aceleci değildir. Çok yarlığayıcıdır.

Hasib Asutay

Şüphesiz ki Allah yıkılmamaları için gökleri ve yeri tutuyor. Andolsun ki eğer onlar yıkılırlarsa kendisinden başka hiçbir kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, çok yumuşak davranandır, çok bağışlayandır.

Hayrat Neşriyat

Muhakkak ki Allah, gökleri ve yeri yıkılırlar diye (kudreti ile) tutuyor. And olsun ki eğer yıkılsalar, O’ndan sonra hiçkimse o ikisini tutamaz. Doğrusu O, Halîm (kâfîrlerin cezâlandırılmasında acele etmeyen)dir, Gafûr (çok bağışlayan)dır.

İbni Kesir

Muhakkak ki zail olmasınlar diye gökleri ve yeri tutan Allah'tır. Eğer zail olurlarsa, andolsun ki; bundan sonra onları kimse tutamaz. Şüphesiz ki O; Halim, Gafur olandır.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki göklerin ve yerin yok olmasını engelleyen Allah’tır. Yok olurlarsa, O’ndan sonra (Allah’tan başka) kimse onları (sistemlerinde) tutamaz. Şüphesiz ki O hoşgörülüdür, çok bağışlayandır.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, semavi varlıkları ve yeri (yörüngelerinden) sapmamaları için tutan (yalnızca) Allah'tır. Bir kere sapınca da, O'nun müdahale etmemesi halinde başka hiçbir güç onları tutamaz. (Fakat) Allah halimdir, çok bağışlayıcıdır!

Mustafa İslamoğlu

Şu açık ki, yok olurlar diye gökleri yeri (yörüngede) tutan sadece Allah'tır; eğer (yörüngeden) sapmalarına (izin verirse), bunun ardından hiçbir güç onları tutamaz: ne var ki O cezalandırmada hiç acele etmeyendir, eşsiz bir bağışlayıcıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki Allah, gökleri ve yeri zeval bulmalarından, tutup koruyor. Ve andolsun ki eğer onlar zeval bulacak olsalar, ondan sonra onları hiçbir kimse tutamaz. Muhakkak ki o, halim, gafûr bulunmaktadır.

Ömer Öngüt

Şüphesiz ki Allah gökleri ve yeri, nizamları bozulmasın diye tutuyor. Andolsun ki eğer nizamları bir bozulacak olursa, onları kendinden başka kim tutabilir? Gerçekten O Halîm'dir, çok bağışlayıcıdır.

Suat Yıldırım

Gerçek şu ki: Gökleri ve yeri yok olmaktan koruyan, Yüce Allah’tır. Şayet onlar yıkılacak olursa onları Allah’tan başka kimse tutamaz. Doğrusu O halîmdir, gafûrdur (müsamahalıdır, cezalandırmada aceleci değildir, çok affedicidir).

Süleyman Ateş

Allah yıkılmamaları için gökleri ve yeri tutmaktadır. Andolsun, gökler ve yer yıkılsa, onları, Kendisinden başka hiç kimse tutamaz. Şüphesiz O, halimdir, çok bağışlayandır.

Süleymaniye Vakfı

Yerlerinden oynamasınlar diye gökleri ve yeri Allah tutar. Yerlerinden oynayacak olsalar, ondan sonra onları hiç kimse tutamaz. O pek yumuşak davranan, çokça bağışlayandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dağılmasın diye gökleri ve yeri tutan Allah'tır. Onlar dağılacak olsa onları Allah'tan başka kimse tutamaz. O yumuşak davranır, çok bağışlar.

Şaban Piriş

Yok olmaması için gökleri ve yeri Allah tutar. Göklerin ve yerin sonu gelirse, O'ndan başka kimse tutmaz. Allah, şefkatle muamele eder ve bağışlar.

Tefhim-ul Kuran

Hiç şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutmaktadır. Andolsun, eğer onlar zeval bulacak olsa, kendisinden sonra artık onları kimse tutamaz. Şüphesiz O, Halîm olandır, bağışlayandır.

