Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah'ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.

اَلَمْ تَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَاَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُ ظَاهِرَةً وَبَاطِنَةً وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُنِيرٍ

e lem terav enne (a)llahe seḣḣara lekum mā fī s-semāvāti ve mā fī l-erDi ve esbeğa ǎleykum niǎmehu Zāhiraten ve bāTineten ve mine n-nāsi men yucādilu fī (a)llahi bi ğayri ǐlmin ve lā huden ve lā kitābin munīrin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَمْe lem
2تَرَوْاteravر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görmediniz mi?
3اَنَّenneelbette
4اللّٰهَ(a)llaheAllah
5سَخَّرَseḣḣaraس خ رAlay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmekboyun eğdirdi
6لَكُمْlekumsize
7مَاbulunanları
8فِي
9السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerde
10وَمَاve māve bulunanları
11فِي
12الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yerde
13وَاَسْبَغَve esbeğaس ب غBol olmak, geniş olmak, uzun olmak, tam olmak, eksiksiz olmak, boyamak, yıkamak, daldırmak, suya batırmakve bol bol verdi
14عَلَيْكُمْǎleykumsize
15نِعَمَهُniǎmehuن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.ni'metlerini
16ظَاهِرَةًZāhiratenظ ه رGörünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmakgörünür
17وَبَاطِنَةًve bāTinetenب ط نKarnı şişkin olmak, şişmek, göbeklenmek, karın, iç kısım, gizli anlam, derinlik, vadi, iç yüz, batınve gizli
18وَمِنَve mineve
19النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlardan
20مَنْmenkimi var ki
21يُجَادِلُyucādiluج د لBir şeyi sıkıca bükmek, bir şeyi sağlam veya güçlü ya da kompakt yapmak, sert ve güçlü hale gelmek, bir anlaşmazlıkta/tartışmada şiddetli veya zorlu bir şekilde mücadele etmek veya dava açmak, birini yere atmak, sonraki kullanıma göre (avukatların) hangi kanıtların üstün olduğunun ortaya çıkması için [başka bir kişi veya kişilerle yapılan bir tartışmada] kanıtları karşılaştırmak, tartışma veya çekişmede ve [bununla] üstün gelme çabasında yarışmak, inşa etmek veya kurmak, bir şeyi çizgilerle düzenlemek [bir kitabın sayfa etrafına çizgi çekilmesi gibi].tartışır (durur)
22فِيhakkında
23اللّٰهِ(a)llahiAllah
24بِغَيْرِbi ğayriغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.olmadan
25عِلْمٍǐlminع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilgisi
26وَلَاve lāve olmadan
27هُدًىhudenه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.yol göstereni
28وَلَاve lāve olmadan
29كِتَابٍkitābinك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetbir Kitabı
30مُنِيرٍmunīrinن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakaydınlatıcı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Görmediler mi ki gerçekten de Allah, râm etti size ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde ve görünen ve gizli olan nîmetlerini size yaydı, tamamladı ve insanlar içinde, Allah hakkında mücâdeleye girişen var bilgisi, delili ve aydınlatıcı bir kitabı yokken.

Abdulkadir Gölpınarlı

Görmediler mi ki gerçekten de Allah, râm etti size ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde ve görünen ve gizli olan nîmetlerini size yaydı, tamamladı ve insanlar içinde, Allah hakkında mücâdeleye girişen var bilgisi, delili ve aydınlatıcı bir kitabı yokken.

Adem Uğur

Allah'ın, göklerde ve yerdeki (nice varlık ve imkânları) sizin emrinize verdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini görmediniz mi? Yine de, insanlar içinde, -bilgisi, rehberi ve aydınlatıcı bir kitabı yokken- Allah hakkında tartışan kimseler vardır.

Ahmed Hulusi

Görmediniz mi ki Allah, semalarda ve arzdakileri size hizmetli eyledi ve sizin üzerinize zahiri ve batıni olarak nimetlerini yaydı. . . İnsanlardan kimi de Allah hakkında ilme dayanmayan bir şekilde, hakikatten yoksun ve aydınlatıcı bir bilgisi olmaksızın tartışır durur.

