Sonra bu az suyu "alaka" haline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir!

ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ اَنْشَأْنَاهُ خَلْقًا اٰخَرَ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ اَحْسَنُ الْخَالِقِينَ

ṧumme ḣaleḳnā n-nuTfete ǎleḳaten fe ḣaleḳnā l-ǎleḳate muDğaten fe ḣaleḳnā l-muDğate ǐZāmen fe kesevnā l-ǐZāme leHmen ṧumme enşe'nāhu ḣalḳan āḣara fe tebārake (a)llahu eHsenu l-ḣāliḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ثُمَّṧummesonra, ayrıca
2خَلَقْنَاḣaleḳnāخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.yarattık
3النُّطْفَةَn-nuTfeteن ط فYavaşça akmak, dışarı çıkarmak, sızmak, salgılamak, damlamak, dökmek, damla damla akmaknutfeyi
4عَلَقَةًǎleḳatenع ل قBağlanmak, yapışmak, sevmek, sülük gibi yapışmak, bir bağı olmak, tutunmak, sıkıca tutmak, ait olmak, yakalamak, ilgilendirmek, sevgiyle bağlanmak, asmak, bir şeyi bağlamak, yarılmak, kan pıhtısı, üreme hücresi, döllenmiş dişi yumurta. Alqun/ilqun - değerli şey. Alaqatun - gerçek aşk, bağlılık. İlaqatun - sevgi, şefkat.alaka (embriyo)ya
5فَخَلَقْنَاfe ḣaleḳnāخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.sonra yarattık
6الْعَلَقَةَl-ǎleḳateع ل قBağlanmak, yapışmak, sevmek, sülük gibi yapışmak, bir bağı olmak, tutunmak, sıkıca tutmak, ait olmak, yakalamak, ilgilendirmek, sevgiyle bağlanmak, asmak, bir şeyi bağlamak, yarılmak, kan pıhtısı, üreme hücresi, döllenmiş dişi yumurta. Alqun/ilqun - değerli şey. Alaqatun - gerçek aşk, bağlılık. İlaqatun - sevgi, şefkat.alaka (embriyo)yı
7مُضْغَةًmuDğatenم ض غEt parçası veya lokması, et lokması; bir kişinin kalbi ve dili; cenin et parçası haline geldiğinde.bir çiğnemlik ete
8فَخَلَقْنَاfe ḣaleḳnāخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.sonre yarattık
9الْمُضْغَةَl-muDğateم ض غEt parçası veya lokması, et lokması; bir kişinin kalbi ve dili; cenin et parçası haline geldiğinde.bir çiğnemlik eti
10عِظَامًاǐZāmenع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekkemiklere
11فَكَسَوْنَاfe kesevnāك س وGiydirmek, giyinmek, giysi, fakir adam, basit dikdörtgen kumaş parçası, örtü veya sarmalayıcı giysi.sonre giydirdik
12الْعِظَامَl-ǐZāmeع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekkemiklere
13لَحْمًاleHmenل ح مEt/et yedirmek, deri/post/kumaşet
14ثُمَّṧummesonra, ayrıca
15اَنْشَأْنَاهُenşe'nāhuن ش اYaşamak, ortaya çıkmak, yükselmek/yüksek olmak, büyümek, yaratmak/üretmek/kaynaklanmak, oldu/meydana geldi, yükseltmek, kurmak/inşa etmek, başladı, özellikle 73:6'yı tartışmakonu yaptık
16خَلْقًاḣalḳanخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.bir yaratık
17اٰخَرَāḣaraا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımbambaşka
18فَتَبَارَكَfe tebārakeب ر كÇökmek, yerleşmek, sabit olmak, bereket, bolluk, artmak, çoğalmak, hayır gelmek, mutluluk vermek, mübarek olmak, dua etmek, yağmur yağmakne yücedir
19اللّٰهُ(a)llahuAllah
20اَحْسَنُeHsenuح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.en güzeli
21الْخَالِقِينَl-ḣāliḳīneخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.yaratanların

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra o bir katre suyu kan pıhtısı haline getirdik, derken kan pıhtısını bir parça et hâline soktuk, derken ette kemikler yarattık, derken kemiklere et giydirdik, sonra da onu başka bir yaratılışla meydana getirdik; ne yücedir şanı yaratıcıların en güzeli Allah'ın.

