Andolsun, biz, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِهِ فَلَبِثَ فِيهِمْ اَلْفَ سَنَةٍ اِلَّا خَمْسِينَ عَامًا فَاَخَذَهُمُ الطُّوفَانُ وَهُمْ ظَالِمُونَ
ve leḳad erselnā nūHen ilā ḳavmihi fe lebiṧe fīhim elfe senetin illā ḣamsīne ǎāmen fe eḣaƶehumu T-Tūfānu ve hum Zālimūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki biz Nûh'u, kavmine gönderdik de aralarında tam bin yıldan elli yıl eksik bir müddet kaldı; derken onları tufan helâk etti ve onlar zâlimlerdi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve andolsun ki biz Nûhʼu, kavmine gönderdik de aralarında tam bin yıldan elli yıl eksik bir müddet kaldı; derken onları tufan helâk etti ve onlar zâlimlerdi.
Adem Uğur
Andolsun ki biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik de o bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki Nuh'u kendi toplumuna irsal ettik de onların içinde elli yıl hariç bin sene kaldı! Zulümleri üzereyken tufan onları yakaladı.
Ahmet Tekin
Andolsun ki, biz Nûh’u kavmine özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik. O, bin yıldan, elli yıl eksik bir süre onların arasında yaşadı. Sonunda, onlar inkâr, isyan, baskı ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyerek zulümlerini sürdürürken, şirk içinde yaşarken suikast planları hazırlarlarken, tûfan onların işini bitirdi.
Ahmet Varol
Andolsun biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik. Onların içinde bin yıldan elli yıl eksik yaşadı. Sonunda onlar zulümde devam ederlerken kendilerini tufan yakaladı.
Ali Bulaç
Andolsun, biz Nuh'u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik, içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar zulme devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Ali Fikri Yavuz
Gerçekten biz Nuh’u kavmine peygamber gönderdik de, aralarında bin seneden elli yıl eksik (950 yıl) kaldı. Nihayet onları tufan (su felâketi) yakalayıverdi; onlar zalimlerdiler.
Ali Rıza Safa
Ve gerçek şu ki, Nuh'u, kendi toplumuna gönderdik; onların arasında, bin yıldan elli yıl eksik kaldı. Haksızlıklarını sürdürürlerken, tufan onları yakaladı.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik. O, bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Bekir Sadak
And olsun ki, Nuh'u milletine gonderdik; aralarinda dokuz yuz elli yil kaldi. Sonunda onlar haksizlik yaparken, tufan onlari yakalayiverdi.
Celal Yıldırım
And olsun ki, Nuh'u kendi milletine (uyarıcı peygamber olarak) gönderdik. Aralarında —elli yılı müstesna— bin yıl durdu. (Sonuç alamayınca) onlar zâlimler iken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Vaktiyle biz Nûh’u kendi kavmine resul olarak göndermiştik. Nûh, bin yıldan elli yıl daha az bir süreyle onların arasında kaldı. Sonunda zulümlerini sürdürürlerken onları tûfan yakaladı.
Diyanet İşleri
Andolsun, biz, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Diyanet İşleri (eski)
And olsun ki, Nuh'u milletine gönderdik; aralarında bin seneden elli yıl eksik kaldı. Sonunda onlar haksızlık yaparken, tufan onları yakalayıverdi.
Diyanet Vakfi
Andolsun ki biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik de o bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Andolsun ki Nuh'u kendi kavmine gönderdik de, o dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Sonunda, onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, Nuh'u kavmine gönderdik de içlerinde elli eksik bin (dokuz yüz elli) yıl kaldı, derken zulümlerini sürdürürlerken onları tufan yakalayıverdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve celalim hakkı için Nuhu kavmine gönderdik de içlerinde elli yılı müstesna bin sene durdu derken onları tufan yakalayıverdi hep zulmediyorlardı
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Nuh'u halkına gönderdik. Onların içinde bin aydan elli yıl eksik kaldı. Sonunda haksızlık edenleri tufan aldı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun ki Nuh'u halkına gönderdik. Onların içinde bin aydan elli yıl eksik kaldı. Sonunda haksızlık edenleri tufan aldı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun ki Biz, Nuh'u kavmine gönderdik. Onların içinde bin yıldan elli yıl eksik kaldı. Sonunda haksızlık edenleri tufan aldı.
