Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik.

فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَكَشَفْنَا مَا بِهِ مِنْ ضُرٍّ وَاٰتَيْنَاهُ اَهْلَهُ وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَذِكْرٰى لِلْعَابِدِينَ

fe stecebnā lehu fe keşefnā mā bihi min Durrin ve āteynāhu ehlehu ve miṧlehum meǎhum raHmeten min ǐndinā ve ƶikrā li l-ǎābidīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاسْتَجَبْنَاfe stecebnāج و بBir şeyde delik açmak, bir şeyi yırtmak veya parçalamak, delmek/delmek/oymak, bir şeyi kesmek, bir şeyi içini boşaltmak, geçmek veya çaprazlamak, yolculuk ederek geçmek, nüfuz etmek, cevap vermek veya yanıtlamak, aydınlatmak ve netleştirmek, korumak.biz de kabul ettik
2لَهُlehuonu(n du'asını)
3فَكَشَفْنَاfe keşefnāك ش فÇekmek, uzaklaştırmak, çıkarmak, açmak, ortaya çıkarmak, temel oluşturmak, örtüsünü kaldırmak.ve kaldırdık
4مَاne varsa
5بِهِbihionun
6مِنْmin
7ضُرٍّDurrinض ر رZarar vermek/incitmek/yaralamak/acı çektirmek, rahatsızlık vermek, sinir etmek, kötülük, zorluk, kıtlık, zamanın değişkenliği, hastalık/ölüm, kayıp/sıkıntı/zorluk, zorlamak, zorla sürmek, zorunluluktan hareket etmekderdi
8وَاٰتَيْنَاهُve āteynāhuا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekve ona verdik
9اَهْلَهُehlehuا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarailesini
10وَمِثْلَهُمْve miṧlehumم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.ve bir katını daha
11مَعَهُمْmeǎhumonlarla beraber
12رَحْمَةًraHmetenر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.bir rahmet
13مِنْmin
14عِنْدِنَاǐndināع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.tarafımızdan
15وَذِكْرٰىve ƶikrāذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekve bir öğüt olarak
16لِلْعَابِدِينَli l-ǎābidīneع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekibadet edenler için

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken duâsını kabûl ettik de ne zarara uğradıysa giderdik ve katımızdan rahmet ve ibâdet edenlere ibret olmak üzere ona âilesini ve onlarla berâber daha da bir mislini verdik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken duâsını kabûl ettik de ne zarara uğradıysa giderdik ve katımızdan rahmet ve ibâdet edenlere ibret olmak üzere ona âilesini ve onlarla berâber daha da bir mislini verdik.

Adem Uğur

Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir hatıra olmak üzere onun duasını kabul ettik; kendisinde dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik ve ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik.

Ahmed Hulusi

Biz de Ona icabet ettik ve hastalığından kurtardık. . . Ayrıca ona, indimizden bir rahmet ve abidler (yakin gelene kadar gerekli çalışmaları yapanlar) için hatırlatma olarak, ehlini ve onlarla beraber onların mislini de verdik.

Ahmet Tekin

Onun duasını kabul ettik. Başına gelen dertten, hastalıktan onu kurtardık. Katımızdan bir rahmet, bizi tanımada, candan müslüman olarak bize bağlanmada, saygıyla bize kulluk ve ibadette daim olanlara bir hâtıra, inkâr edenlere de bir uyarı olmak üzere, kaybettiği nüfusunu bir kat artırarak ona yeni bir nesil verdik.

Ahmet Varol

Biz de onun duasını kabul ettik, üzerindeki derdi kaldırdık ve tarafımızdan bir rahmet, ibadet edenler için de bir ibret olarak ona ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını daha verdik.

Ali Bulaç

Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik; ona katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.

Ali Fikri Yavuz

Biz de duasını kabul edip hemen kendisindeki hastalığı giderdik. Tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için de bir hatıra olmak üzere, ona (diriltmek suretiyle) hem ailesini (çoluk çocuğunu), hem onlarla beraber daha bir katını verdik.