Adem Uğur

Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir.

Ahmed Hulusi

Sonra o nutfeyi bir alaka (genetik yapılı embriyo) yarattık, sonra o alakayı bir mudga (bir çiğnemlik et) yarattık, sonra o mudgaya kemikler yarattık, nihayet o kemiklere de et giydirdik. . . Sonra onu bir başka (ruhun oluşumu) ile inşa ettik. . . Yaratıcıların en güzeli Allah, ne yücedir!

Ahmet Tekin

Dahası spermle yumurtayı birleştirip, ana rahmiyle bağ kurarak, rahim duvarına yerleşen döllenmiş yumurta haline getirdik. Döllenmiş yumurtayı embriyo haline soktuk. Embriyoda kemik oluşturduk. Kemiklerde tomurcuklanma meydana getirip uzatarak, yoğunlaştırarak kaynaştırıp iskeleti etle kasla örttük. Üstelik onu başka bir yaratılışla, ruhu, iradesi, organları ve güçleriyle en güzel bir biçimde insan haline getirdik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah pek yücedir.

Ahmet Varol

Sonra nutfeyi bir alaka (embriyo) olarak yarattık, alakayı da bir çiğnem et şeklinde yarattık, ardından bu bir çiğnem eti kemikler olarak yarattık, ardından da kemiklere et giydirdik. Sonra onu bir başka yaratılışla oluşturduk. Yaratıcıların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir!

Ali Bulaç

Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak'ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir.

Ali Fikri Yavuz

Sonra o nutfeyi kan pıhtısı haline getirdik. Ondan sonra kan pıhtısını bir parça et yaptık; o et parçasını da kemikler haline çevirdik. Kemiklere de et giydirdik. Sonra ona başka bir yaratılış (ruh) verdik. Bak ki, şekil verenlerin en güzeli olan Allah’ın şanı ne kadar yücedir!...

Ali Rıza Safa

Sonra, damlacığı, asılarak tutunan olarak yarattık. Asılarak tutunanı, et parçası olarak yarattık. Et parçasını, kemik olarak yarattık. Sonunda, kemiklere et giydirdik. Sonra, onu, bambaşka bir yaratık yaptık. İşte, Yaratıcıların En Güzeli Allah'ın şanı çok yücedir.

Bayraktar Bayraklı

Sonra bu dölsuyu damlasından, döllenmiş hücreyi yarattık; sonra bu döllenmiş hücreden de cenini ve ceninden kemikleri yarattık; sonra da kemiklere et giydirip onu yepyeni bir varlık halinde ortaya çıkarttık. Yaratanların en üstünü olan Allah'ın şanı ne yücedir!

Bekir Sadak

Sonra nutfeyi kan pihtisina cevirdik, kan pihtisini bir cignemlik et yaptik, bir cignemlik etten kemikler yarattik, kemiklere de et giydirdik. Sonra onu baska bir yaratik yaptik: Yaratanlarin en guzeli olan Allah ne uludur!

Celal Yıldırım

Sonra o nutfeyi kan pıhtısı durumuna getirdik. Kan pıhtısını ise çiğnenmiş bir et parçasına dönüştürdük. O çiğnenmiş etten de kemikler yarattık, kemiklere et giydirdik. Sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli olan Allah ne yücedir, ne mukaddestir!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ardından nutfeyi (döllenmiş yumurta) alakaya (rahimde asılıp beslenen embriyo) çeviriyor, alakayı şekilsiz et (görünümünde) yapıyor, bu etten kemikler yaratıyor, daha sonra da kemiklere adale giydiriyoruz; nihayet onu bambaşka bir varlık halinde inşa ediyoruz. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah çok yücedir.

