Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenlikli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Onlar hala batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا حَرَمًا اٰمِنًا وَيُتَخَطَّفُ النَّاسُ مِنْ حَوْلِهِمْ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَكْفُرُونَ

e ve lem yerav ennā ceǎlnā Haramen āminen ve yuteḣaTTafu n-nāsu min Havlihim e fe bi l-bāTili yu'minūne ve bi niǎ'meti (a)llahi yekfurūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَوَلَمْe ve lem
2يَرَوْاyeravر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görmediler mi?
3اَنَّاennābiz
4جَعَلْنَاceǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak(Mekke'yi) kıldık
5حَرَمًاHaramenح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.dokunulmaz
6اٰمِنًاāminenا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamangüvenli
7وَيُتَخَطَّفُve yuteḣaTTafuخ ط فBir şeyi zorlayarak almak/kapmak/götürmek, bir şeyi hızlıca almak (kapmak), aniden almak, hızlıca gitmek (tempoyu veya gidiş hızını artırmak), bir şeyi kısaltmak (bir söylevi veya anlatıyı), neredeyse kaçırmak bir şeyi (ve neredeyse vurmak bir şeyi), karın boşluğunda zayıf veya cılız olmakkaçırılırken
8النَّاسُn-nāsuن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlar
9مِنْmin-nden
10حَوْلِهِمْHavlihimح و لDeğişmek, araya girmek, yanından geçmek için. Dönüştürülmüş veya değiştirilmiş olmak, bir şeyden başka bir şeye dönmek veya dönüşmek, aktarılmak veya taşınmak, hareket etmek veya kaldırmak, eğri veya düzgün olmamak, yolundan veya yönünden veya şeklinden sapma, yerinden kaldırılmak veya taşınmak, bir antlaşmadan/sözleşmeden/anlaşmadan/sözleşmeden geri çekilmek veya uzaklaşmak, sıçramak ve hayvanının veya atının sırtına sıkıca oturmak, geçmek, dönmek ve geçmek, tamamlanmak, bir ayırım/bölme/çit/engel/engel/tıkanma olarak müdahale etmek, birleşmeyi veya iletişimi önlemek için müdahale etmek, dökmek veya akıtmak, bir şeyi saçma/tutarsız/kendisiyle çelişen/gerçek olmayan/imkansız ilan etmek veya telaffuz etmek, bir şeyi beceri/yönetim/tatlı dil/ustalık kullanarak istemek veya aramak, birinin bir şey yapmasını istemek veya çalışmak, neredeyse katılaşmış veya donmuş, bir kişiye keskin veya dikkatli bir şekilde bakmak veya gözlerini dikmek, bir kişiyi kırbaçla vurmak veya vurmak istemek, bir kişiyi hesaplamak, bir kişiyi zayıf olarak değerlendirmek, çekingenlik veya kaçınma uygulamak, bir kişiye karşı hilebazlık veya kurnazlık veya tertip uygulamak, hile yapmak veya tuzak kurmak, strateji uygulamak.çevreleri-
11اَفَبِالْبَاطِلِe fe bi l-bāTiliب ط لBoş olmak, geçersiz olmak, batıl olmak, yok olmak, işe yaramaz hale gelmek, hükümsüz kalmak, cesur olmak, kahraman olmak, kahramanlık yapmakhâlâ batıla mı?
12يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanıyorlar
13وَبِنِعْمَةِve bi niǎ'metiن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.ve nimetine
14اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
15يَكْفُرُونَyekfurūneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretnankörlük ediyorlar

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Görmezler mi ki etraflarındaki insanlar, birbirlerini öldürüp dururken biz Harem'i, emîn ettik; hâlâ mı bâtıla inanırlar da Allah'ın nîmetine nankörlük ederler?

Abdulkadir Gölpınarlı

Görmezler mi ki etraflarındaki insanlar, birbirlerini öldürüp dururken biz Haremʼi, emîn ettik; hâlâ mı bâtıla inanırlar da Allahʼın nîmetine nankörlük ederler?

Adem Uğur

Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken, bizim (Mekke'yi) güven içinde kudsî bir yer yaptığımızı görmediler mi? Hâla bâtıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

Ahmed Hulusi

Görmediler mi ki, onların çevresinden insanlar çekilip alınırlarken güvenli bir Harem kıldık. . . Batıla (kendilerinin bedenden ibaret olup, vefat ederek yok olacaklarına) iman edip, Allah nimetini (nefslerindeki El Esma kuvvelerini) inkar ederek nankörlük yapmıyorlar mı?

