(93-94) De ki: "Ey Rabbim! Onlara yöneltilen tehditleri bana mutlaka göstereceksen, beni o zalim milletin içinde bulundurma."

قُلْ رَبِّ اِمَّا تُرِيَنِّي مَا يُوعَدُونَ رَبِّ فَلَا تَجْعَلْنِي فِي الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ

ḳul rabbi immā turīennī mā yūǎdūne / rabbi fe lā tec'ǎlnī fī l-ḳavmi Z-Zālimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
3اِمَّاimmāeğer
4تُرِيَنِّيturīennīر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.mutlaka bana göstereceksen
5مَاşeyi
6يُوعَدُونَyūǎdūneو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)onların tehdidedildikleri
1رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
2فَلَاfe lā
3تَجْعَلْنِيtec'ǎlnīج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakbeni bırakma
4فِيiçinde
5الْقَوْمِl-ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmin
6الظَّالِمِينَZ-Zālimīneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzalim

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbim, beni zâlim topluluğun içinde bırakma.

Abdulkadir Gölpınarlı

Rabbim, beni zâlim topluluğun içinde bırakma.

Adem Uğur

Bu durumda beni zalimler topluluğunun içinde bulundurma, Rabbim!"

Ahmed Hulusi

"O zaman beni zalimler kavmi içinde tutma Rabbim!"

Ahmet Tekin

'Bu durumda beni inkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlim, müşrik bir kavmin içinde bırakma, Rabbim!'

Ahmet Varol

Rabbim! Bu durumda beni bu zalimler topluluğunun içinde bırakma.'

Ali Bulaç

"Rabbim, bu durumda beni zulmeden kavmin içinde bırakma."

Ali Fikri Yavuz

Beni o zalimler topluluğu arasında bulundurma, Rabbim!”

Ali Rıza Safa

"Efendim! Haksızlık yapanlar toplumunun arasında, artık beni bırakma!"

Bayraktar Bayraklı

- "Ey Rabbim! Eğer onlara vaad edilen azabı bana göstereceksen, beni o zalimlerin içinde bırakma" de!

Bekir Sadak

(93-94) De ki: «Rabbim! Onlarin tehdit olunduklari seyi bana mutlaka gostereceksen, o zaman beni zalim milletin icinde bulundurma Yarabbi.

Celal Yıldırım

Rabbim ! Beni o zâlim topluluk arasında bulundurma.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bu durumda beni zalimler topluluğunun içinde bulundurma rabbim!”

Diyanet İşleri

(93-94) De ki: "Ey Rabbim! Onlara yöneltilen tehditleri bana mutlaka göstereceksen, beni o zalim milletin içinde bulundurma."

Diyanet İşleri (eski)

(93-94) De ki: 'Rabbim! Onların tehdit olundukları şeyi bana mutlaka göstereceksen, o zaman beni zalim milletin içinde bulundurma Yarabbi.'

Diyanet Vakfi

(93-94) (Resûlüm!) De ki: «Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka bana göstereceksen; bu durumda beni zalimler topluluğunun içinde bulundurma Rabbim!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bu durumda beni, o zalimler topluluğunda bulundurma, Rabbim!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

beni o zalimler güruhu arasında bulundurma Rabbim!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Beni o zalimler güruhunda bulundurma rabbım!

Erhan Aktaş

"Rabb'im! Beni, o zalim halk içinde bırakma."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabbim! Beni, o zalim halk içinde bırakma."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabbim! Beni, o zalim toplumun içinde bırakma."

Fizilal-il Kuran

Ya Rabb'i, beni zalimler arasında bırakma.

Gültekin Onan

"Rabbim, bu durumda beni zulmeden kavmin içinde bırakma."

Hamdi Döndüren

“Rabbim, beni bu zâlim toplumun içinde bırakma!”

Hasan Basri Çantay

"O halde, Rabbim, beni zaalimler güruhunun içinde bırakma".

Hasib Asutay

O halde, Rabbim! Beni bu zalim kavim içinde bulundurma!'

Hayrat Neşriyat

(93-94) (Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: 'Rabbim! Eğer onların tehdîd edilmekte oldukları şeyi mutlaka bana göstereceksen, o hâlde Rabbim, beni o zâlimler topluluğunun içinde bulundurma!'

İbni Kesir

Rabbım, o zaman beni zalimler güruhunun içinde bulundurma.

Mehmet Okuyan

Rabbim! Bu durumda beni zalimler topluluğunun içinde bulundurma!”

Muhammed Esed

Rabbim, o zaman, benim de bu zalim insanlardan biri olmama izin verme!"

Mustafa İslamoğlu

o takdirde Rabbim, beni zalimler güruhunun arasında bırakma!"