Diyanet İşleri

Sonra bu az suyu "alaka" haline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir!

Diyanet İşleri (eski)

Sonra nutfeyi kan pıhtısına çevirdik, kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratık yaptık: Biçim verenlerin en güzeli olan Allah ne uludur!

Diyanet Vakfi

Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik. Yapıp-yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra nutfeyi bir alaka (embrio) yarattık, derken o alakayı bir mudga (bir çiğnem et parçası halinde) yarattık, derken o mudgayı bir takım kemik yarattık, derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra onu diğer bir yaratık olarak teşekkül ettirdik. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah, pek yücedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra o damlayı bir pıhtıya dönüştürdük, bu pıhtıyı bir et parçacığına dönüştürdük, bu et parçacığını bir takım kemiklere çevirdik, derken bu kemiklere bir et giydirdik; sonra ona bambaşka bir yaratık olarak hayat verdik. Bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli!

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra o nufteyi bir aleka yarattık derken o alakayı bir mudga yarattık derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra ona diğer bir hılkat neş'eti verdik, bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli

Erhan Aktaş

Sonra nutfeyi bir alaka olarak yarattık. Alakayı da mudğa olarak yarattık. Mudğadan da kemikleri yarattık. Kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratılışla şekillendirdik. Yaratıcıların en iyisi olan Allah ne yücedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra nutfeyi bir alaka olarak yarattık. Alakayı da mudğa olarak yarattık. Mudğadan da kemikleri yarattık. Kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratılışla şekillendirdik. Yaratıcıların en iyisi olan Allah ne yücedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra nutfeyi bir alaka olarak yarattık. Alakayı da mudğa olarak yarattık. Mudğadan da kemikleri yarattık. Kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratılışla şekillendirdik. Yaratıcıların en iyisi olan Allah ne yücedir.

Fizilal-il Kuran

Sonra spermayı embriyoya dönüştürdük. Arkasından embriyoyu et parçasına dönüştürdük, arkasından et parçasından kemikler yarattık, arkasından kemiklere et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratığa dönüştürdük. Yaratıcıların en güzeli olan Allah ne yücedir!

Gültekin Onan

Sonra o su damlasını bir alak olarak yarattık; ardından o alakı bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Tanrı, ne yücedir.

Hamdi Döndüren

Sonra nutfeyi alakaya (aşılanmış yumurta) çevirdik, alakayı da bir çiğnemlik ete çevirdik, bir çiğnemlik eti kemiklere çevirdik, kemiklere et giydirdik; sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli olan Allah ne yücedir!

Hasan Basri Çantay

Sonra o nutfeyi bir kan pıhtısı haaline getirdik, derken o kan pıhtısını bir çiğnem et yapdık, o bir çiğnem eti de kemik (ler) e kalb etdik de o kemiklere de et giydirdik. Bil'ahare onu başka yaratılışla inşa etdik. Suret yapanların en güzeli olan Allahın sanı (bak) ne yücedir!

Hasib Asutay

Sonra nutfeyi alakaya (aşılanmış yumurtaya) çevirdik, alakayı da bir çiğnem ete çevirdik. Bir çiğnemlik eti kemiklere çevirdik. Kemiklere et giydirdik; sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli Allah, ne yücedir!

Hayrat Neşriyat

Sonra o nutfeyi bir alaka olarak yarattık, sonra o alakayı bir mudga olarak yarattık, sonra bu mudgayı birtakım kemikler hâlinde yarattık, sonra bu kemiklere bir et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratılışla (insan olarak) meydana getirdik. İşte yaratanların en güzeli olan Allah, ne yücedir!