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, Ona yanıt verdik ve yaşadığı sorunlardan kurtardık. Kendi katımızdan bir rahmet ve Bize hizmet edenlere bir öğreti olması için, Ona, hem ailesini hem de onlarla birlikte bir kat çoğunu verdik.

Bayraktar Bayraklı

Biz de onun duasını kabul etmiş ve başına gelen sıkıntıyı kaldırmıştık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere, ona tekrar ailesini ve olanlarla beraber bir katını daha vermiştik.

Bekir Sadak

Biz de onun duasini kabul etmis ve basina gelenleri kaldirmistik. Katimizdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatira olmak uzere ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha vermistik.

Celal Yıldırım

Onun duasını kabul etmiş, kendisinden o dert ve marazı gidermiştik ve bizden bir rahmet, ibâdete gönül verip devam edenlere bir anı olmak üzere ona, ailesini, onlarla beraber (kaybettiklerinin) bir mislini de vermiştik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için anılacak bir örnek olmak üzere onun duasını kabul ettik; kendisinde dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik; ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik.

Diyanet İşleri

Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik.

Diyanet İşleri (eski)

Biz de onun duasını kabul etmiş ve başına gelenleri kaldırmıştık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha vermiştik.

Diyanet Vakfi

Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir hatıra olmak üzere onun duasını kabul ettik; kendisinde dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik ve ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz de onun duasını kabul ettik de başına gelenleri kaldırdık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere, ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha verdik .

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz de duasını kabul ettik; hemen kendisindeki sıkıntıyı giderdik. Tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir uyarı olmak üzere ona ailesini ve onlarla birlikte olanların bir mislini daha verdik!

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz de duasını kabul ettik de hemen kendisindeki durru açtık ve tarafımızdan bir rahmet ve abidler için bir muhtıra olmak üzere ona ehlini ve beraberlerinde onların bir mislini de verdik

Erhan Aktaş

Biz de onun çağrısına karşılık verdik. Ve derdini yok ettik. Ve katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir öğüt olmak üzere, kendisine ehlini ve onlarla birlikte bir mislini daha verdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz de onun çağrısına karşılık verdik. Ve derdini yok ettik. Ve katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir öğüt olmak üzere, kendisine ehlini ve onlarla birlikte bir mislini daha verdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz de onun çağrısına karşılık verdik. Ve ondaki derdi yok ettik. Ve katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir öğüt olmak üzere, kendisine ehlini ve onlarla birlikte bir mislini daha verdik.

Fizilal-il Kuran

Biz de duasını kabul ederek pençesine düştüğü derdi giderdik. Ayrıca karşılıksız rahmetimizin bir eseri olarak ve bize kulluk edenlerin her zaman anacakları bir örnek olsun diye eski ailesini kendisine bir kat fazlası ile yeniden bağışladık.

Gültekin Onan

Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik, ona katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ehlini (ailesini) ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.

Hamdi Döndüren

Bunun üzerine Biz, onun duasını karşılık vermiş ve hastalığını gidermiştik. Katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için, bir ibret olması için de ona, ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını daha vermiştik.

Hasan Basri Çantay

Biz de onu (n bu duasını) kabul etmiş, kendisindeki o zararı gidermiş, tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir haatıra olmak üzere hem ailesini, hem onlarla beraber daha bir mislini ona vermişdik.

Hasib Asutay

Bunun üzerine biz de onun duasını kabul etmiş, kendisinde dert olarak ne varsa kaldırmıştık. Ona tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir öğüt olarak ailesini ve onunla birlikte bir mislini daha vermiştik.

