Allah'ın, rızkı dilediğine bol verdiğini ve (dilediğine) kıstığını görmediler mi? Bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.

اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَاءُ وَيَقْدِرُ اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

e ve lem yerav enne (a)llahe yebsuTu r-rizḳa li men yeşā'u ve yeḳdiru inne fī ƶālike le āyātin li ḳavmin yu'minūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَوَلَمْe ve lem
2يَرَوْاyeravر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görmediler mi?
3اَنَّennegerçekten
4اللّٰهَ(a)llaheAllah
5يَبْسُطُyebsuTuب س طYaymak, sermek, döşemek, genişletmek, uzatmak, açmak, neşelendirmek, ferahlatmak, sevindirmek, yayılmak, uzanmak, genişlemek, bollaşmak, açılmak, sevinmek, ferahlamak, mutlu olmakgenişletiyor
6الرِّزْقَr-rizḳaر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızkı
7لِمَنْli menkimseye
8يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
9وَيَقْدِرُve yeḳdiruق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışve daraltıyor
10اِنَّinneşüphesiz
11فِيvardır
12ذٰلِكَƶālikebunda
13لَاٰيَاتٍle āyātinا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ibretler
14لِقَوْمٍli ḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir toplum için
15يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan

Tüm mealler

Meal seçin (64 / 64 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulkadir Gölpınarlı

Görmezler mi ki şüphe yok Allah, dilediğinin rızkını bollaştırır, dilediğinin de daraltır. Şüphe yok ki bunda, inanan topluluğa deliller var elbet.

Ahmed Hulusi

Görmediler mi ki, Allah, dilediğine yaşam gıdasını genişletir veya kısar. . . Muhakkak ki bunda, iman eden bir toplum için elbette işaretler vardır.

Ali Bulaç

Görmüyorlar mı ki, Allah, dilediğine rızkı yayıp genişletir ve kısar da. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için gerçekten ayetler vardır.

Ali Rıza Safa

Allah, dilediğinin geçimini hem genişletir hem de daraltır; zaten görmüyorlar mı? Aslında, işte bunda, inanan bir toplum için kesinlikle bir gösterge vardır.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, Allah'ın rızkı dilediğine bol verdiğini, dilediğine ölçülü verdiğini görmezler mi? Bunda, şüphesiz inanan insanlar için dersler vardır!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Görmezler mi ki Allah rızkı dilediğine bol veriyor, dilediğininkini de kısıyor? Kuşkusuz bunda iman eden kimseler için ibretler vardır.

Diyanet İşleri

Allah'ın, rızkı dilediğine bol verdiğini ve (dilediğine) kıstığını görmediler mi? Bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın dilediğine rızkı hem serip hem sıktığını görmediler mi! Şüphesiz bunda iman edecek bir kavim için ayetler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Görmediler de mi? Allah dilediğine rızkı serer hem de sıkar, şübhesiz bunda iyman edecek bir kavm için ayetler vardır.

Erhan Aktaş

Allah'ın dilediği kimse için rızkı genişlettiğini ve ölçülendirdiğini bilmediler mi? Bunda iman eden bir halk için ayetler vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın dilediği kimse için rızkı genişlettiğini ve ölçülendirdiğini bilmediler mi? Bunda inanan bir halk için ayetler vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın dilediği kimse için rızkı genişlettiğini ve ölçülendirdiğini görmüyorlar mı? Bunda inanan bir toplum için ayetler vardır.

Gültekin Onan

Görmüyorlar mı ki, Tanrı dilediğine rızkı yayar / genişletir veya kısar / daraltır / kısıtlar. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için gerçekten ayetler vardır.

Hamdi Döndüren

Onlar, görmediler mi ki Allah rızkı, dilediğine genişletir, dilediğine de daraltır? Kuşkusuz bunda, inanan bir toplum için ibretler vardır!

Hasan Basri Çantay

Allahın kimi dilerse onun rızkını yayıb genişletmekde, (kimi de dilerse onunkini) daraltmakda olduğunu onlar görmediler mi? Şübhe yok ki bunda iman edecek bir kavm için elbette ibretler vardır.

Hasib Asutay

Görmediler mi, Allah dilediğine rızkı genişletir ve kısar da. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

İbni Kesir

Görmezler mi ki Allah; rızkı dilediğine yayıp genişletir ve kısar da. Muhakkak ki bunda inanan bir kavim için ayetler vardır.

