Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!
وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا رُؤُ۫سِهِمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ رَبَّنَا اَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَارْجِعْنَا نَعْمَلْ صَالِحًا اِنَّا مُوقِنُونَ
ve lev terā iƶi l-mucrimūne nākisū ru'ūsihim ǐnde rabbihim rabbenā ebSarnā ve semiǎ'nā fe rciǎ'nā neǎ'mel SāliHen innā mūḳinūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Rableri katında başlarını eğerek Rabbimiz, gördük ve duyduk, artık bizi tekrar dünyâya döndür de iyi işlerde bulunalım, gerçekten de adamakıllı inandık dedikleri zaman bir görsen mücrimleri.
Abdulkadir Gölpınarlı
Rableri katında başlarını eğerek Rabbimiz, gördük ve duyduk, artık bizi tekrar dünyâya döndür de iyi işlerde bulunalım, gerçekten de adamakıllı inandık dedikleri zaman bir görsen mücrimleri.
Adem Uğur
O günahkârların, Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri, "Rabbimiz! Gördük duyduk, şimdi bizi (dünyaya) geri gönder de, iyi işler yapalım, artık kesin olarak inandık" diyecekleri zamanı bir görsen!
Ahmed Hulusi
Suçlular (hakikat bilgisini inkar edenler), Rablerinin indinde başlarını eğmişler: "Rabbimiz. . . Gördük gerçeği ve algıladık! Geri döndür bizi (dünya - beden yaşamına da), gerekli çalışmaları uygulayalım! Doğrusu biz ikan sahibiyiz (artık)" (derler) iken (onları) bir görsen!
Ahmet Tekin
İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsileri, suçluları, günahkârları, Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: 'Ey Rabbimiz, gördük, akıllandık ve dinliyoruz. Şimdi bizi dünyaya geri gönder de, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirelim, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayalım, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olalım, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyelim. Artık, Allah’ın Rasulü’nün tebliğ ettiği Kur’ân’ın ve sünnetin değerini delilleriyle, gerekçeleriyle bilip kesin olarak inandık.' diyecekleri zaman bir görsen.
Ahmet Varol
Suçluları, Rablerinin huzurunda başlarını öne eğmiş olarak: 'Ey Rabbimiz! Gördük ve duyduk. Bizi geri çevir salih amel işleyelim. Artık kesin olarak inananlarız' (derlerken) bir görsen.
Ali Bulaç
Suçlu günahkarları, Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabbimiz, gördük ve işittik; şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri çevir, salih bir amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız" (diye yalvaracakları zamanı) bir görsen.
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm, kıyamette) müşrikleri, Rableri huzurunda başlarını eğerek: “-Ey Rabbimiz! Bize vaad ettiğini gördük, peygamberlerin doğruluğunu işittik ve kabul ettik. Şimdi bizi (dünyaya) geri çevir, salih bir amel işliyelim. Çünkü (inkâr ettiklerimize tamamen ve) yakînen inandık.” derlerken bir görsen!...
Ali Rıza Safa
Suçluları, Efendilerinin karşısında başlarını öne eğmiş durumdayken bir görseydin? "Efendimiz! Gördük ve duyduk. Bizi geri döndür de erdemli edimler yapalım; kuşkusuz, artık biliyoruz!"
Bayraktar Bayraklı
O suçluların, Rabblerinin huzurunda başlarını eğerek, "Ey Rabbimiz!Gördük, duyduk. Artık bizi dünyaya geri gönder de iyi işler yapalım. Çünkü biz kesin olarak inandık" diyecekleri anı bir görsen!
Bekir Sadak
Suclulari Rablerinin huzurunda, baslari one egilmis olarak: «Rabbimiz! Gorduk, dinledik, artik bizi dunyaya geri cevir de iyi is isleyelim; dogrusu kesin olarak inandik» derlerken bir gorsen!
Celal Yıldırım
Suçlu günahkârları, Rablarının huzurunda başlarını eğerek «ey Rabbimiz! Artık gördük ve işittik, bizi (Dünya'ya) geri çevir de iyi-yararlı amelde bulunalım; çünkü biz elbette kesinlikle inanıp anlamış bulunuyoruz,» dedikleri vakit bir görsen.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O günahkârları rablerinin huzurunda başlarını önlerine eğmiş halde şöyle derlerken bir görsen: “Rabbimiz! Gördük ve işittik; bizi geri gönder de rızâna uygun işler yapalım, artık kesin olarak inandık!”
Diyanet İşleri
Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!