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine (biz de) onun duâsını kabûl etmiştik de kendisinde bulunan zararı(o hastalığı) açmış (kaldırmış)tık; katımızdan bir rahmet ve (bize) kulluk edenlere bir ibret olmak üzere, ona âilesini ve onlarla berâber bir mislini daha verdik.

İbni Kesir

Biz de onun duasını kabul etmiş ve uğradığı sıkıntıyı kaldırmıştık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere, ona hem ailesini, hem de bir katını vermiştik.

Mehmet Okuyan

Tarafımızdan bir merhamet ve kulluk edenler için bir hatırla(t)ma olmak üzere onun duasına cevap vermiş, kendisindeki sıkıntıyı gidermiş ve ona ailesini, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini (beklemediği diğer yakınlarını) daha vermiştik.

Muhammed Esed

Bunun üzerine, o(nun bu yakarışı)na karşılık verdik ve o'nu çektiği dertten kurtardık; ayrıca, o'na katımızdan bir rahmet ve Bize kulluk edenlere bir ders olmak üzere, sayılarını bir kat artırarak yeni bir zürriyyet verdik.

Mustafa İslamoğlu

Biz de onun duasını kabul etmiş ve onu bizar eden dertten kurtarmıştık; dahası katımızdan bir rahmet ve gereği gibi kulluk edenlere bir öğüt olmak üzere, ona yakınlarını bir kat daha artırarak geri vermiştik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Biz de O'nun duasını kabul ettik de O'nda olan ızdırabı açıverdik ve O'na ehlini ve onlar ile beraber onların bir mislini kendi tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir mev'ize olmak üzere verdik.

Ömer Öngüt

Biz de onun bu niyazını kabul etmiş, uğradığı sıkıntıyı kaldırmış, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir hatıra olmak üzere ona hem âilesini hem de kaybettikleriyle beraber bir mislini daha vermiştik.

Suat Yıldırım

(83-84) Eyyûb’u da an. Hani o: "Ya Rabbî, bu dert bana iyice dokundu. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın" diye niyaz etmiş, Biz de onun duasını kabul buyurup katımızdan bir lütuf ve ibadet edenlere bir ders olmak üzere, hastalığını iyileştirmiş, kendisine aile ve dostlarını bir misliyle beraber vermiştik.

Süleyman Ateş

Biz de onun du'asını kabul etmiş, kendisine bulaşan derdi kaldırmıştık; ona tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir öğüt olarak ailesini ve onlarla beraber bir katını daha vermiştik.

Süleymaniye Vakfı

İsteğini kabul edip derdine derman olduk. Katımızdan ona bir ikram ve kulluk edenlere güzel bir örnek olsun diye ailesini geri getirdik ve onlarla birlikte bir o kadarını daha verdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ona olumlu cevap verip ondaki sıkıntıyı gidermiştik. Katımızdan bir ikram ve kulluk edenler için bir ders olsun diye de ona, hem ailesini hem de bir o kadarını daha vermiştik.

Şaban Piriş

Onun duasını kabul etmiş ve sıkıntısını gidermiştik. Ona, ailesini ve onlarla beraber, katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir ibret olarak bir katını daha vermiştik.

Tefhim-ul Kuran

Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik; ona katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.

Ümit Şimşek

Biz de onun duasını kabul ettik, bütün dertlerini giderdik; katımızdan bir rahmet eseri ve Allah'a kulluk edenlere bir ibret olarak, ailesini ve bir o kadarını daha ona bağışladık.