Ömer Nasuhi Bilmen

«Yarabbi! Beni o zalimler olan kavmin içinde bulundurma.»

Ömer Öngüt

“O zaman ey Rabbim! Beni zâlimler topluluğu arasında bulundurma!”

Suat Yıldırım

(93-94) De ki: "Ya Rabbî, eğer onlara vâd edilen o azabı bana göstereceksen, beni o zalimler güruhu içinde bırakma!"

Süleyman Ateş

"Rabbim, beni şu zalim kavmin içinde bırakma!"

Süleymaniye Vakfı

Ey Rabbim, o zaman beni yanlışlar içindeki o topluluğun arasında bulundurma!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ne olur Rabbim, beni o zaman o zalimlerin içinde bulundurma."

Şaban Piriş

Rabbim, o zaman beni zalim toplum içinde bulundurma!

Tefhim-ul Kuran

«Rabbim, bu durumda beni zulmeden kavmin içinde bırakma.»

Ümit Şimşek

'Beni o zalimler güruhu içinde bırakma, yâ Rabbi!'

Yaşar Nuri Öztürk

Beni o zalimler topluluğunun içinde tutma Rabbim!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

məni zalım adamların içində qoyma, ey Rəbbim!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onda məni zalım tayfanın içində qoyma, ey Rəbbim!″ (″Məni də onlarla birlikdə həlak etmə. Məni razı qaldığın kəslərlə bir yerdə et!″)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

dann, mein Herr, reihe mich nicht unter das Volk der Frevler!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

mein Herr, dann stelle mich nicht unter das ungerechte Volk.

Almanca — M. A. Rassoul

dann, mein Herr, setze mich nicht zu dem Volk der Frevler.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

mein HERR! – lasse mich nicht unter den unrecht-begehenden Leuten sein!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Then, I pray and beseech You O Allah, my Creator, not to make me a constituent part of the whole who are wrongful of actions. "

Abdul Haleem

then Lord, do not include me among the evildoers!’

Abdullah Yusuf Ali

"Then, O my Lord! put me not amongst the people who do wrong!"

Abul A'la Maududi

then do not include me, my Lord, among these wrong-doing people."

Aisha Bewley

do not then, my Lord, put me among the wrongdoing people!’

Al-Hilali & Khan

"My Lord! Then (save me from Your punishment), put me not amongst the people who are the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers)."

Ali Quli Qarai

then do not put me, my Lord, among the wrongdoing lot. ’

Amatul Rahman Omar

`My Lord! then do not leave me among the wrong-doing people. '

Arthur John Arberry

O my Lord, put me not among the people of the evildoers. '

Bijan Moeinian

please do not include me among those who are consider as unjust by You. "

E. Henry Palmer

my Lord! then place me not amongst the unjust people. '

Edip-Layth

"My Lord, then do not leave me amongst the wicked people."

George Sale

O Lord, set me not among the ungodly people:

Hamid S. Aziz

Say, "My Lord! if you should show me what they are promised,

Mahmoud Ghali

Lord, then do not make me among the unjust people. "

Marmaduke Pickthall

My Lord! then set me not among the wrongdoing folk.

Mohamed Ahmed - Samira

Then do not, O Lord, put me among the sinners. "

Muhammad Asad

do not, O my Sustainer, let me be one of those evildoing folk!"

Mustafa Khattab

then, my Lord, do not count me among the wrongdoing people."

Progressive Muslims

"My Lord, then do not leave me amongst the wicked people. "

Sahih International

My Lord, then do not place me among the wrongdoing people. "

Sam Gerrans

“My Lord: then place Thou me not among the wrongdoing people.”

Shabbir Ahmed

My Lord! Then let me not be among them. " (8:25).

Syed Vickar Ahamed

"Then, O my Lord! Do not put me amongst the people who do wrong!"

Taqi Usmani

then, my Lord, do not place me among the wrongdoing people."

The Monotheist Group

"My Lord, then do not leave me among the wicked people."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

alors, Seigneur, ne me place pas parmi les gens injustes.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedayê min! Min mexe nav civata zaliman.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

mijn Heer, zet mij dan niet bij de mensen die onrecht plegen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

O Heer! plaats mij niet onder de goddeloozen.

Hollandaca — Siregar

Mijn Heer, breng mij niet onder het onrechtvaardige volk!ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Господи, то не помещай меня (в таком случае) с людьми несправедливыми [не погуби меня тем же, чем Ты погубишь их]!»

Rusça — Osmanov

то не делай меня [одним из] тех, кто творит беззаконие!ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Herre, räkna mig då inte till de orättfärdiga!ʺ