Ahmet Tekin

Allah’ın, koyduğu kanunlar gereğince, göklerdeki varlıkları ve imkânları, yerdeki varlıkları ve imkânları faydalanmanız için emrine boyun eğdirdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini görmüyor musunuz? Yine de, bilgisi, ilmî delili, hakka ulaştıracak rehberi ve aydınlatıcı kitabı olmadan Allah hakkında tartışan insanlar var.

Ahmet Varol

Allah'ın göklerde ve yerde olanları sizin hizmetinize verdiğini nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca verdiğini görmediniz mi? İnsanlardan kimi de bilgisizce, bir yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmaksızın Allah hakkında tartışır.

Ali Bulaç

Görmüyor musunuz ki, şüphesiz Allah, göklerde ve yerde olanları emrinize amade kılmış, açık ve gizli sizin üzerinizdeki nimetlerini genişletip tamamlamıştır. (Buna rağmen) İnsanlardan öyleleri vardır ki, hiç bir ilme dayanmadan, bir yol gösterici ve aydınlatıcı bir kitap olmadan Allah hakkında mücadele edip durur.

Ali Fikri Yavuz

Görmediniz mi ki, Allah, göklerdekini (güneş, ay, yıldız ve bulutları) ve yerde olanı hep menfaatiniz için birer sebep kılmıştır. Hem aşikâre, hem gizli olarak her türlü nimetlerini üzerinize tamamlamıştır. Böyle iken, insanlar içinde kimisi de var ki, ne bir ilme, ne bir delile, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah’ın dini hakkında mücadele ediyor.

Ali Rıza Safa

Aslında, Allah'ın, göklerde ve yeryüzünde olan her şeyi hizmetinize verdiğini ve hem açık hem de gizli nimetlerini üzerinizde tamamladığını görmüyor musunuz? Oysa insanlar arasında öyleleri vardır ki, bilgisi, yol göstereni ve aydınlatıcı bir kitabı olmamasına karşın, Allah hakkında tartışır.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın, göklerde ve yerde bulunan her şeyi sizin emrinize boyun eğdirdiğini, açık ve gizli bütün nimetlerini size bolca verdiğini görmez misiniz? İnsanlardan bazıları, Allah hakkında hiçbir bilgisi olmadan, rehberi ve aydınlatıcı bir kitabı bulunmadan tartışmaya girerler.

Bekir Sadak

Allah'in goklerde olanlari da, yerde olanlari da buyrugunuz altina verdigini, nimetlerini acik ve gizli olarak size bolca ihsan ettigini gormez misiniz? Insanlardan, Allah hakkinda hicbir bilgisi olmadan, dogruluk rehberi ve aydinlatici bir Kitap bulunmadan tartisanlar vardir.

Celal Yıldırım

Görmediniz mi, Allah göklerde ve yerde olanı baş eğdirip sizin emrinize vermiştir; açık gizli (birçok) nimetlerini size tamamlamıştır. insanlardan öylesi var ki, ilimsiz, doğru yolu gösteren aydınlatıcı kitabı olmaksızın Allah hakkında tartışıp durur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’ın, göklerde ve yerde bulunan şeyleri hizmetinize verdiğini, nimetlerini gizli ve açık olarak önünüze bolca serdiğini görmez misiniz? İnsanlardan öyleleri vardır ki bir bilgi, bir rehber ve aydınlatıcı bir kitap olmadan Allah hakkında tartışmaya kalkışırlar.

Diyanet İşleri

Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah'ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'ın göklerde olanları da, yerde olanları da buyruğunuz altına verdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini görmez misiniz? İnsanlardan, Allah hakkında hiçbir bilgisi olmadan, doğruluk rehberi ve aydınlatıcı bir Kitap bulunmadan tartışanlar vardır.

