Eğer Medine'nin her tarafından üzerlerine gelinse ve orada karışıklık çıkarmaları istenseydi, onu mutlaka yaparlardı; o konuda fazla gecikmezlerdi.

وَلَوْ دُخِلَتْ عَلَيْهِمْ مِنْ اَقْطَارِهَا ثُمَّ سُئِلُوا الْفِتْنَةَ لَاٰتَوْهَا وَمَا تَلَبَّثُوا بِهَا اِلَّا يَسِيرًا

ve lev duḣilet ǎleyhim min eḳTārihā ṧumme suilū l-fitnete le ātevhā ve mā telebbeṧū bihā illā yesīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levve eğer
2دُخِلَتْduḣiletد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakgirilseydi
3عَلَيْهِمْǎleyhimonların üzerine
4مِنْmin-dan
5اَقْطَارِهَاeḳTārihāق ط رDamlamak, damıtmak (sıvı). Taqattara - yana düşmek. Taqatara - yan yana yürümek. Aqtar (qutrun'un çoğulu) - taraflar, bölgeler. Qitran - erimiş bakır, sıvı zift.her yan-
6ثُمَّṧummesonra, ayrıca
7سُئِلُواsuilūس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmekistenseydi
8الْفِتْنَةَl-fitneteف ت نDenemek veya kanıtlamak, zulmetmek, yakmak, denemek, sıkıntıya ve zorluğa sokmak, katletmek, hataya sürüklemek, herhangi bir yolla imandan saptırmak, yanıltmak, görüş ayrılığı veya anlaşmazlık yaratmak, kötülük, karışıklığa sokmak, cezalandırmak, cevap veya mazeret sunmak, ayartmak, ayartmaya yönlendirmek, girişimde bulunmak, baştan çıkarmak. Fitne - zulüm, deneme, sınama, yakma, deneme, cevap, mazeret, savaş, bir kişinin iyi veya kötü açıdan durumunun ortaya çıktığı araçlar, zorluk, ceza, cevap, ayartma, ateşle yakma.baskı ve işkence yapmaları
9لَاٰتَوْهَاle ātevhāا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekelbette yaparlardı
10وَمَاve māve
11تَلَبَّثُواtelebbeṧūل ب ثGeciktirmek, oyalanmak, geçici olarak kalmak/konaklamak, duraklamak/beklemek/ummak/durmak/kalmak, sabırlı olmak.gecikmezlerdi
12بِهَاbihābunda
13اِلَّاillādışında
14يَسِيرًاyesīranي س رYumuşak/uysal/yönetilebilir/kolay/itaatkar/liberal olmak, miktar olarak azalmak/değersiz olmak, soldan gelmek, parçalara/bölümlere ayırmak, kolaylaştırmak/pürüzsüzleştirmek, uyarlamak/uyum sağlamak, kumar oklarıyla oynamak (el meysiri), risk içeren bir bahis oyunu.azıcık

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Eğer şehrin etrafından girilip onların üstlerine varılsaydı da şirk koşmaları istenseydi hemen işe girişirler ve şehirde pek az bir müddet kalırlardı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Eğer şehrin etrafından girilip onların üstlerine varılsaydı da şirk koşmaları istenseydi hemen işe girişirler ve şehirde pek az bir müddet kalırlardı.

Adem Uğur

Medine'nin her yanından üzerlerine saldırılsaydı da, o zaman savaşmaları istenseydi, şüphesiz hemen savaşa katılırlar ve evlerinde pek eğlenmezlerdi.

Ahmed Hulusi

Eğer onun (şehrin) çevresinden evlerine zorla girilmiş olsaydı, sonra da onlardan dinlerinden dönmeleri istenseydi, onu mutlaka uygularlardı (münafıklar - ikiyüzlüler). . .

Ahmet Tekin

Medine’nin her tarafından üzerlerine saldırılsaydı da, o zaman İslâm’dan dönmeleri, müslümanlarla savaşmaları istenseydi, şüphesiz hemen savaşa katılırlar, evlerinde pek eğlenmezlerdi.