Mehmet Okuyan

Görmediler mi ki Allah, rızkı dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verebilir, kısarak (dar) da. Şüphesiz ki bunda inanan bir toplum için dersler vardır.

Muhammed Esed

Onlar, Allah'ın rızkı dilediğine bol ihsan ettiğini, dilediğine ölçülü ve idareli verdiğini görmezler mi? Bunda, kuşkusuz inanan insanlar için dersler vardır!

Mustafa İslamoğlu

Şimdi onlar, Allah'ın dilediğine rızkı açtıkça açtığını, dilediğine de sınırlandırdığını görmüyorlar mı? Kuşkusuz bunda iman eden bir toplum için mutlaka alınacak bir ders vardır.

Süleyman Ateş

Görmediler mi, Allah dilediğine rızkı genişletiyor da, daraltıyor da. Şüphesiz inanan bir toplum için bunda ibretler vardır.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın, tercih ettiği kişi için rızkı genişlettiğini de daralttığını da görmediler mi? İnanıp güvenen bir topluluk için bunda ayetler /göstergeler vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Görmediler mi ki Allah rızkı, gereğini yapan ve ölçülü davranan için yayar. İnanan bir topluluk için bunda kesin göstergeler(ayetler) vardır..

Şaban Piriş

Görmüyorlar mı ki, Allah dilediğinin rızkını genişletiyor, dilediğininkini daraltıyor. İnanan bir toplum için bunda deliller vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Görmediler mi Allah, dilediğine rızkı genişçe veriyor, dilediğine kısıyor. İnanan bir topluluk için bunda elbette ibretler vardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məgər onlar görmürlərmi ki, Allah istədiyinin ruzisini bol edir, istədiyininkini də azaldır? Həqiqətən, bunda iman gətirən adamlar üçün ibrətlər vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məgər onlar Allahın istədiyi kimsənin ruzisini bol etdiyini və (istədiyininkini də) azaltdığını görmürlərmi?! Həqiqətən, bunda iman gətirən bir tayfa üçün ibrətlər vardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sehen sie denn nicht, daß Gott, wem Er will, von Seinen Gaben viel, und wenn Er will, wenig gibt? Darin sind Zeichen für Menschen, die zu glauben willens sind.

Almanca — Der Edle Quran

Sehen sie denn nicht, daß Allah die Versorgung großzügig gewährt, wem Er will, und auch bemißt? Darin sind wahrlich Zeichen für Leute, die glauben.

Almanca — M. A. Rassoul

Haben sie denn nicht gesehen, daß Allah dem, dem Er will, die Mittel zum Unterhalt erweitert und beschränkt? Hierin sind wahrlich Zeichen für Leute, die glauben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Haben sie etwa nicht wahrgenommen, daß ALLAH viel vom Rizq gewährt, wem ER will, und ER es auch wenig macht. Gewiß, darin sind doch Ayat für Leute, die den Iman verinnerlichen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Do they -the infidels- not see that Allah gives livelihood generously and confers support gratuitously on whom He will and He also gives with restraint and by measure to whom He will. These divine actions are the best interpreters of Allah's Omnipotence and Authority that are apprehended by the senses of those whose hearts have been touched with the divine hand.

Abdul Haleem

Do they not see that God gives abundantly to whoever He will and sparingly [to whoever He will]? There truly are signs in this for those who believe.

Abdullah Yusuf Ali

See they not that Allah enlarges the provision and restricts it, to whomsoever He pleases? Verily in that are Signs for those who believe.

Abul A'la Maududi

Do they not see that Allah enlarges and straitens the sustenance of those whom He pleases? There are Signs in this for those who believe.

Aisha Bewley

Do they not see that Allah expands provision for whoever He wills and also restricts it? There are certainly Signs in that for people who have iman.

Al-Hilali & Khan

Do they not see that Allâh enlarges the provision for whom He wills and straitens (it for whom He wills). Verily, in that are indeed signs for a people who believe.

Ali Quli Qarai

Do they not see that Allah expands the provision for whomever He wishes, and tightens it? There are indeed signs in that for a people who have faith.

