Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz, sorguya çekileceklerdir.

وَلَيَحْمِلُنَّ اَثْقَالَهُمْ وَاَثْقَالًا مَعَ اَثْقَالِهِمْ وَلَيُسْـَٔلُنَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَمَّا كَانُوا يَفْتَرُونَ

ve le yeHmilunne eṧḳālehum ve eṧḳālen meǎ eṧḳālihim ve le yuselunne yevme l-ḳiyāmeti ǎmmā kānū yefterūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَيَحْمِلُنَّve le yeHmilunneح م لTaşımak, yüklenmek, sırtlamak, götürmek, iletmek, göstermek/sergilemek, bir şeyi sırtında veya başında taşımak, yük taşımak, hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak (kadın), iftira veya dedikodu yaymak, birine binmesi için hayvan vermek, birini yük hayvanına bindirmek, öfke göstermek veya sergilemek, kendini yormak veya zorlamak, sorumluluk üstlenmek, birini bir şey yapmaya teşvik etmek, bir şey üretmek veya ortaya koymak [ağacın meyve vermesi gibi], bir şeyi anlatmak ve yazmak [özellikle bilim ve bilgi konuları], bir şeyi taşımak veya yapmak, iftira yükünü taşımak, suç isnat etmekve onlar taşıyacaklar
2اَثْقَالَهُمْeṧḳālehumث ق لAğır/ağırlık olmak, yavaş/donuk/hantal olmak, zor/çetin/üzücü olmak. Thaqalaan (thaqalan'ın ikili hali) - iki büyük ve ağır şey, iki ordu. Athqaal (thiql'in çoğulu) - yük. Thaqiil (çoğulu thiqaal) - ağır. Mithqaal - ağırlık, terazi ağırlığı. Tathaaqal - donuk/hantal olmak. Thaqala - ağırlaşmak, baskı yapmak, ağır basmak. Mathqalatun - yüklü, ağır yüklü, bir anneyi çocuğundan mahrum bırakmanın herhangi bir sebebi. Iththaqala (tathaaqala için) - ağır bir şekilde aşağı doğru eğilmek, ağır bir şekilde aşağı meyletmek.kendi yüklerini
3وَاَثْقَالًاve eṧḳālenث ق لAğır/ağırlık olmak, yavaş/donuk/hantal olmak, zor/çetin/üzücü olmak. Thaqalaan (thaqalan'ın ikili hali) - iki büyük ve ağır şey, iki ordu. Athqaal (thiql'in çoğulu) - yük. Thaqiil (çoğulu thiqaal) - ağır. Mithqaal - ağırlık, terazi ağırlığı. Tathaaqal - donuk/hantal olmak. Thaqala - ağırlaşmak, baskı yapmak, ağır basmak. Mathqalatun - yüklü, ağır yüklü, bir anneyi çocuğundan mahrum bırakmanın herhangi bir sebebi. Iththaqala (tathaaqala için) - ağır bir şekilde aşağı doğru eğilmek, ağır bir şekilde aşağı meyletmek.ve (başka) yükleri
4مَعَmeǎberaber
5اَثْقَالِهِمْeṧḳālihimث ق لAğır/ağırlık olmak, yavaş/donuk/hantal olmak, zor/çetin/üzücü olmak. Thaqalaan (thaqalan'ın ikili hali) - iki büyük ve ağır şey, iki ordu. Athqaal (thiql'in çoğulu) - yük. Thaqiil (çoğulu thiqaal) - ağır. Mithqaal - ağırlık, terazi ağırlığı. Tathaaqal - donuk/hantal olmak. Thaqala - ağırlaşmak, baskı yapmak, ağır basmak. Mathqalatun - yüklü, ağır yüklü, bir anneyi çocuğundan mahrum bırakmanın herhangi bir sebebi. Iththaqala (tathaaqala için) - ağır bir şekilde aşağı doğru eğilmek, ağır bir şekilde aşağı meyletmek.kendi yükleriyle
6وَلَيُسْـَٔلُنَّve le yuselunneس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmekve elbette sorguya çekileceklerdir
7يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigününde
8الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
9عَمَّاǎmmāşeylerden
10كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldukları
11يَفْتَرُونَyefterūneف ر يKesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak.uyduruyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, elbette kendi yüklerini de yüklenecekler, o yüklerle berâber başka yükleri de ve kıyâmet gününde de iftirâ ettikleri şeyler, elbette sorulacak onlardan.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, elbette kendi yüklerini de yüklenecekler, o yüklerle berâber başka yükleri de ve kıyâmet gününde de iftirâ ettikleri şeyler, elbette sorulacak onlardan.