Ahmet Varol

Eğer (Medine'nin) etrafından üzerlerine girilmiş olsaydı da sonra kendilerinden karışıklık (çıkarmaları) istenseydi buna mutlaka girişir, bunu yapmakta pek fazla gecikmezlerdi.

Ali Bulaç

Eğer onlara (şehrin her) yanından girilseydi sonra da kendilerinden fitne (karışıklık çıkarmaları) istenmiş olsaydı, hiç şüphesiz buna yanaşır ve bunda pek az (zaman) dışında (kararsız) kalmazlardı.

Ali Fikri Yavuz

Eğer (Medine’nin) her tarafından evlerine (düşman saldırısı ile) girilse de, sonra kendilerinden küfre dönüş istenilse, hemen onu yapacaklardı ve bunda pek az duraklayacaklardı.

Ali Rıza Safa

Onların üzerine her yandan girilseydi, sonra da karışıklık çıkarmaları istenilseydi; çok gecikmeden kesinlikle bunu yaparlardı.

Bayraktar Bayraklı

Medine'nin her yanından üzerlerine saldırılsaydı da, o zaman savaşmaları istenseydi, şüphesiz hemen savaşa katılırlar ve fazla beklemezlerdi.

Bekir Sadak

Eger Medine'nin etrafindan uzerlerine varilmis olsa, sonra da kendilerinden fitne cikarmalari istense hemen buna girisip derhal yapmaktan geri kalmazlardi.

Celal Yıldırım

Eğer üzerinize (şehrin) etrafından girilse ve sonra da fitne çıkarmaları istense, vakit kaybetmeden onu hemen yapar ve yurtlarında pek az bir süre eyleşirlerdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Medine’nin her tarafından saldırıya uğrasalardı da kendilerinden bozgunculuk yapmaları istenseydi (evlerini düşünmez) hiç vakit geçirmeden hemen ona koşarlardı.

Diyanet İşleri

Eğer Medine'nin her tarafından üzerlerine gelinse ve orada karışıklık çıkarmaları istenseydi, onu mutlaka yaparlardı; o konuda fazla gecikmezlerdi.

Diyanet İşleri (eski)

Eğer Medine'nin etrafından üzerlerine varılmış olsa, sonra da kendilerinden fitne çıkarmaları istense hemen buna girişip derhal yapmaktan geri kalmazlardı.

Diyanet Vakfi

Medine'nin her yanından üzerlerine saldırılsaydı da, o zaman savaşmaları istenseydi, şüphesiz hemen savaşa katılırlar ve evlerinde pek eğlenmezlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer onların her tarafından üzerlerine girilse de sonra fitne çıkarmaları istenilse derhal onu yapacaklardı. Ama onunla da pek az duracaklardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer onların her tarafından üzerlerine girilse de sonra kendilerinden fitne çıkarmaları istenilse derhal onu yapacaklardı. Onunla da pek az duracaklardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve eğer onların her tarafından üzerlerine girilse de sonra kendilerinden fitne istenilse derhal onu yapacaklardı, onunla da pek az duracaklardı

Erhan Aktaş

Fakat onların üzerlerine, her bir taraftan girilip kuşatılsalardı ve sonra da fitne çıkarmaları istenseydi, tereddüt etmeksizin bunu hemen yerine getirirlerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat onların üzerlerine, her bir taraftan girilip kuşatılsalardı ve sonra da fitne çıkarmaları istenseydi, tereddüt etmeksizin bunu hemen yerine getirirlerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat onların üzerlerine, her bir taraftan girilip kuşatılsalardı ve sonra da fitne çıkarmaları istenseydi, tereddüt etmeksizin bunu hemen yerine getirirlerdi.

Fizilal-il Kuran

Eğer Medine'nin etrafından üzerlerine saldırılsaydı, sonra da kendilerinden dinlerinden dönmeleri istense, çok azı hariç hemen dinlerinden dönerlerdi.