Yaşar Nuri Öztürk

Hemen cevap verdik ona, kendisindeki derdi kaldırdık. Tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir hatırlatma olarak, ona ailesini ve beraberinde benzerlerini de verdik.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz onun duasını qəbul etdik və ona düçar olmuş bəlanı aradan qaldırdıq. Öz tərəfimizdən bir mərhəmət və ibadət edənlərə bir ibrət olsun deyə, ailəsini ona qaytardıq, üstəlik bir o qədər də əlavə etdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz (Əyyubun) duasını qəbul buyurduq, onu düçar olduğu bəladan (xəstəlikdən və ailəsinə üz vermiş müsibətdən) qurtardıq. Dərgahımızdan (Əyyuba) bir rəhmət və (Allaha) ibadət edənlərə ibrət dərsi (öyüd-nəsihət) olsun deyə, (həlak olmuş) övladlarını qaytarıb ona verdik, üstəlik bir o qədər də əlavə etdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir erhörten sein Bittgebet und befreiten ihn von dem Unheil. Wir schenkten ihm doppelt soviele Kinder wie er verloren hatte. Das war eine Barmherzigkeit von Uns und eine Ermahnung für die, die Uns dienen.

Almanca — Der Edle Quran

Da erhörten Wir ihn und nahmen das Unheil, das auf ihm war, von ihm hinweg, und gaben ihm seine Angehörigen und noch einmal die gleiche Zahl dazu, aus Barmherzigkeit von Uns und als Ermahnung für diejenigen, die (Uns) dienen.

Almanca — M. A. Rassoul

Da erhörten Wir ihn und nahmen sein Unheil hinweg, und Wir gaben ihm seine Familie (wieder) und noch einmal so viele dazu - aus Unserer Barmherzigkeit und als Ermahnung für die (Uns) Verehrenden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann erhörten WIR ihn, so entfernten WIR von ihm, was ihn an Schädigendem traf. Und WIR gaben ihm seine Familie und ihresgleichen noch dazu als Gnade von Uns und als Ermahnung für die Dienenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We responded favourably to his invocation and relieved him and freed it him from all tribulation and We compensated to him a progeny to replace those he had lost. We doubled their number (grand children), a mercy extended to him from Us and a great event to be happily remembered by those who are constant.

Abdul Haleem

We answered him, removed his suffering, and restored his family to him, along with more like them, as an act of grace from Us and a reminder for all who serve Us.

Abdullah Yusuf Ali

So We listened to him: We removed the distress that was on him, and We restored his people to him, and doubled their number,- as a Grace from Ourselves, and a thing for commemoration, for all who serve Us.

Abul A'la Maududi

We accepted his prayer and removed the affliction from him, and We not only restored to him his family but as many more with them as a mercy from Us and as a lesson to the worshippers.

Aisha Bewley

We responded to him and removed from him the harm which was afflicting him and restored his family to him, and the same again with them, as a mercy direct from Us and a Reminder to all worshippers.

Al-Hilali & Khan

So We answered his call, and We removed the distress that was on him, and We restored his family to him (that he had lost) and the like thereof along with them as a mercy from Ourselves and a Reminder for all those who worship Us.

Ali Quli Qarai

So We answered his prayer and removed his distress, and We gave him [back] his family along with others like them, as a mercy from Us, and an admonition for the devout.

Amatul Rahman Omar

So We heard his prayer and removed the affliction which he had and We restored his family to him and as many more (followers) with them by way of mercy from Ourself. This (event) serves as a reminder for (Our) devotees.

Arthur John Arberry

So We answered him, and removed the affliction that was upon him, and We gave his people, and the like of them with them, mercy from Us, and a Reminder to those who serve.

Bijan Moeinian

I answered his call, healed him and reunited his family together to serve as an example of My Mercy to those who worship Me.

E. Henry Palmer

And we answered him, and removed from him the distress that was upon him; and we gave his family, and the like of them with them, as a mercy from us, and a remembrance to those who serve us.

Edip-Layth

So We answered him, and We removed what was afflicting him, and We brought him back his family and others with them as a mercy from Us and a reminder to those who serve.

George Sale

Wherefore We heard him, and relieved him from the evil which was upon him: And We restored unto him his family, and as many more with them, through our mercy, and for an admonition unto those who serve God.