Adem Uğur

(Fakat gerçek şu ki) elbette kendi yüklerini (veballerini), kendi yükleriyle birlikte nice yükleri taşıyacaklar ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki onlar hem kendi veballerini, hem de kendi yükleriyle beraber (başka) veballer de yüklenip taşıyacaklar. . . Uydurdukları fikirlerden kıyamet sürecinde mutlaka sorumlu tutulacaklardır.

Ahmet Tekin

Elbette kendi ağır yüklerini, veballerini yüklenecekler. Kendi ağır yükleriyle beraber hak yoldan sapmalarına sebep oldukları insanların daha nice ağır yüklerini taşıyacaklar. Kıyamet günü uydurup durdukları yalanlardan sorguya çekilecekler.

Ahmet Varol

Andolsun onlar kendi yüklerini ve kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de yüklenecekler ve elbette kıyamet günü, iftira ettiklerinden sorulacaklardır.

Ali Bulaç

Şüphesiz onlar, hem kendi yüklerini, hem kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de yüklenecekler ve kıyamet günü, düzüp uydurduklarına karşı sorguya çekileceklerdir.

Ali Fikri Yavuz

Muhakkak onlar, kendi günahlarını ve o günahlarla beraber daha bir çok (saptırdıkları kimselere ait) günahları yüklenecekler ve şüphe yok ki, (Allah’a) iftira ettikleri şeylerden kıyamet günü sorumlu tutulacaklardır.

Ali Rıza Safa

Kendi yükleriyle birlikte, başka yükleri de kesinlikle taşıyacaklardır. Uydurmuş olduklarından da Yeniden Yaratılış Günü'nde, kesinlikle sorgulanacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, elbette kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de taşımak zorunda kalacaklardır. Uydurup durdukları temelsiz iddialardan dolayı kıyamet günü kesinlikle sorguya çekileceklerdir.

Bekir Sadak

Onlar kendi agirliklarini kendi agirliklari yaninda daha nice agirliklari yuklenecekler ve uydurup durduklari seylerden kiyamet gunu sorguya cekileceklerdir.*

Celal Yıldırım

And olsun ki onlar kendi (günah) ağırlıklarını ve kendi ağırlıklarıyla beraber ağırlıklar yüklenecekler ve uydurup ortaya attıkları iftiradan Kıyamet gününde mutlaka sorulacaklardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar mutlaka kendi günah yükleriyle birlikte başka yükler de yüklenecekler; düzüp koştukları iddialardan dolayı kıyamet gününde kaçınılmaz olarak sorguya çekileceklerdir.

Diyanet İşleri

Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz, sorguya çekileceklerdir.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar kendi ağırlıklarını, kendi ağırlıkları yanında daha nice ağırlıkları yüklenecekler ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü sorguya çekileceklerdir.

Diyanet Vakfi

(Fakat gerçek şu ki) elbette kendi yüklerini (veballerini), kendi yükleriyle birlikte nice yükleri taşıyacaklar ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Fakat gerçek şu ki) elbette kendi yüklerini, kendi yükleriyle birlikte nice yükleri (başkalarını saptırmanın vebalini) taşıyacaklar ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçek şu ki, onlar mutlaka kendi ağırlıklarını ve o ağırlıklarıyla birlikte daha birçok ağırlıkları yüklenecekler, kesinlikle ettikleri iftiradan kıyamet gününde sorguya çekileceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Maamafih kendi ağırlıklarını ve o ağırlıklarla beraber daha bir çok ağırlıkları yüklenecekler bu şübhesiz ve her halde o ettikleri iftiralardan sual olunacaklar bu da şübhesiz

Erhan Aktaş

Onlar hem kendi yüklerini hem kendi yükleri ile birlikte başka yükleri taşıyacaklar. Kıyamet günü, kesinlikle uydurdukları şeylerden hesaba çekilecekler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar hem kendi yüklerini hem kendi yükleri ile birlikte başka yükleri taşıyacaklar. Kıyamet Günü, kesinlikle uydurdukları şeylerden hesaba çekilecekler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, elbette kendi yükleri ile birlikte onların yüklerini de mutlaka yüklenecekler. Kıyamet Günü, kesinlikle uydurdukları şeylerden hesaba çekileceklerdir.