Gültekin Onan

Eğer onlara (şehrin her) yanından girilseydi sonra da kendilerinden fitne (karışıklık çıkarmaları) istenmiş olsaydı, hiç şüphesiz buna yanaşır ve bunda pek az (zaman) dışında (kararsız) kalmazlardı.

Hamdi Döndüren

Eğer (Medine’nin) her tarafından içeri girilse ve kendilerinden fitne çıkarmaları istense, onlar böyle bir şeyi yaparlardı. Bunu yapmakta pek de gecikmezlerdi!

Hasan Basri Çantay

Eğer (Medinenin) etrafından üzerlerine girilmiş olub da sonra kendilerinden fitne (çıkarmaları) istenseydi muhakkak ki bunu hemen yaparlar, bundan pek az (bir zamandan) fazla geri kalmazlardı.

Hasib Asutay

Eğer onlara (şehrin) her yanından girilseydi sonra da kendilerinden fitne (karışıklık) çıkarmaları istenmiş olsaydı, onu mutlaka yaparlardı; bunda pek az gecikirlerdi.

Hayrat Neşriyat

Hem (Medîne’nin) etrâfından üzerlerine girilseydi de sonra kendilerinden (o münâfıklardan) fitne (çıkarmaları, dinden çıkmaları) istenseydi, mutlaka bunu yaparlardı ve bunda fazla gecikmezlerdi.

İbni Kesir

Şayet onlara onun çevrelerinden varılmış olsaydı da fitne çıkarmaları istenseydi, hemen buna girişirler ve derhal yapmaktan geri durmazlardı.

Mehmet Okuyan

(Medine’nin) her yanından (kendi) üzerlerine saldırılsaydı da kendilerinden fitne (savaş) istenseydi, şüphesiz ki hemen bunu yaparlardı; onunla ilgili gecikmezlerdi.

Muhammed Esed

Eğer şehirleri saldırıya uğrasaydı ve (düşman tarafından) fitne çıkarmaları istenseydi, (ikiyüzlüler) hiç tereddüt etmeden bunu hemen yaparlardı;

Mustafa İslamoğlu

Eğer şehrin her yanından üzerlerine hücum edilseydi ve onlardan da fitne çıkarmaları istenseydi, onlar bunu bir an bile duraksamadan yaparlardı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Eğer onların üzerlerine her taraflarından girilse, sonra da kendilerinden fitne istenilecek olsa idi elbette onu (meydana) getirirlerdi ve bu hususta ancak pek az tevakkuf ederlerdi.

Ömer Öngüt

Eğer Medine'nin her yanından üzerlerine saldırılsaydı, sonra kendilerinden fitne çıkarmaları istenseydi, hemen buna girişip derhal yapmaktan geri kalmazlardı.

Suat Yıldırım

Demek Medine’nin her tarafından hücum edilseydi ve kendilerinden İslâm’dan dönmeleri istenseydi, hiç tereddüt etmeksizin, bunu derhal yapacaklardı!

Süleyman Ateş

Eğer (Medine'nin) her yanından onların üzerine giril(ip saldırıl)saydı da kendilerinden (halka) baskı ve işkence yapmaları istenseydi bunu yaparlardı; bunu yapmakta fazla gecikmezlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Bulundukları yerin çevresinden yanlarına kadar (gizlice) girilse ve fitne çıkarmaları istenseydi fazla gecikmez kesinlikle çıkarırlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yesrip çevresinden yanlarına kadar sızılsa da fitne çıkarmaları istense fazla gecikmez, kesin fitne çıkarırlardı.

Şaban Piriş

Eğer, etraflarından evlerine girilseydi, sonra da fitne çıkarmaları istenseydi, hemen işe girişirlerdi. Ama evlerinde de çok az bir zaman kalabilirlerdi.

Tefhim-ul Kuran

Eğer onlara (şehrin her) yanından girilseydi sonra da kendilerinden fitne (karışıklık çıkarmaları) istenmiş olsaydı, hiç şüphesiz buna yanaşır ve bunda pek az (zaman) dışında (kararsız) kalmazlardı.