Diyanet Vakfi

Allah'ın, göklerde ve yerdeki (nice varlık ve imkânları) sizin emrinize verdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini görmediniz mi? Yine de, insanlar içinde, -bilgisi, rehberi ve aydınlatıcı bir kitabı yokken- Allah hakkında tartışan kimseler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Görmediniz mi ki, Allah göklerde ve yerde ne varsa hepsini sizin hizmetinize vermiş, gizli ve açık olarak nimetlerini üzerinize yaymıştır. Bununla beraber insanlar içinde kimi de var ki, ne bir ilme, ne bir mürşide ve ne aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında mücadele ediyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Görmediniz mi Allah zülcelal göklerde ve yerde ne varsa, hepsini sizin emrinize vermiş, açık ve gizli olarak nimetlerini üzerinize yağdırmaktadır. Bununla beraber insanlar içinde kimi de var ki, ne bir ilme, ne bir mürşide, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında mücadele ediyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Görmediniz mi? Allahı zülcelal sizin için Göklerdekini ve Yerdekini müsahhar kılmış, üzerinize zahiren ve batınen ni'metlerini ifaza buyurmakta, bununla beraber nas içinde kimisi de var ki ne bir ılme, ne bir mürşide ne de tenvir eder bir kitaba istinad etmeksizin Allah hakkında mücadele ediyor

Erhan Aktaş

Allah'ın, göklerde ve yerde olan her şeyi sizin hizmetinize sunduğunu, görünen görünmeyen nimetleri sizin için bollaştırdığını görmüyor musunuz? Yine de kimi insanlar; bir bilgiye, bir yol göstericiye ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın, göklerde ve yerde olan her şeyi sizin hizmetinize sunduğunu, görünen görünmeyen nimetleri sizin için bollaştırdığını görmüyor musunuz? Yine de kimi insanlar; bir bilgiye, bir yol göstericiye ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın, göklerde ve yerde olan her şeyi sizin hizmetinize sunduğunu, görünen görünmeyen nimetleri sizin için bollaştırdığını görmüyor musunuz? Ne var ki kimi insanlar; bir bilgiye, bir yol göstericiye ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıyorlar.

Fizilal-il Kuran

Allah, göklerde ve yerde bulunanları emrinize açık ve gizli olarak nimetlerini bol bol verdiğini görmediniz mi? Yine de insanlardan bazıları ne bilgisi ne yol göstereni ne de aydınlatıcı bir Kitab'ı olmadan Allah hakkında tartışır.

Gültekin Onan

Görmüyor musunuz ki, şüphesiz Tanrı, göklerde ve yerde olanları emrinize amade kılmış, açık ve gizli sizin üzerinizdeki nimetlerini genişletip tamamlamıştır. (Buna rağmen) insanlardan öyleleri vardır ki, hiç bir ilme dayanmadan, bir yol gösterici ve aydınlatıcı bir kitap olmadan Tanrı hakkında mücadele edip durur.

Hamdi Döndüren

Görmediniz mi Allah, göklerde ve yerde bulunan her şeyi size boyun eğdirdi ve size nimetlerini açık ve gizli olarak bol bol verdi. Durum bu iken, insanlardan öylesi var ki ne bilgisi, ne yol gösterici ve ne de aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde Allah hakkında tartışır!

Hasan Basri Çantay

Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini Allahın, muhakkak sizin için müsahhar kıldığını, açık ve gizli bir çok ni'metlerini sizin üzerinizde bol bol tamamladığını görmediniz mi? İnsanlar içinde — hiçbir ilmi, hiçbir rehberi ve tenvir edici hiçbir kitabı yokken — haala Allah hakkında mücadele eden kimseler vardır.

Hasib Asutay

Allah'ın, göklerde ve yerde bulunan her şeyi size boyun eğdirdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca verdiğini görmediniz mi? (Buna rağmen) insanlardan öylesi var ki, ne bir bilgiye ne de bir yol göstericiye ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışır.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki Allah’ın, göklerde ne var, yerde ne varsa sizin hizmetinize verdiğini, hem açık ve gizli olarak ni'metlerini size bol bol verdiğini görmediniz mi? Buna rağmen insanlardan bazısı (kendisi için), ne bir bilgi, ne (hak yolu gösteren) bir rehber, ne de aydınlatıcı bir kitab olmadığı hâlde Allah hakkında mücâdele eder.

İbni Kesir

Görmez misiniz ki; Allah, göklerde olanları da, yerde olanları da size müsahhar kılmıştır. Gizli ve açık olarak nimetlerini size bolca vermiştir. İnsanlar arasında hiç bir bilgisi olmadan, hiç bir rehberi ve aydınlatıcı kitabı yokken Allah hakkında tartışanlar vardır.