Ahmet Tekin

Çevrelerinde insanlar, saldırıya uğrarken, kaçırılırken, kapıp götürülürken bizim Mekke’yi kutsal, güvenli bir yer haline getirdiğimizi görmüyorlar mı? Hâlâ bâtıla inanıp Allah’ın nimetlerine ilâhî düzene, şeriatın getirdiklerine karşı çıkarak nankörlük mü ediyorlar?

Ahmet Varol

Görmediler mi ki çevrelerinde insanlar kapılıp alınırken (kendi beldelerini) güvenli, dokunulmaz bir bölge kıldık. Hala batıla inanıp da Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

Ali Bulaç

Görmediler mi ki, çevrelerinde insanlar kapılıp yağma edilirken, biz Harem (Mekke'y)i güvenilir (ve dokunulmaz) kıldık? Yine de onlar, batıla inanıp Allah'ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?

Ali Fikri Yavuz

Mekke halkı görmediler mi ki, biz (şehirlerini her türlü yağma, tecavüz, esaret ve adam öldürme hâdiselerinden) emniyet içinde bir koru yaptık, halbuki çevresinde insanlar çarpılıb yağma ediliyor. Artık bâtıla inanıb da Allah’ın nimetini inkâr mı edecekler?

Ali Rıza Safa

Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, kutsal yeri güvenli yaptığımızı zaten görmüyorlar mı? Yine de gerçeğe aykırı şeylere inanarak, Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

Bayraktar Bayraklı

Onlar, ülkelerini kutsal ve güvenli bir yer haline getirdiğimizi görmezler mi? Oysa onların çevresindeki insanlar sürekli saldırılara uğramaktadırlar. Onlar, batıla inanıp Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

Bekir Sadak

Cevrelerinde insanlar kapilip goturulurken Bizim Mekke'yi guven icinde ve kutsal bir yer kildigimizi gormediler mi? Batila inanip Allah'in nimetini inkar mi ediyorlar?

Celal Yıldırım

Görmediler mi ki, çevrelerindeki ve civarlarındaki insanlar kapılıp (malları) yağma edilirken, biz (Mekke'yi) güven verici bir Harem yaptık. Onlar hâlâ batıla inanıyor, Allah'ın nîmetini inkâr mı ediyorlar ?!

Diyanet İşleri

Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenlikli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Onlar hala batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

Diyanet İşleri (eski)

Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken Bizim Mekke'yi güven içinde ve kutsal bir yer kıldığımızı görmediler mi? Batıla inanıp Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

Diyanet Vakfi

Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken, bizim (Mekke'yi) güven içinde kudsî bir yer yaptığımızı görmediler mi? Hâla bâtıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken (öldürülürken, ya da esir edilirken), bizim (Mekke'yi) güven içinde kudsî bir yer yaptığımızı görmediler mi? Hâlâ batıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bizim (Mekke'yi) güven içinde kudsi bir yer yaptığımızı görmediler mi? Oysa çevresindeki insanlar çarpılıp kapılıyor, artık batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya görmedilerde mi biz bir Harem yapmışız, emniyyet içinde, halbuki etraflarında nas çarpılıp kapılıyor, artık batıla inanıyorlar da Allahın nı'metine küfran mı ediyorlar?

Erhan Aktaş

Çevresindeki insanlar can güvenliği içinde değilken, orayı güvenli harem ve emin bir yer kıldığımızı görmediler mi? Hala Batıl'a mı inanıyorlar ve Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Çevresindeki insanlar can güvenliği içinde değilken, orayı güvenli harem ve emin bir yer kıldığımızı görmediler mi? Hala batıla mı inanıyorlar ve Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Çevresindeki insanlar can güvenliği içinde değilken, orayı güvenli harem ve emin bir yer kıldığımızı görmediler mi? Hala batıla mı inanıyorlar ve Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

Fizilal-il Kuran

Çevrelerindeki beldelerde oturan insanlar kaçırılırken, can güvenliğinden yoksun bir hayat yaşarken onların kentini dokunulmaz ve güvenli bir belde yaptığımızı görmüyorlar mı? Buna rağmen hâlâ asılsız ilahlara inanıp Allah'ın nimetlerini inkâr mı ediyorlar?

Gültekin Onan

Görmediler mi ki, çevrelerinde insanlar kapılıp yağma edilirken, biz Harem'i (Mekke) güvenilir (aminen) kıldık? Yine de onlar, batıla inanıp Tanrı'nın nimetlerine küfür mü ediyorlar?

