Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.
وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَاسْتَوٰٓى اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ
ve lemmā beleğa eşuddehu ve steve āteynāhu Hukmen ve ǐlmen ve ke ƶālike neczī l-muHsinīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ergenlik çağına gelip olgunlaşınca ona peygamberlik ve bilgi verdik ve biz, iyilik edenleri böylece mükâfâtlandırırız.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ergenlik çağına gelip olgunlaşınca ona peygamberlik ve bilgi verdik ve biz, iyilik edenleri böylece mükâfâtlandırırız.
Adem Uğur
Musa yiğitlik çağına erip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böylece mükâfatlandırırız.
Ahmed Hulusi
(Musa) olgunluğa erişip (33 yaş) daha sonra da (olgunluğun getirisi olan, olayları hakkıyla değerlendirme) yaşına eriştiğinde (40 yaş) Ona hüküm ve ilim verdik. . . Muhsinleri işte böyle mükafatlandırırız.
Ahmet Tekin
Mûsâ erginlik, yiğitlik çağına-onsekiz yaşına girip olgunlaşınca, biz ona, hikmete dayalı hükümranlık, yargı ve icra yetkisi, şeriat ve ilim verdik. İşte iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderleri, idarecileri ve müslümanları biz böyle mükâfatlandırırız.
Ahmet Varol
Güçlülük çağına erip olgunlaşınca biz ona hüküm (hikmet) ve ilim verdik. İşte biz iyilikte bulunanları böyle mükafatlandırırız.
Ali Bulaç
O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.
Ali Fikri Yavuz
Mûsa, tam kemâl çağına erip de dengini bulunca, biz ona peygamberlik ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanlara böyle mükâfat veririz.
Ali Rıza Safa
Erginlik çağına erişip olgunlaşınca, Ona, hem bilgelik hem de bilgi verdik. Güzel davrananları, işte böyle ödüllendiririz.
Bayraktar Bayraklı
Musa ergenlik çağına gelip olgunlaşınca, ona güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik. Güzelliğe sevdalı olanları böyle ödüllendiririz.
Bekir Sadak
Musa erginlik cagina gelip olgunlasinca, ona hikmet ve ilim verdik. Iyi davrananlari boyle mukafatlandiririz.
Celal Yıldırım
Musâ olgunluk çağına erişip ölçü ve itidalini bulunca, ona hüküm, hikmet ve ilim verdik. Biz, iyi-güzel işlerde bulunanları böyle mükâfatlandırırız.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Mûsâ yetişip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle ödüllendiririz.
Diyanet İşleri
Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.
Diyanet İşleri (eski)
Musa erginlik çağına gelip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik. İyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
Diyanet Vakfi
Musa yiğitlik çağına erip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böylece mükâfatlandırırız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Musa yiğitlik çağına girip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükafatlandırırız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Musa kıvamına erip dengini bulduğunda ona bir hakimiyet ve bir ilim verdik. İşte biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Vakta ki kıvamına irip dengini buldu ona bir hakimiyyetle bir ılim verdik ve işte muhsinlere böyle mükafat ederiz
Erhan Aktaş
Ve güçlü çağına erişip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve güçlü çağına erişip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve ergenlik çağına erişip olgunlaşınca, ona hikmet ve bilgi verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Fizilal-il Kuran
Musa, yiğitlik çağına gelip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız.
Gültekin Onan
O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.
Hamdi Döndüren
Biz, Musa güçlü çağına erip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz güzel davrananları böyle ödüllendiririz.
Hasan Basri Çantay
Vaktaki (Musa) civanlığına erib olgunlaşdı. Biz ona hikmet ve ilim verdik. İyi hareket edenleri biz böyle mükafatlandırırız.
Hasib Asutay
(Musa) güçlü çağına erip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle ödüllendiririz.
Hayrat Neşriyat
Nihâyet (Mûsâ’nın) gücü kemâle erip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik. İşte iyilik edenleri böyle mükâfâtlandırırız.
İbni Kesir
Erginlik çağına erişip olgunlaşınca, Biz ona ilim ve hikmet verdik. İyi davrananları işte böylece mükafatlandırırız.