Diyanet İşleri (eski)
Suçluları Rablerinin huzurunda, başları öne eğilmiş olarak: 'Rabbimiz! Gördük, dinledik, artık bizi dünyaya geri çevir de iyi iş işleyelim; doğrusu kesin olarak inandık' derlerken bir görsen!
Diyanet Vakfi
O günahkârların, Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri, «Rabbimiz! Gördük duyduk, şimdi bizi (dünyaya) geri gönder de, iyi işler yapalım, artık kesin olarak inandık» diyecekleri zamanı bir görsen!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ey Muhammed! Günahkârların, Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: «Ey Rabbimiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi geri çevir de salih bir amel işleyelim, çünkü biz artık kesin bir şekilde inanıyoruz.» derlerken bir görsen!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir görsen o zaman suçluları; Rablerinin huzurunda başlarını eğmişler: "Ey Rabbimiz, gördük ve dinledik. şimdi bizi geri çevir de, iyi bir amel işleyelim; çünkü biz kesin inanç sahibi olduk." derlerken.
Elmalılı Hamdi Yazır
Görsen o vakıt ki mücrimler rablarının huzurunda başlarını eğmişler: rabbena! Gördük, dinledik şimdi bizi geri çevir salih bir amel işliyelim, zira yakin hasıl ettik derlerken
Erhan Aktaş
Mücrimleri, Rabb'lerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde iman ettik." derlerken bir görsen!
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Mücrimleri, Rabblerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde inandık." derlerken bir görsen!
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Suçluları, Rabb'lerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde inandık." derlerken bir görsen!
Fizilal-il Kuran
Suçluları Rabb'lerinin huzurunda utançtan başlarını öne eğmiş olarak «Rabb'imiz! Gördük, dinledik, artık bizi dünyaya geri gönder de iyi iş yapalım; artık kesin olarak inandık» derken bir görsen.
Gültekin Onan
Suçlu günahkarları, rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabbimiz, gördük ve işittik; şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri çevir, salih bir amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız" (diye yalvaracakları zamanı) bir görsen.
Hamdi Döndüren
O günahkârları, Rableri huzurunda, başlarını öne eğmiş olarak, “Ey Rabbimiz! Biz gördük ve işittik, o halde bizi (dünyaya) geri gönder de iyi işler yapalım. Çünkü biz artık kesin olarak inandık!” derlerken bir görsen!
Hasan Basri Çantay
Günahkarların, Rableri huzuurunda: "Ey Rabbimiz, gördük, İşitdik, Şimdi bizi (dünyaye) geri çevir de güzel amel (ve hareketler) de bulunalım. Çünkü (artık) kat'i suretde inananlarız" (diye diye) sernügun (olacakları) zaman sen görsen (onları)!
Hasib Asutay
O günahkârların, Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak, 'Rabbimiz! Gördük duyduk, şimdi bizi (dünyaya) geri gönder de, iyi işler yapalım, artık kesin olarak inandık' diyecekleri anı bir görsen!
Hayrat Neşriyat
(Ey Resûlüm!) Rablerinin huzûrunda başlarını öne eğen kimseler olduklarında günahkârları bir görsen! (O zaman:) 'Rabbimiz! Gördük, işittik; şimdi bizi (dünyaya bir daha) döndür de sâlih bir amel işleyelim; doğrusu biz (artık) kesin olarak inanan kimseleriz'(derler).
İbni Kesir
Suçluları Rabblarının huzurunda başları öne eğilmiş olarak: Rabbımız, gördük ve dinledik. Artık bizi dünyaya geri çevir de salih amel işleyelim. Gerçekten biz, kesin olarak inandık, derlerken bir görsen.
Mehmet Okuyan
O suçluların Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri ve “Rabbimiz! Gördük, duyduk; bizi (dünyaya) geri gönder de iyi işler yapalım; artık kesin olarak inananlarız!” diyecekleri zamanı bir görsen!
Muhammed Esed
Keşke, günaha batmış olanların (Hesap Günü) Rablerinin huzurunda başlarını öne eğerek, "Ey Rabbimiz! (Şimdi) görmüş ve duymuş olduk. Öyleyse bizi (yeryüzündeki hayatımıza) geri döndür ki doğru ve yararlı işler yapalım, çünkü (artık hakikate) kani olduk!" dedikleri zaman(ki hallerini) bir görsen!