Mehmet Okuyan

Allah’ın, göklerdeki ve yerdeki (imkânları) sizin emrinize verdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca yaydığını görmediniz mi? (Buna rağmen) insanların bir kısmı –bilgisi, rehberi ve aydınlatıcı bir kitabı olmaksızın– Allah hakkında tartışmaktadır.

Muhammed Esed

Allah'ın göklerdeki ve yerdeki her şeyi emrinize verdiğini, nimetlerini açıkça veya gizlice önünüze alabildiğine serdiğini görmez misiniz? Yine de insanlar arasında öylesi var ki, (Allah hakkında) hiçbir bilgisi, bir rehberi ve aydınlatıcı bir vahiy olmadan O'nunla ilgili tartışmalara girer;

Mustafa İslamoğlu

İşte (ey insanlar), görmez misiniz ki Allah göklerde ve yerde bulunan her şeyi emrinize amade kılmıştır; açıktan ve gizli olarak size nimetlerini bol bol ihsan etmiştir? Ne ki yine de insanlar içerisinden herhangi bir bilgiye, yol gösterici bir kılavuza ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışan kimseler çıkabilmektedir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Görmediniz mi ki Allah Teâlâ sizin için göklerdekini ve yerde olanı musahhar kılmıştır. Ve üzerinize zahiren ve batınen nîmetlerini pek geniş surette itmam buyurmuştur. Ve nâstan öylesi de vardır ki, ne bir ilme ve ne de bir rehbere ve ne de tenvir eden bir kitaba müstenit olmaksızın Allah hakkında mücadelede bulunur.

Ömer Öngüt

Görmediniz mi? Göklerde ve yerdeki her şeyi Allah size musahhar kılmıştır. Zâhir ve bâtın (açık ve gizli) her türlü nimetlerini bol bol vermiştir. İnsanlar içinde ne bilgisi, ne rehberi ne de aydınlatıcı bir kitabı yokken Allah hakkında tartışan kimseler vardır.

Suat Yıldırım

Görmüyor musunuz ki Allah göklerde ve yerde olan şeyleri sizin hizmetinize vermiş. Görünen görünmeyen bunca nimete sizi garketmiş? Yine de, öyle insanlar var ki hiçbir bilgiye, yol gösterici bir rehbere veya aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıp durur.

Süleyman Ateş

Görmediniz mi Allah, göklerde ve yerde bulunan şeyleri size boyun eğdirdi ve size zahir ve batın (dış ve iç; görülen, görülmeyen; bildiğiniz ve bilmediğiniz) ni'metlerini bol bol verdi? Yine de insanlardan kimi var ki ne bilgisi, ne yol göstereni ve ne de aydınlatıcı bir Kitabı olmadan Allah hakkında tartışır (durur).

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın göklerde ve yerde ne varsa hepsini hizmetinize soktuğunu, nimetlerini size açıktan ve gizli olarak tastamam verdiğini görmediniz mi? Kimi insanlar bir bilgiye, bir rehbere veya aydınlatıcı bir kitaba dayanmadan Allah hakkında tartışmaya girerler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın göklerde ve yerde olanları hizmetinize verdiğini; sizi, açık ve gizli nimetleriyle kuşattığını görmez misiniz? Kimi insanlar, bir bilgiye, bir rehbere ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmadan Allah hakkında tartışmaya girerler.

Şaban Piriş

Allah'ın göklerde ve yerdekileri hizmetinize sunduğunu görmüyor musunuz? Size açık ve gizli nimetlerini bolca vermiştir. Ama insanlardan bazı kimseler ilme dayanmadan, yol gösterici ve aydınlatıcı kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp dururlar.

Tefhim-ul Kuran

Görmüyor musunuz ki, şüphesiz Allah, göklerde ve yerde olanları emrinize amade kılmış, açık ve gizli sizin üzerinizdeki nimetlerini genişletip tamamlamıştır. (Buna rağmen) İnsanlardan öyleleri vardır ki, hiç bir ilme dayanmadan, bir yol gösterici ve aydınlatıcı bir kitap da olmadan Allah hakkında mücadele edip durmaktadır.

Ümit Şimşek

Görmedin mi: Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah sizin hizmetinize verdi, açık ve gizli nimetlerini üzerinize yağdırdı. Yine de insanlardan öylesi vardır ki, hiçbir bilgiye veya yol göstericiye veya aydınlatıcı bir kitaba dayanmadan Allah hakkında tartışmaya girişir.