Fizilal-il Kuran

Kafirler, hem kendi günah yüklerini ve hem de bu yüklerin yanında başka birçok günah yüklerini taşıyacaklar ve kıyamet günü düzmece iddiaları konusunda kesinlikle sorguya çekileceklerdir.

Gültekin Onan

Şüphesiz onlar, hem kendi yüklerini, hem kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de yüklenecekler ve kıyamet günü, düzüp uydurduklarına karşı sorguya çekileceklerdir.

Hamdi Döndüren

Andolsun onlar, hem kendi yüklerini, kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de taşıyacaklar ve elbette, kıyamet gününde, uydurdukları şeylerden dolayı mutlaka sorguya çekileceklerdir.

Hasan Basri Çantay

Onlar her halde kendi yüklerini de, o yükleriyle beraber daha nice yükleri de bizzat yüklenecekler ve düzmekde oldukları şeylerden kıyamet günü mes'ul olacaklardır.

Hasib Asutay

(Onlar) elbette hem kendi yüklerini (veballerini) hem kendi yükleriyle birlikte nice yükleri (3) taşıyacaklar ve uydurdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir. (3. Müminleri saptırma yüklerini.)

Hayrat Neşriyat

(Onlar) mutlaka, hem kendi yüklerini (günahlarını), hem kendi yükleriyle berâber birtakım (başka) yükler(i günahları) yüklenecekler ve uydurmakta oldukları şeylerden kıyâmet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.

İbni Kesir

Gerçekten onlar; hem kendi yüklerini, hem de kendi yükleriyle beraber daha nice yükleri yüklenecekler ve uydurup durdukları şeylerden dolayı kıyamet günü elbette sorguya çekileceklerdir.

Mehmet Okuyan

Elbette kendi yüklerini (günahlarını, ayrıca) kendi yükleriyle (günahlarıyla) birlikte (sebep oldukları diğer) yükleri (günahları) da taşıyacaklardır; uydurdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.

Muhammed Esed

Onlar, mutlaka, kendi yükleri ile birlikte başka yükleri de taşımak zorunda kalacaklardır; ve bütün temelsiz iddialarından dolayı Kıyamet Günü mutlaka hesaba çekileceklerdir!

Mustafa İslamoğlu

Ve elbet onlar kendi yüklerini zaten taşıyacaklar; ama kendi yükleriyle birlikte (sorumlu oldukları) bir başka yük daha taşıyacaklar; ve Kıyamet Günü uyduruk (inançlarından) dolayı elbette hesaba çekilecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve elbette ki, onlar kendi ağırlıklarını ve kendi ağırlıklarıyla beraber nice ağırlıkları da yükleneceklerdir. Ve elbette iftira eder oldukları şeylerden Kıyamet gününde sual olunacaklardır.

Ömer Öngüt

Onlar kendi yüklerini, kendi yükleriyle beraber daha nice yükleri taşıyacaklar ve uydurdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.

Suat Yıldırım

Ama onlar mutlaka kendi yükleri ile beraber başka yükleri de yani başkalarını saptırmanın vebalini de taşımak zorunda kalacak ve kıyamet günü uydurdukları iftiralardan sorguya çekileceklerdir.

Süleyman Ateş

Onlar, hem kendi yüklerini, hem de kendi yükleriyle beraber başka yükleri (başkalarını kandırıp saptırmalarının vebalini) taşıyacaklar ve elbette uydurdukları şeylerden kıyamet gününde sorguya çekileceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Onlar kesinlikle kendi yüklerini ve yüklerinin yanında daha nice yükler yükleneceklerdir. Kıyamet /mezardan kalkış günü, uydurdukları şeylerden kesinlikle sorguya çekileceklerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendi yüklerini zaten yüklenecekler, üstelik yüklerine nice yükler eklenecektir. Uydurdukları şeyler yüzünden kıyamet günü kesinlikle hesaba çekileceklerdir.