İbni Kesir

Sonra nutfeyi bir kan pıhtısı haline getirdik. Derken o kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık. Bir çiğnemlik et parçasını kemik olarak yarattık. Kemiklere de et giydirdik. Ve sonra onu apayrı bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir.

Mehmet Okuyan

Sonra o nutfeyi (zigotu) ‘alaka (embriyo) yaptık. Sonra o ‘alakayı (embriyoyu) bir mudğa (et parçacığı) hâline soktuk; o et parçacığını kemiğe çevirdik; o kemiği de etle (kasla) kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla oluşturduk. Yaratanların en güzeli olan Allah çok yücedir.

Muhammed Esed

sonra bu döl suyu damlasından döllenmiş hücreyi yaratıyoruz; sonra bu döllenmiş hücreden de cenini ve ceninden kemikleri yaratıyoruz; ve sonra da kemiklere et giydirip onu yepyeni bir yaratık halinde var edip ortaya çıkarıyoruz: öyleyse, yaratanların en iyisi, en ustası olarak Allah ne yücedir!

Mustafa İslamoğlu

daha sonra, o hayat tohumundan döllenmiş hücreyi yarattık; hemen sonra döllenmiş hücreden cenini yarattık; ve ceninden de kemikleri yarattık; en sonunda kemiklere kas giydirdik; sonuçta, onu bağımsız bir varlık olarak inşa ettik: işte her şeyi en güzel şekilde yaratan Allah'ın şanı böyle yücedir!

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra o nutfeyi bir donmuş kan yarattık, müteakiben o donmuş kanı da bir parça et kıldık, sonra o et parçasını da kemikler kıldık, kemiklere de bir et giydirdik. Sonra da onu başka bir halk olarak inşa etmiş olduk. İmdi musavvir, mukaddir olanların en güzeli olan Allah Teâlâ, pek mübarektir.

Ömer Öngüt

Sonra o nutfeyi alekaya (kan pıhtısına) çevirdik. Derken alekayı da mudğa (bir çiğnemlik et) yaptık. O mudğayı da kemikler hâline çevirdik. O kemiklere et giydirdik. Daha sonra onu bambaşka bir yaratılışla inşâ etttik. Şekil verenlerin en güzeli olan Allah'ın şânı ne yücedir!

Suat Yıldırım

Sonra nutfeyi (rahim cidarına) yapışan bir hücreye, bunu da mudgaya, yani bir çiğnem et görünümündeki varlığa, mudgayı kemiklere dönüştürür, sonra da kemiklere et giydirip, derken yeni bir yaratılışa mazhar ederiz. İşte bak da Allah’ın ne mükemmel yaratan olduğunu bir düşün!

Süleyman Ateş

Sonra nutfeyi alaka(embriyo)ya çevirdik, alaka(embriyo)yı bir çiğnemlik ete çevirdik, bir çiğnemlik eti kemiklere çevirdik, kemiklere et giydirdik; sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli Allah, ne yücedir!

Süleymaniye Vakfı

Sonra döllenmiş yumurtayı, rahim duvarına asılı embriyo haline getirdik. O embriyoyu bir çiğnem et haline getirdik. O et parçasını kemikler haline getirdik ve kemiklere et giydirdik. Sonra da onu farklı bir yapıda oluşturup geliştirdik. Yaratanların en güzeli olan Allah, ne yüce bir bereket kaynağıdır!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra o nutfeyi alaka yaptık. O alakayı bir çiğnem et parçası yaptık. O et parçasını kemiklere dönüştürdük. Sonra kemikleri etle donattık, sonra onu başka yaratık haline getirdik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah pek yücedir.

Şaban Piriş

Sonra spermi empriyo haline getirdik. Empriyoyu et parçası yaptık. Et parçasından kemik yarattık. Kemiğe et giydirdik. Sonra onu bambaşka bir varlık olarak yarattık. Yaratıcıların en güzeli olan Allah ne yücedir.

Tefhim-ul Kuran

Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak'ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir.