Yaşar Nuri Öztürk

Görmediniz mi, Allah, göklerde ve yerde bulunan şeyleri sizin emrinize verdi ve görünür görünmez nimetlerini üstünüze saçtı. İnsanlardan öylesi var ki, Allah uğrunda ilimsiz, kılavuzsuz ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın mücadele eder.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məgər Allahın göylərdə və yerdə olanları sizə ram etdiyini, Özünün aşkar və gizli nemətlərini sizə bol-bol verdiyini görmürsünüzmü? İnsanlar arasında eləsi də vardır ki, heç bir biliyi, doğru yol göstərəni və nur saçan bir kitabı olmadan Allah barəsində mübahisə edir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ey İnsanlar!) Məgər Allahın göylərdə və yerdə olanları (günəşi, ayı, ulduzları və buludları; meyvələri, bitkiləri, dənizləri, çayları və gölləri) sizə ram etdiyini (sizin istifadənizə verdiyini), aşkar (görmə, eşitmə, sağlamlıq) və gizli (əql, şüur, fəhm, elm və i. a.) neʼmətləri sizə bolluca ehsan etdiyini görmürsünüzmü? İnsanlar içərisində eləsi də vardır ki, nə bir elmi, nə bir doğru yol göstərən rəhbəri, nə də bir nurani (ilahi) kitabı olmadan Allah barəsində mübahisə edər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Seht ihr nicht, daß Gott euch alles, was es in den Himmeln und auf Erden gibt, dienstbar gemacht und euch mit Seinen sichtbaren und verborgenen Gaben überhäuft hat? Manch einer debattiert ohne Wissen, Rechtleitung oder einleuchtendes offenbartes Buch über Gott.

Almanca — Der Edle Quran

Seht ihr nicht, daß Allah euch das, was in den Himmeln und was auf der Erde ist, dienstbar gemacht hat, und euch mit Seinen Gunsterweisen überhäuft hat äußerlich und innerlich? Doch gibt es unter den Menschen manchen, der über Allah ohne (richtiges) Wissen, ohne Rechtleitung und ohne erleuchtendes Buch streitet.

Almanca — M. A. Rassoul

Habt ihr denn nicht gesehen, daß Allah euch alles dienstbar gemacht hat, was in den Himmeln und was auf der Erde ist, und (daß Er) Seine Wohltaten reichlich über euch ergossen hat - in sichtbarer und unsichtbarer Weise? Und doch gibt es unter den Menschen so manchen, der ohne Kenntnis und ohne Führung und ohne ein erleuchtendes Buch (zu besitzen) über Allah streitet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Habt ihr etwa nicht gesehen, daß ALLAH für euch gratis fügbar machte, was in den Himmeln und was auf Erden ist, und für euch SeineWohltaten – Offenkundige und Verborgene, vollendete?! Und unter den Menschen gibt es manche, die über ALLAH weder mit Wissen, noch mit Rechtleitung, noch mit einer erleuchtenden Schrift disputieren.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Do you people not see that Allah has subjected to you the heavens and the earth and reduced them to a state of subservience to your advantage and He made all grace abound in you, the seen or unseen! Yet among people are those who argue about Allah in ignorance and for want of thought, want of guidance and by want of a Book imparting divine knowledge wisdom and spiritual light.

Abdul Haleem

[People], do you not see how God has made what is in the heavens and on the earth useful to you, and has lavished His bless-ings on you both outwardly and inwardly? Yet some people argue about God, without knowledge or guidance or an illuminating scripture.

Abdullah Yusuf Ali

Do ye not see that Allah has subjected to your (use) all things in the heavens and on earth, and has made his bounties flow to you in exceeding measure, (both) seen and unseen? Yet there are among men those who dispute about Allah, without knowledge and without guidance, and without a Book to enlighten them!

Abul A'la Maududi

Have you not seen that Allah has subjected to your service all that is in the heavens and on the earth and has abundantly bestowed upon you all His bounties, both visible and invisible? Yet some persons dispute regarding Allah without having any knowledge or guidance or any illuminating Book.

