İnkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiçbir yardım da görmeyecekleri vakti bir bilseler!

لَوْ يَعْلَمُ الَّذِينَ كَفَرُوا حِينَ لَا يَكُفُّونَ عَنْ وُجُوهِهِمُ النَّارَ وَلَا عَنْ ظُهُورِهِمْ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ

lev yeǎ'lemu (e)lleƶīne keferū Hīne lā yekuffūne ǎn vucūhihimu n-nāra ve lā ǎn Zuhūrihim ve lā hum yunSarūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَوْleveğer
2يَعْلَمُyeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebir bilselerdi
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
4كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
5حِينَHīneح ي نVarmak, gelmek, zamanı gelmek (zaman, mevsim), uygun olmak, hasat edilmekzamanı
6لَا
7يَكُفُّونَyekuffūneك ف فEl tutmak, vazgeçmek, sakınmak, geri çekilmek, geri tutmak, eli uzatmak.savamayacakları
8عَنْǎn-nden
9وُجُوهِهِمُvucūhihimuو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.yüzleri-
10النَّارَn-nāraن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateşi
11وَلَاve lāne de
12عَنْǎn-ndan
13ظُهُورِهِمْZuhūrihimظ ه رGörünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmaksırtları-
14وَلَاve lāve
15هُمْhumonlara
16يُنْصَرُونَyunSarūneن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakyardım da olunmayacakları

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bir bilselerdi kâfir olanlar önlerinden, artlarından kendilerini saran ateşi defedemeyecekleri ve hiçbir yardım da göremeyecekleri zamânı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bir bilselerdi kâfir olanlar önlerinden, artlarından kendilerini saran ateşi defedemeyecekleri ve hiçbir yardım da göremeyecekleri zamânı.

Adem Uğur

İnkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından (saran) ateşi savamayacakları, kendilerine yardım dahi edilmeyeceği zamanı bir bilselerdi!

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenler, ne vechlerinden (iç dünyalarından) ne de sırtlarından (dıştan) yakanı önleyemeyecekleri; kendilerine yardım da olunmayacağı zamanı bir bilselerdi!

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, yüzlerinden ve sırtlarından saran ateşi bertaraf edemeyecekleri, kendilerine yardım edilemeyecek zamanı bir bilseler!

Ahmet Varol

İnkar edenler yüzlerinden de arkalarından da ateşi savamayacakları ve yardım göremeyecekleri zamanı bir bilselerdi.

Ali Bulaç

O inkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi püskürtemeyecekleri ve hiç yardım alamayacakları zamanı bir bilselerdi.

Ali Fikri Yavuz

Peygamberi ve Kur’an’ı inkâr edenler, ne yüzlerinden, ne arkalarından ateşi men edemiyecekleri ve asla yardım olunamıyacakları vakti bir bilseler!... (Küfür üzere bulunmazlar ve azabı istemezlerdi.)

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve yardım görmeyecekleri zamanı bir bilselerdi!

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kendilerine yardım dahi edilemeyeceği zamanı bir bilselerdi!

Bekir Sadak

Bu kafirler, atesi yuzlerinden ve sirtlarindan menedemeyecekleri ve yardim da goremiyecekleri zamani keske bilseler.

Celal Yıldırım

O küfredenler, önlerinden ve arkalarından kendilerini saran ateşi men'edemiyecekleri ve yardım da göremiyecekleri anı bir bilselerdi..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kendilerine yardım da edilmeyeceği zamanı bilselerdi (böyle acele etmezlerdi)!

Diyanet İşleri

İnkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiçbir yardım da görmeyecekleri vakti bir bilseler!

Diyanet İşleri (eski)

Bu kafirler, ateşi yüzlerinden ve sırtlarından menedemeyecekleri ve yardım da göremiyecekleri zamanı keşke bilseler.