Ümit Şimşek

Sonra nutfeyi aleka halinde, alekayı mudga halinde yarattık. Mudgayı da kemik halinde yarattık; kemiklere ise et giydirdik. Sonra da onu bambaşka bir yaratışla inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah'ın şânı ne yücedir!

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra o damlacığı bir embriyo halinde yarattık, sonra o embriyoyu bir et parçası halinde yarattık, sonra o et parçasını bir kemik halinde yarattık ve nihayet o kemiğe de bir et giydirdik. Sonra onu bir başka yaratılışta yeniden kurduk. Yaratıcıların en güzeli Allah'ın kudret ve sanatı ne yücedir!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sonra nütfədən laxtalanmış qan yaratdıq, sonra o qandan bir parça ət yaratdıq, sonra o bir parça ətdən sümüklər yaratdıq, sonra da sümükləri ət ilə örtdük. Sonra da onu başqa bir məxluq olaraq xəlq etdik. Yaradanların ən yaxşısı olan Allah nə qədər xeyirxahdır!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sonra nütfəni laxtalanmış qana çevirdik, sonra laxtalanmış qanı bir parça ət etdik, sonra o bir parça əti sümüklərə döndərdik, sonra sümükləri ətlə örtdük və daha sonra onu bambaşqa (yeni) bir məxluqat olaraq yaratdıq. Yaradanların ən gözəli olan Allah nə qədər (uca, nə qədər) uludur!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dann bildeten Wir den Samentropfen zu einem Embryo aus, dann den Embryo zu einem Fötus, den Fötus zu Knochen, die Knochen bedeckten Wir dann mit Fleisch und bildeten ihn zu einem anderen Geschöpf um. Voller Segen ist Gott, der beste Schöpfer.

Almanca — Der Edle Quran

Hierauf schufen Wir den Samentropfen zu einem Anhängsel, dann schufen Wir das Anhängsel zu einem kleinen Klumpen, dann schufen Wir den kleinen Klumpen zu Knochen, dann bekleideten Wir die Knochen mit Fleisch. Hierauf ließen Wir ihn als eine weitere Schöpfung entstehen. Segensreich ist Allah, der beste Schöpfer.

Almanca — M. A. Rassoul

Dann bildeten Wir den Tropfen zu einem Blutklumpen; dann bildeten Wir den Blutklumpen zu einem Fleischklumpen; dann bildeten Wir aus dem Fleischklumpen Knochen; dann bekleideten Wir die Knochen mit Fleisch; dann entwickelten Wir es zu einer anderen Schöpfung. So sei denn Allah gepriesen, der beste Schöpfer.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann ließen WIR die Nutfa zu einer ʹAlaqa werden. So ließen WIR die ʹAlaqa zu einer Mudgha werden, und WIR ließen die Mudgha zu Knochen werden, und die Knochen bedeckten WIR mit Fleisch, dann ließen WIR ihn als eine andere Schöpfung entstehen. Also immer allerhabener ist ALLAH, Der Beste aller Schöpfer.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Then We made the Notfa develop into a clinging organism*, Then We made the clinging organism develop into a bolus** -like mass of coherent body of matter. Then We made the bolus- like mass develop into bones and We clothed the bones with flesh. Out of this We raised a different being. Glorified be Allah and extolled be His glorious attributes; He is the Unique Creator.

Abdul Haleem

then We made that drop into a clinging form, and We made that form into a lump of flesh, and We made that lump into bones, and We clothed those bones with flesh, and later We made him into other forms––glory be to God, the best of creators!––

Abdullah Yusuf Ali

Then We made the sperm into a clot of congealed blood; then of that clot We made a (foetus) lump; then we made out of that lump bones and clothed the bones with flesh; then we developed out of it another creature. So blessed be Allah, the best to create!