Ümit Şimşek

Gökleri ve yeri yok olmaktan alıkoyan Allah'tır. Eğer onlar yok olup gidecek olsa, onları tutabilecek başka birisi yoktur. O kullarına çok müsamahalı, çok bağışlayıcıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye tutuyor. Yemin olsun, eğer çöküp giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Halim'dir O, Gafur'dur.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, Allah göyləri və yeri tərpənməsinlər deyə, tutub saxlayır. Əgər tərpənsələr, Ondan başqa onları heç kəs tutub saxlaya bilməz. Həqiqətən də, O, Həlimdir, Bağışlayandır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Həqiqətən, Allah göyləri və yeri zaval tapmasınlar (öz mehvərindən çıxmasınlar) deyə, tutub saxlayır. Əgər öz mehvərindən çıxsalar, Ondan başqa onları heç kəs tutub saxlaya bilməz. Doğrudan da, (Allah) həlimdir, bağışlayandır! (Bəndələrinə cəza verməkdə tələsməz, tövbə edənləri əfv edər).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott ist es, Der die Himmel und die Erde erhält, damit sie nicht zugrundegehen. Sollten sie zugrundegehen, würde niemand sie nach Ihm erhalten können. Gottes Langmut und Vergebung sind unendlich.

Almanca — Der Edle Quran

Allah hält die Himmel und die Erde, daß sie nicht vergehen. Und wenn sie vergehen würden, so könnte niemand nach Ihm sie halten. Gewiß, Er ist Nachsichtig und Allvergebend.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, Allah hält die Himmel und die Erde, damit sie nicht weichen. Und würden sie weichen, so gäbe es keinen außer Ihm, der sie halten könnte. Wahrlich, Er ist Nachsichtig, Allverzeihend.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, ALLAH läßt die Himmel und die Erde festhalten, daß beide nicht vergehen. Und wenn beide vergangen sind, wird keiner nach Ihm sie festhalten können. Gewiß, ER ist immer allnachsichtig, allvergebend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah is He Who sustains and supports the heavens* (their contents) and keeps them** from going out of order losing balance or scattering and vanishing Should they be thrown about in disorder, who else other than Him can restores them to order! He has always been Halimun (forbearing) and Ghafurun.

Abdul Haleem

God keeps the heavens and earth from vanishing; if they did vanish, no one else could stop them. God is most forbearing, most forgiving.

Abdullah Yusuf Ali

It is Allah Who sustains the heavens and the earth, lest they cease (to function): and if they should fail, there is none - not one - can sustain them thereafter: Verily He is Most Forbearing, Oft-Forgiving.

Abul A'la Maududi

Surely Allah holds the heavens and the earth, lest they should be displaced there, for if they were displaced none would be able to hold them after Him.Surely He is Most Forbearing, Most Forgiving.

Aisha Bewley

Allah keeps a firm hold on the heavens and earth, preventing them from vanishing away. And if they vanished no one could then keep hold of them. Certainly He is Most Forbearing, Ever-Forgiving.

Al-Hilali & Khan

Verily! Allâh grasps the heavens and the earth lest they should move away from their places, and if they were to move away from their places, there is not one that could grasp them after Him. Truly, He is Ever Most Forbearing, Oft-Forgiving.[1]

Ali Quli Qarai

Indeed Allah sustains the heavens and the earth lest they should fall apart, and if they were to fall apart there is none who can sustain them except Him. Indeed He is all-forbearing, all-forgiving.

Amatul Rahman Omar

Verily, Allâh sustains the heavens and the earth lest they should swerve away from their course. Should they swerve away there is none to uphold them (and save them from destruction) but He. Verily, He is Ever-Forbearing, Great Protector.

Arthur John Arberry

God holds the heavens and the earth, lest they remove; did they remove, none would hold them after Him. Surely He is All-clement, All-forgiving.

Bijan Moeinian

God is the Only One Who sustains the heavens and the earth. If God holds His support, there is none to stop the destruction of the whole universe. God is indeed Patient and Forgiving.

E. Henry Palmer

Verily, God holds back the heavens and the earth lest they should decline; and if they should decline there is none to hold them back after Him; verily, He is clement, forgiving.

Edip-Layth

God is the One who holds the heavens and the earth, lest they cease to exist. They would certainly cease to exist if anyone else were to hold them after Him. He is Forbearing, Forgiving.

George Sale

Verily God sustaineth the heavens and the earth, lest they fail: And if they should fail, none could support the same besides Him; He is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

Say, "Have you considered the associates which you call upon besides Allah? Show me what part of the earth they have created, or have they any share in the heavens; or, have We given them a book so that they follow a clear argument thereof? Nay, the unjust promise one to another only to deceive.