Hamdi Döndüren

Görmediler mi çevrelerinde insanlar kaçırılırken biz (kendi kentleri Mekke’yi) güvenli, dokunulmaz bir bölge yaptık? Onlar, hâlâ batıla inanıp Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük mü ediyorlar?

Hasan Basri Çantay

Çevrelerinde insanların zorla (yakalanıb) kapılmakda olmasına rağmen (Mekkeyi) korkusuz (ve emin bir yer) yapdığımızı onlar görmediler mi? Haala baatıla inanıyorlar da Allahın ni'metine nankörlük mü ediyorlar?

Hasib Asutay

Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken, bizim (Mekke'yi) saygın, güvenli (bir yer) yaptığımızı görmediler mi? Hâlâ bâtıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

Hayrat Neşriyat

Etraflarından insanlar kapılıp götürülürken (kimisi öldürülüp, kimisi esîr edilirken)şübhesiz bizim (Mekke’yi) emniyet içinde, dokunulmaz bir yer yaptığımızı görmediler mi? Hâlâ bâtıla inanıp, Allah’ın ni'metini inkâr mı ediyorlar?

İbni Kesir

Çevrelerinde insanların zorla kapılıp götürülmesine rağmen orayı emin bir harem yaptığımızı onlar görmediler mi? Yoksa batıla inanıp da Allah'ın nimetine küfür mü ediyorlar?

Mehmet Okuyan

Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken, (Mekke’yi) güven içinde saygın bir yer yaptığımızı görmediler mi? Onlar Allah’ın nimet(ler)ine nankörlük edip batıla mı inanıyorlar!

Muhammed Esed

Görmezler mi ki çevrelerindeki insanlar (korku ve ümitsizlik içinde) paniğe kapılmışken (Bize inananlar için) güvenli bir sığınak oluşturmuşuz? Yoksa hala geçersiz ve anlamsız şeylere inan(maya devam ed)ip Allah'ın nimetini inkar mı edecekler?

Mustafa İslamoğlu

Peki, görmezler mi ki kendilerinin etrafındaki insanlar her tür saldırıya açık olmanın tedirginliğini yaşarken, Biz onlara güvenli bir dokunulmazlık sağladık: hala mı batıl inançlara saplanıp Allah'ın nimetlerine nankörlük edecekler?

Ömer Nasuhi Bilmen

Ya görmediler mi ki, Biz emniyete nâil bir harem yapmışızdır, halbuki, nâs onların çevresinden zorla kapılmaktadır. Artık bâtıla mı imân ediyorlar ve Allah'ın nîmetine mi nankörlükte bulunuyorlar?

Ömer Öngüt

Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken, bizim Mekke'yi güven verici bir harem yaptığımızı görmediler mi? Onlar hâlâ bâtıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

Suat Yıldırım

Görmüyorlar mı ki etraflarında bulunan insanlara saldırılırken, can güvenlikleri yokken, Biz Mekke’yi güvenli, emin bir belde yaptık. Hâlâ mı batıla inanıp Allah’ın nimetlerini inkâr edecekler?

Süleyman Ateş

Görmediler mi çevrelerinde insanlar kaçırılırken biz (kendi şehirleri Mekke'yi), güvenli, dokunulmaz bir bölge yaptık? Hala batıla inanıp Allah'ın ni'metine nankörlük mü ediyorlar?

Süleymaniye Vakfı

Mekke'yi dokunulmaz ve güvenli bir yer yaptığımızı görmediler mi? Halbuki çevrelerinde (ki yerlerden) insanlar zorla alınıp götürülüyor. Hal böyleyken batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetini görmezlikten mi geliyorlar?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çevrelerinde insanlar kaçırılırken kendileri için saygın ve güvenli bir yer oluşturduğumuzu görmüyorlar mı? Batıla inanacaklar da Allah'ın iyilik ve ikramını görmezlikten mi gelecekler?

Şaban Piriş

Görmüyorlar mı ki, etraflarındaki insanlar, birbirini boğazlarken, biz Harem'e emniyet verdik. Hala, batıla inanıp, Allah'ın nimetlerine nankörlük mü edecekler?

Tefhim-ul Kuran

Görmediler mi ki, çevrelerinde insanlar kapılıp yağma edilirken, biz Harem (Mekke'y)i güvenilir (ve dokunulmaz) kıldık. Yine de onlar, batıla inanıp Allah'ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?