Mehmet Okuyan
(Musa) yetişkinlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona doğru hüküm verme yeteneği ve ilim vermiştik. Güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Muhammed Esed
Derken, (Musa) erginlik çağına ulaşıp (zihnen) iyice olgunlaşınca, kendisine (doğruyla eğriyi birbirinden ayırmaya yarayan) güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik; iyiliğe yatkın olanları Biz işte böyle mükafatlandırırız.
Mustafa İslamoğlu
Derken (Musa) erişkinlik dönemini tamamlayıp (aklen) iyice olgunlaşınca, ona üstün bir muhakeme ve seçip ayırma yeteneği kazandıran bir bilgi bahşettik: Biz dürüst ve erdemli davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki Mûsa, yiğitlik çağına erdi ve olgunlaştı, O'na hüküm ve ilim verdik ve işte muhsin olanları böylece mükâfaatlandırırız.
Ömer Öngüt
Ergenlik çağına gelip olgunlaşınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. İyi davrananları işte böyle mükâfatlandırırız.
Suat Yıldırım
Mûsâ yiğitlik çağına erip olgunlaşınca Biz ona hikmet ve ilim verdik. Biz iyilik edenleri işte böyle mükâfâtlandırırız.
Süleyman Ateş
(Musa), güçlü çağına erip, olgunlaşınca biz ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
Süleymaniye Vakfı
Musa ergin hale gelip olgun bir kişilik kazanınca ona hikmet /doğru karar verme yeteneği ve ilim verdik. Biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Musa olgunluk çağına erişip dengeli bir kişilik kazanınca ona hikmet ve ilim verdik. Güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Şaban Piriş
Musa ergenlik çağına ulaşıp, olgunlaşınca, ona, anlayış ve bilgi verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Tefhim-ul Kuran
O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, biz ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.
Ümit Şimşek
Musa yetişkin çağa gelip de olgunlaşınca, ona hüküm ve ilim verdik. İyilik yapan ve iyi kulluk edenleri Biz böyle ödüllendiririz.
Yaşar Nuri Öztürk
Musa, yiğitlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona hikmet ve ilim verdik. Biz, güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Musa yetkinləşib kamillik dövrünə çatdıqda Biz ona hökmranlıq (peyğəmbərlik) və elm əta etdik. Biz xeyirxah işlər görənləri belə mükafatlandırırıq.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Musa) yetkinləşib kamilləşəndə (otuz-qırx yaşlarına çatanda) ona hikmət və elm (şəriət elmi) verdik. Biz yaxşı əməl sahiblərini belə mükafatlandırırıq!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Als er die Reife erlangt hatte und ausgewachsen war, gaben Wir ihm Urteilskraft und Wissen. So belohnen Wir die Rechtschaffenen, die gute Werke vollbringen.
Almanca — Der Edle Quran
Und als er seine Vollreife und sein Ebenmaß erlangt hatte, gaben Wir ihm Urteil(skraft) und Wissen. So vergelten Wir den Gutes Tuenden.
Almanca — M. A. Rassoul
Und als er seine Vollkraft erreicht hatte und reif geworden war, verliehen Wir ihm Weisheit und Wissen; so belohnen Wir jene, die Gutes tun.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und nachdem er erwachsen und reif geworden ist, ließen WIR ihm Weisheit und Wissen zuteil werden. Und solcherart vergelten WIR es den Muhsin.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And when he -Mussa- reached maturity and was capable of fulfilling the obligation and the trust, We bestowed on him an exalted position. We imparted to him wisdom and divine knowledge. Thus do We requite those whose deeds are imprinted with wisdom and piety.
Abdul Haleem
When Moses reached full maturity and manhood, We gave him wisdom and knowledge: this is how We reward those who do good.
Abdullah Yusuf Ali
When he reached full age, and was firmly established (in life), We bestowed on him wisdom and knowledge: for thus do We reward those who do good.
Abul A'la Maududi
When Moses reached the age of full youth and grew to maturity, We bestowed upon him wisdom and knowledge. Thus do We reward those who do good.
Aisha Bewley
And when he reached his full strength and maturity, We gave him judgement and knowledge. That is how We recompense good-doers.
Al-Hilali & Khan
And when he attained his full strength, and was perfect (in manhood), We bestowed on him Hukm (Prophethood and right judgement of the affairs) and religious knowledge [of the religion of his forefathers i.e. Islâmic Monotheism]. And thus do We reward the Muhsinûn (i.e. good doers. See the footnote of V.9:120).