Aisha Bewley

Do you not see that Allah has subjected to you everything in the heavens and earth and has showered His blessings upon you, both outwardly and inwardly? Yet there are people who argue about Allah without knowledge or guidance or any illuminating Book.

Al-Hilali & Khan

See you not (O men) that Allâh has subjected for you whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth, and has completed and perfected His Graces upon you, (both) apparent (i.e. Islâmic Monotheism, and the lawful pleasures of this world, including health, good looks, etc.) and hidden [i.e. One’s Faith in Allâh (of Islâmic Monotheism) knowledge, wisdom, guidance for doing righteous deeds, and also the pleasures and delights of the Hereafter in Paradise]? Yet of mankind is he who disputes about Allâh without knowledge or guidance or a Book giving light!

Ali Quli Qarai

Do you not see that Allah has disposed for you whatever there is in the heavens and whatever there is in the earth and He has showered upon you His blessings, the outward and the inward? Yet among the people are those who dispute concerning Allah without any knowledge or guidance or an illuminating scripture.

Amatul Rahman Omar

Do you not see how Allâh has made subservient to you all that is in the heavens and all that is on the earth and lavished upon you His blessings (both) visible and invisible? Still there are some among mankind who argue about Allâh though they have no knowledge, no guidance and no illuminating Book.

Arthur John Arberry

Have you not seen how that God has subjected to you whatsoever is in the heavens and earth, and He has lavished on you His blessings, outward and inward? And among men there is such a one that disputes concerning God without knowledge or guidance, or an illuminating Book;

Bijan Moeinian

Do you not see that God has put at your disposal whatever is in the earth and the heavens? Do you not see that God has showered you with visible and invisible favors? What a shame that there are some people who argue about [the existence or characteristics of] God without having any knowledge and background about this subject.

E. Henry Palmer

Have ye not seen that God has subjected to you what is in the heavens and what is in the earth, and has poured down upon you His favours, outwardly and inwardly? but amongst men are those who wrangle about God, without knowledge, and without guidance, and without an illuminating book!

Edip-Layth

Did you not see that God has committed in your service everything in the heavens and the earth, and He has showered you with His blessings, both apparent and hidden? Yet from the people are some who argue about God without knowledge, without guidance, and without an enlightening book.

George Sale

Do ye not see that God hath subjected whatever is in heaven and on earth to your service, and hath abundantly poured on you his favours, both outwardly and inwardly? There are some men who dispute concerning God without knowledge, and without a direction, and without an enlightening book.

Hamid S. Aziz

"But be modest in your bearing and subdue your voice; lo! The harshest of all voices is the voice of the ass. "

Mahmoud Ghali

Have you not seen that Allah has subjected to you whatever is in the heavens and whatever is in the earth, and He has conferred upon you His favors, outward and inward. And of mankind is he who disputed concerning Allah without knowledge, nor guidance, nor an enlightening Book.

Marmaduke Pickthall

See ye not how Allah hath made serviceable unto you whatsoever is in the skies and whatsoever is in the earth and hath loaded you with His favours both without and within? Yet of mankind is he who disputeth concerning Allah, without knowledge or guidance or a scripture giving light.

Mohamed Ahmed - Samira

Have you not seen that God has subjugated what is in the heavens and the earth to you, and bestowed His favours, external and esoteric, in abundance on you? And yet there are men who contend about God without any knowledge or guidance or the Book enlightening.

Muhammad Asad

ARE YOU NOT aware that God has made subservient to you all that is in the heavens and all that is on earth, and has lavished upon you His blessings, both outward and inward? And yet, among men there is many a one that argues about God without having any knowledge [of Him], without any guidance, and without any light-giving revelation;

Mustafa Khattab

Have you not seen that Allah has subjected for you whatever is in the heavens and whatever is on the earth, and has lavished His favours upon you, both seen and unseen? ˹Still˺ there are some who dispute about Allah without knowledge, or guidance, or an enlightening scripture.

Progressive Muslims

Did you not see that God has committed in your service everything in the heavens and the Earth, and He has showered you with His blessings, both apparent and hidden Yet from the people are some who argue about God without knowledge, without guidance, and without an enlightening Scripture.

Sahih International

Do you not see that Allah has made subject to you whatever is in the heavens and whatever is in the earth and amply bestowed upon you His favors, [both] apparent and unapparent? But of the people is he who disputes about Allah without knowledge or guidance or an enlightening Book [from Him].