Diyanet Vakfi

İnkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından (saran) ateşi savamayacakları, kendilerine yardım dahi edilmeyeceği zamanı bir bilselerdi!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bu kâfirler ateşi yüzlerinden ve sırtlarından men edemeyecekleri ve yardım da göremeyecekleri zamanı, bir bilseler!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir bilseler o küfredenler, ateşi yüzlerinden ve sırtlarından savamayacakları ve hiçbir taraftan yardım görmeyecekleri zamanı?

Elmalılı Hamdi Yazır

Bilseler o küfredenler ne yüzlerinden ne arkalarından ateşi men'edemiyecekleri, ve hiç bir taraftan yardım olunmıyacakları o demi

Erhan Aktaş

Kafirler, kendilerini her yönden saracak ateşi savamayacakları ve yardımsız kalacakları zamanı ah bir bilselerdi!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirler, kendilerini her yönden saracak ateşi savamayacakları ve yardımsız kalacakları zamanı ah bir bilselerdi!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler, kendilerini her yönden saracak ateşi savamayacakları ve tamamen yardımsız kalacakları zamanı ah bir bilselerdi!

Fizilal-il Kuran

Kâfirler, cehennem ateşini yüzlerinden ve sırtlarından savamayacakları ve hiç kimseden yardım göremeyecekleri anın dehşetini eğer bilseler, böyle yapmazlardı!

Gültekin Onan

O küfredenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi püskürtemeyecekleri ve hiç yardım alamayacakları zamanı bir bilselerdi.

Hamdi Döndüren

Keşke inkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından (saran) ateşi savamayacakları ve kendilerine yardım dahi edilmeyecek olan o zamanı bir bilselerdi!

Hasan Basri Çantay

O küfredenler yüzlerinden ve arkalarından (saran) ateşi hiçbir suretle meni' edemeyecekleri, kendilerinin yardım da göremeyecekleri zamaanı bir bilse (ler) di.

Hasib Asutay

İnkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve yardım olunmayacakları zamanı bir bilselerdi!

Hayrat Neşriyat

İnkâr edenler yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve kendilerine yardım (da) edilmeyecekleri o zamânı biliyor olsalardı (o azâbı bu kadar acele istemezlerdi)!

İbni Kesir

O küfredenler; yüzlerinden ve sırtlarından ateşi engellemeyecekleri ve yardım göremeyecekleri zamanı keşki bilseler.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar, yüzlerinden ve sırtlarından (saran) ateşi savamayacakları, kendilerine yardım edilemeyeceği zamanı (o günün dehşetini keşke) bir bilselerdi!

Muhammed Esed

Hakkı inkara şartlanmış olan bu insanlar, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kimseden bir yardım bulamayacakları o günü keşke bilselerdi!

Mustafa İslamoğlu

İnkarda ısrar eden bu kimseler, yüzlerini ve sırtlarını ateşten koruyamayacakları, dahası hiçbir yardım da alamayacakları anın (dehşetini) keşke bir bilseler!

Ömer Nasuhi Bilmen

Eğer o kâfir olanlar, o zamanı bir bilseler idi ki, ne yüzlerinden ve ne de arkalarından ateşi men edemiyeceklerdir ve onlar yardım da olunamayacaklardır.

Ömer Öngüt

Kâfirler ne yüzlerinden ne de sırtlarından ateşi savamayacakları, kendilerine yardım da edilmeyeceği zamanı bir bilselerdi!

Suat Yıldırım

Dini olduğu gibi, bu azabı da böyle inkâr edenler, onun tepelerine ineceğini, o ateşin yüzlerini ve sırtlarını yalamasını önleyemeyeceklerini, kendilerine yardım edecek hiç kimsenin bulunmayacağını bir bilselerdi!

Süleyman Ateş

İnkar edenler, ne yüzlerinden, ne de sırtlarından ateşi savamayacakları ve yardım da olunmayacakları zamanı bir bilselerdi (onu böyle acele istemezlerdi)!