Şaban Piriş

Onlar, kendi günahlarını ve kendi günahlarıyla beraber başka günahları da taşırlar. Kıyamet günü de uydurduklarından hesaba çekilirler.

Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz onlar, hem kendi yüklerini, hem de kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de yüklenecekler ve kıyamet günü, düzüp uydurmakta olduklarına karşı sorguya çekileceklerdir.

Ümit Şimşek

Onlar hiç şüphesiz kendi yüklerini taşıyacaklar; kendi yükleriyle beraber başka yükler de taşıyacaklardır. Uydurmakta oldukları şeyler hakkında da kıyamet gününde sorguya çekileceklerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar hem kendi yüklerini hem de kendi yükleriyle beraber başkalarının yüklerini taşıyacaklar. Bunda kuşku yok. Kıyamet günü de iftira edip durdukları şeylerden zorlu bir sorguya mutlaka çekileceklerdir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar həm öz günah yüklərini və həm də onlarla yanaşı, neçə-neçə yükləri də daşıyacaqlar. Qiyamət günü onlar uydurduqları şeylər barəsində mütləq sorğu-suala çəkiləcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Şübhəsiz ki, onlar həm öz günahlarına, həm də öz günahları ilə yanaşı, daha neçə-neçə günahlarla (yoldan çıxartdıqları kimsələrin günahlarına) yüklənəcəklər. Qiyamət günü onlar uydurduqları yalanlara görə mütləq sorğu-sual olunacaqlar!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie werden ihre eigene Last tragen und Lasten zu ihrer Last hinzu. Am Jüngsten Tag werden sie nach allem gefragt werden, was sie zu erlügen pflegten.

Almanca — Der Edle Quran

Ganz gewiß werden sie ihre (eigenen) Lasten tragen, und auch (weitere) Lasten zu ihren (eigenen) Lasten hinzu. Und sie werden am Tag der Auferstehung ganz gewiß befragt werden nach dem, was sie zu ersinnen pflegten.

Almanca — M. A. Rassoul

Aber sie sollen wahrlich ihre eigenen Lasten tragen und (noch) Lasten zu ihren Lasten dazu. Und sie werden gewiß am Tage der Auferstehung über das befragt werden, was sie erdichtet haben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie werden zweifelsohne ihre Lasten und noch (weitere) Lasten zu ihren Lasten tragen. Und am Tag der Auferstehung werden sie gewiß für das zur Rechenschaft gezogen, was sie zu erdichten pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Not only that, but they shall carry the burden of their wrongs and sinful actions added to the other burdens of those they tried to mislead and there is much indeed to answer for in Day of Judgement relative to their intentional assertion of what is false.

Abdul Haleem

They will bear their own burdens and others besides: they will be questioned about their false assertions on the Day of Resurrection.

Abdullah Yusuf Ali

They will bear their own burdens, and (other) burdens along with their own, and on the Day of Judgments they will be called to account for their falsehoods.

Abul A'la Maududi

They will certainly carry their own burdens and other burdens besides their own. They will assuredly be called to account on the Day of Resurrection concerning the fabrications which they contrived.

Aisha Bewley

They will bear their own burdens and other burdens together with their own. On the Day of Rising they will be questioned about what they invented.

Al-Hilali & Khan

And verily, they shall bear their own loads, and other loads besides their own; and verily, they shall be questioned on the Day of Resurrection about that which they used to fabricate.

Ali Quli Qarai

But surely they will carry their own burdens and other burdens along with their own burdens, and they will surely be questioned on the Day of Resurrection concerning that which they used to fabricate.

Amatul Rahman Omar

(On the other hand) they will certainly have to bear the burdens of their own sins as well as (some) burdens (of leading others astray) over and above their own burdens. And they will be questioned on the Day of Resurrection about (the lies) that they used to fabricate.

Arthur John Arberry

They shall certainly carry their loads, and other loads along with their loads, and upon the Day of Resurrection they shall surely be questioned concerning that they were forging.

Bijan Moeinian

They will certainly carry their own sins, as well as the sins of the others whom they were responsible for. On the Day of the Judgment, they also have to answer why they were spreading false rumors.