Ali Quli Qarai
When he came of age and became fully matured, We gave him judgement and knowledge, and thus do We reward the virtuous.
Amatul Rahman Omar
And when he (- Moses) reached his (age of) full growth (and maturity) and attained perfection, We granted him wisdom and knowledge. That is how We reward the doers of good.
Arthur John Arberry
And when he was fully grown and in the perfection of his strength, We gave him judgment and knowledge; even so do We recompense the good-doers.
Bijan Moeinian
When Moses became mature and full-grown, I gave him knowledge and a sound sense of judgment; I always treat the righteous ones like this.
E. Henry Palmer
And when he reached puberty, and was settled, we gave him judgment and knowledge; for thus do we reward those who do well.
Edip-Layth
When he reached his maturity and strength, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.
George Sale
And when Moses had attained his age of full strength, and was become a perfect man, We bestowed on him wisdom and knowledge: And thus do We reward the upright.
Hamid S. Aziz
So We restored him to his mother that her eye might be cheered, and that she might not grieve, and that she might know that the promise of Allah is true. But most of them understand not.
Mahmoud Ghali
And as soon as he reached full age and matured, (Literally: leveled himself in body and mind) We brought him judgment and knowledge; and thus We recompense the fair-doers.
Marmaduke Pickthall
And when he reached his full strength and was ripe, We gave him wisdom and knowledge. Thus do We reward the good.
Mohamed Ahmed - Samira
When he had grown up to full maturity, We gave him wisdom and knowledge. Thus do We recompense the doers of good.
Muhammad Asad
Now when [Moses] reached full manhood and had become mature [of mind]. We bestowed upon him the ability to judge [between right and wrong] as well as [innate] knowledge: for thus do We reward the doers of good.
Mustafa Khattab
And when he reached full strength and maturity, We gave him wisdom and knowledge. This is how We reward the good-doers.
Progressive Muslims
And when he reached his maturity and strength, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.
Sahih International
And when he attained his full strength and was [mentally] mature, We bestowed upon him judgement and knowledge. And thus do We reward the doers of good.
Sam Gerrans
And when he reached his maturity and was established, We gave him judgment and knowledge; and thus reward We the doers of good.
Shabbir Ahmed
Now when Moses reached full strength and maturity, We blessed him with wisdom and knowledge. This is how We reward those who live a balanced, virtuous life.
Syed Vickar Ahamed
And when he reached full maturity (of manhood), and was well placed (in life), We gifted him with wisdom and knowledge. Like this We reward those who do good
Taqi Usmani
And when he reached his maturity and became perfect, We gave him wisdom and knowledge. This is how We reward those who are good in their deeds.
The Monotheist Group
And when he reached his independence and was established, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et quand il eut atteint sa maturité et sa pleine formation, Nous lui donnâmes la faculté de juger et une science. Cʹest ainsi que Nous récompensons les bienfaisants.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Dema Mûsa (ji hêz û aqil ve) giha kemala xwe, Me hîkmet û zanîn dayê. Ha bi vî awayî em qencîkaran xelat dikin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen hij volgroeid en welgevormd was gaven Wij hem oordeelskracht en kennis. Zo belonen Wij hen die goed doen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En toen Mozes zijn ouderdom van rijpheid had bereikt en tot een volwassen mensch was geworden, schonken wij hem wijsheid en kennis; zoo beloonen wij den deugdzame.
Hollandaca — Siregar
En toen hij zijn volle kracht had bereikt, en volgroeid was, gaven Wij hem wijsheid en kennis. En zo belonen Wij de weldoeners.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И когда он [Муса] достиг своей (телесной) зрелости и выровнялся [его разум стал совершенным], Мы дали ему мудрость и знание (при помощи которых он знал положения закона Аллаха). И так (как) Мы (даровали Мусе мудрость и знание) вознаграждаем искренних [добродеющих]!
Rusça — Osmanov
Когда же [Муса] возмужал и обрел силу, Мы даровали ему мудрость и знание. Так Мы вознаграждаем тех, кто творит добро.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
OCH NÄR Moses hade vuxit upp och nått full mognad till kropp och själ, gav Vi honom visdom och kunskap (i andliga ting); så belönar Vi alla som gör det goda och det rätta.