Fizilal-il Kuran
Biz Nuh'u, soydaşlarına peygamber olarak gönderdik. Dokuzyüzelli yıllık bir süre boyunca aralarında kaldı. Sonunda zalimliklerini inatla sürdürürlerken, Tufan'a yakalandılar.
Gültekin Onan
Andolsun, biz Nuh'u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik, içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar zulme devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Hamdi Döndüren
Andolsun Biz, Nuh’u kavmine elçi olarak gönderdik. O, onların arasında, elli yılı eksik bin yıl kaldı. Sonunda tufan, zulümlerini sürdürdükleri bir sırada onları ansızın yakalayıverdi!
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz Nuuhu kavmine (peygamber olarak) göndermişizdir de o, aralarında, elli yılı müstesna olmak üzere, bin sene kalmışdır. Nihayet onlar zulümde devam edib dururlarken kendilerini tuufan yakalayıvermişdir.
Hasib Asutay
Andolsun, biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik de, onların arasında bin seneden elli yıl eksik bir süre kaldı. (4) Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi. (4. Rivâyete göre Nuh (a.s.) kırk yaşında peygamber olmuş, 950 yıl kavmini doğru yola çağırmış ve tufandan sonra da 60 yıl yaşamıştır. Böylece Hz. Nuh 1050 yıl ömür sürmüştür.)
Hayrat Neşriyat
And olsun ki, Nûh’u kavmine gönderdik de, onların arasında bin seneden elli yıl eksik kaldı. Sonunda, onlar zâlim kimseler oldukları hâlde tûfan kendilerini yakalayıverdi.
İbni Kesir
Andolsun ki; Biz, Nuh'u, kavmine gönderdik. Aralarında elli yılı müstesna olmak üzere bin yıl kaldı. Sonunda onlar, zulme devam edip dururken kendilerini tufan yakalayıverdi.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz Nuh’u kendi halkına göndermiştik; bin seneden elli yıl eksik bir süre onların arasında kalmıştı. Onlar haksızlık ederken (sonunda) tufan kendilerini yakalamıştı.
Muhammed Esed
Biz (çok zaman önce) Nuh'u kendi kavmine göndermiştik ve Nuh onlar arasında dokuzyüzelli yıl geçirmişti; sonra onlar hala zulüm batağında yaşamaya devam ederlerken bir tufana yakalanmışlardı.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz Nuh'u da kendi kavmine elçi göndermiştik: Nuh da onlar arasında -elli yıl eksiğiyle- bin sene kalmıştı; ve onlar iyice zulme gömülüp gitmiş bir haldeyken, tufan onları enseleyivermişti.
Ömer Nasuhi Bilmen
Celâlim hakkı için, Biz Nûh'u kavmine gönderdik, artık aralarında elli yılı müstesna, bin sene durdu. Nihâyet onlar, zalimler oldukları halde kendilerini tufan yakaladı.
Ömer Öngüt
Andolsun ki biz Nuh'u kavmine gönderdik, aralarında dokuzyüzelli yıl kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Suat Yıldırım
Çok önce Biz Nûh’u halkına resul olarak gönderdik. O da aralarında bin yıldan elli yıl eksik kaldı. Netice de onlar zulümlerine devam ederken tufan onları boğdu.
Süleyman Ateş
Andolsun biz, Nuh'u kavmine gönderdik, onların arasında bin seneden elli yıl eksik kaldı (öğüt verdi, dinlemediler), sonunda haksızlık etmekte olan insanları Tufan yakaladı.