Ümit Şimşek

Çevrelerindeki insanlar birbirini kapıp götürürken Mekke'yi hürmetli ve güvenli bir belde yaptığımızı onlar görmedi mi? Yoksa onlar Allah'ın nimetlerine nankörlük edip de bâtıla mı inanıyorlar?

Yaşar Nuri Öztürk

Görmediler mi ki, çevrelerinde insanlar çarpılıp götürülürken Harem'i güven içinde tuttuk. Hala batıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Məgər onlar, ətraflarındakı insanlar yaxalandıqları halda, Məkkəni onlar üçün müqəddəs, təhlükəsiz bir yer etdiyimizi görmürlərmi? Onlar batilə inanıb Allahın nemətini inkarmı edirlər?

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sehen sie denn nicht, daß Wir hier eine geheiligte Stätte geschaffen haben, während die Menschen in ihrer Umgebung Gewalttaten erleiden? Warum glauben sie der Irrlehre und verkennen Gottes Gunst?

Almanca — Der Edle Quran

Sehen sie denn nicht, daß Wir einen sicheren geschützten Bezirk gemacht haben, während die Menschen in ihrer Umgebung fortgerissen werden? Wollen sie denn an das Falsche glauben und Allahs Gunst verleugnen?

Almanca — M. A. Rassoul

Haben sie denn nicht gesehen, daß Wir ein Schutzgebiet sicher gemacht haben, während die (anderen) Menschen in ihrer Umgebung hinweggerissen werden? Wollen sie da noch an (etwas) Falsches glauben und die Huld Allahs leugnen?

Almanca — Muhammad Zaidan

Sehen sie etwa nicht, daß WIR ein sicheres Ha-ramm errichteten, während die Menschen um sie herum weggerissen werden?! Verinnerlichen sie etwa den Iman an das für nichtig Erklärte und betreiben ALLAHs Wohltaten gegenüber Kufr?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Do they not see that We established a Sanctuary in their midst -in Macca-, where people feel safe and secure whereas all around them people are assaulted, abducted and kidnapped! Do they entertain vanity and falsehood and reject and dismiss the grace of Allah!

Abdul Haleem

Can they not see that We have made [them] a secure sanctuary though all around them people are snatched away? Then how can they believe in what is false and deny God’s blessing?

Abdullah Yusuf Ali

Do they not then see that We have made a sanctuary secure, and that men are being snatched away from all around them? Then, do they believe in that which is vain, and reject the Grace of Allah?

Abul A'la Maududi

Do they not see that We have given them a sanctuary of safety whereas people around them are being snatched away? So, do they believe in falsehood and ungratefully deny Allah's bounties?

Aisha Bewley

Do they not see that We have established a safe haven while people all round them are violently dispossessed? So why do they believe in falsehood and reject the blessing of Allah?

Al-Hilali & Khan

Have they not seen that We have made (Makkah) a secure sanctuary, while men are being snatched away from all around them? Then do they believe in Bâtil (falsehood - polytheism, idols and all deities other than Allâh), and deny (become ingrate for) the Graces of Allâh?

Ali Quli Qarai

Have they not seen that We have appointed a safe sanctuary, while the people are despoiled all around them? Would they then believe in falsehood and be ungrateful toward the blessing of Allah?

Amatul Rahman Omar

Have the people not seen that We have made the Sanctuary (of Makkah) a place of peace and security while people are carried off (by force) all around them? Do they continue to believe in falsehood and (thus) deny the favour of Allâh?

Arthur John Arberry

Have they not seen that We have appointed a sanctuary secure, while all about them the people are snatched away? What, do they believe in vanity, and do they disbelieve in God's blessing?

Bijan Moeinian

Do they not realize that the safety of their sacred sanctuary [Mecca] in the midst of their dangerous country is a favor of God? Are they going to be grateful [and praise the Lord] or still persisting in worshipping others beside God?

E. Henry Palmer

Have they not seen that we have made a safe sanctuary whilst people are being snatched away around them? is it then in falsehood that they will believe, and for the favours of God be ungrateful?

Edip-Layth

Have they not seen that We have established a safe territory, while all around them the people are in constant danger? Would they still acknowledge falsehood, and reject God's blessings?

George Sale

Do they not see that We have made the territory of Mecca an inviolable and secure asylum, when men are spoiled in the countries round about them? Do they therefore believe in that which is vain, and acknowledge not the goodness of God?

Hamid S. Aziz

Disdaining ungratefully Our gifts; and that they may have some worldly enjoyment: but soon they shall come to know.