Mustafa İslamoğlu
Günahı hayat tarzı haline getirenleri Rablerinin huzurunda başları eğik vaziyette (şöyle derken) bir görmeliydin: "Rabbimiz, (İşte artık) gördük ve işittik! Şu halde bizi (dünyaya) geri döndür de iyi bir şeyler yapalım! Çünkü (yeniden dirilişe) ikna olmuş bulunuyoruz."
Ömer Nasuhi Bilmen
Görecek olsan o vakit ki, günahkârlar Rablerinin huzurunda başlarını eğmiş oldukları halde, «Rabbimiz! Gördük ve işittik, artık bizi geri çevir. Biz sâlih amel işleyelim. Şüphe yok ki, biz kat'i sûrette inanmışlarız» (derler).
Ömer Öngüt
O günahkârları, Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: “Ey Rabbimiz! Gördük ve işittik. Bizi dünyaya geri gönder de, sâlih bir amel işleyelim. Artık biz kesin olarak inandık!” derken bir görsen!
Suat Yıldırım
Bir görseydin o suçluları: Rab’lerinin huzurunda, mahcupluktan başları önlerine eğilmiş şöyle derken: "Gördük, işittik ya Rabbenâ! Ne olur bizi dünyaya bir gönder! Öyle güzel, makbul işler yaparız ki! Çünkü gerçeği kesin olarak biliyoruz artık!"
Süleyman Ateş
Rablerinin huzurunda (utançtan) başlarını öne eğmiş; "Rabbimiz, gördük, işittik, bizi geri döndür, iyi iş yapalım; artık kesin olarak inandık!" demekte olan suçluları bir görsen!
Süleymaniye Vakfı
Suçluların, Rablerinin huzurunda başlarını öne eğerek "Rabbimiz, (gerçeği) gözümüzle gördük ve kulağımızla duyduk; bizi geri çevir de iyi işler yapalım; artık kesin bilgi sahibi kimseleriz." dedikleri sıradaki hallerini bir görsen!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Rablerinin huzurunda başlarını öne eğdikleri sırada bu günahkarları bir görsen! Hepsi şöyle der: "Rabbimiz, gerçeği gördük ve anladık; bizi geri çevir de iyi işler yapalım; artık kesin bir kanaatimiz oluştu"
Şaban Piriş
Suçluları, Rab'lerinin katında, başlarını öne eğmiş olarak bir görsen: -Rabbimiz, gördük ve anladık, bizi yeniden döndür de doğru olanı yapalım, artık biz kesin olarak inandık.
Tefhim-ul Kuran
Suçlu günahkârları, Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: «Rabbimiz, gördük ve işittik; şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri çevir, salih bir amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız» (diye yalvaracakları zamanı) bir görsen.
Ümit Şimşek
O mücrimleri Rablerinin huzurunda başlarını önlerine eğmiş halde bir görsen! 'Yâ Rabbi, gördük ve işittik,' derler. 'Artık şeksiz şüphesiz iman etmiş bulunuyoruz. Şimdi bizi geri gönder de güzel işler yapalım.'
Yaşar Nuri Öztürk
Günahkarları, Rablerinin huzurunda başlarını eğmiş olarak şöyle derken bir görsen: "Rabbimiz; gördük, duyduk, geri gönder bizi ki hakka ve barışa yönelik iyi iş yapalım. Artık kesin olarak inanıyoruz."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Kaş ki, günahkarları öz Rəbbi qarşısında başlarını aşağı dikərək: “Ey Rəbbimiz! Biz gördük və eşitdik. Bizi geri qaytar ki, yaxşı işlər görək. Həqiqətən də, biz qətiyyətlə inandıq!”– deyəndə görəydin!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Rəsulum!) Kaş günahları öz Rəbbinin hüzurunda (günahlarından utanaraq) başlarını aşağı dikib: ″Ey Rəbbimiz! (Dünyada yalan hesab etdiyimiz qiyaməti və onun əzabını) gördük, (peyğəmbərlərin doğru dediklərini, haqq olduqlarını Səndən) eşitdik. İndi bizi (dünyaya) qaytar ki, yaxşı iş görək. Biz (Sənin vəhdaniyyətinə) tam yəqinliklə inandıq!″ – deyəndə görəydin!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Bekämst du die Frevler am Jüngsten Tag zu sehen, würdest du sie entehrt mit gesenkten Köpfen vor ihrem Herrn erblicken, wenn sie sagen: ʺUnser Herr, wir können jetzt sehen und hören. Bringe uns auf die Erde zurück! Dann werden wir gute Werke verrichten. Wir glauben gewiß an die Wahrheit.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Könntest du nur sehen, wenn die Übeltäter vor ihrem Herrn die Köpfe hängenlassen: ʺUnser Herr, jetzt haben wir gesehen und gehört. Bringe uns zurück, so wollen wir rechtschaffen handeln. Gewiß, wir sind nun überzeugtʺ!