Abul A'la Maududi

then We made this drop into a clot, then We made the clot into a lump, then We made the lump into bones, then We clothed the bones with flesh, and then We caused it to grow into another creation. Thus Most Blessed is Allah, the Best of all those that create.

Aisha Bewley

then formed the drop into a clot and formed the clot into a lump and formed the lump into bones and clothed the bones in flesh; and then brought him into being as another creature. Blessed be Allah, the Best of Creators!

Al-Hilali & Khan

Then We made the Nutfah into a clot (a piece of thick coagulated blood), then We made the clot into a little lump of flesh, then We made out of that little lump of flesh bones, then We clothed the bones with flesh, and then We brought it forth as another creation. So Blessed is Allâh, the Best of creators.[1]

Ali Quli Qarai

Then We created the drop of fluid as a clinging mass. Then We created the clinging mass as a fleshy tissue. Then We created the fleshy tissue as bones. Then We clothed the bones with flesh. Then We produced him as [yet] another creature. So blessed is Allah, the best of creators!

Amatul Rahman Omar

Then We form the sperm into a clot; then We develop the clot into a lump of flesh; then We fashion bones out of this lump of flesh, then We clothe the bones with flesh, thereafter We evolve him into another being. Therefore blessed be Allâh the Best of Creators.

Arthur John Arberry

then We created of the drop a clot then We created of the clot a tissue then We created of the tissue bones then We garmented the bones in flesh; thereafter We produced him as another creature. So blessed be God, the fairest of creators!

Bijan Moeinian

From the fertilized egg, I created the embryo; from the embryo I led him into a little lump; then I created his bones; then I covered the bones with flesh; and then, I introduced him to the world in his final stage of evolution. Congratulations to the Lord, the Best of creators.

E. Henry Palmer

then we created the clot congealed blood, and we created the congealed blood a morsel; then we created the morsel bone, and we clothed the bone with flesh then we produced it another creation; and blessed be God, the best of creators!

Edip-Layth

Then We created the seed into an embryo, then We created the embryo into a fetus, then We created the fetus into bone, then We covered the bone with flesh, then We brought forth a new creation. So glory be to God, the best of creators.

George Sale

Afterwards We made the seed coagulated blood; and We formed the coagulated blood into a piece of flesh: Then We formed the piece of flesh into bones; and We cloathed those bones with flesh: Then We produced the same by another creation. Wherefore blessed be God, the most excellent creator!

Hamid S. Aziz

Then We made him a drop (sperm) in a safe depository (the womb);

Mahmoud Ghali

Thereafter We created the sperm-drop into a clot, (Or: embryo) then We created the clot into a chewed up morsel, then We created the chewed up morsel into bones, then We dressed the bones (in) flesh; thereafter We brought him into being as another creation. So Supremely Blessed be Allah, The Fairest of creators.

Marmaduke Pickthall

Then fashioned We the drop a clot, then fashioned We the clot a little lump, then fashioned We the little lump bones, then clothed the bones with flesh, and then produced it as another creation. So blessed be Allah, the Best of creators!

Mohamed Ahmed - Samira

Then We fashioned the sperm into an embryo, then fashioned the embryo into a shapeless lump of flesh; then from the lump of flesh We fashioned bones, then clothed the bones with flesh. Thus We formed him into a new creation. So blessed be God the best of Creators.

Muhammad Asad

and then We create out of the drop of sperm a germ-cell, and then We create out of the germ-cell an embryonic lump, and then We create within the embryonic lump bones, and then We clothe the bones with flesh - and then We bring [all] this into being as a new creation: hallowed, therefore, is God, the best of artisans!

Mustafa Khattab

then We developed the drop into a clinging clot, then developed the clot into a lump ˹of flesh˺, then developed the lump into bones, then clothed the bones with flesh, then We brought it into being as a new creation.[1] So Blessed is Allah, the Best of Creators.

Progressive Muslims

Then We created the seed into an embryo, then We created the embryo into a fetus, then We created the fetus into bone, then We covered the bone with flesh, then We brought forth a new creation. So glory be to God, the best of creators.