Mahmoud Ghali

Surely Allah holds the heavens and the earth (so) that they do not cease to exist; and indeed in case they cease to exist, decidedly no one would hold them both after Him. Surely He has been Ever-Forbearing, Ever-Forgiving.

Marmaduke Pickthall

Lo! Allah graspeth the heavens and the earth that they deviate not, and if they were to deviate there is not one that could grasp them after Him. Lo! He is ever Clement, Forgiving.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily God holds the heavens and the earth in position lest they deviate; and if they deviated there will be none to hold them in place, apart from Him He is sagacious and forgiving.

Muhammad Asad

Verily, it is God [alone] who upholds the celestial bodies and the earth, lest they deviate [from their orbits] - for if they should ever deviate, there is none that could uphold them after He will have ceased to do so. [But,] verily, He is ever-forbearing, much-for­giving!

Mustafa Khattab

Indeed, Allah ˹alone˺ keeps the heavens and the earth from falling apart. If they were to fall apart, none but Him could hold them up. He is truly Most Forbearing, All-Forgiving.

Progressive Muslims

God is the One who holds the heavens and the Earth, lest they cease to exist. And they would certainly cease to exist if anyone else were to hold them after Him. He is Compassionate, Forgiving.

Sahih International

Indeed, Allah holds the heavens and the earth, lest they cease. And if they should cease, no one could hold them [in place] after Him. Indeed, He is Forbearing and Forgiving.

Sam Gerrans

God holds the heavens and the earth lest they cease. And if they should cease, no one could hold them after Him. He is clement and forgiving.

Shabbir Ahmed

Verily, it is Allah Who upholds the celestial bodies and the earth, so they deviate not from their course. And if they were to deviate, there is none, no one whatsoever that can uphold them after He ceases to uphold them. Verily, He is Clement, Absolver of imperfections.

Syed Vickar Ahamed

Verily, it is Allah Who keeps the heavens and the earth in existence, in case they stop (working) and if they fail (in their work), there is none— Not anyone — That can maintain them after that: Surely, He is Most Forbearing (Haleem), Often Forgiving (Ghafoor).

Taqi Usmani

Undoubtedly, Allah holds back the heavens and the earth from leaving their existing state, and if they were to leave, there is none who can hold them back, except Him. Surely He is Forbearing, Most-Forgiving.

The Monotheist Group

God is the One who holds the heavens and the earth, lest they cease to exist. And they would certainly cease to exist if anyone else were to hold them after Him. He is Compassionate, Forgiving.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Allah retient les cieux et la terre pour quʹils ne sʹaffaissent pas. Et sʹils sʹaffaissaient, nul autre après Lui ne pourra les retenir. Il est Indulgent et Pardonneur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman Xwedê erd û asîmanan radigire da ku nekevin û eger ku bikevin jî piştî wî kes nikare wan ragire. Bêguman Xwedê her berbihêr e, gunehjêbir e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God houdt de hemelen en de aarde vast, zodat zij niet vergaan; als zij zouden vergaan, dan zou niemand behalve Hij hen kunnen vasthouden. Hij is zachtmoedig en vergevend.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, God schoort de hemelen en de aarde, opdat zij niet zouden bezwijken, en indien zij bezweken, zou, buiten hem, niemand die kunnen ondersteunen. Hij is genadig en barmhartig.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Allah houdt de hemelen en de aarde vast, zodat zij niet vergaan; en zeker, wanneer zij (dreigen te) vergaan dan is er buiten Hem niemand die hen kan vasthouden. Voorwaar, Hij is Zachtmoedig, Vergevensgezind.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Аллах удерживает небеса и землю, чтобы они не исчезли. А если бы они стали исчезать, то никто бы их не удержал после Него. Поистине, Он – сдержанный [откладывает наказание неверующим и ослушникам], прощающий (тем, которые каются в своих грехах)!

Rusça — Osmanov

Воистину, Аллах удерживает небеса и землю, чтобы они не удалились совсем. А если они удалятся, то никто другой их уже не удержит. Воистину, Он - кроткий, прощающий.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det är Gud som håller uppe himlarna och jorden så att de inte avviker (från sina banor); och skulle de avvika kan ingen i Hans ställe hålla dem kvar. Och Gud överser (med människans fel och brister) och förlåter ständigt.