Amatul Rahman Omar

Do they not see that Allâh multiplies the means of livelihood for whomsoever He will and makes them scant (for whomsoever He will). Behold there are signs in this for a people who would believe.

Arthur John Arberry

Have they not seen that God outspreads and straitens His provision to whom He will? Surely in that are signs for a people who believe.

Bijan Moeinian

Can they not understand that God [in order to try people in wealth and poverty] gives some more and some less? In this unequal distribution of income there is much food for thought for those who think.

E. Henry Palmer

Have they not seen that God extends provision to whom He pleases, or doles it out? verily, in that are signs unto a people who believe.

Edip-Layth

Did they not see that God grants the provisions for whom He wills, and He is able? In that are signs for a people who acknowledge.

George Sale

Do they not see that God bestoweth provision abundantly on whom He pleaseth, and is sparing unto whom He pleaseth? Verily herein are signs unto people who believe.

Hamid S. Aziz

And when We make people taste of mercy they rejoice in it, and if an evil befall them for what their hands have already wrought, lo! They are in despair.

Mahmoud Ghali

And have they not seen that Allah outspreads the provision to whomever He decides and He estimates it? Surely in that are indeed signs for a people who believe.

Marmaduke Pickthall

See they not that Allah enlargeth the provision for whom He will, and straiteneth (it for whom He will). Lo! herein indeed are portents for folk who believe.

Mohamed Ahmed - Samira

Do they not see God increases or decreases the means of whosoever He please? Verily there are signs in this for those who believe.

Muhammad Asad

Are they, then, not aware that it is God who grants abundant sustenance, or gives it in scant measure, unto whomever He wills? In this, behold, there are messages indeed for peo­ple who will believe!

Mustafa Khattab

Have they not seen that Allah gives abundant or limited provisions to whoever He wills? Surely in this are signs for people who believe.

Progressive Muslims

Did they not see that God grants the provisions for whom He wills, and He is able In that are signs for a people who believe.

Sahih International

Do they not see that Allah extends provision for whom He wills and restricts [it]? Indeed, in that are signs for a people who believe.

Sam Gerrans

Have they not considered that God expands provision for whom He wills, and He straitens? In that are proofs for people who believe.

Shabbir Ahmed

Have they not seen that Allah enlarges the provision on whatever nation it is, according to His Law, and restricts it likewise? Behold, herein indeed are Signs for nations who will believe in the Divine Laws.

Syed Vickar Ahamed

Do they not see that Allah gives the means (to live) in plenty or reduces them to anyone He pleases? Surely, in that are Signs for those who believe.

Taqi Usmani

Did they not see that Allah extends provision to whomsoever He wills, and straitens (it for whomsoever He wills)? Surely in this there are signs for a people who believe.

The Monotheist Group

Did they not see that God grants the provisions for whom He wills, and He is able? In that are signs for a people who believe.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nʹont-ils pas vu quʹAllah dispense Ses dons ou les restreint à qui Il veut? Il y a en cela des preuves pour des gens qui croient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma ew bi xwe nabînin ku Xwedê kê bivê risqê wî fireh dike, kê jî bivê risqê wî teng dike. Bi rastî di vê de ji bo civateke ku bawer bikin, ders û îbret hene.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hebben zij dan niet gezien dat God ruimschoots in het levensonderhoud voorziet van wie Hij wil en ook met mate? Daarin zijn tekenen voor mensen die geloven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zien zij niet dat God een overvloedigen voorraad schenkt aan degenen die hem behagen en spaarzaam is naar zijn wil?

Hollandaca — Siregar

En zien zij niet dat Allah ck voorzieningen verruimt voor wie Hij wil, en dat Hij beperkt? Voorwaar, daarin zijn zeker Tekenen voor een volk dat gelooft.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Неужели они не видели [неужели они не знают], что Аллах уширяет [увеличивает] удел, кому пожелает (из числа Своих рабов) (испытывая, будет ли он благодарным Ему), и ограничивает (удел) (кому пожелает), (испытывая, будет ли он проявлять терпение). Поистине, в этом [в увеличении и ограничении удела] – однозначно, знамение для людей, которые веруют (и знают о мудрости и милости Аллаха)!

Rusça — Osmanov

Разве они не знают, что Аллах увеличивает удел или уменьшает, кому угодно Ему? Воистину, в этом - знамения для людей верующих.