Almanca — M. A. Rassoul
Könntest du nur sehen, wie die Schuldigen ihre Köpfe vor ihrem Herrn hängen lassen werden: ʺUnser Herr, nun haben wir gesehen und gehört, so sende uns zurück, auf daß wir Gutes tun mögen; denn nun haben wir Gewißheit.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und würdest du doch nur sehen, wenn die schwer Verfehlenden ihre Köpfe vor ihrem HERRN verneigen: ʺUnser HERR! Wir sahen ein und hörten, so schicke uns zurück, um gottgefällig Gutes zu tun. Wir haben nun Gewißheit.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And if only you Muhammad could envisage the wicked when they are up standing before Allah in Day of Judgement drooping their heads, incensed with multiple wrongs and humiliations, imploring His mercy and expressing their thoughts in words: "Now O Allah, our Creator, we can see what our minds' eyes failed to see and we hear what our hearts' ears failed to hear" "Would You send us back to make up for what we neglected and to imprint our deeds with wisdom and piety. We are now convinced that what the Messengers presented to us was indeed the truth."
Abdul Haleem
[Prophet], if only you could see the wrongdoers hang their heads before their Lord: ‘Our Lord, now that we have seen and heard, send us back and we shall do good. [Now] we are convinced.’
Abdullah Yusuf Ali
If only thou couldst see when the guilty ones will bend low their heads before their Lord, (saying:) "Our Lord! We have seen and we have heard: Now then send us back (to the world): we will work righteousness: for we do indeed (now) believe."
Abul A'la Maududi
Would that you could see the guilty standing before their Lord with their heads downcast, (saying to Him): "Our Lord, we have now seen and heard, so send us back (to the world) that we might act righteously. For now we have come to have firm faith."
Aisha Bewley
If only you could see the evildoers hanging their heads in shame before their Lord: ‘Our Lord, we have seen and we have heard, so send us back again and we will act rightly. Truly we now have certainty.’
Al-Hilali & Khan
And if you only could see when the Mujrimûn (criminals, disbelievers, polytheists, sinners) shall hang their heads before their Lord (saying): "Our Lord! We have now seen and heard, so send us back (to the world), that we will do righteous good deeds. Verily! We now believe with certainty."
Ali Quli Qarai
Were you to see when the guilty hang their heads before their Lord [confessing], ‘Our Lord! We have seen and heard. Send us back so that we may act righteously. Indeed we are [now] convinced.’
Amatul Rahman Omar
Could you but see (their state) when the guilty will be (standing) before their Lord with their heads hanging down (and saying), `Our Lord! we have seen and we have heard. So send us back (to worldly life), we will act righteously, for (now) we are convinced (of the truth about the Hereafter).'
Arthur John Arberry
Ah, if thou couldst see the guilty hanging their heads before their Lord! 'Our Lord, we have seen and heard; now return us, that we may do righteousness, for we have sure faith. '
Bijan Moeinian
I wish you could see the criminals standing head down in front of their Lord saying: " O Lord, now that we have seen and heard the truth with all our senses, please send us back and let us lead a righteous life. Indeed we are convinced now."
E. Henry Palmer
And couldst thou see when the sinners hang down their heads before their Lord, 'O Lord! we have seen and we have heard; send us back then and we will do right. Verily, we are sure!'
Edip-Layth
If only you could see the criminals when they bow down their heads before their Lord: "Our Lord, we have now seen and we have heard, so send us back and we will promote reforms. Now we have attained certainty!"
George Sale
If thou couldest see, when the wicked shall bow down their heads before their Lord, saying, O Lord, we have seen, and have heard: Suffer us therefore to return into the world, and we will work that which is right; since we are now certain of the truth of what hath been preached to us: Thou wouldst see an amazing sight.
Hamid S. Aziz
Say: The angel of death who is given charge of you shall cause you to die, then to your Lord you shall be returned.
Mahmoud Ghali
And if you could see the criminals protruding their heads in the Reckoning with their Lord, (saying), "Our Lord, we have beheld and heard; so return us, that we may do righteousness. (Now) surely we have certitude."
Marmaduke Pickthall
Couldst thou but see when the guilty hang their heads before their Lord, (and say): Our Lord! We have now seen and heard, so send us back; we will do right, now we are sure.