Ümit Şimşek

Eğer her taraftan şehre girilecek ve kendilerinden fitne istenecek olsaydı, pek azı bundan geri dururdu.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer Medine'nin her yanından üzerlerine gelinseydi de onların kent içinde fitne çıkarmaları istenseydi, onu mutlaka yaparlardı; o konuda fazla gecikmezlerdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər Mədinənin hər tərəfindən üstlərinə hücum edilsəydi, sonra da onlardan fitnə törətmək (imandan dönmək) tələb olunsaydı, onu mütləq edər və cüzi şey istisna olmaqla bunda ləngiməzdilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər (Mədinənin) hər tərəfindən üstlərinə yüyürülüb (cumulub) onlardan fitnə törətmək (imandan dönmək, yenidən müşrikliyə qayıtmaq) istənilsəydi, sözsüz ki, dərhal onu edər və bunda (bu işdə) azacıq da olsa yubanmazdılar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn der Feind von allen Seiten in die Stadt eingebrochen wäre und sie zum Aufruhr bewogen hätte, hätten sie sicher eingewilligt und hätten sich nur eine kurze Bedenkzeit geben lassen.

Almanca — Der Edle Quran

Wäre man von ihren (verschiedenen) Bezirken her zu ihnen eingedrungen und wären sie dann aufgefordert worden, der Versuchung nachzugeben, sie hätten es begangen, und sie hätten dabei nur kurze Zeit gezögert.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn der Zutritt gegen sie von allen Seiten her erzwungen würde, und wenn sie dann aufgefordert würden, (vom Islam) abzufallen, würden sie es sogleich tun; dann würden sie darin nicht lange weilen können.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und würde sie (die Stadt) von ihren Seiten wider sie erstürmt, sie dann zur Fitna aufgefordert werden, würden sie ihr doch nachkommen und wären dabei nur ein wenig geblieben.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And had the situation been reversed and the forces laid siege on the city and moved into it upon possession and they -the hypocrites- were incited to turn renegades and fight to their -the enemy's side- against the Muslims they would have done it before long. (these were the men* who were forgiven and had promised never to behave this way again).

Abdul Haleem

had the city been invaded from all sides, and the enemy invited them to rebel, they would have done so almost without hesitation.

Abdullah Yusuf Ali

And if an entry had been effected to them from the sides of the (city), and they had been incited to sedition, they would certainly have brought it to pass, with none but a brief delay!

Abul A'la Maududi

If the enemy were to enter the town from various directions, and they were summoned to act treacherously, they would have succumbed to it and would have shown little reluctance in doing so.

Aisha Bewley

If they had been overrun from every side, and had then been asked to revert to kufr, they would have done so and hesitated very little about it.

Al-Hilali & Khan

And if the enemy had entered from all sides (of the city), and they had been exhorted to Al-Fitnah (i.e. to renegade from Islâm to polytheism), they would surely have committed it and would have hesitated thereupon but little.

Ali Quli Qarai

Had they been invaded from its flanks and had they been asked to apostatize, they would have done so with only a mild hesitation,

Amatul Rahman Omar

And if entry (of the enemy-forces) were effected (in the town of Madînah) against them from its diverse quarters and then they were incited to (treachery and) join in the disturbance (against the Companions) they would have readily gone for it. But (afterwards as it happened) they could not stay there (in their so called undefended houses) but a little while.

Arthur John Arberry

And if entrance had been forced against them from those quarters, and then they had been asked to apostatise, they would have done so, and but tarried about it briefly.

Bijan Moeinian

If the enemies had conquered the city and had asked them for any kind of treachery [such as providing vital information about whereupon of the believers], they would have easily committed it without any hesitation.

E. Henry Palmer

But had they been entered upon from its environs and then been asked to show treason they would have done so; but they would only have tarried there a little while.

Edip-Layth

If the enemy had entered at them from all sides, and then they were asked to betray, they would do so with very little hesitation.