Mahmoud Ghali

And have they not seen that We have made a sanctuary secure, and mankind are snatched away all round about them? Do they then believe in untruth and disbelieve in the favor of Allah?

Marmaduke Pickthall

Have they not seen that We have appointed a sanctuary immune (from violence), while mankind are ravaged all around them? Do they then believe in falsehood and disbelieve in the bounty of Allah?

Mohamed Ahmed - Samira

Do they not see that We have given them a safe sanctuary, while all around them men are being despoiled? Do they then believe what is false, and deny the bounty of God?

Muhammad Asad

Are they, then, not aware that We have set up a sanctuary secure [for those who believe in Us], the while all around them men are being carried away [by fear and despair]? Will they, then, [continue to] believe in things false and vain, and thus deny God’s blessings.

Mustafa Khattab

Have they not seen how We have made ˹Mecca˺ a safe haven, whereas people ˹all˺ around them are snatched away?[1] How can they then believe in falsehood[2] and deny Allah’s favours?

Progressive Muslims

Have they not seen that We have established a safe territory, while all around them the people are in constant danger Would they still believe in falsehood, and reject God's blessings

Sahih International

Have they not seen that We made [Makkah] a safe sanctuary, while people are being taken away all around them? Then in falsehood do they believe, and in the favor of Allah they disbelieve?

Sam Gerrans

Have they not considered that We appointed a sanctuary secure, while men were swept away round about them? Do they then believe in vanity, and deny the favour of God?

Shabbir Ahmed

Have they not seen that We have set up a Sacred Sanctuary that We made a source of peace and security for people - while - all around them people are being carried away by fear and insecurity? Will they still believe in falsehood, and thus deny Allah's Blessing? (The Divine System frees people from fear and insecurity).

Syed Vickar Ahamed

Then, do they not see that We have made a secure Sacred Place (at Makkah), and that men are being snatched (pulled) away from all around them? Still, do they believe in what is useless, and reject the Graces of Allah?

Taqi Usmani

Did they not see that We have made a peaceful sanctuary (Haram ) while (other) people around them are being snatched away? Do they still believe in falsity and reject Allah’s grace?

The Monotheist Group

Have they not seen that We have established a safe territory, while all around them the people are in constant danger? Would they still believe in falsehood, and reject the blessings of God?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne voient-ils pas que vraiment Nous avons fait un sanctuaire sûr (la Mecque), alors que tout autour dʹeux on enlève les gens? Croiront-ils donc au faux et nieront-ils les bienfaits dʹAllah?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma ew nabînin ku me (welatê wan Mekke) kiriye warekî rêzdar û ewle? Hal ev e ku li hawirdora wan mirov têne revandin (têne kuştin û dîl têne girtin). Erê ma hê jî ew bi pûçiyê bawer dikin û der barê nîmetên Xwedê de nankorî dikin?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hebben zij dan niet gezien dat Wij een heilige en veilige plaats gemaakt hebben, terwijl de mensen rondom weggerukt worden? Geloven zij dan in de onzin, terwijl zij aan Gods genade geen geloof hechten?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zien zij niet dat wij het grondgebied van Mekka tot eene onschendbare en zekere wijkplaats hebben gemaakt, terwijl de menschen in den omtrek worden geplunderd? Gelooven zij daarom in datgene wat ijdel is, en erkennen niet Gods goedheid?

Hollandaca — Siregar

En zim zij niet dat Wij, een gewijd veilig (land) hebben gemaakt, terwijl de mensen om hen heen worden verdreven? Geloven zij dan in de valsheid en ontkennen zij de gunst van Allah?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Неужели они [мекканские многобожники] не видели, что Мы сделали (Мекку, в которой они живут) запретным (для совершения греха) (и) безопасным (местом), а (в то же время) люди [другие арабы], (которые живут) вокруг их, выхватываются [убиваются и берутся в плен]? Неужели в ложь [в многобожие] они веруют, а благодать Аллаха [Истинную Веру] отвергают?

Rusça — Osmanov

Неужели [жители Мекки] не знают, что Мы превратили [их город] в безопасное заповедное место, в то время как вокруг них [постоянно] нападают на людей? Неужели же они веруют в ложь и не признают милость Аллаха?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Har de inte sett att Vi har gjort (deras stad) till en säker tillflykt, medan övergrepp mot människor (och deras egendom ständigt) äger rum runt omkring dem? Kan de ändå (fortsätta att) tro på lögnen och förneka Guds välgärningar