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenler, o ateşi, yüzlerinden ve sırtlarından savamayacakları, yardım da göremeyecekleri zamanı keşke bilseler!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayeti görmezlikten gelenler (kafirler) ne yüzlerinden ne de sırtlarından o ateşi uzaklaştıramayacakları ve yardım da göremeyecekleri o zamanı keşke bilselerdi.

Şaban Piriş

O kafirler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi engelleyemeyecekleri ve yardım da göremeyecekleri zamanı keşke bilselerdi.

Tefhim-ul Kuran

O küfre sapanlar, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi püskürtmeyecekleri ve hiç yardım alamayacakları zamanı bir bilselerdi.

Ümit Şimşek

Bir bilseydi kâfirler o ânı ki, ateşi ne yüzlerinden uzaklaştırabilirler, ne arkalarından; hiç kimseden bir yardım da görmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

O inkar edenler, ne yüzlerinden ne sırtlarından azabı uzak tutamayacakları ve hiçbir yardım da göremeyecekleri zamanı bir bilselerdi!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kaş ki, kafirlər üzlərindən və kürəklərindən onları saracaq alovdan qaça bilməyəcəkləri və onlara heç bir köməyin edilməyəcəyi vaxtın gələcəyini biləydilər!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Kaş kafirlər atəşi üzlərindən və arxalarından dəf edə bilməyəcəkləri və onlara heç bir kömək olunmayacağı vaxtı (qiyaməti) biləydilər! (Əgər bilsəydilər, belə bir sual verməz, həm də Allahın əzabının tezliklə gəlməsini istəməzdilər).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn die Ungläubigen nur wüßten, wie es sein wird, wenn sie in der Hölle das Feuer weder von ihren Gesichtern noch von ihren Rücken abhalten und keinen Beistand finden können.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn diejenigen, die ungläubig sind, (es) nur wüßten, (wie es ist,) wenn sie das (Höllen)feuer weder von ihren Gesichtern noch von ihren Rücken zurückhalten können und ihnen auch keine Hilfe zuteil wird!

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn die Ungläubigen nur die Zeit wüßten, wo sie nicht imstande sein werden, das Feuer von ihren Gesichtern oder ihren Rücken fernzuhalten! Und keine Hilfe wird ihnen zuteil sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Würden diejenigen, die Kufr betrieben haben, es doch nur wissen! (Es geschieht), wenn sie das Feuer weder von ihren vorderen Seiten noch von ihren hinteren Seiten zurückhalten können, noch ihnen beigestanden wird.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

If only these infidels who deny Allah knew that there shall come a time when they shall not be able to avert the blazing fire from their faces nor from their backs nor shall they be afforded help!

Abdul Haleem

If the disbelievers only knew, the time will arrive when they will not be able to ward off the Fire from their faces or their backs, and they will get no help.

Abdullah Yusuf Ali

If only the Unbelievers knew (the time) when they will not be able to ward off the fire from their faces, nor yet from their backs, and (when) no help can reach them!

Abul A'la Maududi

If only the unbelievers knew of the Hour when they shall not be able to keep off the Fire from their faces, nor from their backs; nor shall they be helped.

Aisha Bewley

If those who are kafir only knew of the time when they will not be able to keep the Fire away from their faces or their backs! And they will receive no help!

Al-Hilali & Khan

If only those who disbelieved knew (the time) when they will not be able to ward off the Fire from their faces, nor from their backs, and they will not be helped.

Ali Quli Qarai

If only the faithless knew of the time when they will not be able to keep the Fire off their faces and their backs, nor will they be helped!

Amatul Rahman Omar

How good it would be if those who disbelieve could know the time when they will not be able to ward off (the flames of) the fire from their faces nor from their backs and they shall not be helped!

Arthur John Arberry

If the unbelievers but knew when that they shall not ward off the Fire from their faces nor from their backs, neither shall they be helped!

Bijan Moeinian

If the disbelievers could see the Day that they are trying to turn the Fire off from their faces and from their backs while nobody comes to their help.