George Sale

If the city had been entered upon them by the enemy from the parts adjacent, and they had been asked to desert the true believers, and to fight against them; they had surely consented thereto: But they had not, in such case, remained in the same, but a little while.

Hamid S. Aziz

And when a party of them said, "O people of Yathrib! there is no place to stand for you (here), therefore go back"; and a party of them asked permission of the Prophet, saying. "Surely our houses are exposed"; and they were not exposed; they only desired to flee.

Mahmoud Ghali

And if (the city) had been entered upon them from its (adjacent) regions, and thereafter they had been asked sedition, (Literally: temptation; i. e, if the hypocrites had been asked to apostatize from Islam) indeed they would have brought it forth and in no way would they have kept lingering in it except a little while. (Literally: an easy (while)

Marmaduke Pickthall

If the enemy had entered from all sides and they had been exhorted to treachery, they would have committed it, and would have hesitated thereupon but little.

Mohamed Ahmed - Samira

If the (enemy) had entered the city from every side and asked them to rise in revolt, they would have done so, and not hesitated but a little;

Muhammad Asad

Now if their town had been stormed, and they had been asked [by the enemy] to commit apos­tasy, [the hypocrites] would have done so without much delay

Mustafa Khattab

Had their city been sacked from all sides and they had been asked to abandon faith, they would have done so with little hesitation.

Progressive Muslims

And if the enemy had entered at them from all sides, and then they were asked to betray, they would do so with very little hesitation.

Sahih International

And if they had been entered upon from all its [surrounding] regions and fitnah had been demanded of them, they would have done it and not hesitated over it except briefly.

Sam Gerrans

And had entry been made against them from its regions, then they had been asked for the means of denial, they would have given it, and would have tarried therein only a little.

Shabbir Ahmed

Now if the enemy had invaded the town from all sides and these hypocrites were asked to inflict harm on the believers, they would have done so without delay.

Syed Vickar Ahamed

And if an attack had come upon them from the (sides of the city), and they had been asked to rebel, certainly, they would have quickly made it true, with only a little delay.

Taqi Usmani

And if it (Madīnah) is entered (by the enemy, in their presence,) from all its sides and they are asked (to join) the mischief, they would readily commit it, and would not remain in them (their homes) but for a short while

The Monotheist Group

And if the enemy had entered at them from all sides, and then they were asked to betray, they would do so with very little hesitation.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et si une percée avait été faite sur eux par les flancs de la ville et quʹensuite on leur avait demandé de renier leur foi, ils auraient accepté certes, et nʹauraient guère tardé,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger (dijmin) ji hawirdor ve bihatina ser wan û ji wan bixwestina ku ji dîn vegerin, teqez dê wan ev qebûl bikira.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als men bij hen van de zijkanten was binnengedrongen en men van hen gevraagd had aan de verzoeking toe te geven dan zouden zij het gedaan hebben en er slechts even mee geaarzeld hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien op dat oogenblik de vijand van de aangrenzende gedeelten de stad waren binnengetrokken; en men had hun gevraagd, de ware geloovigen te verlaten en tegen hen te strijden, zouden zij zekerlijk daarin hebben toegestemd; maar in dat geval waren zij er niet in gebleven dan voor een korte poos.

Hollandaca — Siregar

En als (Medinah) langs alle kanten binnengevallen zou worden, en zij gevraagd zouden worden de beproeving (te doorstaan), dan zouden zij zeker ingestemd hebben, en zij zouden slechts even hebben geaarzeld.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если (вражеские войска) пришли бы к ним со всех сторон (Медины), (и) потом их [лицемеров] попросили бы об искушении [потребовали бы отказаться от Ислама], то они непременно пошли бы [согласились бы] на это и не стали бы медлить с этим, разве что только немного.

Rusça — Osmanov

А если бы [враги] вторглись [в их город] с разных сторон и подвергли бы их испытанию, то они не выдержали бы, недолго сопротивляясь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och om (fienden) hade trängt in från alla håll (och besatt staden) och uppmanat dem att avsvära sig sin tro och göra uppror, skulle de inte ha tvekat länge;