Hamid S. Aziz

And Job, when he cried to his Lord, saying, "Lo! Adversity has touched me, but you are the most Merciful of the merciful ones. "

Mahmoud Ghali

Then We responded to him; so We lifted off the adversity that was upon him, and We brought him his family and the like of them with them, a mercy from Our Providence and a Reminding to the worshipers.

Marmaduke Pickthall

Then We heard his prayer and removed that adversity from which he suffered, and We gave him his household (that he had lost) and the like thereof along with them, a mercy from Our store, and a remembrance for the worshippers;

Mohamed Ahmed - Samira

So We heard his cry and relieved him of the misery he was in. We restored his family to him, and along with them gave him others similar to them as a grace from Us and reminder for those who are obedient.

Muhammad Asad

whereupon We responded unto him and removed all the affliction from which he suffered; and We gave him new offspring, doubling their number as an act of grace from Us, and as a reminder unto all who worship Us.

Mustafa Khattab

So We answered his prayer and removed his adversity, and gave him back his family, twice as many, as a mercy from Us and a lesson for the ˹devoted˺ worshippers.

Progressive Muslims

So We answered him, and We removed what was afflicting him, and We brought him back his family and others with them as a mercy from Us and a reminder to those who serve.

Sahih International

So We responded to him and removed what afflicted him of adversity. And We gave him [back] his family and the like thereof with them as mercy from Us and a reminder for the worshippers [of Allah ].

Sam Gerrans

Then We answered him, and removed what was upon him of adversity. And We gave him his household and their like with them as a mercy from Us and a reminder to those who serve.

Shabbir Ahmed

We responded unto him and relieved his agony from which he suffered. We re-united him with his folk and his followers had doubled in the meantime. That was Grace from Us, and a thing to be commemorated by all those who serve Us.

Syed Vickar Ahamed

So We listened to him, We removed the suffering that was on him, and We gave back his people to him, and doubled their number— As a Grace from Ourselves, and as a lesson to remember, for all who worship Us.

Taqi Usmani

So, We answered his prayer and removed whatever pain he had, and gave him (back) his family and the like thereof along with them, as a mercy from Our own Self and as a lesson for the worshippers.

The Monotheist Group

So We answered him, and We removed what was afflicting him, and We brought him back his family and others with them as a mercy from Us and a reminder to those who serve.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous lʹexauçâmes, enlevâmes le mal quʹil avait, lui rendîmes les siens et autant quʹeux avec eux, par miséricorde de Notre part et en tant que rappel aux adorateurs.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca me duaya Eyûb qebûl kir, ew derdê pê girtî me jê bir û me kesên mala wî (keç û kurên wî), digel van jî bi qasî wan hinekî din jî, ji dilovaniya xwe danê, da ku îbadetkar di bîra xwe bînin û bêhna xwe fireh bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij verhoorden hem toen en Wij hieven de tegenspoed op waarin hij verkeerde. En Wij gaven hem zijn familie terug en nog eens zoveel met hen uit barmhartigheid van Onze kant en als vermaning voor hen die (Ons) dienen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daarom verhoorden en bevrijdden wij hem van het kwaad dat op hem drukte, en wij gaven hem zijn gezin, en nog meer, door onze genade terug, als eene vermaning voor hen die God dienen.

Hollandaca — Siregar

Toen verhoorden Wij hem en hieven de tegenspoed voor hem op. En Wij gaven hem zijn familie en het daaraan gelijke aan hem (erbij), als een Barmhartigheid van Ons en als een vermaning voor de aanbidders.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Мы вняли его мольбе, устранили поразившую его напасть и даровали ему по Нашей милости [новую] семью [взамен прежней] и вдобавок столько же [родни еще] - в назидание поклоняющимся [Аллаху].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och Vi hörde hans bön och befriade honom från det onda som (plågade) honom och gav honom åter (dem av) hans familj (som Vi tagit ifrån honom) och Vi fördubblade deras antal som en särskild nåd från Oss och som något att bevaras i minnet av alla som ägnar Oss sin dyrkan.