Süleymaniye Vakfı
Nuh'u kendi halkına elçi göndermiştik. Aralarında (elçi olarak) dokuz yüz elli yıl kaldı. Nihayet tufan onları yakalayıverdi, hep yanlışlar içindeydiler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Nuh'u kendi halkına elçi gönderdik. Aralarında dokuyüz elli yıl kaldı. Nihayet yanlışlar içinde oldukları bir sırada o tufan, onları alıp götürdü.
Şaban Piriş
Nuh'u kavmine göndermiştik. Onların arasında bin seneden elli sene eksik yaşadı. Sonunda, zalimlik ederlerken onları yakaladık.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, biz Nuh'u kendi kavmine (peygamber olarak) gönderdik o da içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar zulmetmekte devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Ümit Şimşek
Biz Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. O da aralarında bin yıldan elli sene az kaldı. Sonra, zulümlerinde devam ederken, onları tufan yakalayıverdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz Nuh'u toplumuna gönderdik de o, onların arasında bin yıldan elli yıl eksik kaldı. Sonunda onları tufan yakaladı. Çünkü zalimlerdi onlar.
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
Biz Nuhu öz qövmünə peyğəmbər göndərdik. O, min ildən əlli il az bir müddət ərzində onların arasında qaldı. Tufan onları zülm etdikləri zaman yaxaladı.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir haben Noah zu seinem Volk entsandt, und er blieb neunhundertfünfzig Jahre unter ihnen (um sein Volk zum Glauben einzuladen, doch sie lehnten ihn ab). Dann suchte die Sintflut sie heim, weil sie ungerecht waren.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir sandten bereits Nuh zu seinem Volk. Er verweilte unter ihnen tausend Jahre weniger fünfzig Jahre. Da ergriff sie die Überschwemmung, während sie Unrecht taten.
Almanca — M. A. Rassoul
Und wahrlich, Wir sandten Noah zu seinem Volke, und er weilte unter ihnen eintausend Jahre weniger fünfzig Jahre. Da ereilte sie die Sintflut, weil sie Missetäter waren.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits entsandten WIR Nuh zu seinen Leuten, dann blieb er unter ihnen tausend Jahre weniger fünfzig Jahre. Dann richtete sie die Sintflut zugrunde, während sie Unrecht-Begehende waren.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We sent Nuh to his people among whom he sojourned for one thousand years less fifty and they were inundated and swept away by the flood, for they were steeped in wrongful actions.
Abdul Haleem
We sent Noah out to his people. He lived among them for fifty years short of a thousand but when the Flood overwhelmed them they were still doing evil.
Abdullah Yusuf Ali
We (once) sent Noah to his people, and he tarried among them a thousand years less fifty: but the Deluge overwhelmed them while they (persisted in) sin.
Abul A'la Maududi
We did indeed send Noah to his people and he lived among them a thousand years save fifty. Eventually the Flood overtook them while they were engaged in wrongdoing.
Aisha Bewley
We sent Nuh to his people and he remained among them for fifty short of a thousand years; yet the Flood engulfed them while they were wrongdoers.
Al-Hilali & Khan
And indeed We sent Nûh (Noah) to his people, and he stayed among them a thousand years less fifty years [inviting them to believe in the Oneness of Allâh (Monotheism), and discard the false gods and other deities]; and the Deluge overtook them while they were Zâlimûn (wrong-doers, polytheists, disbelievers).
Ali Quli Qarai
Certainly We sent Noah to his people, and he remained with them for a thousand-less-fifty years. Then the flood overtook them while they were wrongdoers.
Amatul Rahman Omar
And we indeed sent Noah to his people and he (- his teachings) stayed among them for (as long as) a thousand years short of fifty years (- nine hundred and fifty years). While his people were steeped in wrongdoings they were caught in the Deluge.
Arthur John Arberry
Indeed, We sent Noah to his people, and he tarried among them a thousand years, all but fifty; so the Flood seized them, while they were evildoers.
Bijan Moeinian
I (God) chose Noah as a Prophet to his people. He tried for years [to invite his people to the right path without any significant success.] In account of their wickedness, they were doomed to the [great] flood.