Mohamed Ahmed - Samira
If only you could see when the sinners will stand before their Lord, heads hung low, (and say:) "O Lord, we have seen and heard. So send us back. We shall do the right, for we have come to believe with certainty."
Muhammad Asad
If thou couldst but see [how it will be on Judgment Day], when those who are lost in sin will hang their heads before their Sustainer, [saying:] "O our Sustainer! [Now] we have seen, and we have heard! Return us, then, [to our earthly life] that we may do good deeds: for [now], behold, we are certain [of the truth]!"
Mustafa Khattab
If only you could see the wicked hanging their heads ˹in shame˺ before their Lord, ˹crying:˺ "Our Lord! We have now seen and heard, so send us back and we will do good. We truly have sure faith ˹now˺!"
Progressive Muslims
And if only you could see the criminals when they bow down their heads before their Lord: "Our Lord, we have now seen and we have heard, so send us back and we will do good work. Now we have attained certainty!"
Sahih International
If you could but see when the criminals are hanging their heads before their Lord, [saying], "Our Lord, we have seen and heard, so return us [to the world]; we will work righteousness. Indeed, we are [now] certain."
Sam Gerrans
And if thou couldst see when the lawbreakers will hang their heads before their Lord: “Our Lord: we have seen and heard, so send Thou us back. We will work righteousness! We are those who are certain!”
Shabbir Ahmed
If only you could see the guilty when they bend low their heads before their Lord, "Our Lord! We have now seen and heard. Return us, then, that we may do good works, for, now we are sure." (33:99-100).
Syed Vickar Ahamed
And if you could only see when the criminals will hold their heads low before their Lord (saying:) "Our Lord! We have seen and we have heard: So, now send us back (again to the world): That we will work righteousness, verily, we believe now with (all the) certainty. "
Taqi Usmani
And (you will wonder) if you see the sinners hanging their heads before their Lord (and saying,) "Our Lord, we have now seen and heard, so send us back, and we will do righteous deeds. Surely, (now) we are believers."
The Monotheist Group
And if only you could see the criminals when they bow down their heads before their Lord: "Our Lord, we have now seen and we have heard, so send us back and we will do good. We are believers!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Si tu voyais alors les criminels (comparaître), têtes basses devant leur Seigneur! ʺNotre Seigneur, Nous avons vu et entendu, renvoie-nous donc afin que nous puissions faire du bien; nous croyons (maintenant) avec certitudeʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Eger, dema gunehkar li ber Xwedayê xwe sertewandî (ku dibêjin) Xwedayê me! Me dît û me bihîst, vêca me vegerîne (dinyayê) da ku em karên qenc bikin û bêguman em ji dil bawerî tînin, te bidîta (te yê dîmenekî ecêb bidîta).
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Kon jij de boosdoeners maar zien wanneer zij bij hun Heer hun hoofd buigen: ʺOnze Heer, wij zijn tot inzicht gekomen en wij hebben geluisterd. Breng ons terug, dan zullen wij deugdelijk handelen. Wij zijn vast overtuigd.ʺ
Hollandaca — Siregar
En als jij het kon zien wanneer de zondaren hun hoofden buigen voor hun Heer (en zeggen:) ʺOnze Heer, wij hebben gezien en gehoord, breng ons daarom terug, opdat wij goede werken verrichten. Voorwaar, wij zijn overtuigd.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А если бы ты (о, человек) видел, как бунтари [неверующие] склонят свои головы (от стыда) перед своим Господом (говоря): «Господь наш, мы увидели (свои плохие деяния) и услышали (и узнали от Тебя то, что посланники призывали к истине) (поэтому Мы каемся и просим Тебя) верни же нас (обратно в земную жизнь), (чтобы) мы (могли) совершать праведные дела [исполнять Твое Слово]! (Ведь) поистине, (теперь) мы убеждены (в истинности всего того, что мы отвергли в своей земной жизни)».
Rusça — Osmanov
Если бы ты видел, как грешники, понурив головы перед своим Господом, [говорят]: ʺГосподи наш! Мы видели и слышали. Пошли же нас обратно, чтобы мы творили добрые дела. Теперь мы убедились [в истинности веры] ʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Om du såg de obotfärdiga syndarna när de står med sänkta huvuden inför sin Herre (och säger:) ʺHerre! Vi har sett och vi har hört; låt oss få återvända (till jorden)! Då skall vi leva ett rättskaffens liv - (nu) har vi visshet.ʺ