Sahih International

Then We made the sperm-drop into a clinging clot, and We made the clot into a lump [of flesh], and We made [from] the lump, bones, and We covered the bones with flesh; then We developed him into another creation. So blessed is Allah, the best of creators.

Sam Gerrans

Then We created the sperm-drop a clinging thing, and created the clinging thing a fleshy lump, and created the fleshy lump bones, and clothed the bones with flesh; then We produced it as another creation — and blessed be God, the best of creators!

Shabbir Ahmed

Then We fashioned the gametes into zygote, a clot, then the hanging little lump, the embryo. Then We created bones within the embryonic lump, and then clothed the bones with flesh. (Thus We designed it into a fetus). And then We made it into a new creation (the human infant). So Blessed is Allah, The Best of creators. (33:7-9), (71:14).

Syed Vickar Ahamed

Then We made the semen into a mass of half-solidified blood; Then from that mass We made an (early embryonic baby-like) lump: Then We made from the lump bones and covered the bones with flesh; Then We developed from it another creature, so blessed be Allah, the Best to create!

Taqi Usmani

Then We turned the sperm-drop into a clot, then We turned the clot into a fetus-lump, then We turned the fetus-lump into bones, then We clothed the bones with flesh; thereafter We developed it into another creature. So, glorious is Allah, the Best of the creators.

The Monotheist Group

Then We created the seed into an embryo, then We created the embryo into a fetus, then We created the fetus into bone, then We covered the bone with flesh, then We brought forth a new creation. So glory be to God, the best of creators.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ensuite, Nous avons fait du sperme une adhérence; et de lʹadhérence Nous avons créé un embryon; puis, de cet embryon Nous avons créé des os et Nous avons revêtu les os de chair. Ensuite, Nous lʹavons transformé en une tout autre création. Gloire à Allah le Meilleur des créateurs!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Paşê me ew nutfe kiriye xwîneke hişk, di pey re me xwîna hişk kiriye piçikek goşt, me ew piçika goşt kiriye hestî (skelêt), me ew hestî bi goşt kiras kiriye, paşê me ew kire afirandiyekî din. Vêca Xwedê pîroz û bilind e ku ew spehîtirînê afirînêran e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Daarna schiepen Wij de druppel tot een bloedklonter, dan schiepen Wij de bloedklonter tot een vleesklomp, dan schiepen Wij de vleesklomp tot gebeente en dan bedekten Wij het gebeente met vlees. Daarna lieten Wij het als een nieuwe schepping ontstaan. Gezegend zij God, de beste schepper.

Hollandaca — Siregar

Vervolgens schiepen Wij de druppel tot een bloedklonter, toen vormden Wij de bloedklonter tot een vleesklomp, waarna Wij de vleesklomp voorzagen van beenderen, die Wij vervolgens met vlees bekleedden. Later scheppen Wij een andere schepping. Gezegend is daarom Allah, de Beste der Scheppers.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Потом Мы создали из (этой) капли сгусток крови, и (затем) создали Мы из (этого) сгустка крови кусочек плоти, и (затем) создали Мы из (этого) кусочка плоти кости, и (затем) облекли Мы (эти) кости мясом. Потом Мы вырастили его как другое [новое] создание (вдохнув в него дух). Благословен же Аллах, лучший из творцов!

Rusça — Osmanov

Потом Мы превратили каплю в сгусток крови, кровяной сгусток - в кусок мяса, создали в куске мяса кости и покрыли кости мясом. Потом Мы воплотили его (т. е. человека) в новое создание. Благословен Аллах, наилучший из создателей!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Därefter skapar Vi av droppen en grodd som sätter sig fast och av grodden en klump och i klumpen skapar Vi ben och dessa ben klär Vi med kött; därefter låter Vi henne stiga fram som en ny skapelse. Välsignad vare Gud, den bäste Formgivaren!