E. Henry Palmer

But they shall surely bear their own burdens, and burdens with their burdens; and they shall surely be asked upon the resurrection day concerning what they did devise.

Edip-Layth

They will carry their own burdens as well as burdens with their burdens, and they will be asked on the day of Resurrection regarding what they fabricated.

George Sale

But they shall surely bear their own burdens, and other burdens besides their own burdens; and they shall be examined, on the day of resurrection, concerning that which they have falsely devised.

Hamid S. Aziz

And those who disbelieved said to those who believed, "Follow our way (religion), we will bear your sins. But they cannot bear aught of their sins; verily, they are liars!

Mahmoud Ghali

And indeed they will definitely carry their heavy burdens and other heavy burdens with their (own) heavy burdens. And indeed they will be definitely asked on the Day of the Resurrection concerning whatever they used to fabricate.

Marmaduke Pickthall

But they verily will bear their own loads and other loads beside their own, and they verily will be questioned on the Day of Resurrection concerning that which they invented.

Mohamed Ahmed - Samira

They will carry their own loads and other loads besides their own; and will surely be questioned on the Day of Resurrection about what they contrived.

Muhammad Asad

Yet most certainly will they have to bear their own burdens, and other burdens besides their own; and most certainly will they be called to account on Resurrection Day for all their false assertions!

Mustafa Khattab

Yet they will certainly ˹be made to˺ carry their own burdens, as well as other burdens along with their own.[1] And they will surely be questioned on Judgment Day about what they used to fabricate.

Progressive Muslims

They will carry their own burdens as well as burdens with their burdens, and they will be asked on the Day of Resurrection regarding what they fabricated.

Sahih International

But they will surely carry their [own] burdens and [other] burdens along with their burdens, and they will surely be questioned on the Day of Resurrection about what they used to invent.

Sam Gerrans

And they will bear their loads — and loads besides their loads — and they will be questioned on the Day of Resurrection about what they invented.

Shabbir Ahmed

And they will bear their own burdens, and in addition, the burden of misguiding others. And on the Day of Resurrection, they will be called to account for the lies they invented.

Syed Vickar Ahamed

And verily, they will bear their own burdens, and the burdens (of others) with their own, and surely, they will be called to account, on the Day of Judgment, for their lies that they made up.

Taqi Usmani

They shall certainly bear their own loads, and some other loads along with their own loads, and they will certainly be questioned about what they used to forge.

The Monotheist Group

And they will carry their own burdens, and burdens with their burdens, and they will be asked on the Day of Resurrection regarding what they fabricated.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, ew (kafir) teqez dê gunehên xwe û digel gunehên xwe gunehên wan ên ku ew ji rê birine jî hilgirin! Bêguman ew ê roja qiyametê ji îftîrayên ku kirin jî bêne pirsiyarkirin!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zullen hun eigen lasten dragen en nog andere lasten bij hun eigen lasten. En zij zullen op de opstandingsdag verantwoording moeten afleggen over wat zij verzonnen hadden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar zij zullen zekerlijk hunne eigene lasten dragen, en andere lasten buiten hunne eigene; en zij zullen op den dag der opstanding nopens datgene onderzocht worden, wat zij valschelijk hebben uitgedacht.

Hollandaca — Siregar

En zij zullen zeker hun (eigen) lasten dragen, en lasten naast hun lasten. En zij zullen op de Dag der Opstanding ondervraagd worden over wat zij plachten te verzinnen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И непременно и обязательно понесут они [многобожники] свои ноши [грехи] и (еще) (другие) ноши [грехи тех, которых они ввели в заблуждение или отклонили от Истинной веры] вместе со своими ношами [грехами] (и при этом не будут убавлены грехи тех, которые последовали за ними). И будут они спрошены в День Воскресения о том, что они измышляли [о лжи].

Rusça — Osmanov

Они непременно понесут свое бремя и вместе с ним -бремя [совращения других], и их призовут к ответу в День воскресения за то, что они измышляли.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De skall sannerligen få bära sina egna bördor och (andra) bördor i tillägg till sina egna; och på Uppståndelsens dag skall de helt visst få stå till svars för de (lögner) som de diktade upp.