E. Henry Palmer

Did those who misbelieve but know when the fire shall not be warded off from their faces nor from their backs, and they shall not be helped!

Edip-Layth

If only those who reject knew, that they will not be able to ward off the fire from their faces, nor from their backs, nor will they be helped.

George Sale

If they who believe not, knew that the time will surely come, then they shall not be able to drive back the fire of hell from their faces, nor from their backs, neither shall they be helped, they would not hasten it.

Hamid S. Aziz

And they say, "When will this threat (come to pass), if you tell the truth?"

Mahmoud Ghali

If the ones who have disbelieved knew while (Or: the time when) they will not restrain the Fire from their faces nor from their backs, nor will they be vindicated.

Marmaduke Pickthall

If those who disbelieved but knew the time when they will not be able to drive off the fire from their faces and from their backs, and they will not be helped!

Mohamed Ahmed - Samira

If only the unbelievers could apprehend the moment when they would neither be able to ward off the fire from their faces and their backs, nor help reach them!

Muhammad Asad

If they but knew - they who are bent on deny­ing the truth - [that there will come] a time when they will not be able to ward off the fire from their faces, nor from their backs, and will not find any succour!

Mustafa Khattab

If only the disbelievers knew that a time will come when they will not be able to keep the Fire off their faces or backs, nor will they be helped.

Progressive Muslims

If only those who reject knew, that they will not be able to ward off the fire from their faces, nor from their backs, nor will they be helped.

Sahih International

If those who disbelieved but knew the time when they will not avert the Fire from their faces or from their backs and they will not be aided. ..

Sam Gerrans

If those who ignore warning but knew the time when they will not restrain the Fire from their faces, nor from their backs, nor will they be helped!

Shabbir Ahmed

If those who are bent upon denial, but knew that they will not be able to repel the fire from their faces and from their backs, and they will not be helped!

Syed Vickar Ahamed

If the disbelievers only knew (the time) when they will not be able to keep away the Fire from their faces, nor from their back and (when) no help can reach them!

Taqi Usmani

Only if the disbelievers were to know the time when they will not (be able to) keep off the fire from their faces or from their backs, nor will they be helped.

The Monotheist Group

If only those who reject knew, that they will not be able to ward off the fire from their faces, nor from their backs, nor will they be helped.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Si (seulement) les mécréants connaissaient le moment où ils ne pourront empêcher le feu de leurs visages ni de leurs dos, et où ils ne seront point secourus.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên kafir bûne, eger bizaniyana ku dema (roja qiyametê) dê nikaribin agir ji rûyên xwe û piştên xwe bidin alî û arîkariya wan jî dê neyê kirin, (helbet wan dê ev negota û dê bi lez ezab nexwesta).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als zij die ongelovig zijn de tijd maar kenden wanneer zij het vuur van hun gezichten, noch van hun ruggen kunnen afhouden en zij geen hulp zullen krijgen!

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien zij die gelooven, niet wisten dat de tijd zekerlijk zal komen, waarop zij niet in staat zullen zijn het vuur der hel van hunne aangezichten of hunne ruggen af te keeren, waarbij zij niet geholpen zullen worden, zouden zij dien niet verhaasten.

Hollandaca — Siregar

Als degenen die ongelovig zijn maar het moment gekend hadden waarop zij de Hel niet van hun gezichten kunnen afhouden, en niet van hun ruggen. En zij worden niet geholpen!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Если бы знали те, которые стали неверующими, (что непременно наступит) момент, когда они не отвратят от лиц своих (прикосновение) Огня [Ада] (когда войдут в него), (также) как и от спин своих (когда он полностью охватит их), и не будет (оказано) им помощи (потому что они упорствовали в неверии и торопили с наказанием)!

Rusça — Osmanov

Если бы только неверные знали, что настанет то время, когда им не отвратить огня ни спереди, ни сзади, когда им никто не поможет!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om förnekarna visste (att den tid kommer) då de förgäves skall försöka skydda ansikte och rygg mot elden och ingen skall hjälpa dem!