Sam Gerrans

Do you not see that God made subject to you what is in the heavens and what is in the earth, and has lavished upon you His favours, outward and inward? But among men is he who disputes concerning God, without knowledge, or guidance, or an illuminating Writ;

Shabbir Ahmed

(This was some of the wisdom Luqman was endowed with. ) Do you not realize that Allah has made of service to you all that is in the heavens and all that is in the earth? And He has lavished upon you His Blessings, tangible and intangible. And yet, among people are those who argue about Allah without exploring the realm of knowledge, without taking the right approach, or a Book giving Light.

Syed Vickar Ahamed

Do you not see that Allah has subjected to your (use) whatsoever is in the heavens and whatsoever is on earth, and has in a large part, made His gifts come to you (both as being) seen and unseen? Even then, there are from the men those who dispute (and argue) about Allah, without knowledge and without guidance, and without a Book to show the light to them.

Taqi Usmani

Have you not seen that Allah has subjugated for you what is in the heavens and what is on the earth, and has perfected His blessings on you, both outward and inward? But among people there are those who debate about Allah with no knowledge, no guidance and no book to enlighten.

The Monotheist Group

Did you not see that God has commissioned in your service what is in the heavens and what is in the earth, and He has showered you with His blessings, both apparent and hidden? Yet from the people are some who argue about God with no knowledge nor guidance nor enlightening Book.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne voyez-vous pas quʹAllah vous a assujetti ce qui est dans les cieux et sur la terre? Et Il vous a comblés de Ses bienfaits apparents et cachés. Et parmi les gens, il y en a qui disputent à propos dʹAllah, sans science, ni guidée, ni Livre éclairant.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî mirovan!) Ma hûn nabînin ku Xwedê li erdê û tiştên li asîmanan hene ji bo we stûxwar kirine û nîmetên xwe yên xuyayî û nexuyayî li ser we reşandine. Ji mirovan hin hene ku bê zanîn, bê rêber û bê belgeyeke ronker der barê Xwedê de xirecir û zimandirêjiyê dikin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hebben jullie niet gezien dat God voor jullie wat er in de hemelen en wat er op de aarde is dienstbaar heeft gemaakt en dat Hij Zijn weldaden aan jullie uiterlijk en innerlijk vervolmaakt? Er zijn mensen die zonder kennis, zonder leidraad en zonder verlichtend boek over God twisten.

Hollandaca — Siregar

Zien jullie niet dat Allah wat zich in de hemelen en op de aarde bevindt aan jullie dienstbaar heeft gemaakt? En Hij heeft Zijn gunsten voor jullie vervolmaakt, zichtbaar en onzichtbaar. En er zijn er onder de mensen die over Allah redetwisten zonder kennis, zonder Leiding en zonder verlichtend Boek.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве вы (о, люди) не видели [разве вы не размышляли о том], что Аллах подчинил [сделал на пользу] вам то, что в небесах [солнце, луну, звезды, облака,...], и то, что на земле [воду, животных, растения, корабли,...], и щедро одарил вас благами от Себя, как явными [теми, что можно ощутить или осознать], так и скрытыми [теми, о которых люди даже не представляют]? И среди людей есть такой [неверующий], кто препирается [спорит] об Аллахе [о Его сущности, о Его выборе посланника, о ниспослании Им книги] без (всякого) знания, и без (какого-либо) руководства [без разъяснений], и без (какой-нибудь) освещающей [озаряющей] книги (которая была ниспослана Аллахом, и в которой содержались бы ясные доказательства и доводы) [без Корана]?

Rusça — Osmanov

Неужели вы не уразумели, что Аллах подчинил вам то, что на небесах и на земле, и одарил вас милостями и явными, и недоступными [вашему пониманию]? Среди людей бывают и такие, которые спорят о [сущности] Аллаха, не имея ни знания, ни руководства на прямой путь, ни озаряющего Писания.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

INSER NI inte att Gud har låtit allt det som himlarna rymmer och det som jorden bär tjäna er och att Han har överhopat er med Sina gåvor både i det yttre och det inre? Men det finns de som tvistar om Gud utan vare sig kunskap eller vägledning och utan (att lysas av) uppenbarelsens ljus.