E. Henry Palmer
And we sent Noah to his people, and he dwelt among them for a thousand years save fifty years; and the deluge overtook them while they were unjust:
Edip-Layth
We had sent Noah to his people, so he stayed with them one thousand years less fifty calendar years. Then the flood took them while they were wicked.
George Sale
We heretofore sent Noah unto his people; and he tarried among them one thousand years, save fifty years: And the deluge took them away, while they were acting unjustly;
Hamid S. Aziz
But they shall surely bear their own burdens, and other burdens besides their own; and they shall surely be questioned on the Day of Resurrection concerning what they devised.
Mahmoud Ghali
And indeed We already sent Nûh (Noah) to his people. So he lingered among them a thousand years except fifty seasons. Then the Deluge took them (away) (for) they were unjust.
Marmaduke Pickthall
And verily we sent Noah (as Our messenger) unto his folk, and he continued with them for a thousand years save fifty years; and the flood engulfed them, for they were wrong-doers.
Mohamed Ahmed - Samira
We sent Noah to his people, and he lived with them a thousand years minus fifty. Then they were caught by the deluge for they were evil.
Muhammad Asad
And, indeed, [in times long past] We sent forth Noah unto his people, and he dwelt among them a thousand years bar fifty; and then the floods overwhelmed them while they were still lost in evildoing:
Mustafa Khattab
Indeed, We sent Noah to his people, and he remained among them for a thousand years, less fifty. Then the Flood overtook them, while they persisted in wrongdoing.
Progressive Muslims
And We had sent Noah to his people, so he stayed with them one thousand years less fifty calendar years. Then the flood took them while they were wicked.
Sahih International
And We certainly sent Noah to his people, and he remained among them a thousand years minus fifty years, and the flood seized them while they were wrongdoers.
Sam Gerrans
And We sent Noah to his people, and he tarried among them a thousand years save fifty years; and the Flood took them when they were wrongdoers.
Shabbir Ahmed
And, indeed, We sent Noah to his nation, and his Message survived among his followers a thousand years less fifty. The flood overwhelmed the rejecters, for they used to violate human rights.
Syed Vickar Ahamed
And We (once before) sent Nuh (Noah) to his people, and he waited with them for a thousand years less fifty years; But the Flood overtook them while they (kept up their) sin.
Taqi Usmani
We sent NūH to his people. So he stayed with them one thousand, less fifty, years. Then the Deluge seized them, and they were transgressors.
The Monotheist Group
And We had sent Noah to his people, so he stayed with them one thousand years less fifty. Then the flood took them while they were wicked.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et en effet, Nous avons envoyé Noé vers son peuple. Il demeura parmi eux mille ans moins cinquante années. Puis le déluge les emporta alors quʹils étaient injustes.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be me Nûh ji gelê wî re şand, ew pêncî kêm hezar sal di nav wan de ma, vêca di rewşa ku wan zulim dikir tofanê ew hingaftin.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij hebben Noeh naar zijn volk gezonden en hij verbleef duizend jaar in hun midden, op vijftig jaar na. Toen greep de overstroming hen terwijl zij onrecht pleegden.
Hollandaca — Siregar
En voorzeker, Wij hebben Nôeh tot zijn volk gezonden en hij verbleef duizend jaar bij hen, op vijftig jaar na. Toen overviel de zondvloed hen, terwijl zij onrechtvaardigen waren.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И вот Мы уже посылали Нуха (пророком) к его народу, и он пробыл среди них тысячу лет без пятидесяти годов. (Он призывал их к Единобожию, но они не откликнулись на его призыв) и постиг их потоп [Аллах низвел на них потоп, как губительное наказание], и были они причинившими зло (самим себе) (став неверующими).
Rusça — Osmanov
Мы послали задолго до этого Нуха к его народу, и он пробыл среди них тысячу лет без пятидесяти годов. Их постиг потоп [за то, что] они были нечестивцами,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
OCH VI sände Noa till hans folk och han blev hos dem niohundrafemtio år, och de dränktes av (den stora) floden, djupt sjunkna i synd som de var.